{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ           <br>ESAS NO\t\t: 2023/499 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2023/1016 Karar <br>DAVA\t\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 18/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 08/12/2023<br>Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili 18/06/2023 tarihli dava dilekçesi ile; İzmir -Aydın Karayolunda Pamukyazı köyüne yakın petrol istasyonunda 20/04/2023 23.05 sularında meydana gelen trafik kazası olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan bir şekilde bir trafik canavarının kurbanı olan müvekkillerinin oğlu 19/10/2004 doğumlu olduğunu, ...'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini,  kaza sonrası adli tahkikat neticesinde alınan bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ve yaya konumundaki ...'ın kusurunun bulunmadığı değerlendirilmesinin yapıldığını, davacıların oğlu ...'ın vefat tarihinden önce Doğanay isimli işletmede beden işçisi olarak çalışmakta olduğunu,  aylık 12.000,00 TL ücret aldığını, müvekkili ...'ın ev hanımı olduğunu, düzenli bir gelire sahip olmadığını,...'ın ise herhangi bir düzenli gelire sahip olmadığını,  müvekkillerinin oğullarının vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını iddia ederek meydana gelen trafik kazası neticesinde  2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmektedir.<br>Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından verilen yanıt dilekçesi ile,  dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkette 14/10/2022 -14/10/2023 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğunun sıgortalının kusuru oranında olduğunu,  ölüm/sakatlık halinde azami 1.200.000,00 TL  ile  sınırlı olduğunu,  poliçede manevi tazminat  bakımından davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü hakkında başlatılan soruşturma dosyası kapsamında kusur oranlarına ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olduğunu, kusur atfını kabul etmediklerini, davalı şirketin sigortalının kusuru oranında kusurlu olduğunu, müteveffanın davacıya destek olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Dava; 20/04/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların müşterek çocuğunun hayatını kaybetmesi nedeniyle destek zararlarının oluştuğu iddiasıyla kazaya karışan aracın ZMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden zararın tazmini  istemine ilişkindir. <br>Dosyada yargılama devam ederken davacı vekili tarafından Mahkememize gönderilen 04/12/2023  tarihli dilekçe ile, davadan feragat beyanında bulunulduğu, bu nedenle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin istendiği, vekaletnamenin yapılan incelemesinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüş, dosya celse arasında ele alınarak beyan gereği inceleme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. <br>Dosyada yapılan incelemeye göre, her ne kadar davacıların müşterek çocuğunun hayatını kaybetmesi nedeniyle destek zararlarının oluştuğu iddiasıyla kazaya karışan aracın ZMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden zararın tazmini istemine ilişkin  iş bu dava açılmış ise de, davacı vekili tarafından 04/12/2023 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini, bu hali ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: <br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>Davanın feragat nedeniyle Reddine, <br>Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinde “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır”  hükmü uyarınca feragat ön inceleme duruşmasından sonra vaki olduğundan karar tarihindeki maktu karar ve ilam harcının 2/3’ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 119,93 TL olduğundan; peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu harcın mahsubu ile fazla alınan 59,57 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya  iadesine,<br>AAÜT Kanunu'nun 6.maddesinde  \"Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur\" hükmü uyarınca feragat ön inceleme duruşmasından sonra vaki olduğundan, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun mad.18/A-13 hükmü uyarınca dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve tarafların anlaşamamaları nedeni ile Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,<br>Dair karar, kesin yasa yolu kapalı olmak üzere  tarafların yokluğunda açıkça okundu. 08/12/2023<br>Yazman ...               <br>e-imzalı<br>Yargıç...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18f3bfc69c1526e96a5d191f8e22fce5","SID":"0b3f9de656695a5d"}}