{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t                              <br>ESAS NO\t: 2023/931<br>KARAR NO\t: 2023/846<br><br>DAVA\t: Öz Sermaye Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 03/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 16/10/2023 <br><br>Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA: <br>Davacının Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu  harçlandırma tarihli dava dilekçesinde;Müvekkil şirket İstanbul Ticaret sicilinde .... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu,  dosyaya bildirilen  adreste faaliyet göstermektedir. 10.000.000-TL sermayeye sahip olduğunu, şirketin tek<br>ortağının ... olduğunu, ülkede yaşanan yüksek enflasyon nedeni ile sermaye artışına gidilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ortağı ...'e ait  İstanbul İli, .... İlçesi ... mahallesi ... Ada ... parselde kayıtlı bulunan 24/300 paylı Bodrum A blok 1 nolu Bağımsız bölüm, aynı yer 26/300 arsa paylı A blok Zemin 2 nolu Bağımsız bölüm, aynı yer 20/300 arsa paylı A blok 1.kat 3 nolu bağımsız bölüm, aynı yer 20/300 arsa paylı A blok 2. Kat 4 nolu bağımsız bölüm olmak üzere taşınmazların ...'e ait bu yerdeki taşımmazların tamamını sermaye artışında kullanılmak üzere ayni sermaye değerinin tespiti gerektiğini, TTK 343. Madde uyarınca atanacak bilirkişi tarafından yerinde inceleme ile değer tespiti yapılmasını, oluşturuları raporun onaylanması suretle hüküm kurulmasını talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLER ve GEREKÇE:<br>Dava, davacı şirketin öz sermayesinin tespiti istemine ilişkindir. <br>6100 sayılı HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114/1-d maddesindeki dava ehliyeti, fiil ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şeklidir. Fiil ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanun'un 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK md. 53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen  kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği  taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örn: Hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir. <br>Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuka  göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan  yararlanma  ehliyetine  sahip  olan,  taraf  ehliyetine  de  sahiptir.  Buna  göre  tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları  kullanma  ehliyetine  göre  belirlenir.  (HMK  md. 51)  Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, \"sıfat\" yerine \"husumet\" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi    veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden  nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının  bulunup  bulunmadığı  ile  ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının  yargılama  sonuna  kadar  devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet sıfatı yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı  tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara  alınması gerekli hukuki bir durumdur.<br>Somut uyuşmazlıkta,şirkete ayni sermaye olarak konulacak taşınmazın malikin dava dışı ... olduğu,davacı şirketin taşınmaz maliki olmadığı,bu nedenle davacının aktif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle  reddine karar  verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br><br>1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden  harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 565,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.04/10/2023<br><br>Başkan ...<br>☪e-imzalıdır.☪<br><br><br> <br>Üye ...<br> ☪e-imzalıdır.☪<br><br><br><br>Üye ...<br>☪e-imzalıdır.☪<br><br><br> <br>Katip ...<br> ☪e-imzalıdır.☪<br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e483793c46f950837511f4488938aaa","SID":"b8b220373ca7c7ec"}}