{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2017/802 Esas - 2018/169<br>\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>            \t  T.C.<br>\tBURSA<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2017/802<br>KARAR NO\t: 2018/169<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ... TC : .....<br>VEKİLİ\t: Av. .....<br>\t  Kızılırmak Mahallesi Ufuk Üniversitesi Caddesi No:11 Arma Kule <br>\t  Kat:17-18 No:64/65 Çukurambar Çankaya/ ANKARA<br>DAVALI \t: GÜVENCE HESABI <br>VEKİLİ\t: Av. ......\t Sedef Cad. 36. Ada Ata 2/2 Blok K:22 D:152 Ataşehir/İstanbul<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/06/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2018<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 09/03/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili beyanlarında özetle ;  02/05/2007 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı murisi ...'ın vefat ettiğini , olayın muris tarlayı sürmekte iken traktrön bahçe kenarına devrilmesi sonucu meydana geldiğini, ... plaka sayılı aracın herhangi bir ZMMS sigortasının kaza anı itibariyle bulunmadığını, olayda ölen kişinin kusuru olması bile yakınlarının kusuru olmadığı için destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/605 esas sayılı dosyasında dava açılmış olduğunu ve bu dava ile zamanaşımının kesildiğinin zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığını, güvence hesabına başvuru sonrası yasal süre dolmadan 2017/605 esas sayılı dosya ile dava açıldığını bu nedenle iş bu dosyada usulüne uygun olarak tekrardan dava açıldığını bu nedenle derdestlik itirazının da yerinde olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>Davalı vekili beyanlarında  özetle ;davanın kaza tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduğunu, yine aynı konuda Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin  2017/605 esas sayılı dosyasında dava bulunduğunu bu nedenle derdestlik durumunun söz konusu olduğunu, davalının üçüncü kişi olmayıp %100 kusurlu olan müteveffanın mirasçısı konumunda olduğunu bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunmadığını, alacaklı ve borçlu sıfatlarının davacıda birleştiğini beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir. <br>Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:<br>Dava 02/05/2007 tarihinde meydana gelen kazada davacı murisi ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kaza tarihi nazara alındığında  zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ve yine Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/605 esas sayılı dava dosyasının mahkememiz dava dosyasına derdest olup olmadığı hususudur. <br>İşin esasına geçilmeden evvel taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık konusu olan bu iki hususun değerlendirmeye alınması çözümlenmesi gerekmektedir. <br>Kaza tek taraflı meydana gelen trafik kazası niteliğindedir. Kazaya karışan tek araç vardır. Bu aracı kullanan davacının murisi tek taraflı kazası sonucu yaşamını yitirmiştir. Kazaya başkaca bir aracın karışmadığı ve ceza soruşturması ve yargılamasını gerektirecek bir şüphelinin de bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla söz konusu kazadan dolayı kanunun ceza zaman aşımı sürelerine atıf yapmasına ilişkin düzenleme ve uzamış ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanması söz konusu değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 109.maddesine göre zarar görenin zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halükarda kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle buna bağlı haklar zaman aşımına uğrayacaktır. Kaza tarihi 02/05/2007 tarihidir. Eldeki dava tarihi ise 09/06/2017 tarihidir yani burada iki yıllık ve 10 yıllık zaman aşımı süreleri geçmiştir. <br>Davacı taraf Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/605 esas sayılı dosyasında dava  açılmasının eldeki dosya bakımından dava zaman aşımını keseceğini ileri sürmüştür. Öncelikle bu hususun davacının derdestlik itirazlarına karşı beyanlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirmeye alınmalıdır.<br>Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/605 esas sayılı dava dosyasında dava tarihi 02/05/2017'dir. Mahkememiz dava dosyasının açıldığı tarih ise 09/06/2017 tarihidir. Mahkememizde açılan davaya göre 10 yıllık zaman aşımı süresi de dolmuştur. 2017/605 esas sayılı dosyada ise mahkeme iki yıllık zaman aşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle davayı zaman aşımından reddetmiştir. Mahkememiz dava dosyası bakımından ise gerek iki yıllık gerek on yıllık zaman aşımı süreleri dolmuştur. Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir ilkesi uyarınca davacının zaman aşımı yönündeki beyanlarına itibar edilmemiştir. <br>Diğer bir uyuşmazlık konusu hususu da 2017/605 esas sayılı dosyanın mahkememiz dosyasına derdest olup olmadığı hususudur. İlgili dosyanın dosyamız arasına UYAP'tan bir örneği celp edilmiş olup incelenmesinde ; davacısının ... davalısının Güvence Hesabı dava konusunun ise 02/05/2007 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden muris ...'ın desteğinden yoksun kalmaya ilişkin tazminat istemi olduğu görülmüştür.<br>Mahkememiz dava dosyası da;  dosyanın tarafları, dava konusu olay ve talep neticesi bakımından  2017/605 esas sayılı dosyası  ile aynıdır. Davacı taraf dava açılmadan evvel Güvence Hesabına başvuruda bulunulmadığını buna ilişkin eksiklik nedeniyle eldeki davanın açıldığını dolayısıyla her iki davanın birbirine derdest olmadığını  ileri sürmüştür. Bu iddiaya da açıklık getirmek gerekecektir.<br>Mahkememizin her iki davanın birbirine derdest olduğu yönündeki görüşü şöyledir; Birincisi, 2017/605 esas sayılı dava dosyasında verilen zaman aşımı nedeniyle ret kararı kesinleştiği takdirde mahkememiz dava dosyası bakımından da kesin hüküm teşkil edecektir. Dolayısıyla söz konusu dava dosyası mahkememiz dava dosyasına derdesttir. İkincisi ise, Karayolları Trafik Kanunun 97.maddesinde ki;  \"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.\" şeklindeki yasal düzenleme 14/04/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yürürlük tarihi kaza tarihinden sonradır. Ayrıca kaza tarihi maddenin yürülük tarihinden sonra olsaydı dahi anılan yasal düzenlemedeki dava şartı tamamlanabilir bir dava şartıdır. Yani dava açıldıktan sonra dahi ilgili kişi sigorta sorumlusuna yahutta eldeki dosyadaki Güvence Hesabına müracaatta bulunmuş ise eksiklik tamamlanmış kabul edilecektir. Yine başvuruda bulunması için süre verilmeden de dava dava şartı yokluğundan red kararı verilemeyecektir. Nitekim yerleşik yargısal uygulamalarda bu yöndedir ( Bknz; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 18.07.2017 tarih 2017/1282 E 2017/773K,  Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 27.02.2018 tarih 2018/197 E 2018/226 K). Davacının davalı Güvence Hesabına KTK'nın 97.maddesi uyarınca 20/04/2017 tarihinde başvurduğu anlaşılmaktadır. 2017/605 esas sayılı dosyasının dava tarihi 02/05/2017 tarihindir. Davacı taraf her ne kadar 15 günlük süre beklenmeden  2017/605 esas sayılı dosyanın açıldığını ileri sürmüş ise de söz konusu dava şartı tamamlanabilir dava şartıdır ve bu şart   yargılama aşamasında dahi tamamlanabilecektir. Esasında davacının başvurusu da ilgili davanın açılma tarihinden önce olduğundan ilgili dosyada dava şartı noksanlığından bahsetmek mümkün değildir.Dolayısıyla dava şartı yönünden ret kararı da verilemeyecektir. Anılan dosyada mahkemece de bu yönüyle red kararı verilmemiş olduğu da ortadadır. Her iki dava dosyası bakımından da dava şartı noksanlığı bu yönüyle bulunmamaktadır.<br>Diğer yönüyle de olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesinde;“Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir” hükmü mevcut olup, zarar görene seçimlik bir hak tanınmış, dava açmadan önce sigorta şirketine başvurunun  zorunlu olduğu belirtilmemiş, olay tarihinden sonra 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile  yapılan değişiklik ile, zarar görenlere dava açmadan önce sigorta şirketine  başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. Davacı zarar gören tarafından her ne kadar kanun değişikliğinin yürürlüğe girmesinden sonra dava açılmış ise de, dava konusu olayda kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanunun uygulanması gerektiğinden,  kaza tarihi itibarı ile sigortaya başvuru zorunluluğu da bulunmamaktadır. (Bknz. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 27.12.2017 tarih 2017/1016 E,  2017/1911 K )<br>Bu sebeple davacının ilk davada dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle eldeki davada derdestlik durumunun bulunmadığına ilişkin iddiası yerinde değildir. Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/605 esas sayılı dava dosyası tarafları, konusu ve talep neticesi bakımından  mahkememiz dava dosyasına derdesttir. Mahkememiz dosyasının açılma tarihi ilgili davadan sonra olduğundan davanın derdestlik nedeni ile de reddi gerekmektedir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; <br>1-Davanın reddine,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 35,90 TL'den başlangıçta alınan 31,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>5-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,<br>Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal sürede İstinaf yargı yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2018<br><br><br>Katip .....<br> <br> <br> <br>Hakim ......<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ea20c24c02b39a943f802b9acfd5c84","SID":"a723b815d812af48"}}