{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    20 Esas 2023/  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/1111<br>KARAR NO\t\t: 2023/1359<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 03/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/224 Esas 2023/489 Karar <br>DAVACI \t<br>VEKİLİ<br>DAVALILAR\t:<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 13/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/10/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'ne karşı Eskişehir 3. İş Mahkemesinde dava açtığını, yargılama esnasında şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrendiklerini, İş Mahkemesindeki davada taraf teşkilinin sağlanması için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davaya konu şirketin 15/04/1988 tarihinde kurulduğunu, vergi mükellefiyetinin 31/08/2011 tarihinde sona erdiğini, 17/03/2014 tarihinde terkin olduğunu, ayrıca şirket ortaklarından ...'a ihtar gönderildiğini, ihtarların ilan edildiğini, şirketin terkin edilmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle reddine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde şirkete tasfiye memuru atanmasına, yasal hasım olduklarından yargılama gideri ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  dosya içinde yer alan ticaret sicil evrakında davalı müdürlüğün ihyası istenen şirket ile şirket yetkililerinin sicil kayıtlarındaki adreslerine 6102 sayılı TTK'nın geçici  7/4. maddesi uyarınca ihtarı içeren tebligat çıkarıldığı, tebligatların yapıldığına dair belge sunulmadığı, 10/12/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapıldığı ve vergi kaydı terkini nedeniyle 17/03/2014  tarihinde şirketin sicilden terkin edildiği, ihyası istenen şirkete gönderilen tebligat yapılamamış ise de 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/4. maddesindeki usul dairesinde ilan tarihine göre tebliğ tarihi belirleneceğinden, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca dava konusu terkin işleminde usulsüzlük bulunmadığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01/07/2020 tarih ve 2020/1551 Esas- 2020/3396 Karar sayılı ilamı), Ticaret  Sicil Müdürlüğü tarafından TTK geçici 7. madde kapsamında şirketin ticaret sicilden terkinine karar verilmesi nedeniyle somut olayda TTK 547. maddenin de uygulama imkanının bulunmadığı, bu haliyle terkin tarihi dikkate alındığında iş bu davanın açıldığı 13/03/2023 tarihi ve ayrıca davacı tarafından Eskişehir 3. İş Mahkemesinin 2023/76 esas sayılı davasının açıldığı tarih itibariyle de  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7/15. madde de ki beş yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7/2. maddesi kapsamında da Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edildiği 17/03/2014 tarihi ve sonrasında beş yıllık hak düşürücü süre  içerisinde şirket tüzel kişiliği hakkında devam eden dava da bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça İş Mahkemesinde, ...ne ait iş yerinde 01/08/1999-11/11/1999 tarihleri arasında çalıştığı iddia edilerek hizmet tespiti davası açıldığı, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihler dikkate alındığında hizmet tespiti ve akabinde iş bu şirketin ihyası davasını şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde terkini tarihi olan  17/03/2014  tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü sürede açma imkanı varken bu hak ve imkanını kullanmayarak yaklaşık 23 yıl sonra açtığı, bu haliyle Ticaret  Sicil Müdürlüğü tarafından Anayasaya aykırılığı ileri sürülmeyen, hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal hükmü bulunmayan ve halen geçerli olan TTK geçici 7. madde kapsamında kalan şirket hakkında bu maddenin işletilmesi nedeniyle somut olayda uygulanması gerektiği anlaşılmakla, 6102 Sayılı TTK geçici 7/15 bendi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tHizmet tespit davası açıldığını, hizmet tespiti davası ile birlikte şirketin ihyasının gerektiğinin öğrenildiğini, <br>\tHak düşürücü sürenin geçmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte karşı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  ticaret sicilinden TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca re'sen terkin edilen Yavaşoğlu Mobilya Sanayi Ve Ticaret Limited Şirket'nin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tEskişehir 3. İş Mahkemesinin 2023/76 esas sayılı dosyası UYAP kayıtlarının incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ... olup, hizmet tespiti davası açıldığı, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.<br>\tTicaret sicil müdürlüğü yazı cevabına göre; ihyaya konu edilen şirketin 15/04/1988 tarihinde sicile tescil edildiği, faaliyetine son vermesi nedeniyle vergi kaydının 31/08/2011 tarihinde silindiği, şirket ve şirket yetkilileri adına ihtar çıkartıldığı, davalı tararfça tebligatın çıkartıldığına dair posta zimmet formu sunulduğu ancak tebligatın yapıldığını gösterir belge sunulmadığı, ihtarların 10/12/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin 102 sayfasında ilan edildiği, tüzel kişiliğinin  6102 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi uyarınca 17/03/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği, tasfiye giriş işlemine rastlanmadığı ve tasfiye memuru atanmadığı anlaşılmıştır.<br>\t6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı,  yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\t30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan \"Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\"  Tebliğ'in 1. maddesinin \"d\" bendinde; \"18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.\" ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. <br>\tHak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, davacının hukuki yararının bulunduğu davada esas yönünden inceleme yapılmasına gelindiğinde; yukarıda açıklandığı üzere davalı müdürlükçe dava dışı  şirket  vergi kaydı terk nedeni dayanarak sicilden terkin edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinde  vergi kaydı terk nedeninin şirketin terkin nedenleri arasında düzenlenmediği,ihyası istenen şirketin vergi kaydı terk nedeni ile   re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda sınırlı olarak sayılan hallerden olmadığından terkin işlemi usulsüzdür (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/03/2022 tarih ve 2021/7912 Esas 2022/2149 Karar sayılı ilamı). Bu durumda açılan davada usulsüz şekilde ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, TTK'nun geçici 7. maddesine belirtilen süreye tabi olmaksızın ihyasına karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tDiğer yandan, eldeki davanın ...'nin ihyasına yönelik olup, açılan davanın davalı ... Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi yeterli olduğundan ihyası talep edilen ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırıdır. <br>\tÖte yandan, davalı ... Sicil Müdürlüğü usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı sicil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hüküm altına alınmıştır.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, şirketin tasfiyeyle sınırlı olmak üzere ihyasına karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Eskişehir  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  03/05/2023 tarih ve 2023/224 Esas 2023/489 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>\tB)1-Davanın KABULÜNE, <br>\t2-Eskişehir Ticaret Sicili Müdürlüğünün 8908 sicil sırasında kayıtlı iken terkin edilen davaya konu ...'nin İHYASINA, <br>\t3-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, <br>\t4-Davalı ... yönünden açılan davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,<br>\t5-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  89,95  TL harcın davalı ... Sicil Müdürlüğü'nden alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacıdan  peşin alınan 179,90 TL  peşin harç ile 179,90 TL  başvurma harcı olmak üzere toplam 359,80 TL  harcın Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davacı tarafça yargılama aşamasında  yapılan posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam  351,25 TL yargılama giderinin davalı ... Sicil Müdürlüğü'nden  alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-Yargılama aşamasında vekille temsil olunan davacı yararına, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sicil Müdürlüğü'nden   alınarak davacıya verilmesine,<br>\t9-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının  karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\tC)1-Davacı tarafından istinaf karar harcı olarak yatırılan 179,90 TL  harcın  talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL  istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 83,00 TL posta gönderim yargılama gideri olmak üzere toplam 575,00  TL  yargılama giderinin davalı ... Sicil Müdürlüğü'nden alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/10/2023<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                     Üye - ...\t                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...             ...          ...<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a6b58d837b4f4242b38649d4629c4af","SID":"f73567139b1708d4"}}