{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t: 2023/1019 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/1065<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 23/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 17/11/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 17/11/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., ..... BANK Bankası .... Şubesi’nin TR.... IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen .... seri numaralı 1.000.000,00 TL tutarındaki 04/10/2023 tarihli çekin keşidecisi olduğunu, müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu çekin müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan parafsız şekilde lehdar tarafından zayi edildiğini ve tarih üzerinde birden fazla kez  değişiklik yapılarak tarihin 24/10/2023 olarak değiştirildiğini, söz konusu tarihin müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan usulsüz olarak değiştirildiğini, çekin lehdar tarafından zayi edildiğinin fark edilmesinden sonra müvekkili tarafından muhatap bankaya gerekli talimatın verildiğini, ancak çeki elinde bulunan firmanın, çek karşılığının bankadan tahsil etmesi veya çeki işletmesi tehlikesinin halen söz konusu olduğunu, öncelikle .... Bankası .... Şubesi’ne müzekkere yazılmasını ve ödeme yasağı konulması yönünde tedbir alınmasını,  .... Bankası  .... Şubesi’nin TR...  IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ....  seri numaralı 1.000.000,00 TL tutarındaki 04/10/2023 tarihli çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>İstem; 6102 sayılı TTK.nun 818/s maddesi delaletiyle 757 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. <br>Çekin iptali hususu TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla TTK'nın 757 ve 758. maddelerinde  düzenlenmiştir. <br>6102 Sayılı TTK' nın 757. maddesinde; \"(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.<br>(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir.\" <br>Aynı Kanunun 758. maddesinde; \"(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir.<br>(2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.\"<br>Yine aynı Kanunun 759. maddesinde; \"(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir.<br>(2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.<br>\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir.  <br>Her ne kadar davacı vekili mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği  çekin iptalini talep etmiş ise de; dava dilekçesi, banka cevabi yazısı ve dosyası içerisinde mevcut çek suretinden açıkça anlaşıldığı üzere davacının iptali talep edilen çekin  keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi olduğunun anlaşıldığı, davacının meşru hamil ( alacaklı ) sıfatının  bulunmadığı, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu, keşideci-hesap sahibinin ise çekin hak sahibi değil, borçlusu olduğu, keşideci  konumunda olan davacının çek iptalini isteyemeyeceği, kaldı ki dava konusu çekin dava tarihinden sonra bankaya ibraz edildiği ve zayi durumu da bulunmadığı anlaşılmakla; davanın  usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı hesap sahibi-keşideci konumunda olduğundan dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle davanın USULDEN  REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,<br>4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve  devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 17/11/2023<br><br>Katip ...<br> ¸<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7274d53e521b54dd7b31b78e4d47159a","SID":"35c0195f9b089531"}}