{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ      <br>ESAS NO\t : 2022/897 Esas<br>KARAR NO\t : 2023/1046<br>DAVA\t : İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t : 15/11/2022<br>KARAR TARİHİ\t : 20/12/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. <br>İDDİA VE TALEP:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçlu ile Beyrut'ta yapmış olduğu ticaret sonunda davalı tarafından kendisine verilen çek bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında Torbalı İcra Dairesi'nin ...ve ... numaralı takiplerinin başlatıldığını, ancak davalı tarafın takiplerdeki yetkiye, imzaya, ödeme emrine, borca, faize ve tüm fer'ilerine itirazda bulunduğunu, davalının itirazlarının yersiz olduğundan iş bu dava açmayı zorunda kaldıklarını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile takiplere yapılan itirazların ayrı ayrı iptaline ve takiplerin devamına, haksız itiraz eden davalının ayrı ayrı %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP VE SAVUNMA:<br>Davalıya tebligat yapılmış davalı davaya cevap vermemiş, davalı asil duruşmadaki beyanında  2019 yılında Lübnan ülkesinde bulunan bir  şahıs ile  ticari ilişki kurduğunu,  4 adet çek aldığını,  çekleri Lübnan da bulunan ortağına verdiğini, 7.000 USD bedelli 30/08/2019 keşide tarihli çek ile yine  30/07/2019 tarihli  10.500,00  LBP  bedelli çekler altındaki ciro imzalarının  kendisine ait olduğunu ancak bu çekleri herhangi bir mal ve hizmet karşılığında vermediğini, çek nedeniyle borçlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>DAVA:<br>Dava,  kambiyo senedinden kaynaklanan alacağın  tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>DELİLLER:<br>-Torbalı  İcra Dairesinin ... sayılı dosya sureti,<br>-Türcüman bilirkişi ... 25/07/2023 tarihli  raporu ve eki, <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.<br> İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;<br>i)   İlamsız takip yapılmış olması,<br>ii)   Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,<br> iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.\t<br>  Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.\t<br>  Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.<br>  Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile  Lübnan ülkesi Beyrut şerhinde yapmış olduğu ticaret neticesinde  davalıdan  2 ayrı çek aldığı,  davalının  söz konusu  çek bedellerini  ödemediği, çek nedeniyle  davalı aleyhinde takip yapıldığı, çekler nedeniyle alacaklı olduğu iddiası ile takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği,  davalının ise  davacı ile  aralarında  herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı,  çeklerdeki ciro imzalarının kendisine ait olduğu,  herhangi bir mal ve hizmet karşılığında  çeklerin verilmediği ve borçlu olmadığını savunduğu,  taraflar arasında takip dayanağı çeklerdeki ciro imzalarının  davalının eli ürünü olduğu hususunda ihtilaf bulunmayıp, uyuşmazlık  taraflar arasında temel ilişki bulunup bulunmadığı,  bu ilişki nedeniyle   takip dayanağı çeklerin verilip verilmediği, davacının çek nedeniyle alacaklı olup olmadığı,  takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususunda ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Davaya konu uyuşmazlık çek niteliğindeki kambiyo senedinden kaynaklanmakla mutlak ticari dava olduğundan  mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.<br>Davaya konu  Torbalı İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde,  takip alacaklısının  ..., takip borçlusunun ...,  takip konusunun  7.000,00 USD çek bedeli, 783,62 USD işlemiş faiz,  700,00 USD çek tazminatı,  takip dayanağının 04/09/2019 keşide tarihli, 7.000,00 USD bedelli çek olarak gösterildiği, ancak  takip dosyasına sunulan çekin 30/08/2019 keşide tarihli, 7.000,00 USD bedelli, keşidecisi... lehtar ve cirantası ... olan çek olduğu,  ödeme emrinin  borçluya  10/08/2021 tarihinde  tebliğ edildiği,  borçlunun yasal süresi içerisinde  17/08/2021 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. <br>Davaya konu  Torbalı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde,  takip alacaklısının  ..., takip borçlusunun ...,  takip konusunun  10.500,00 LBP çek bedeli, 1.245,33 LBP işlemiş faiz, 1.050,00 LBP çek tazminatı,  takip dayanağının 30/07/2019 keşide tarihli, 10.500,00 LBP bedelli,  keşidecisi..., lehtar ve cirantası ... olan çek olduğu,  ödeme emrinin borçluya 13/08/2021 tarihinde  tebliğ edildiği, borçlunun yasal süresi içerisinde 17/08/2021 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce  davaya konu çeklerin  arapça dilinde düzenlenmiş olması nedeniyle  tercüman bilirkişiye tevdi edildiği  tercüman bilirkişi tarafından 25/07/2023 tarihli raporun düzenlendiği,  çeklerin ön ve arka yüzlerin tercümesinin yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce  davacı vekiline takibe dayanak ve davaya konu çek asıllarını sunmak üzere  27/01/2023 tarihli celsede kesin süre verildiği, davacı vekilinin kesin süre içerisinde çek asıllarını mahkememize sunmadığı ve çeklerin  deprem nedeniyle zarar gören avukatlık ofisinde bulunduğu, ofise ilişkin yıkım kararı alındığı,  çeklerin bu nedenle ibraz edilemediğini beyan ettiği görülmüştür. <br>Tüm dosya kapsamına göre; davacının  temel ilişki kapsamında  davalı tarafından  takibe konu çeklerin kendisine verildiği ve çeklerin bedelinin ödenmediği iddiası ile eldeki davayı ikame ettiği,  davalının ise taraflar arasında ilişki bulunmadığı ve borçlu olmadığını savunduğu, davacı dava dilekçesinde açıkça temel ilişkiye dayanmakla  taraflar arasındaki temel ilişkiyi, çekler nedeniyle alacaklı olduğunu ve çeklerin elinde bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, davacının iddiaları  çeke dayanmakla  davacının çek asıllarını  mahkememize sunmakla yükümlü olduğu, mahkememizce  verilen kesin süreye rağmen  davacının çek asıllarını sunmadığı,  deprem afeti nedeniyle  zayi olduğunu beyan ettiği,  ancak  buna ilişkin  herhangi bir zayi belgesi sunmadığı,  bir örneği sunulan ve mahkememizce tercüme edilen çeklerde  de davacının ciranta veya hamil olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığı,  davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, mahkememizce yemin delilinin 27/09/2023 tarihli celsede davacıya hatırlatıldığı, davacı vekilinin  kesin süre içerisinde yemin deliline ilişkin beyanda bulunmadığı,  bunun yasal sonucu olarak  yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığının kabulü gerektiği,  davacı tarafından her ne kadar  davalı vekilinin  yargılama aşamasında  12/04/2023 tarihli dilekçesi ile  çek bedellerinin ödendiğini savunduğu, ispat külfetinin yer değiştirdiği, davalıya geçtiği ileri sürülmüş ise de,  söz konusu beyanın  davacıya yönelik ikrar  olarak değerlendirilemeyeceği,  davacının  öncelikle temel ilişkiyi ve  dava konusu  çeklerdeki  hak sahipliği ile alacağının varlığını ispatlaması gerektiği,  davacının iddiasının bu sebeple yerinde olmadığı,  davacının alacağının varlığını ispat edemediği, iddianın ileri sürülüş biçimi, savunmanın kapsamı ve mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Davanın REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 2.371,52 TL peşin harçtan  mahsubu ile bakiye 2.101,67‬ TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra isteği halinde davacıya İADESİNE, <br>3-Mahkememizce davacının adli yardım talebinin yargılama aşamasında kabul edilmesi nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan tercüman bilirkişi ücreti olan 1.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE  İRAT KAYDINA, <br>4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 22.218,99  TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,  <br>6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,<br>7-Torbalı Arabuluculuk Bürosu'nun...sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan  1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davacıdan  tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>         Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023    <br>Katip ...\t\t\t\t     Hakim ...            <br>             E-İMZA\t\t\t\t        E-İMZA\t\t\t\t               <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"108c59f1df7dd29809bb00237997fe69","SID":"20506de2cfe4cc44"}}