{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/710 Esas - 2023/834<br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/710 <br>KARAR NO\t: 2023/834<br><br>HAKİM\t: ....<br>KATİP\t:......<br><br>DAVACI \t: ... DOKUMA İPLİK TEKSTİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ..... - [16490-94075-.....] UETS<br>DAVALI \t:  HASIMSIZ<br>DAVA\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 27/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 26/10/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin tekstil sektöründe 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren  LC Waikiki, Zara vb. birçok tanınan kurumsal firma ile ticari ilişkileri olan şirket olduğunu, davacı şirketin bünyesinde halihazırda 400 kişiye yakın çalışanının bulunduğunu, müvekkili şirketin tacir olduğundan TTK gereği tutması zorunlu defterlerden olan genel kurul karar defterinin kaybolduğunu beyanla, söz konusu şirket genel kurul karar defteri için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; <br>Dava, TTK' nın 82/7.  maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.<br>Davacı sermaye şirketinin tacir olduğundan basiretli şekilde davacı davranmak zorundadır.<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/10/1984 tarih 1982/11-852 Esas ve 1984/788 Karar sayılı kararında \"TTK.nun 68/1. maddesi hükmünce \"Defter tutmak mecburiyetinde bulunan kimse ve işletmeye devam eden halefleri, defterler! son kayıt tarihinden ve saklanması mecburi olan diğer hesap ve kağıtları tarihlerinden itibaren on yıl geçinceye kadar saklamaya mecburdurlar\". Aynı maddenin son fıkrası da şu düzenlemeye yer vermiştir: \"Bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtları yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyanı oğrendiği tarihten itibaren onbeş gun icinde ticari isletmesinın bulundugu yerin selahiyetli mahkemesinden kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir. Mahkeme lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır...Önce şu husus belirtilmelidir ki, metni yukarıya aynen alınan hükümdeki \"yangın, su baskını veya yer sarsıntısı\" örnekleri tahdidi bir düzenleme içerisinde yer almamış, \"gibi\" sözlüğünden de anlaşılacağı üzere tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Tacirin 68. maddenin son fıkrasından yararlanabilmesi icin bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur: Genel bir kural konulamamakla beraber cereyan ettigi yer ve sartlar itibarıyla bir (hırsızlık) olayı sozu edılen madde kapsamında düşünülebileceği gibi, gene başka yer ve başka koşullar altında düşünülmeyebilir de... Davaya konu olayda ise; herhangi bir sebep sunmamış olup, tüm aramalara rağmen bulunamadığı iddia olunmuştur.Ticari defter ve belgelerin iyi muhafaza edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.\" denilmiştir.     <br>Dolayısıyla  Hukuk Genel Kurulu kararında vurgulandığı üzere tacirin  saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtları özenle muhafaza etmesi zorunlu olup, yerine göre çalınma halinde bile, zayi belgesi verilemez iken,  basiretli tacir gibi davranmama sebebiyle  kaybolma iddiası ile  zayi belgesi verilemeyeceği gibi iradesi dışında kaybolduğunun dava dilekçesinde açıklanmadığı ve ispatlanmadığından davanın reddine  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\tKARAR:<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3- Yapılan giderlerin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,  <br>4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize  iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf  kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/10/2023         <br><br>    Katip ....<br>  E-Imzalıdır.<br> <br> <br>      Hakim ...<br>  E-Imzalıdır.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40e1595e78e37fea44110d3b6fb4448c","SID":"7d703e78645ec6ca"}}