{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/682 <br>KARAR NO\t: 2023/918<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilii olan davacıya  ait ----   Plaka No’lu araç ile davalı sigortalı tarafından sigortalı olan -----plaka no’lu aracın sebep olduğu 10/01/2019  Tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, SBM kayıtlarına-----  plakalı aracın kusurlu olduğunun bildirildiğini, davacının  15.01.2019   tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediğini, davacının  haklarını(tazminatını) sebepsiz yere  ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, tahsil edilmesi gereken  tazminatın yasal süresinde tahsil edilemediğini,  alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizini aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin huzurdaki davayı açma zarureti doğduğunu,  kazanın çift taraflı olduğu, karşı yanın  kusurlu olduğu dikkate alındığında  açıkça sigortalısının kusurlu bulunduğu , davacının  ise kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında  davacıyı  zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir ödeme yapmadığını,  taraflarınca 17/03/2021   tarihinde -----sayılı dosyası ile  Değer Kaybı tazminatı  talep edildiğini, ------numarasıyla karar verildiğini,  davacının borcu tahsil etmek amacıyla borçluyu temerrüde düşürdüğünü ancak  borcunu 28/07/2021 Tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiğini,  davacının davalıdan  talep ettiği değer kaybı talebi  temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücünün de aynı olmayacağını ve  davacının zarara uğrayacağını, Dosyada tahsil edilen faizi ile alacaklı  davacının  zararını karşılar nitelikte bir bedel olmadığını ileri sürerek,  HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları  saklı kalmak kaydı ile; davacının alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP\t\t:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili olan davalı  şirket nezdinde gerekli araştırmalar yapıldığını ve uyuşmazlığın ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olan ----- plakalı aracın, ----- plakalı araçla kazaya karıştığı ve meydana geldiği iddia edilen munzam zararın talebiyle ilişkili olduğunun anlaşıldığını, davacının  taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, davadan önce davacının zararının----- nolu hasar dosyası kapsamında----- nolu Tahkim başvurusunda verilen kesin hükme istinaden davalı  sigorta şirketi tarafından  karşılandığını, poliçeden kaynaklı başkaca sorumluluğu bulunmadığını, davacının ilk başvurusunun üzerinden neredeyse 1 yıl zaman geçmişken öne sürdüğü bu talebinde hiçbir ekonomik veya hukuki menfaati bulunmamakla birlikte tahkim yargılamasında öne sürmediği bu talebine karşı kesin hüküm itirazları bulunduğunu, Sigortacılık Kanunu’nu madde 30 gereği ancak sigorta sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkların çözümü için sigorta tahkim yargılamasına başvurulabileceğini, ancak sigorta sözleşmesinde kaynaklı tazminatın gereği gibi ödenmemesinden kaynaklı munzam zarar iddiası asıl alacakla birlikte talep edilmeyip ayrı bir dava konusu yapılmışsa sigorta tahkim yargılamasına gelinemeyeceğini,  munzam zararın  asıl alacaktan tamamen bağımsız olduğunu, kabul  manasında olmamak üzere  davalı şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu,  talepleri tümden kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluk limitlerinin kaza tarihi itibariyle 39.000-TL olan araç başı teminat limiti kadar olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere  sorumluluklarına gidilecekse bile faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğin savunarak , davalı sigorta şirketi ihbar olunan konumunda olduğundan aleyhine hüküm tesis edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, munzam zarar istemine  ilişkindir.10/01/2019 tarihli trafik kazasında  davacıya ait  ----- plaka sayılı araçta meydana gelen  değer kaybından doğan alacağın zamanında tahsil edilemediği iddiasına dayalı munzam zararın davalıdan tahsili istemiyle huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Hasar dosyası celp edilmiştir.Davaya konu  araçların tramer kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celp edilmiştir.Sigorta Tahkim Komisyonunun  ----  Karar sayılı dosyasının bir sureti celp edilmiştir.Mahkememizin  13/06/2023 tarihli celsesinde  davacı/vekilinin hazır bulunmadığı,  önceki 07/03/2023  tarihli  celseye davacı vekilinin katılmadığı, 07/03/2023 tarihli celse---- nolu ara karar  gereği  davacı vekilinin mazeretinin kabul edildiği ve gelecek celse mazeretlerin kabul edilmeyeceği ile taraf yokluğu hükümlerine göre değerlendirme  yapılacağının  ihtar edildiği,duruşma tutanağının davacı vekiline e- tebliğ yolu ile 14/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin  13/06/2023 tarihli celseye mesleki mazeret  bildirerek duruşmaya katılmadığı,  dosya içerisinde mübrez vekaletnamenin usulüne uygun düzenlenip birden fazla vekile vekaletname verildiği,  bu halde  davacı tarafın duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, buna karşın  13/06/2023  tarihli celsede  davacının/ vekilinin hazır bulunmadığı, mübaşir tarafından usulüne uygun çağrılmasına  rağmen duruşmaya katılmadığı, herhangi bir mazeret de bildirmediği, taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK. m.150 gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Yargılamanın 13/06/2023 tarihli celsesinde takip edilmeyen dosyanın HMK. m.150 gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın işlemden kaldırıldığı 13/06/2023 tarihinden itibaren üç ay içinde davanın yenilenmediği anlaşıldığından; 6100 sayılı HMK 150/1-5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Dava dosyasının 13/06/2023 tarihinde işlemden kaldırıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçtiği halde yenilenmediği anlaşıldığından HMK.150/5. Maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>2-)Karar tarihinde alınması gereken  269,85-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile 189,15‬‬-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,<br>3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>5-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,<br>6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip 6100 sayılı HMK. madde 333/1 uyarınca ilgili tarafına iadesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleneme neticesinde, kararın  tebliğinden itibaren iki (2) hafta içinde -----Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2304fb03866fda3664d955107025afe9","SID":"71c1c6711c06efb7"}}