{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2020/1649 <br>KARAR NO: 2023/1388<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/07/2020<br>NUMARASI: 2018/514 Esas, 2020/359 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine  ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya kumaş satış, boya baskı ve terbiye hizmeti verdiğini, davalının müvekkilinin iş bu hizmete ilişkin kestiği faturalardan 31/03/2018 tarihi itibarıyla 31.691,25 TL bakiye borcu kaldığını, davalının bu borcun 29.500,00 TL'sini ödememek için müvekkili şirkete 09/04/2018 tarih ve ... nolu e-iade faturası kestiğini, müvekkili şirketin iş bu e- iade faturasını Bakırköy ... Noterliği 13/04/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde kabul etmediğini beyanla iade ettiğini, müvekkilinin ihtarnamede davalının cari hesaptan 31.691,25 TL borcu olduğunu ve iş bu borcu 3 gün içinde ödemesini de talep ettiğini, bunun üzerine davalı 31.691,25 TL'lik borcundan 29.500,00 TL lik e-faturası bedelini mahsup ettikten sonra bakiye 2.191,25 TL'yi 25/04/2018 tarihinde ödediğini, davalının Bakırköy ... Noterliği 25/04/2018 tarih ve ... sayılı ihtarname ile verdiği cevapta, müvekkiline cari hesaptan 2.191,25 TL borcu bulunduğunu beyanla aslen 31.691,25 TL borcu olduğunu zımmen kabul ettiğini, ancak iş bu borcun 29.500,00 TL'lik kısmının haksız olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin, davalının iddialarını kabul etmediğinden davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, iş bu takibe herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle itiraz ettiğini ve itirazın durduğunu belirterek, itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında uzun zamandır devam eden ve iyi niyet kuralları çerçevesinde işleyen bir ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin kumaş boyama işini davacı tarafa yaptırmış ve ödemelerini süresi içinde yaptığını, davacı tarafın genelde sene başlarında müvekkili şirkete fiyat listelerini ve yapılacak işlere ait birim ücretleri e-posta yoluyla bildirdiğini, birim ücretlerde mutabık kalındığı sürece cari olarak çalışmaya devam ettiğini, yapılan bu mail yazışmalarının yazılı belge mahiyetinde ve birim ücretlerin de taraflar arasındaki ticari ilişkide uygulanacak ücret tarifesi olarak taraflarca kabul edildiğini, faturaların e-fatura olarak geldiğinden müvekkili şirket çalışanlarının faturaları kayda aldığını, ancak son dönemlerde faturalarda fazla ödeme varlığı düşünülerek faturalar incelendiğinde, davacı tarafın faturalarda bazı kalemlerde taraflar arasındaki birim fiyatlar üzerinden faturalandırma yapılmış olsa da bazı kalemlerde birim fiyatların taraflar arasında bulunan listenin üzerinde olduğunun tespit edildiğini, yapılan e posta ve yazışmalar ile telefon görüşmelerinde davacı taraf ve çalışanlarının da yanlışlığı kabul ettiklerini, ancak sembolik bir miktar (190 TL) fark oluşacağını, bu farkın 25.000,00 TL + KDV olmayacağını ifade ettiklerini, müvekkilinin yaptığı kontrollerde ise bu farkın 25.000,00 TL üzerinde olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın, liste harici bazı işler yaptığı ve bu sebeple birim fiyattan ayrıldığı iddiasında ise de, bugüne kadar olan çalışma düzeni içinde ekstra iş yapıldığı ve birim fiyatın üzerinde bir ücretlendirme yapılacağına dair hiçbir yazılı e posta yazışma vb. bildirim yapılmadığını, faturalardaki birim fiyatların taraflar arasındaki fiyat listelerinin üzerinde yazılarak faturaların şişirildiğini, bu durumu müvekkilinin fark etmediğini, esasen aynı fatura içeriğinde aynı işe farklı birim fiyat uygulanmış olmasının da davacının kötü niyetini gösterdiğini, davacı tarafın taraflar arasında mevcut olan cari ilişkide geçerli yazılı fiyat listelerinde kararlaştırılan birim fiyatların dışına çıkmak suretiyle bu birim fiyatların üzerinde fiyatlar yazmak suretiyle faturaların içeriğini fahiş bir şekilde yazarak müvekkilinden fazla tahsilatlar yaptığının tespit ve kabulü ile müvekkilinin kestiği iade faturalarının haklı olduğu, bu sebeple davacı tarafa borçlu bulunmadığının kabulü, davacı taraftan birim fiyat listelerinde yazılı olduğu hizmetin dışında başkaca bir mal ve hizmet alınmadığı dikkate alınarak, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak açtığı davanın reddine, yapılan yazışmalarda ve maillerde davacı taraf çalışanlarının da açıkça birim fiyatların dışına çıkıldığını kabul ettikleri dikkate alındığında icra dosyasına yapılan itirazın kabulüne, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  Mahkemece; dosya kapsamında, taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme görülmediği, bununla birlikte taraflar arasında fatura münderecatı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı faturalardaki birim fiyatlarının, fiyat listelerinin üzerinde yazılarak faturaları yükseltildiğini beyan ettiği ancak, davalı tarafından birim fiyatların fiyat listeleri üzerinde yazıldığı hususunda davacıya yöneltilmiş 30.03.2018 tarihli e-mail dışında bir itirazının olmadığı ve dosya kapsamında ihtilafa konu ürün açıklamaları incelendiğinde; incelenen fiyat listeleriyle karşılaştırılması yapılarak yapılan işlemlere göre birim fiyatların faturaya doğru yansıtıldığının tespit edildiği, davacının ticari defterlerine göre; 2018 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde sadece Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, 2018 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla davacının 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi (03.05.2018) itibariyle davacının davalıdan 29.557,23 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterlerine göre 2018 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu,  E-Defter sisteminde sadece Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, 2018 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla davalının 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (03.05.2018) itibariyle, davalının davacıdan 188,20 TL alacaklı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan 29.557,23 TL - 188,20 TL = 29.369,03 TL talep edebileceği kanaatine varıldığının açıklandığı ,talep üzerine dosyada tekstil mühendisi bilirkişiden rapor, mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 16/09/2019 havale tarihli raporunda; teknik değerlendirme açısından davacı ve davalı firmalar arasında anlaşma sağlanan fiyat listelerinde yapılacak işlemlerin neler olduğunu içerir şekilde davacı firma tarafından prosesler belirtildiği ve proseslerin dışında kalan, raporun “Analiz ve Değerlendirmeler” bölümünde teknik açıklamaları da yapılan ekstra işlemlerin ilave işlemler olduğu ve ilave işlem ücretlerinin proses fiyatlarına ilave ücret olarak dahil edilmesi gerektiği, 28.06.2019 tarihli ek görevlendirme ara kararı doğrultusunda yukarıda yapılan mali yönden tespit ve değerlendirmeler sonucunda, hukuki tavsif ve nihai değerlendirme  mahkemeye ait olmak üzere davacı ve davalı vekillerinin kök bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının ve ek incelemeye sunduğu kayıt ve belgelerin kök raporda belirtilen belirtilen hususlar dışında  görüş ve kanaatimde her hangi bir değişiklik yaratmadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (03.05.2018) itibariyle, davacının davalıdan 29.557,23 TL - 581,74 TL = 28.975,49 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (03.05.2018) itibariyle, davalının davacıdan 188,20 TL + 581,74 TL = 769,94 TL alacaklı olduğu, esas İtirazın İptali dosyası yönünden davacı yanın davalı yana Ticari Mal Hizmeti verdiği, mali inceleme ve tespitler neticesinde davacı tarafça davalıya kesilen takip konusu alacak dayanağı Ticari Mal faturasının muhteviyatlarıyla birlikte  davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği 28.975.49 TL hesaplandığı itiraz üzerine dosyada yeni bir tekstil bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişinin 12/03/2020 havale tarihli raporunda dosya kapsamı faturalar, fason iş talimatları, fason fiyat listesi ve yazışmalar incelenerek, değerlendirildiği, davacı tarafından fason işlemi yapılarak davalıya sevk edilen malların 2017 ve 2018 yılı fatura fiyatlarının; davalının talimatlarına uygun olarak işleminin yapıldığı, fatura fiyatlarının 2016/1 ve 2017/1 numaralı fiyat listesine uygun olarak yapıldığı, fiyat listesinde belirtilmeyen işlemlerin dışında faturalarda fiyatlandırma yapılmadığı. davacı tarafından kesilen faturaların yapılan fason işlem bedellerinin karşılığı olduğu ve fason işlem fiyatlarının 2016/1-20X7/1 nolu fiyat listeleri ile davalı tarafa iletilmiş olduğu, davalı tarafından ticari teamül haline geldiği beyanı ile sunulan 2016 yılı faturalarının içeriğinde gerek davalı gerekse davacı lehine fiyat farklarının mevcut olduğu, işin olağan akışı içinde fiyat farklarının taraflarca tespit edilerek düzeltildiği, açıklanmış, taraflar arasındaki uyuşmazlığın fiyat listesindeki brim fiyatının davacı tarafından fazla yazıldığı noktasında olup, tarafların ticari defter kayıt ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, lehlerine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacının ticari defter kayıt ve belgelerine göre davalıdan 29.557,23 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıt ve belgelerine göre davacıdan 188.20 TL alacaklı olduğu açıklanmış, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, fatura münderecatı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, brim fiyatlarının faturaya doğru yansıtıldığı, yukarıda açıklanan tekstil bilirkişinin raporunda ise; davacı tarafından fason işlemi yapılarak davalıya gönderilen 2017 ve 2018 yılı fatura fiyatlarının davalının talimatlarına uygun olarak yapıldığı, fiyat listesinde belirtilmeyen işlemler dışında faturalarda fiyatlandırma yapılmadığı, davacının kesmiş olduğu faturaların fason işlem bedellerinin karşılığı olup işlem fiyatlarının fiyat listeleri ile davalı tarafa iletilmiş olduğu, 2016 yılı fatura içeriğinde taraflar lehine mevcut fiyat farklarının ise taraflarca tespit edilerek düzeltildiği, dolayısıyla davalının itiraz ettiği fiyat farkına ilişkin faturaların fiyat listesine göre düzenlendiği, davacının davalıdan 28.975,48 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile, davalı borçlunun Bakırköy ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 28.975,48 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında uzun yıllardan beri devam eden iş ilişkisi olduğunu, davacı tarafın fason boyama yapmaya son verdiğini beyan ettiğini, bu andan itibaren ilişkilerinin bozulduğunu, müvekkilinin ödemeleri süresinde yaptığını, davacı tarafın 2017 yılın sonlarında artık dışarıya fason işi yapmayacağını dektara ederek fahiş bir artış yaptığını, 01/11/2017 tarihli teklifini sunduğunu, davalının da bu fiyatlarla çalışmayacağını beyan ederek mal almadığını,  kesilen faturalarda mutabık kalınan 01/12/2016 tarihli fiyat listesi yerine mutabık kalınmadığı ve kabul edilmediğini, 01/11/2017 tarihli fiyat listesine göre düzenleme yapıldığını, faturalar e- fatura olarak geldiğinden müvekkili şirket çalışanlarının faturaları kayda aldığını, ancak davacı tarafın mutabık kalınmayan fiyat listesine göre fatura düzenlediğini, bu sebeple faturaların kabul edilmediğini, iade fatura kesildiğini, bu hususun bilirkişi ve mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşmeye dayanmayan faturanın muhatabına gönderilmesi ve bu faturanın itiraz edilmemiş  faturanın  kesinleştiğini göstermeyeceğini, davacı tarafın kestiği faturaların taraflar arasındaki 01/12/2016 tarihli son mutabık kalınan liste fiyatlarının üzerinde olduğunu, taraflar arasında önceki yedi yıllık dönemde zaman zaman hatalı faturalar sebebiyle iade faturalarının kesildiğini, bilirkişi ve mahkemenin hatalı yorum yaparak davayı kabul ettiğini, 2016 yılı sonunda yapılan fiyat sözleşmesi dışında taraflar arasında yapılan bir akit olmadığını, 2017 yılındaki listenin kabul edilmediğini, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek,  yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir  Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında fason boyama işi sebebiyle yazılı olmayan eser sözleşmesi bulunmaktadır.  Davacı yüklenici bakiye iş bedeli alacağının tahsili için icra takibi yapmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Taraflar arasındaki  uyuşmazlık 2017 yılına ait ilk fiyat listesinin davacı tarafından uygulanıp uygulamayacağına ilişkindir. Davalı taraf 2017 yılı fiyat listesini  kabul etmemiş; yerel mahkemece bilirkişi raporları esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir . Somut olayda, taraflar arasında yazılı olmayan eser sözleşmesi bulunduğu tarafların kabulündedir. Davacı taraf iş bedelini 2017 yılı fiyat listesine göre düzenleyip faturalandırmıştır. Davalı ise iş bedelinin önceki fiyat listesine göre düzenlenmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu durumda, taraflar arasında, yapılan işin bedeli konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.  Taraflar, eser sözleşmesine konu işin bedeli hususunda anlaşamazlarsa, TBK'nın 481.maddesine göre, yüklenici tarafından yapılan işin bedelinin, söz konusu işlerin yapıldığı yıl ve zamandaki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, dava konusu işlerin bedelinin bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle, yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması istenerek belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2020 tarih, 2018/514 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c0c75dfbdf153843d724679f68da556","SID":"fd74fea87dd3a19b"}}