{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/543 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/1158<br><br>DAVA\t: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 06/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 09/11/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 08/12/2023<br>Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: davacı vekili özetle; müvekkilinin dava dışı ........ Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ortağı olduğunu, 30.10.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ile ........ Kimya San. ve Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeliğine ve yönetim kurulu başkan vekilliğine, davalı ....... Kimya Ve Makina San. Tic. A.Ş. müvekkilinin muhalefetine rağmen oy çokluğu ile seçildiğini, Yönetim kurulunda ....... Kimya adına Asil .......'ın hareket ettiğini, Yönetim kurulu üyeliğine getirilen ....... Kimya San. ve Tic. A.Ş. de aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ........ markalarını kullanarak üretim yaptığını, bu sebeple derbi olarak bilinen ayakkabı ve türevi yapıştırıcılarının üretiminden asıl karın davalı ....... Kimya tarafından elde edildiğini, markanın ve üretim hakkının sahibi olan ........ Kimya ortakları bu üretimden sembolik bir gelir elde ettiğini, bu şekilde yönetim kurulu üyelerinin fiilleriyle ........ Kimya ortaklarının zarara uğradığını,  davalıların, kendi menfaatlerini şirketin menfaatlerinin önüne koyarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, davalıların, rekabet yasağı kuralını ihlal ettiklerini beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, öncelikle dava dışı ........ Kimya San. ve Tic. A.ş'ye kayyım atanmasına, şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari avans faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA:  davalı Asil ....... ve ....... Kimya ve Makine San. Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dışı ........'ın 28/03/2017 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile %25 payına isabet eden 13.000 adet şirket hissesini davalı şirkete devrettiğini, davalı şirketin bu tarihte şirketin 4 ortağından biri olduğunu, ........'ın tüm payını devrederek ortaklıktan çıktığındı, takiben ....... 'ın Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... esas sayılı dosyasında \"şirket hisse devrinin iptali istemli dava açtığını ancak davanın ret ile neticelendiğini, hisse devrinden öncesinden başlamak üzere .......'ın hiçbir şirket işleri ile ilgilenmediğini, aktif çalışmadığını, ortaklığının sadece hissedar olmasından kaynaklandığını, ........ Kimya'nın 2012 yılından başlayarak yaşadığı büyüme ve sektörde yerini sağlamlaştırma sürecinde davalı müvekkillerin katkısını yadsımasının kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin 2012 yılında %25 hissesini satın alarak ........ Kimya firmasına ortak olduğu tarihten bu yana hırdavat, yap-inşaat, otomotiv, yalıtım, mobilya sektörleri başta olmak üzere birçok alanda üretilen ürünlerinin mevcut olduğnu, 2012 yılında sadece belirli firmalara ürün satan firma iken bugün tüm Türkiye'de bayileri ve satıcıları olan, ihracat yapan bir firmaya dönüştüğünü, Türkiye'de  ve Yurtdışında seçkin fuarlara katıldığını, yönetim kurulunda davalı ....... Kimya'yı temsilen bulunan diğer davalı Asil .......'ın ........ Kimya'nın 2012 yılından 2021 yılına kadar kar ve satışlarında artış sağlamasına rağmen huzur hakkı almadığını, .......'ın ortaklığı suistimal ettiğini, ....... Kimya ile ........ Kimyanın farklı sektörlerde çalıştığını belirterek, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>DELİLLER:<br>Ticaret Sicil Kayıtları, 24/05/2023 tarihli bilirkişi raporu, dava dışı ........ Kimya şirketinin ticari defterleri,  2017, 2018, 2019 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanakları, davalı ....... Kimya şirketinin ticari defterleri, mahkememizce aldırılan 24/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ve talimat yoluyla aldırılan 01/06/2023 tarihli bilirkişi raporu.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklı alacak talebinden ibarettir. <br>Sorun: Yönetim kurulu üyelerinin kusurlu olup olmadığının tespiti ve kusurdan kaynaklı alacak miktarının subut ve miktarının tespitine ilişkindir. <br>Çözüm: Taraflarca sunulan delillerle, HMK, TBK, TTK, ve İİK  bakımından değerlendirilmesinin yapılmasıdır. <br>Mahkememizin ...... esas, ...... karar sayılı kararıyla, \"davanın arabuluculuk şartıyla usulden reddine karar verildiği\", davacı vekilince istinaf edilen dosyada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....... Hukuk Dairesi'nin 02/06/2022 tarihli, ..... esas, ....... karar sayılı ilamıyla \"Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının usulden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" kararı verildiği, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Kaldırma kararına istinaden; davacı vekilinin 27/04/2022 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağını sunmuş olduğu görülmüştür.<br>Davada tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri araştırılarak uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır. <br>Mahkememizce aldırılan 24/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ve talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan 01/06/2023 tarihli bilirkişi raporu birlikte bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.  <br>Celp edilen ticaret sicil kayılarının incelemesinde; ...... Sicil numarasında kayıtlı  davalı ....... Kimya ve Makine San.Tic. A.Ş. İstanbul Şubesi'nin 23.01.2002 tarihinde tescil edildiği, yetkilisinin şube müdürü olarak .... göründüğü, ...... sicil numarasında kayılı  dava dışı ........ Kimya San. ve Tic. A.Ş. nin 15.01.2008 tarihinde tescil edildiğini, Yönetim Kurulu üyelerinin ........ ve davalı ....... Kimya ve Makine San. Tic. A.Ş.'nin olduğu, yetkililerinin ise ........ ile ...... İnş. Taah. İşleri adına Asil .......’ın olduğu, dosyaya sunulu Kurumlar Vergisi Beyannamesinde kurum ortaklarına ve yönetim kurulu üyelerine ilişkin listede şirket ortaklarının ........ % 25, ....... % 25 ve ....... Makine Kimya San. A.Ş. % 50 hisseleri oranında ortaklık yapılarının gözüktüğü anlaşılmıştır. <br>...... Alışveriş Hizmetleri İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin ...... sicil numarası ile kayıtlı, ortakların davacı ......., ......oldukları, şirketi her hususta temsil yetkisinin ise davacı ....... olduğu , ticaret sicili kayıtlarında tespit edilmiştir.<br>Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; Dava Dışı ........ Kimya şirketinin ticari defterlerinin kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğunun tespit edildiği, Dava Dışı ........ Kimya şirketi ile  ...... Alışveriş Hizmetleri İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile olan fason üretim ilişkisinin varlığı konusunda yapılan incelemelerde taraflar arasında herhangi bir fason ilişkiye rastlanılmadığı, taraflar arasında fason üretimden kaynaklı ciro kaybı olduğu konusunda herhangi bir mali veriye rastlanılmadığı, ........ Kimya San.ve Tic. A.Ş.'ne ait dosyaya sunulu kurumlar vergisi beyannamelerine göre, şirketin öz kaynaklarının artışının nedeninin net satışların artışına bağlı olarak dönem net karından kaynaklandığı, net karın artması ile öz kaynakların artışına sebep olduğu, şirkettin şirket ortaklarına ise hiç kar dağıtımı yapmadığı, bu sebeple öz kaynaklarının 2012 yılından 2021 yılına kadar göründüğü anlaşılmıştır. <br>Talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere; davalı ....... Kimya Ve Makina Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin ticari defterlerinin kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğunun tespit edildiği, dava dışı ........ Kimya şirketi ile davalı ....... Kimya A.Ş. Arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde sürdürüldüğü, dava dışı ........ Kimya A.Ş. Tarafından satışı yapılan ürünlerin faturalandırdığı, davalı ....... Kimya A.Ş. tarafından ise kira bedellerinin faturalandırıldığı, aradaki kalan farkın ise davalı ....... Kimya A.Ş.'nin banka üzerinden yapmış olduğu ödemeler neticesinde tasfiye edildiğinin tespit edildiği, ticari defterlerin incelemesi esnasında herhangi bir fason üretime rastlanılmadığı, davalının yönetim kurulunda görev yaptığı süreler dikkate alınarak yapılan inceleme ve hesaplama neticesinde, dava dışı ........ Kimya A.Ş.'nin öz kaynaklarının her yıl artarak devam ettiği, sürekli kar elde ettiği, 2015 ve 2016 yılları hariç her yıl satışlarını bir önceki döneme göre artırdığı ve büyüme kayıt ettiğinin anlaşıldığı, asıl kârın davalı ....... Kimya A.Ş. Tarafından elde edilmekte olduğu, ve dava dışı ........ Kimya ortaklarının bu üretimden sembolik bir gelir elde etmekte olduğu yönünde herhangi bir mali veriye rastlanılmadığı anlaşılmıştır.<br>TTK 553/1’e göre, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. <br>TTK 369’a göre; YK üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralına uyarak gözetmek zorundadır. YK üyeleri şirket arasındaki hukuki ilişkinin kural olarak vekalet sözleşmesine dayandığı kabul edilmektedir. Bu doğrultuda vekil görevini belirli bir özenle yerine getirir ancak belirli bir sonucun sağlanması borcu ve bu sonuçtan sorumluluğu söz konusu değildir.<br> TTK 369 gerekçesinde “tedbirli yönetici” ölçüsü şu şekilde belirtilmiştir; “tedbirli yönetici ölçüsü, yönetim kurulu üyesinin kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak “işadamı kararı” (business judgement rule) verilebileceğini kabul eder ve riskin bundan doğduğu hallerde üyenin sorumlu tutulmaması esasına dayanır. Genel kabul gören kural uyarınca, duruma uygun araştırmalar yapılıp, ilgililerden bilgiler alınıp yönetim kurulunda karar verilmişse, gelişmeler tamamen aksi yönde olup şirket zarar etmiş olsa bile özensizlikten söz edilemez.” İşadamı kararı ilkesi bağlamında kusur; özellikle karar alma sürecinde göz önüne alınmakta ve mahkemelerin yerindelik veya amaca uygunluk değerlendirmesi yapması engellenmiş olmaktadır. <br>“Mahkemeler, bu davalarda, sadece tedbirli yönetici ölçütü çerçevesinde söz konusu kişilerin gerekli bilgileri edinmiş olup olmadıklarını ve bu süreçte gerekli özeni gösterip göstermediklerini değerlendirebilirler”. YK üyelerinin işadamı kararı ilkesinin korumasından yararlanabilmesi için gerekli şartlar şunlardır;<br>a-İşletmesel bir karar söz konusu olmalıdır,<br>b-YK üyesi bağımsız ve tarafsız olmalı, kişisel fayda veya başkaca bir yabancı etki altında olmamalı,<br>c. Uygun bilgi temeline dayalı hareket etmiş olmalı, <br>d. İyiniyetli olmalı,<br>e. Şirketin menfaatine hareket etmiş olmalıdır.<br> Rekabet Yasağı iddiasına ilişkin olarak;  Anonim ortaklıklarda rekabet yasağı TTK m.396 ile yönetim kurulu üyeleri için getirilmiştir. TTK m.396 hükmü emredici nitelikte değildir. Rekabet yasağı ana sözleşmeye konulacak bir hükümle ya da sonra alınan bir genel kurul kararı ile ortadan kaldırılabilir. TTK’da anonim şirket ortaklarının şirket ile rekabet yasağının öngören bir düzenleme bulunmamaktadır. Anonim şirketlerin en önemli özelliği ortağın ortaklıkla ilişkisinin sermaye ile kurulmuş olmasıdır. Başka bir deyişle ortak ile şirket arasındaki bağ sermaye ile kurulan bağ olup şahıs şirketlerinden sermaye şirketlerini ayıran en önemli özellikte ortağın sermaye taahhüdü ile sınırlı olarak yükümlülüğünün bulunmasıdır. TTK m.396’ya göre, “yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. <br> Davacının iddiaları arasında haksız rekabet iddiası da bulunmaktadır. Bilindiği üzere Haksız rekabet, TTK m.54 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, dürüstlük kuralına aykırı olarak ekonomik düzeni bozan, ekonomik düzenin aktörleri aleyhine sonuçlar doğuran hareket ve fiillerin tümünü ifade eder. Haksız rekabet hukuku da haksız fiilin bir türü olarak, haksız rekabet faili ile mağduru arasında dürüstlük kuralına uyma şeklinde hukuk düzeni tarafından tahmil edilen vazifeye muhalefet sebebiyle doğan bir zararı veya zarar tehlikesini bertaraf etmeyi amaçlayan hukuki bir kurumdur. Haksız rekabette korunan hak herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak olup bu hakkın mutlaka ticari bir işletme ile ilgili olmasına ve tarafların rakip olmasına da gerek yoktur.<br>Celp edilen tüm deliller, tarafların iddia, savunmaları, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, somut olayda; Dosya kapsamı nezdinde incelenen ticari defterlere göre dava dışı ........ Kimya şirketi ile ...... Alışveriş şirketi arasında yoğun bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davalı ....... Kimya şirketi ile dava dışı ........ Kimya şirketi arasında da ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişkide aktif rol alan şirketin dava dışı ........ Kimya şirketi olduğu,  davacı ve davalıların,  dava dışı ........ Kimya’ya ortak oldukları, davalılardan ....... Kimya’nın ise ........ Kimya’nın yönetim kurulunda, diğer davalı Asil ....... ile temsil edildiği, dava dışı ........ Kimya’nın paylarının ....... Kimya tarafından sonradan alındığı, bu pay alımının iptali için dava açılmışsa da söz konusu davanın reddedildiği, dava dışı ........ Kimya’nın, ....... Kimya ile benzer alanlarda faaliyet gösterdiğinin şirketçe de bilindiği, bunu yasaklayan bir hükmün söz konusu şirketin esas sözleşmesinde yer almadığı, davalılardan ....... Kimya’nın,  dava dışı ........ Kimya’yı zarara uğratma amacıyla hareket ettiğini ispata yarar bilgi ve belgelerin dosyada bulunmadığı, mali tespitlerden hareketle şirketin sürekli kar ettiği, bir tarafı tek yanlı ve sürekli olarak borçlandırıcı işlemlerinin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, aynı şekilde mali tespitlerde yer alan fason üretimden kaynaklı ciro kaybının da bulunmadığı, asıl kârın davalı ....... Kimya A.Ş. Tarafından elde edilmekte olduğu ve dava dışı ........ Kimya ortaklarının bu üretimden sembolik bir gelir elde etmekte olduğu yönünde herhangi bir mali veriye rastlanılmadığı, bu nedenle TTK 553. ve 369. bağlamında bir sorumluluğun varlığından bahsedilemeyeceği, taraflar arasında haksız rekabetin bulunduğu yönünden de somut verilerin ortaya konulamadığı, davacının davasını ispat edemediği, bu yönüyle TTK 54 vd hükümleri gereğince haksız rekabetin varlığından da bahsedilemeyeceği, anlaşıldığından davalı ....... Kimya ve Makina San. Tic. A.Ş. bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı Asil .......’ın ....... Kimya’nın gerçek kişi temsilcisi olduğu, herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığı, davanın yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz ....... Kimya Ve Makina Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’ne ikame edilebileceği anlaşıldığından davalı Asil ....... bakımından açılan davanın pasif husumetten reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın;<br>- ....... Kimya ve Makina San. Tic. A.Ş. bakımından reddine, <br>-Asil ....... bakımından açılan davanın pasif husumetten reddine, <br><br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85-TL harcın peşin alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye ‭189,15‬-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, <br>5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,<br>6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalılar tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalılara iadesine, <br>8-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  09/11/2023<br><br>Başkan .....<br> e-imzalıdır<br>Üye ......<br>e-imzalıdır <br>Üye ......<br>e-imzalıdır <br>Katip .......<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"085c8f35f9bbe66b18f70e3cdc3cd89c","SID":"7d5f177a33ae7d5e"}}