{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2884 <br>KARAR NO: 2023/3357<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/12/2022<br>NUMARASI: 2022/651 E - 2022/1140 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 09/11/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 16/04/2005 tarihinde \"idareye kayıtsız sayaçtan\", 16/06/2005 tarihinde \"kayıtsız sayaçtan\" ve 03/05/2008 tarihinde \"sözleşmesiz sayaçtan\" kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, davalı tarafından kaçak tespit tutanaklarında belirtilen fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Mahkeme,her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde delil listesi kısmında arabuluculuk son tutanağı eklendiği belirtilmiş ise de; dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya örneğinin bulunmadığı, bu nedenle tensip tutanağının 16 numaralı ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı örneğini sunmak üzere ihtaratlı davetiye gönderildiği, ihtarın 17/10/2022 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, ne var ki son tutanağın 07/12/2022 tarihinde ibraz edildiği, kesin sürenin tarafları ve hakimi bağlayıcı nitelikte olduğu (Ankara BAM 29. Hukuk Dairesi'nin 2021/327- 2022/861 E.-K. sayılı kararı ile Adana  BAM 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/3619 Esas-2021/2295 Karar sayılı kararı)gerekçesi ile;\"Davanın USULDEN REDDİNE\" karar vermiştir. Kararı  davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;  dava açılırken  UYAP üzerinden evrakları  yüklerken ne yazık ki sehven söz konusu arabuluculuk son tutanağını sisteme yüklemeyi unuttuklarını,eklerde sunulacağı belirtilen  bu evrakı dava dilekçesiyle  birlikte sundularını sandıklarını, ne yazık ki sehven sunmayı unuttuklarını, bunu fark edip mahkemeye sunmuş olmalarına rağmen  Mahkemece kesin süresi içinde tutanak sunulmadığı gerekçesiyle davanın  usulden reddine karar verildiğini, dava konusu hakkında arabuluculuk başvurusu yapıldığı halde sırf son tutanağın süresi içinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesine karar verilmesinin  usul ekonomisine ve taraf menfaatlerine aykırı olduğunu,istinafa konu işbu davayı açmadan evvel arabulucuya başvurma dava şartı olup zorunlu arabuluculuk şartına bağlı olduğundan davacı tarafça  24.06.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, 20.07.2022 tarihinde davadan önce arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiş olup 06.10.2022 tarihinde de davanın  açıldığını, uyap sisteminden dava açılırken sistem zorunlu arabuluculuk dosya numaralarını istemiş; bu kısımlara arabuluculuk dosya numaraları girilmeden dava açma safahatında ilerleme sağlanılamadığından ilgili bilgiler girilerek işbu davanın  açıldığını,bu kısımlara arabuluculuk dosya numaraları girildiğinde Uyap sistemine arabuluculuk son tutanağı eklenmemiş olsa dahi arabulucunun Arabulucu Portal’a e-imza ile eklediği sonuç tutanağının görüldüğünü,kaldı ki ön inceleme duruşmasına kadar  talep edilen belge mahkemeye sunulduğundan davanın uzamasına sebep olunmadığını belirterek emsal kararlar da belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava; kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden davalı adına tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin tahsiline yönelik   başlatılan  takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise davacıya arabuluculuk  son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulması için yapılan kesin süre içeren ihtaratın usule uygun olup olmadığı noktasındadır. Dosya kapsamından, davacı tarafça  dava dilekçesi ekine arabuluculuk son tutanağının eklenmesinni unutulduğu , mahkemenin  mahkemece tensip 16 numaralı ara kararı ile tensip tutanağının tebliği suretiyle  davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı örneğini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, gönderilen tebligat zarfının üzerinde ise \" bu zarfta tensip zaptı ve sadece  meşruat kelimesini içerir\" şerhinin bulunduğu görülmüştür.  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/19-286 E., 2010/330 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere muhtıranın geçerli olabilmesi için muhtırada hakim veya mahkeme başkanının sicili ve imzasının bulunması, yapılacak işlemin  doğru olarak gösterilmiş olması,  verilen sürede muhtıra gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının hatırlatılması gerekmektedir. Bu unsurları taşımayan muhtıra ile geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye de imkan yoktur. Bu hususlar gözetildiğinde hakim imzası olmadan davacıya gönderilen tebligat üzerine şerh verilerek yapılan bildirimin geçerli olmadığı açıktır Açıklanan nedenlerle, davacıya usule arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulması için muhtıra tebliği ile sonucuna göre karar verilmek gerekir ise de; davacı tarafça ön inceleme duruşmasından önce arabuluculuk son tutanağının ıslak imzalı olarak örneğinin sunulduğu görülmekle,dosyadaki eksikliğini giderildiği belirlendiğinden,mahkemenin davanın usulden reddine ilişkin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. Bu itibarla davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak yargılamaya devamla karar verilmek  üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09ff99e9baa585332e268249faad789b","SID":"1f0bf21fe05c3d65"}}