{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ<br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2022/821 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/856<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... (T.C Kimlik No ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 12/12/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 05/11/2019  tarihli dilekçesi ile ortaklıktan çıkma talebinde bulunduğunu ve  çıkma talebinin davalı kooperatifin yönetim kurulunun ...  sayılı kararında oy birliği ile kabul edildiğini, ana sözleşmenin 15. Maddesi uyarınca müvekkilinin çıkma payı alacağının 09/03/2020 tarihinde muaccel hale geldiğini ancak 09.02.2020 tarihli Genel Kurul toplantısında hiç bir  gerekçe olmaksızın  alacağın ödenmesinin 3 yıl süre ile ertelendiğini, davalı kooperatif tarafından 04/11/2022 tarihinde müvekkiline  130.250,00TL kısmi ödeme yapıldığını, TBK 'nun 100. Maddesi gereğince yapılan ödeme öncelikle faizden düşülmesi gerektiğinden bakiye çıkma payı alacağının ve alacağın geç ödenmesinden kaynaklı  munzam zararın  ödenmediğini,  çıkma payının zamanında ödenmemesi nedeniyle enflasyon nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik bakiye kooperatif çıkma payı alacağının 100TL'sinin öncelikle alacağın muaccel olduğu tarih olan 09/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi bu faiz taleplerinin kabul edilmemesi halinde muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  şimdilik munzam zarardan kaynaklı alacağının 100TL' sinin  enflasyon verileri devlet iç borçlanma senetleri faizleri, mevduat faizleri ve döviz kurları gözetilmek suretiyle hesaplanarak davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 15 11.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile bakiye çıkma payı alacağına ilişkin talebini arttırarak 27.665.72 TL 'ye çıkarmış ve bu bedelin alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren  mevduata uygulanan en yüksek faizi,  bu faiz taleplerinin kabul edilmemesi halinde muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALININ  CEVABI : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin davacı tarafın çıkma payı alacağını ödediğini, müvekkilinin hiçbir bakiye borcu olmadığını , haksız ve kötü nivetli bir sekilde açılan  davanın reddine karar verilmesini, Davacı ...'ın istifa sonrası müvekkil kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini,  istifa öncesi dönemde de üyelikten kaynaklanan ödev ve yükümlülüklerini zamanında tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, müvekkili kooperatif taraflından haklı ve somut nedenlere dayandırılarak 09/02/2020 tarihli genel kurulda davacı tarafın çıkma payı alacağı 3 yıl süre ile ertelendiğini, müvekkili kooperatifin davacı tarafın üyelikten çıkmasının sonucunda doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini iyi niyetli olarak çıkma payı hesaplanırken genel giderleri mahsup etmeden davacı tarafa ödeme yapıldığını,  Kooperatif yapılanmasının özü gereği kar amacı gütmediğinden munzam zarar talebi hukuka aykırı olduğunu, kooperatiflerin en temel ilkelerini ihlal ettiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu munzam zarar niteliğindeki enflasyon farkı alacağının hiçbir hukuki dayanağı olmayıp mahkemece bu taleplerin reddi gerektiğini , birikimlerini enflasyona karşı korumak isteyen kimsenin, kooperatife ortak olmak yerine, bankalarda ya da döviz olarak değerlendirmesi daha uygun olacağından davanın reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:<br>Dava,bakiye çıkarma payı ile çıkarma payının geç ödenmesinden dolayı işlemiş faiz ve oluşan munzam zararın tanzimi için açılan alacak ve tazminat  istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının bakiye çıkma payı alacağının bulunup bulunmadığı , varsa ne kadar olduğu ve çıkma payının geç ödenmesinden dolayı munzam zarar talep edip edemeyeceği, edebilecek ise talep edebileceği munzam zarar miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır. <br>Davacı davalı kooperatif üyesi olup 05.11.2019 tarihli dilekçesi ile kooperatif üyeliğinden istifa etmiş , sermaye  payı ile ödemiş olduğu aidatların tarafına iadesini talep etmiştir. <br>Kooperatif yönetim kurulunun 20.11.2019 tarih ve 2019/54 nolu kararı ile davacının  kooperatif üyeliğinden istifa talebinin kabul edilmiş  ve Kooperatif yönetim kurulu tarafından ...’a gönderilen 20.11.2019 tarihli yazı ile istifa talebinin oy birliği ile kabul edildiği yolunda bilgi verilmiş ve davacının kooperatif ortaklığının 20.11.2019 tarihi itibariyle sona ermiştir. <br>Kooperatifın 09.02.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurulunda Kooperatifler kanunun 17. Maddesi gereğince Kooperatif ortaklığından istifa etmek suretiyle ayrılan üyelere  mevcut borçlarının, bu ortakların ayrılması nedeniyle kooperatif üzerinde kalan natamam dairelerin satışı ya da yeni üye alınması veya bu taşınmazların yüklenici firma ya da gerçek kişilere devredilmesi sonrasında elde edilecek gelirden tahsil edilmesine, kooperatifin mali imkanlarının elvermesi halinde hemen mahsuplaşma yoluna gidilmesine, aksi taktirde ayrılan ortaklarla ilgili mahsuplaşmanın kooperatif ana sözleşmesinin ilgili maddeleri hükümleri doğrultusunda 3 yıl içinde yapılmasına, bu hususlarda yönetim kurulunun yetkili olmasına oybirliği ile karar verilmiştir. Bu karardan sonra 3 yıllık süre dolmadan 04.11.2022 tarihinde davacıya 130.250,00TL çıkma payı ödemesi yapılmıştır. <br>Davalı kooperatif tarafından .... Noterliğinin 16.11 2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile  kooperatif hesabına yatırılan 130.250,00TL 'nin bildirilen banka hesabına iade edildiği, kooperatife ait olan fakat davacının uhdesinde bulunan dairenin kooperatife devir edilmediği bildirilerek .... parselde bulunan.... nolu dairenin 3 gün içinde kooperatife devredilmesi    talep edilmiştir. Davacı tarafından çekilen .... Noterliğinin 22.11 2022 tarih ... yevmiye nolu karı ihtarnamede  de taşınmazın devir ve temliki için ilgili ... randevu alınarak kendisine bildirilmesi ayrıca tebliğden itibaren 3 iş günü içerisinde bakiye çıkma payı alacağı ile bu alacağın işlemiş faiz ve enflasyon farkının ödenmesi talep edilmiştir.  <br>Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle; Davalı kooperatifin 2019 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısının 09.02.2020 tarihinde yapıldığı ve kooperatifin 2019 yılına ilişkin Bilançonun da bu genel kurulu tarafından kabul edilerek kesinleştiği, istifa ederek kooperatif ortaklığından ayrılan davacı kooperatif ortağı ...'a ödenmesi gereken çıkma payının, 09.02.2020 genel kurulu tarihinden itibaren bir ayın sonunda, temerrüt ihtarına gerek kalmaksızın muaccel hale geleceği, söz konusu alacağın 09.02.2020 genel kurul tarihinden itibaren ödenebilir, genel kurul tarihinden bir ay sonra 10.03.2020 tarihinden itibaren  de muaccel  hale geldiği; davacı  tarafından, davalı kooperatife ortağı olduğu dönemde söz konusu ortaklığı sebebiyle 10.02.2004-29.09.2019 tarihleri arasında yaptığı aidat vc sermaye ödemeleri  toplamının 130.350,00 TL olduğu; davacının  Kooperatif ortaklığından ayrıldığı 2019 yılının, 09.02.2020 tarihinde yapılan olağan genel kurulu tarafından kabul edilerek kesinleşen, 31.12.2019 tarihli yıl sonu bilançosuna göre hissesine düşen Genel Yönetim gideri/masraf paymm 2.866,21 TL olduğu; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 17/1. ve ana sözleşmenin 15. maddeleri hükümleri gereğince davacı, kooperatife ödediği paralarının iadesini ortaklıktan çıkarıldığı yılın bilançosunun genel kurulunca kabulünden bir ay sonra isteme hakkına sahip olduğundan davalı kooperatif tarafından, davacıya ödenmesi gereken ve 10.03,2020 tarihi itibariyle muaccel hale gelen bakiye çıkma payı ana para alacağının (130.350.00TL - 2.866,21 TL = 127.383,79 TL) 127.483,79 TL olduğu ,  dava  tarihi olan 15.12.2022 tarihi  itibariyle davacı tarafından, davalı  kooperatiften talep edilebilecek ana para ve gecikme faizi bakiyesi alacağının  (159.232,49 - I 1.316,77TL =157.915,72 TL) 157.915.72 TL olduğu , ödenen bedel mahsup edildiğinde davacının bakiye 27.665,72TL alacaklı olduğu, çıkına payının denkleştirme, yeniden değerleme, sepet hesabı, eskalasyon vs. yöntemler kullanılarak hesaplanması öndeki taleplerin de yasal dayanaktan yoksun olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. <br>TBK’nın 122. Maddesine göre “Alacaklı, temerrüt  faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.  Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.”<br>Aşkın zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Aşkın (munzam) zararın alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz.<br> Ayrıca borçlu, ancak temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlamakla sorumluluktan kurtulabilir. Buradaki kusursuzluk, temerrüde düşmekteki kusursuzluktur. Yoksa, temerrüde düştükten sonraki aşamada gelişen olaylarda (yargılamanın uzaması, yasal hakların kullanılması  vs.) aranan bir kusur değildir. Sorumluluk için borçlunun temerrüde düşmekteki kusurunun varlığı asıldır.<br> Somut olayda kooperatif ortağı olan davacının genel kurula katılması, aidatlarını ödemesi zorunludur. Konut yapı kooperatiflerinde aidat, ortağın kooperatife verdiği borçtur. Bu borç karşılığında konut almayı kabullenmiştir. Eldeki davada davacı, kendi isteği ile ortaklıktan çıkmıştır. Ortak olma iradesi gibi, istifa da tek taraflı bir irade beyanı olup davacı ortaklıktan istifa ederek, ortaklığı sonucu tüm üyeler gibi kendisine de verilecek konuttan vazgeçmiştir. Kooperatifler Kanununun 17. maddesi ve anasözlcşıncde çıkan ve çıkardan ortaklarla ne şekilde hesaplaşılacağı ve çıkan ortağın haklanma neler olduğu açıkça düzenlenmiştir. Davalı kooperatifi tarafından. Kooperatifler Kanununun 17/2 maddesinde yapılan düzenleme gereğince ödeme 3 yıl süre ile ertelenmiş olduğundan ve  TBK 122. Maddedeki şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından munzam zarar talebine ilişkin davanın  reddine, bakiye çıkma alacağına ilişkin talebin kabulüne  karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kısmen  kabulüyle; 27.665,72TL' cıkma payı alacağının  100,00TL lik kısmının  temerrüt tarihi olan 09.03.2020 tarihinden  27.565,72TL nin ıslah tarihi  olan  15.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, munzam zarara ilişkin talebin reddine ,<br>2-Alınması gereken 1.889,84TL harç peşin yatırılan 80,70TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 470,76TL tamamlama harcı düşürüldükten sonra eksik alındığı anlaşılan 1.338,38TL'nin  davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Dava açılırken alınması gereken 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4- Bu yargılama nedeni ile yapılan 4 adet e tebligat gideri  39,00TL, 1 Normal tebliğat ücreti  42,00TL , bilirkişi ücreti  1.500,00TL, 1 posta ücreti  41,00TL  ,  dosya kapağı 7,50TL, 1 Kep ücreti 1,00TL olmak üzere toplam 1.630,50TL'nin red ve kabul oranına göre 1.624,60TL lik kısmı ile   80,70TL peşin harç ile  80,70TL başvuru harcı ve 470,76TL ıslah harcı olmak üzere toplam  2.256,76TL 'nin  davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5- Davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi  gereğince taktir edilen  17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa  verilmesine,<br>6-Davalı  davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. Maddesi  gereğince taktir edilen  100,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafına  verilmesine,<br>7-Taraflarca  yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,<br> Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2023<br><br>Katip ...<br>E İmza <br> <br> <br>Hakim ...<br>E İmza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"013f7b371acf5e941fc408949a51a5aa","SID":"ba5117e3b0f913f7"}}