{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2023/1142 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/1129<br><br>DAVA\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 27/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 08/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 08/12/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; Limited şirketinin olduğunu, limited şirketinin kapanışını yaptığını fakat ticaret odasına defterleri götürmediğinden dolayı kapanışın olmadığını, defterleri de bulamadığından dolayı mahkememize müracaat ettiğini belirtmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; TTK'nun 82. maddesi atfı gereğince  zayi belgesi verilmesi  istemine ilişkindir.<br>6100 sayılı HMK'nun 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında somut olayın belirginliğine bağlı olarak hakim duruşma açmama yönündeki takdir hakkını kullanabilecektir.”  düzenlemesi de nazara alınarak işbu yargılama duruşmasız olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan yasa maddesinde  zayi belgesi verilmesini gerektiren afet halleri  sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve  defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.<br>Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir. Zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir iddia ve kanıt dahi sunulmamıştır. Davacı tacirin, defterin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden, ilk derece mahkemesince  verilen red kararı isabetlidir (Yargıtay ..... H.D'si 04/02/2008 tarih, .... E. .... K. Sayılı ilamı).<br> TTK'nun 12/1 maddesi uyarınca bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacir sayılır. Başka ifade ile bir kişinin tacir sayılabilmesi için, bir ticari işletmenin mevcut olması ve bu işletmenin ilgili kişi tarafından kısmen veya tamamen kendi adına işletilmesi  gerekir. Ticaret şirketlerinde ise, şirketin tüzel kişiliği bulunduğundan işletme şirket adına işletilir. Bunun sonucunda da yönetici veya ortaklar değil doğrudan şirketin kendisi tacir sayılır<br>6100 Sayılı HMK'nun 119/1 fıkrasında; dava dilekçesinde hangi hususların bulunması gerektiği düzenlenmiş olup; hükmün (e) bendi uyarınca davacının iddiasının dayanağı olan tüm vakıaların sıra numarası altında özetleri, (f) bendi uyarınca iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği  dilekçede bulunmalıdır. Bu düzenlemeler; aynı Kanunun 194. maddesinde ifadesini bulan tarafın somutlaştırma yükümlülüğünün de bir görünümüdür. Buna göre; taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmakla ve  dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmekle yükümlüdürler. <br>Somut olay, yukarıda anlatılan tespit ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, dava dışı şirkete ait ticari defterlerin kaybolduğu iddia edilmiş ise de; kaybın ne şekilde gerçekleştiğinin belirlenemediği, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir sebeple kaybolma durumunun ispatlanamadığı, davacı tarafça gerçek kişi tacir olduğuna ilişkin dosyaya delil ibraz edilmediği,  hangi maddi olgulara ve bu maddi olguları ispata elverişli delillere dayalı olarak ...'ın davacı gösterildiğine dair açıklamanın mevcut olmadığı, dava dilekçesindeki anlatıma göre  iptali istenen defterlerin dava dışı şirkete ait olup, TTK'nun 82/7 fıkrasına dayalı talep hakkının şirket yetkilisine değil, tacir olan şirkete ait olduğu, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi' nin 02/05/2017 tarih ve .... esas -.....  karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere iş bu davanın dava dışı şirket tarafından açılması gerektiği anlaşılmakla; davacının bu talep bakımından aktif husumet ehliyetinin olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından bakiye harç tayinine YER OLMADIĞINA, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE,<br>5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının  talebi halinde gerekçeli kararın TEBLİĞİNE, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf yokluğunda dosya üzerinde verilen karar açıkça okundu. 08/12/2023<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır  <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c0456ca9a71762c524c8cbee098fafc","SID":"604782cb24c9913d"}}