{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2018/1085 Esas<br>KARAR NO: 2023/821<br>DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ: 29/12/2018<br>KARAR TARİHİ: 12/10/2023<br><br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi<br><br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili  olan  --------  Şirketi,  davalı  bankadan  2013  yılında  kredi  kullanmış   olup;  diğer  davacı  ...  bu  kredi  sözleşmesine kefil  olduğunu, Ancak müvekkilim şirket bu kredinin ödemesinde güçlüğe düşmüş; bu nedenle  de  2015  yılında  kredi  yapılandırıldığını,  Bu  yapılandırma  sırasında,  yapılandırıldığı  gün  itibariyle kalan bakiye borç kadar tekrar kredi verilmişcesine işlem yapılmış, yani bakiye borç  olan  537.932,00  TL  kadar  kredi  kullandırılmış  gibi gösterilmiş  ve  borç  yükü  haksız  şekilde  artırıldığını,  Bu kredilere karşılık teminat olarak müvekkili şirket adına kayıtlı olan, -------- ili,  --------- İlçesi, --------- Mahallesi, --------- Ada, ---------- Parsellerde kayıtlı  taşınmazlar üzerine 510.000,00 TL bedelli ve -------- ili, --------- İlçesi, -------- Mahallesi,  --------- Ada, -------- Parsellerde kayıtlı taşınmazlar üzerine   790.000,00  TL;  --------  ili  --------  İlçesi,  -------- Mahallesi,  --------  ada,  ------  ve -------  parsel  üzerine  600.000,00  TL  bedelli  davalı  banka  lehine  ipotek  tesis  edildiğini,  İpotek  tutarları  ve  taşınmazların  rayiç  bedellerinin  davalı  bankaya  olan  tüm  borcun  ve  hatta  fazlasını  karşılayacak tutarda olduğunu,müvekkili şirket, bu taşınmazları dava dışı kişilere üzerindeki ipotek yükü ile  birlikte devrettiğini,   Kredi  borcunun  ödenememesi  üzerine  davalı  banka, -------- sayılı dosyaları ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile  takip yaptığını, Aynı zamanda ---------   ile  kambiyo  senetlerine  özgü  takip  başlattığını,  Bu  takiplerin  hiçbirinde  “tahsilde  tekerrür  olmamak  kaydı  ile”  ibaresini  takip  talebinde belirtmeyen davalı banka; haksız ve usule aykırı şekilde müvekkilden fazla tahsilat  yapmıştır. Davamızın konusu ödenene fazla meblağın tespit ve tahsilidir.  Bankanın  usule  aykırı  ve  sebepsiz  zenginleşmeye  neden  olan  işlemleri  şöyledir:   Davalı banka; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı takip olan ---------- sayılı dosyasında; 692.459,69 TL takip toplamı  üzerinden işlemlere  başladığını  ve Haziran  2016’da tahsil  harcını  ödeyerek icra  dosyasını  kapattığını,  Ödeme, taşınmazların  devredildiği ---------  Gayrimenkulden alınmış olup; kendilerince  miktarı bilinmediğini, Yargıtay’ın  yerleşik  içtihatlarına  göre;  “Somut  olayda; ipoteğin  paraya  çevrilmesi  suretiyle  takibe geçilmesinden  sonra üç parça  taşınmaz yönünden  ipotek  şerhinin  terkini  istemi,  Dairemizin  yerleşik  uygulamalarına  göre  alacağın  tamamının  haricen  tahsil  edildiğine karine teşkil eder.   Davalı banka; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı takip olan ---------  sayılı dosyasında; 692.459,69 TL takip toplamı  üzerinden  işlemlere  başlamış;  ---------  sayılı  dosyada  tüm  kredi  borcu  ödendiği  için  bu  dosyada  işlem  yapmayı  bıraktığını, bu  nedenle  de  doysa  takipsizlikten  düştüğünü,   Kredi  borcunun  tamamen  ödenmiş  olduğunun  bu  durum da gösterdiğini,    Bu  dönemde  müvekkili bankaya  müracaat  edip  herhangi  bir  borcun  kalıp  kalmadığını  sorduğunda,  ipotek  takibi  üzerinden  bakiye  borcun  ödendiği  belirtilmiştir.    Kısacası;  davalı  banka;  kredi  borcu  bir  bütün  olarak  ödendiği  için,  bir  ipotek  takibinin  tahsil  harcını  ödemiş;  bir  diğer  ipotek  takibini  ise  takipsiz  bırakarak  düşmesine neden olmuştur.     Bu sırada başlatılan -------- İcra takibi olan --------  ile  kambiyo  senetlerine  özgü  takipten  müvekkilin  bilgisi  olmadığını, Zira  bu  takipte ödeme emri; müvekkilin mernis adresine değil, TK md 35’e göre kredi  sözleşmesinde yazan adresine ilanen yapılmıştır.Bu takipte; sanki hiçbir tahsilat yapılmamışçasına 699.000,00 TL talep edilmiş;  yapılan  ödemeler  icra  dosyasına  bildirilmemiş  ve  mükerrer  tahsilat  amaçlanmıştır.  Müvekkilinden kefil olan ... adına şahsen kayıtlı olan  ve ipotek tesis edilmemiş olan taşınmazın satışı talep edilmiş, bu satış ilanının  tebliği  ile  birlikte  müvekkil  takipten  haberdar  olmuştur.  Hali  hazırda  ikamet  ettiği  evin,  satmak  üzere  olduğunu  öğrenen  davacı  ...,  satışı  engellemek için, mecburen bankaya ödeme yapmış olup; bu ödemlere ihtirazi  kayıtı şerh olarak düşmüştür.   Alacak talebimizin dayanakları madde madde izah edilecek olursa; Davalı banka ---------- sayılı dosyasında tüm  kredi  borcunu  tahsil  etmiş  olup;  tahsil  harcının  ödendiği  tarihten  sonra  müvekkilden  tahsil  edilen  her  meblağ;  mükerrer  tahsilat  niteliğindedir  ve  iadesi gerekmektedir.    Davalı  banka  borcu  yapılandırma  adı  altında,  hasız  şekilde  bakiye  borcu  ana para olarak kabul ederek,  tekrar  faiz/kar payı  talep etmiştir. Yapılandırmanın  hukuka  aykırı  şekilde  yapılmasından  kaynaklanan  fazla  tahsilatın  tespiti  ve  tahsili gerekmektedir.  Davalı  banka, aynı  borç için  3  farklı  takip yapmış,  tahsilde mükerrer  olmama şartını koymaksızın ve tahsil edilenleri dosyaya bildirmeksizin işlemlere devam  etmiş; yapılan her takip için ayrı ayrı, masraf ve vekalet ücreti tahsil etmiştir.   Aynı borç için birden fazla vekalet ücreti ödenmiş olması, tahsil edilen dosyaya  rağmen  müvekkilinin  ikamet  ettiği  evin  satışının  istenmiş  olması  ve  tüm  bu  masraflar haksız tahsilat niteliğindedir ve iadesi gerekmektedir.    Bütün  bunların  yanı  sıra  6802  sayılı  Gider  Vergileri  Kanununda  düzenlenen  “banka ve sigorta muameleleri vergisi” bankanın nakden veya hesaben  tahsil  ettiği paralar üzerinden alınan gider vergisi niteliğinde bir vergidir. Mükellefi bankadır . Anılan yasanın 33,  maddesi gereğince % 15 olan nispeti, ----------  sayılı  kararnamesi  ile  1.9.1998  tarihinden  geçerli  olmak  üzere  bankalar  arası  tahsilatlar  vs.  dışında  diğer  banka  ve  sigorta  muamelelerinde  lehe alınan paralar üzerinden % 5 olarak uygulanır. Buna göre davacı bankanın  icra  takibi  sırasında  talep  ettiği  BSMV.  gider  vergisi  niteliğindeki  bu  vergidir.  Yargıtay’ın birçok kararında belirtildiği üzere müteselsil kefil, azami sorumluluk  miktarı (kefalet limiti) kapsamındaki asıl borçtan, kendi temerrüdü dolayısıyla  doğan  temerrüt  faizinden  ve  bu  (temerrüt)  faizinin  gider  vergisinden  sorumludur.  Kefilin  bunun  dışında  bir  gider  vergisinden  (BSMV’den)  yani  hesap kesim tarihi ile temerrüt tarihi arasında işleyen akdi faizin BSMV’nden sorumluluğu yoktur.    Toplam  tahsil  edilen  tutarın  ne  kadarının  BSMV olduğu  tarafımızca  bilinmemektedir ve bilinmesi de mümkün değildir.  Yukarıda  arz  ve  izah  edilen  nedenlerle;  fazlaya  ilişkin  talep  ve  dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davamızın kabulü ile;Öncelikle; haksız ve hukuka aykırı şekilde yapılan tahsilatların tespitine; Haksız şekilde tahsil edilen tüm meblağın davacılara tahsilde mükerreriyet olmayacak  şekilde müvekkillerine iadesine;Bu alacaklara ödeme tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine;Yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin karşı yana yükletilmesine;  karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davaya karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir. Davacı, dava dilekçesinde 2015 yılında yapılan yapılandırma ile davacı-borçlunun borç yükünün arttırıldığını,davacı-borçlu kredi kullandıktan sonraki dönemde kullanmış olduğu krediyi, içinde bulundukları ekonomik sıkıntılar, geçici likidite sıkıntısı vs sebeplerle  vade tarihinde ödeyemediklerini ve yakın zamanda da nakden ve defaten ödemeleri mümkün olmadığından bahisle bankanın ---------- Şubesine başvurarak kredinin yeniden yapılandırılarak kredi vadesinin ötelenmesini talep ettiğini,söz konusu başvuru ile birlikte davacı-borçlular söz konusu kredinin yapılandırılmasından kaynaklanacak olan BSMV, KKDF, ve sair vergi, harç, komisyon, masraf ve kredi yapılandırma sonucu doğacak kar payı mahrumiyetlerini de yapılandırma sonucu oluşturulacak her bir taksit ile birlikte nakden ve defaten ödeyeceklerini beyan ve taahhüt ettiklerini, Söz konusu yapılandırma işlemi esas olarak bir vade ötelemesi niteliğinde bir işlem olduğunu,Şöyle ki banka ilk imzalanan kredi sözleşmesinde belirlenen vadelerde ödenmesi gereken kredi alacağını  borçlunun talebi ile ötelemektedir. Bu öteleme sonucu bankanın kredi alacağını tahsil etme süresi uzamakta ve bu uzamaya istinaden de banka kredi tutarına kar payı işleterek yeni vadeler oluşturduğunu,bu durumda bankanın yeni oluşan vadelere göre ilk krediden kalan ana para alacağına kar payı işletmesi hayatın olağan akışının gereği olduğıunu, Dolayısıyla davacı-borçlunun iddia ettiği üzere borç yükünün haksız bir şekilde arttırılması gibi bir durum söz konusu olmadığını,  Davacı-Borçlulara kullandırılan kredileri için teminat niteliğinde olmak üzere --------- ili, -------- İlçesi, --------- Mah. -------- ada, --------- parsellerdeki taşınmazlar üzerine 510.000,00 TL bedelli, -------- ili, -------- İlçesi, ------------ Mah. -------- ada, --------- parsellerdeki taşınmazlar üzerine ise 790.000,00 TL bedelli, -------- İli, --------- İlçesi, ----------- Köyü/Mahallesi, --------- ada, ------- ve -------- parsellerdeki taşınmazlar üzerine 600.000,00 TL bedelli 1. Dereceden -------- şirketi Lehine müşterek ipotek tesis edilmiştir. İpotek limitlerinin fazla olması taşınmazların güncel değerinin de ipotek limiti tutarı kadar olacağı anlamına gelmemektedir. İpotek limiti çok yüksek olan taşınmazların icra dairesi tarafından yapılan kıymet takdiri raporlarında çok düşük değerler edebildiği uygulamada çokça rastlanan bir durumdur. Bu durumda davacı-borçlunun bu iddiası afaki bir iddia olup varsayımlara dayanmaktadır. Davacı-Borçlulara kullandırılan kredi/lerin ödenmemesi üzerine, davacı-borçlulara --------- Noterliği’nin 21/12/2015 tarih ve -------- yevmiye no.lu hesap kat ihtarnamesi (EK-1) gönderilmiştir; ancak ihtarname muhataplara tebliğ edilmesine rağmen borçların ödenmemesi üzerine davacı-borçlular aleyhine  icra takibine başlanmıştır. Davacı- Borçlular aleyhine, takip talebi ve ödeme emirlerinin birinci cümlesinde de açıkça görüleceği üzere tahsilde tekerrür olmamak şartı ile ibaresini içerir şekilde takip başlatılmıştır. Ayrıca bütün takiplerde ''fazlaya dair talep haklarımızın saklı olduğu'' açıkça belirtilmiştir. Davacı-borçlunun bunları görerek bu iddiada bulunması davayı açmakta kötü niyetli olduğunun açıkça göstergesidir. ------- ili, ------- İlçesi, ------- Mah. ------- ada, --------- parsellerdeki taşınmazlar ile, --------- ili, -------- İlçesi, -------- Mah. ------ ada, ---------- parsellerdeki taşınmazların satılarak paraya çevrilmesi için --------- sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak şartıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmıştır. Bu takipte, davacı-borçlulardan --------- (Asıl Borçlu) Ve taşınmazların takip öncesi ipotek yükü ile devredildiği tapu müdürlüğünce tarafımıza bildirilen-------- Gayrimenkul  borçlu olarak yer almıştır. Taşınmaz devirleri takip öncesi yapıldığından takibe itiraza yer vermemek adına taşınmazları devir alan --------- Gayrimenkule, --------- Noterliğinin 07/01/2016 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş ve bunun üzerine --------- Gayrimenkul yetkilisi taraflarına ulaşarak ipotek fekki için ödemesi gereken tutarın bildirilmesini talep etttiği, Davacı-borçlular bankaya yazılı bir şekilde başvurarak bilgi talebinde bulunmuşlarsa bu başvuruya ait dilekçe örneğini de dosyaya sunmaları gerekmektedir. Böyle bir yazılı talepleri olmadığı için dolayısıyla sunulacak herhangi bir evrakları da bulunmamaktadır. Bunun aksine davacılardan ... ile bankamız -------- Şubesinde yüzyüze görüşme yapılmış bakiye borç hakkında kendisine bilgi verilmiş ve bakiye borcun iskontolu olarak kapatılması yönünde kendisi ile anlaşılmıştır. Bakiye borç konusunda o dönemde herhangi bir itiraz olmamıştır. Bakiye borcun kapatılması konusunda kendisine her türlü kolaylık sağlanmış, satışı istenen dairenin satış gününden bir gün önce satışı düşürülmüş ve bakiye borcun iskontolu olarak taksitler halinde ödenmesi konusunda yardımcı dahi olunmuştur. Bankamızın bu derece iyi niyetli davranmış olmasına rağmen bu davanın açılma nedeni tarafımızca anlaşılamamıştır. Bu durum bile davacı tarafın kötü niyetini ve iddialarının samimiyetsizliğini ortaya koymaktadır. Her bir takip için ayrı bir vekalet  ücreti tahsilatı yapıldığı iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır. Davacı-borçlular vekalet ücreti adı altında fazladan ödemiş olduğu bir tutar bulunmakta ise bunu ispatlamak zorundadırlar. Bunun aksine bakiye riskin iskontolu kapatılması için anlaşıldığı dönemde bakiye vekalet ücretinden de indirim yapılmıştır. Sonuç olarak davacı-borçluların dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu şekilde kendilerinden yapılan fazla bir tahsilat bulunmamaktadır. Bunun aksine -------- sayılı dosyasından ipotek malikinden yapılan kısmi tahsilat sonrası kalan bakiye borcun iskontolu olarak kapatılması söz konusudur. Davacıların bütün iddiaları mesnetsiz ve kötü niyetlidir. Söz konusu durum davaya konu icra takiplerinin ve banka kayıtlarının incelenmesi sonucu açıkça ortaya çıkacaktır.  Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Davacının haksız, mesnetsiz, hukuka aykırı ve kötüniyetli iddialarının reddine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesin talep etmiştir. <br><br>DELİLLER:--------- sayılı dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, Hesap Hareketleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.19.11.2019  tarihli ara karar ile  dosyanın  bankacı bilirkişi ile nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve  20.05.2021  tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamında yapılan incelemede davacının borcundan daha faza ifada bulunduğu iddiası mevcut ise de, heyetimizce yapılan tetkiklerde ve tespitlerde fazladan ifa edilen bir meblağı gösteren belgeye rastlanılamadığı,  2-) Bir hukuki sözleşmesel ilişkide borçlu borcunu ifa ettiğini ve varsa fazla ifayı ispat etmesi gerektiği, Taraflar arasında sonradan bir protokol (25.07.2017) yapılmış olması ve borcunda ifa edilmiş olması karşısında fazla ifa yapıldığının ayrıca belgelendirilmesi gerektiği, Davacının “tahsilde tekerrür olmamak kaydı”nın bulunmadığı şeklinde bir beyanı bulunmuş olsa bile dosya kapsamı incelendiğinde, takip taleplerinde bu ibarenen yer aldığının görüldüğü, Nihai olarak fazla ödemeden kaynaklanan bir alacağın mevcut dosya kapsamından anlaşılamadığı için takdiri mahkeme ait olmak üzere bir alacağın bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.09.12.2021  tarihli ara karar ile  dosyanın  bankacı bilirkişi ile nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24.02.2022  tarihli bilirkişi ek raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Ek Raporunda özetle;  Dosya kapsamında yapılan incelemede davacının borcundan daha faza ifada bulunduğu iddiası mevcut ise de, heyetimizce yapılan tetkiklerde ve tespitlerde fazladan ifa edilen bir meblağı gösteren belgeye rastlanılamadığı,   Bir hukuki sözleşmesel ilişkide borçlu borcunu ifa ettiğini ve varsa fazla ifayı ispat etmesi gerektiği,  Taraflar arasında sonradan bir protokol (25.07.2017) yapılmış olması ve borcunda ifa edilmiş olması karşısında fazla ifa yapıldığının ayrıca belgelendirilmesi gerektiği, Davacının “tahsilde tekerrür olmamak kaydı”nın bulunmadığı şeklinde bir beyanı bulunmuş olsa bile dosya kapsamı incelendiğinde, takip taleplerinde bu ibarenen yer aldığının görüldüğü,  Nihai olarak fazla ödemeden kaynaklanan bir alacağın mevcut dosya kapsamından anlaşılamadığı için takdiri mahkeme ait olmak üzere bir alacağın bulunmadığı şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.29.11.2022  tarihli ara karar ile  dosyanın  bankacı bilirkişi ile nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 12.04.2023  tarihli bilirkişi ek raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Ek 2. Raporunda Özetle; Dosya kapsamında yapılan incelemede davacının borcundan daha faza ifada bulunduğu iddiası mevcut ise de, heyetimizce yapılan tetkiklerde ve tespitlerde fazladan ifa edilen bir meblağı gösteren belgeye rastlanılamadığı,   Bir hukuki sözleşmesel ilişkide borçlu borcunu ifa ettiğini ve varsa fazla ifayı ispat etmesi gerektiği,  Taraflar arasında sonradan bir protokol (25.07.2017) yapılmış olması ve borcunda ifa edilmiş olması karşısında fazla ifa yapıldığının ayrıca belgelendirilmesi gerektiği, Davacının “tahsilde tekerrür olmamak kaydı”nın bulunmadığı şeklinde bir beyanı bulunmuş olsa bile dosya kapsamı incelendiğinde, takip taleplerinde bu ibarenin yer aldığının görüldüğü,   Nihai olarak fazla ödemeden kaynaklanan bir alacağın mevcut dosya kapsamından anlaşılamadığı için takdiri mahkeme ait olmak üzere bir alacağın bulunmadığı şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür. 13.06.2023  tarihli ara karar ile  dosyanın  bankacı bilirkişi ile nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 18.09.2023  tarihli bilirkişi ek raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Ek 3. Raporunda özetle;  Dosya kapsamında yapılan incelemede davacının borcundan daha faza ifada bulunduğu iddiası mevcut ise de, heyetimizce yapılan tetkiklerde ve tespitlerde fazladan ifa edilen bir meblağı gösteren belgeye rastlanılamadığı,  Bir hukuki sözleşmesel ilişkide borçlu borcunu ifa ettiğini ve varsa fazla ifayı ispat etmesi gerektiği,  Taraflar arasında sonradan bir protokol (25.07.2017) yapılmış olması ve borcunda ifa edilmiş olması karşısında fazla ifa yapıldığının ayrıca belgelendirilmesi gerektiği, Davacının “tahsilde tekerrür olmamak kaydı”nın bulunmadığı şeklinde bir beyanı bulunmuş olsa bile dosya kapsamı incelendiğinde, takip taleplerinde bu ibarenin yer aldığının görüldüğü, Nihai olarak fazla ödemeden kaynaklanan bir alacağın mevcut dosya kapsamından anlaşılamadığı için takdiri mahkeme ait olmak üzere bir alacağın bulunmadığı,  Dolayısıyla en  son hazırlanan raporumuzda herhangi bir değişikliğin bulunmadığı,  ANCAK ;Sayın mahkemenizin tensip kararında” Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmelerine istinaden bankacılık işlemleri kapsamında davacının ödemesi gereken miktar ve yapılan ödemeler, icra takiplerindeki vekalet ücreti ve masrafların ayrı ayrı tespit edilerek, davacı yanın kredi sözleşmesine göre geri ödemesi gereken miktar, icra takiplerindeki masraf ve vekalet ücretininde ayrı ayrı miktarın tespit edilmesi ile davacı yanca yapılan ödemelerin fazla olup olmadığı hususunun irdelenmesi, iddia savunma ve toplanan deliller gözetilerek denetime elverişli rapor tanzim edilmesi” şeklinde görev verildiğinden görev doğrultusaunda  yapılan hesaplamaya göre,. --------- Sayılı dosyasından 5.608.73 TL +24.160.95 TL= 29.769.68 TL FAZLA TAHSİLAT ----------  sayılı dosyasından  15.440.39+24.160.95=39.601.34 TL fazla tahsilat sağlandığı, sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.<br><br>DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklı ödemenin sebepsiz zenginleşme uyarınca iadesi talebine ilişkindir. Davacılar ve davalı banka arasında 26/09/2013 tarihinde 1.000,000,00 TL Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, şirket yetkilisi olan davacı ... müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalı banka tarafından ---------Noterliği'nin 02/10/2015 tarihli ve -------- yevmiye numaralı ile 21/12/2015 tarihli ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamaleri gönderdiği, davalı şirkete gönderilen ihtarnamenin sözleşmedeki adresten farklı olduğu ve davacı kefile gönderilen ihtarnamenin iade edildiği, 18/09/2023 tarihli ek raporda davalı bankanın 21/12/2015 olan kat tarihi itibariyle alacağının 543.785,71 TL olduğunun tespit edildiği, -------- sayılı icra dosyasının incelenmesinde davalı banka tarafından davacı şirket aleyhine 692.549,62 TL alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, icra takibinin 14/09/2017 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilerek 150/c şerhinin kaldırılması ile dosyanın kapatılmasına karar verildiği,-------- sayılı icra dosyasının incelenmesinde davalı banka tarafından davacı şirket ve kayıt maliki şirket aleyhine 692.549,69 TL alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, alacaklı banka vekilinin 07/06/2016 tarihli talebiyle şerhin kaldırılmasına karar verilerek harç alındığı ve tapuya müzekkere yazıldığı, alacaklı yanın haricen tahsil beyanı bulunmadığı,------- sayılı icra dosyasının incelenmesinde davalı banka tarafından davacılar aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı,  davacı ... tarafından 23/03/2017 tarihinde 281,36 TL ve 25/09/2017 tarihinde 87,50 TL tutarında yatırıldığının görüldüğü, dosyada başkaca tahsilat tespit edilmediği, Davacılar vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalarda -------- sayılı icra dosyasında banka vekilinin şerhin kaldırılması talebinin haricen tahsil olarak kabul edilmesi gerektiğini savunduğu, davalı bankanın hesap ekstresinde tapu maliki şirket tarafından takibe konu borçtan şeklinde 31/03/2016 tarihinde 520.000,00 TL ödemenin kayıtlara işlendiği, davalı banka tarafından anlaşmaya ilişkin mail çıktılarının sunulduğu, -------- sayılı icra dosyasına istinaden  520.000,00 TL ödeme yapıldığının kabul edildiği, aksinin davacı yanca ispat edilmediği anlaşılmıştır.Cevap dilekçesinin ekinde sunulan taraflarca imzalanan 25/07/2017 tarihli protokolun incelenmesinde tahsil harcı olmak üzere 145.186,38 TL borçlu olduğunun davacılar tarafından kabul edildiği, davalı bankaca 116.160,95 TL üzerinden  iskontolu olarak kapatılması konusunda anlaşmaya varıldığı ve 8.000,00 TL vekalet ücreti ödeneceği konusunda anlaşıldığı, davalı bankanın kredi ilişkin hesap özetinin incelenmesinde  toplam 116.160,95 TL ödendiği,  Dava dilekçesinin incelenmesinden dava dilekçesinin ekinde ödeme belgelerinin davacı tarafça sunulmadığı, mahkememizce sunması için süre verildiği, davacılar vekili tarafından bildirilen ödeme belgelerinin mahkememizce istenildiği, temin edilen ödeme belgelerinin  davalı bankanın kredi ilişkin hesap özetinde işlenmiş olduğu, davacı vekili tarafından sunulan 07/02/2018 tarihli ibraname ile tahsil harçları ayrı olmak üzere davalı banka tarafından davacıların ibra edildiğinin görülmüştür.Bu açıklamalar ışığında dosya değerlendirildiğinde; davacı yanca fazla ödeme yapıldığının beyan edildiği, davacılar tarafından  25/07/2017 tarihli protokol ile borcun kabul edildiği  ve anlaşılan hususta ödeme yapıldığı, fazla ödeme yapıldığına ilişkin başkaca belge sunulmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>H Ü K Ü M:  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Mahkememize açılan davanın REDDİNE,<br>2- Peşin alınan 1.700,75 TL harçtan  alınması gerekli 269,85 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye  kalan 1.430,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde  davacıya İADESİNE,<br>3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,<br>4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde  davacıya İADESİNE,<br>5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T  uyarınca  17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya  VERİLMESİNE,<br>Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"380b7e6cbafe9f610bbb0dfff1b145cf","SID":"9c220db19f43a8e9"}}