{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>T.C.<br>BURSA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t\t             KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2022/1237 <br>KARAR NO\t: 2023/977<br>HAKİM\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t: ... - ...  <br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [16337-33287-...] UETS<br>DAVALI\t: ... - ... <br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [15817-18752-....] UETS<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 07/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 02/11/2023<br>\tMahkememizde  açılan davanın açık muhakemesi sonunda ; <br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : <br>\tDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Serik ilçesi Çakallı mahallesinde çiftçilik yaptığını. 2018 yılında ihtiyacı olduğu için ilerleyen zamanda ödemek üzere Şanlıurfa Viranşehir'den akrabası olan ...'ten  borç aldığını, buna karşılık ...'in hazırladığı 55 Bin TL tutarında senet imzalandığını. Müvekkilinin ilerleyen zamanda borcun bir kısmını ödemek için 35.000,00-TL tutarındaki çeki çirolayıp davalıya verdiğini. Davalının da söz konusu çeki tahsil ettiğini. Çek tahsil olduktan sonra müvekkilinin davalıdan senedin iadesini istediğini, davalının müvekkiline 20.000,00-TL daha borcu olduğunu söyleyerek iade etmediğini. Bunun üzerine müvekkilinin davacının kardeşi olan Halef İçlek'in posta hesabına 2019 yılı içerisinde faiziyle birlikte geri kalan parayı da gönderdiğini. Müvekkilinin davalıdan senedin iadesini talep ettiğinde senedi yırtıp attığını belirttiğini. Sonrasında ilgili senet ile icra takibi başlatıldığını ve evinde haciz işlemi yapıldığını. Müvekkilinin borcunu ödemesine rağmen davalının para tahsil etmeye çalıştığını. Bu nedenle dava konusu 55.000 TL bedelli senedin ödenmiş olması sebebiyle iptaline, yapılan icra takibinin haksız olası sebebiyle, icra takibi yapan alacaklının %40’dan aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının nakit paraya ihtiyacı olduğunu, bu nedenle müvekkilinden kendisi için vadeli koyun almasını istediğini. Müvekkilinin de bu isteği geri çevirmeyip davacıya yardımcı olduğunu. Davacının müvekkilinin kendisine aldığı koyunları satıp nakit ihtiyacını giderdiğini. Müvekkilinin kendisini güvenceye almak için bunun karşılığından bir adet senet aldığını. Vadesi geldiğinden davacının senedi ödemediğini, müvekkilinin koyunların ücretini ödemek zorunda kaldığını. Bunun üzerine takip başlatıldığını. Davacının ödeme emrine itiraz etmediğini. Davacının müvekkilinin babası olan ...'e de yaklaşık 100.000 TL borcu olduğunu. 35.000 TL bedelli çekin davacının müvekkilinin babası olan ...'e olan borcunu ödemesi amacıyla verildiğini. Davacının ödediğini iddia ettiği borcu neden müvekkiline değil de kardeşine gönderdiğini bilmediklerini. Ayrıca ödeme dekontlarında da herhangi bir açıklama bulunmadığını. Bu nedenle davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; <br>\tDava; davacının Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasına konu 55.000,00 TL bedelli senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. <br>\tDavacı, davalıdan 55.000,00 TL tutarında borç aldığını ve bunun karşılığında bu tutarda bono verdiğini, ilerleyen dönemde bu borcun ödenmesi amacıyla 35.000,00 TL tutarlı çek verdiğini ve bakiye 20.000,00 TL'nin de davalının kardeşinin PTT hesabına havale edildiği iddiası ile bonoya dayalı menfi tespit istemektedir. <br>\tDavacı senedin nakit borç karşılığında verildiğini ve ödeme vasıtaları ile ödendiğini, davalı ise bononun vadeli koyun alımı sebebiyle verildiğini ileri sürmektedir. Her iki taraf bonoyu talil etmiş ise de, bononun ödendiğini ispat yükü davacı üzerindedir.<br>\tDavacının ileri sürdüğü vakıaları yazılı ve muteber bir delil ile ispatlayamadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Hem ilgili çekin verilme amacının bu bonoda yazılı borcun ödenmesi olduğuna dair yazılı bir delil bulunmamakta hem de PTT kanalı ile gönderilen paraların açıklamalarında gönderilen paraların bu bonoda yazılı borcun ödenmesine ilişkin olduğu hususu açıkça yazmamaktadır. Dolayısıyla davacı ile davalının babası ve kardeşi arasında başkaca borç ilişkilerinin bulunduğu da davalı tarafından dosyaya sunulan diğer çek ve hesap dökümlerinden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı bonoda yazılı olan borcu ödediğine dair delil sunamadığından kendisine yemin hakkı hatırlatılmış ve davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde yemin teklifine dair beyanda bulunmadığı görülmüştür. Her ne kadar davacı vekili tarafından son celse yemin teklifinde bulunulmuş ise de, davacı vekilinin bir önceki celse verilen kesin süre içerisinde yemin teklifini ileri sürmediği anlaşıldığından bu yemin teklifi davayı uzatmaya matuf olduğu gerekçesiyle dikkate alınmamış ve davacının davasını ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tNitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2006 Tarih, 2006/4167 Esas ve 2006/9936 Karar sayılı kararında benzer bir husus \"Davalı vekili,  işyerinin  davacıya  devri hususunda anlaşmaya  varılıp,  işletmenin içindeki  malzemelerle teslim edildiğini, karşılığında senet alındığını, deneme süreli  anlaşma olmadığını, senetlerin  teminat özelliği olmadığını, davacının işyerinden ayrılırken  dükkanda  bulunan satışa yönelik  market malzemelerini de aldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. <br>Mahkemece, senetlerin ihdas nedeninin nakten olduğu, tarafların  senedi talil ettikleri, ispat  yükünün davacıda olduğu, davacının senetleri davalıya ait marketin  deneme süreli işletilmesi, beğenilmemesi halinde  marketin geri verilip, senetlerin  iade edilmesine dair  teminat  senedi olduğunu ispat edemediği, teklif edilen  yeminin  davalı yanca eda edildiği gerekçesiyle  ispat  edilemeyen  davanın reddine  karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.\" şeklinde tartışılmış ve her iki tarafın senedi talil etmesi durumunda ispat yükünün yine davacı üzerinde kalacağı ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle davanın reddine, davacının kötüniyeti ayrıca ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M  \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; <br>1-Davanın REDDİNE,<br>Kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 939,27-TL'den mahsubu ile bakiye 669,42-TL'nin istemi halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılıma giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333. Md. Uyarınca karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine.<br>Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf  kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı  açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/11/2023<br><br>İş bu kararın gerekçesi 20/11/2023 tarihinde yazılmıştır.<br><br><br>Katip ...<br>✍e-imzalı  <br> <br> <br>Hakim ...<br>✍e-imzalı  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40dc8afee25b58f15b2e05c3a33062fa","SID":"cbae240db86a2032"}}