{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2022/771 Esas - 2023/494<br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\tKARAR<br><br>ESAS NO\t:2022/771 Esas<br>KARAR NO\t:2023/494<br>HAKİM\t:.<br>KATİP\t:....<br>DAVACI \t:... ENDÜSTRİYEL REZİSTANS VE ISI EKİPMANLARI<br>\tSANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ..... <br>VEKİLİ\t:Av...... - [16984-89389-....] UETS<br>DAVALI \t:... İNSAN KAYNAKLARI BİLİŞİM ANONİM ŞİRKETİ\t-... [25919-56287-.] UETS<br>VEKİLLERİ\t:Av. .... - [16571-75169-...] UETS<br>\t Av... - [16950-59964-.....] UETS<br>DAVA\t:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:27/07/2022<br>KARAR TARİHİ\t:16/05/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t:31/05/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> DAVA;Davacı Vekili Dilekçesinde Özetle;  <br>taraflar arasında imzalanan ve 04.12.2020 tarihli “bütünleşik tasarruf sistemleri <br>hizmet sözleşmesi” devam ederken davalı tarafından sözleşmeye aykırı şekilde hizmet verilmemesi nedeniyle davacı <br>şirketin zarara uğradığını, zararların tazmin edilmesinin gerektiği, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan 04.12.2020 <br>tarihli “bütünleşik tasarruf sistemleri hizmet sözleşmesi” ile davacı şirket personelinin sgk ücret bordrolarının ve sgk <br>kesintilerinin; 6111, 6645 ve 7103 sayılı teşvikler kapsamında değerlendirilmesi, davacı adına teşvik kazanımlarının <br>sağlanması için gereken işlemlerin yapılması, teşvik kaybının önlenmesi ve gelecek dönemde işletmelerin tasarrufunu <br>arttıracak ve karşılıklı yapılacak ek protokoller ile kayıt alınarak sunulması mümkün hizmet başlıklarının yürütülmesinin <br>amaçlandığını, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam ederken davacı şirket insan kaynakları yöneticisi tarafından <br>27.02.2022 tarihinde, ocak 2022 dönemi için yapılan çalışmanın davalı tarafa gönderildiği ve sözleşme kapsamında raporlama talep edildiğini, ancak davalı şirket raporlama servisi çalışanı tarafından davacıya gönderilen cevabı mail ile <br>muhasebe birimi tarafından verilen talimat doğrultusunda rapor paylaşılamayacağının belirtildiğini,  bu sebeple davacı <br>şirket tarafından ilgili işlemin son gününün yaklaşması nedeniyle bir önceki ayın raporuna göre SGK bildirimleri yapılmak <br>durumunda kalındığı, SGK şubat/2022 döneminin bildirgelerinin verilmesi esnasında ocak dönemi uygunsuz bildirimi <br>uyarısının sgk sisteminde görüldüğü ve düzeltme için sgk ile irtibat kurulduğunu, yeniden tahakkuk edilen dönem için <br>tahakkuk eden tutarın ödemesinin yapıldığı, aynı şekilde şubat 2022 dönemine ilişkin bildirge verilirken de bir önceki <br>dönemin bildirimin hatalı olması nedeniyle sıkıntı yaşanmış personellerin önceki dönem verilerinin uygunsuzluğu sebebiyle sgk bildirimleri eksik şekilde sistemde yer almak durumunda kaldığını, şubat /2022 dönemi için de daha sonra <br>sgk ile görüşülerek yeniden tahakkuk kayda alındığı ve ödemesinin yapıldığı, davalının sözleşmeye ve hukuka aykırı <br>şekilde hizmet vermekten kaçınması sebebiyle davacı şirketin; ocak-2022 dönemi için 11.049,49 tl ve şubat-2022 dönemi <br>için 18.451,70 tl olmak üzere toplamda 29.501,19 TL zarara uğradığını, davalı tarafından sözleşmeye ve hukuka aykırı <br>şekilde hizmet sunulmasından kaçınılması üzerine davacı şirket zarara uğradığı, bu hususun davacı şirkete ziyaret amaçlı <br>gelen davalının bölge müdürü nevzat karakurt ile paylaşıldığı ve kendisi ... insan kaynakları bilişim a.ş.’nin hizmet <br>vermekten kaçınamayacağını kabul ederek konu ile ilgili görüşeceğini ve zararın tazmin edileceğini belirttiğini, aradan <br>geçen süre içerisinde davacı şirketin zararının tazmini ile ilgili görüşmeler yapılmışsa da bu konuda bir adım atılmadığını, gibi son olarak davacı şirketin davalı şirketin muhasebe yetkilileri tarafından arandığı ve cari alacaklarının olduğundan <br>bahisle icra işlemlerinin başlatılacağı hususunda adeta tehdit edildiğini, bu durum üzerine davacının zararının <br>giderilmeyeceğinin anlaşılması üzerine bursa 10. noterliği'nin 15.06.2022 tarih ve 21190 yevmiye numaralı ihtarnamesi <br>keşide edildiğini, davalı tarafça verilen cevapta bahsi geçen dönemde hizmet ilişkisinin zımmen sona erdiği iddia edildiğini, <br>zararın karşılanmayacağının belirtildiğini, davalı tarafça gönderilen ihtarname ile sözleşmenin zımmen sona erdiğinden <br>bahsedilmişse de ilgili sözleşme uyarınca fesih için yazılı bildirim arandığı gibi öncelike süre verilmesi gerektiğinin <br>düzenlendiğini, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan 04.12.2020 tarihli “bütünleşik tasarruf sistemleri hizmet <br>sözleşmesi”nin 12. maddesinde \"tarafların, işbu sözleşme kapsamındaki yasal ve akdi yükümlülüklerinden herhangi birisine aykırı davranması durumunda, diğer taraf öncelikle yasal ve akdi yükümlülüklerin yerine getirilmesi için diğer <br>tarafı belge ve dayanaklarım da ekleyerek yazılı olarak uyaracaktır. yükümlülüklere aykırı davranan taraf bu uyarıya <br>rağmen 1 (bir) hafta içerisinde durumu düzeltmediği takdirde sözleşme yazılı ihtar yapılarak tek taraflı derhal <br>feshedilebilecektir.\" hükmünün getirildiği, görüleceği üzere tarafların sözleşme koşullarına uymaması üzerine fesih hakkı <br>tanınmışsa da burada öncelikle yazılı bildirim yapılması gerektiğinin düzenlendiği, davacının sözleşme koşullarına <br>uymadığı iddiasını kabul edilmemekle birlikte somut olayda sözleşmenin feshi yazılı bildirim yapılmasına rağmen karşı <br>tarafların işbu aykırılığı gidermemesi halinde mümkün olabileceğinden davalı tarafça iddia edilenin aksine sözleşmenin <br>zımmen sona ermediğini, davacı şirket hizmet süresi boyunca olduğu gibi rapor beklerken davalı tarafça basiretli bir tacire <br>yakışmayacak şekilde adeta davacının sıkışık halinden faydalanmak için raporlama yapılmayacağını belirtmesinin hukuk <br>düzenine ve sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile 29.501,19 tl maddi zararın zarar tarihinden <br>itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa <br>yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP; Davalı Vekili Dilekçesinde Özetle;davalı şirket ile taraflar arasında akdedilen 04.12.2020 tarihli sözleşme kapsamında <br>davacının personelinin SGK ücret bordrolarının ve SGK kesintilerinin; 6111, 6645, 7103 sayılı teşvikler kapsamında <br>değerlendirerek davacı adına teşvik kazanımlarının sağlanması için gerekli olan tüm işlemleri eksiksiz şekilde ve <br>zamanında tamamladığını, davacının teşvik kayıplarının önlenmesi amacıyla davalı şirket  tarafından geliştirilmiş olan 6+1 <br>çalışma modeli ile geçmişe yönelik her 6 (altı) ayda bir onaylı bildirgeleri tarayarak teşvik kazanım sürecindeki eks ik veya fazla yararlanma varsa ise bunları tespit ederek gerekli olan tüm işlemleri sözleşme koşullarına uygun şekilde <br>gerçekleştirdiğini, davacı dilekçesinde davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek zarara uğradığını, iddia etse de, sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeyen tarafın davacı olduğu, davacının davalı şirket <br>tarafından sözleşme kapsamında verilen hizmetler sebebi ile düzenli şekilde ödemesi gereken hizmet bedellerini haksız <br>şekilde ve sözleşme koşullarına riayet etmeksizin ödemediğini, davalı şirket tarafından sözleşme kapsamında verilen teşvik <br>raporlama hizmetleri neticesinde davalı şirketin düzenleneceği hizmet faturalarının fatura tarihinden sonraki 30 (otuz) <br>takvim gününde müşteri davacı tarafından ödeneceği koşulunun yer aldığını, davalı şirket sözleşme kapsamındaki <br>yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiği ve sözleşmeye uygun şekilde hizmet faturalarını düzenleyerek davacıya <br>ilettiği, davacı hizmet alarak teşviklerden yararlanarak kazanç sağlamış olmasına rağmen, verilen hizmet ile ilgili hiçbir <br>memnuniyetsizlik durumu yaşanmamasına rağmen ve davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara hiçbir şekilde itiraz <br>etmemişken fatura tutarlarını haksız şekilde ödemediğini, davacıya ait cari borç ekstresinde açıkça görüleceği üzere davacı <br>taraf hizmet bedeli borçlarını yaklaşık olarak bir sene boyunca ödemediği ve sadece ara dönemlerde cüzi miktarda kısmi <br>ödemeler yaptığını, davacı yetkilileri ile ödemelerin yapılması konusunda defalarca kez görüşmeler yapılmışsa da davacı <br>yetkilileri her seferinde hizmet bedeli borçlarının ödeneceğini davalı şirkete ileterek aylarca davalı şirketi beklettiğini, davalı şirket yaklaşık olarak bir sene boyunca hizmet bedelleri ödenmemesine rağmen sözleşmenin devamı ve ifası <br>içinden elinden gelen tüm çabayı gösterdiği ve yükümlülüklerini eksiksiz şekilde ve zamanında yerine getirerek davacının <br>SGK teşviklerinden en verimli şekilde faydalanması için yapılması gereken tüm çalışmaları gerçekleştirdiğini, sözleşmenin <br>devamında davacı tarafından yaklaşık olarak bir sene boyunca hizmet bedeli ödenmemiş olmasına rağmen davalı <br>şirketin dostane ve iyi niyetli şekilde yaklaşarak hizmetin ifasını sürdürdüğü ve bu süreçte davacı ile sık sık görüşmeler <br>gerçekleştirdiğini, davalı şirket davacının iddialarının aksine hiçbir zaman davacı ile tehditkar şekilde iletişim kurmadığı ve uzlaşmacı bir tavır ile görüşme sürecini devam ettirdiğini, davacının dilekçesinde sunmuş olduğu 27.02.2022 tarihinde <br>davalı şirket yetkililerine gönderilen mail sonrasında davalı şirket yetkilileri tarafından firma yetkilisine hizmet bedeli <br>ödeme borcunun yerine getirilmediğini,  bu konuda davacı yetkili kişisine finans birimleri ile görüşülmesi gerektiği ve <br>ödemeler konusunda davalı şirket yetkililerine bilgi verilmesi konusu yazılı şekilde ihtar edildiğini, yapılan bu ihtar ve <br>uyarıya rağmen davacı yetkilileri hizmet bedeli borçlarının ödenmesi konusunda hiçbir şekilde davalı şirket yetkilileri ile <br>iletişime geçilmediği ve ödemelerin yapılmaması konusunda davalı şirket yetkililerine bilgi verilmediğini, gelinen son <br>noktada davalı şirketin göstermiş olduğu iyi niyet ve dostane yaklaşımın  davacı tarafından suistimal edildiği ve edilmeye <br>devam edileceği açık olduğundan bu şekilde sözleşme ilişkisinin devam ettirilmesinin davalı şirket açısından çekilmez <br>hale geldiğini, davacıya 28.02.2022 tarihinde davalı şirket yetkilileri tarafından ödemelerin yapılması konusunda <br>gönderilen ihtar maili üzerine davacı yetkilileri bir hafta içerisinde bu durumu düzeltmediği gibi davalı şirket yetkilileri ile <br>hiçbir şekilde iletişime geçmediğini, ödemelerin yapılıp yapılmayacağı konusunda hiçbir bilgi vermediğini, bu aşamadan <br>itibaren davacı ile sürdürülen ticari ilişki sonlandırıldığı ve sözleşme ilişkisinin sona erdiğini, davacıya gönderilen ihtara <br>rağmen ödemeler konusunda davalı şirket ile bir kez dahi olsun iletişime geçilmemesi ve ödemelerin ısrarla yapılmadığını, düşünüldüğünde davacının hizmet ilişkisinin sürdüğünü iddia ederek davalı şirketten iddia ettiği zararların tazminini <br>talep etmesi hayatın olağan akışında anlaşılabilir olmadığını,  davalı şirketin bölge temsilcisi davacının iş yerinde <br>gerçekleştirdiği yerinde ziyaretleri sadece firmanın ödememiş olduğu hizmet bedeli borçlarının ödenmesi amacı ile <br>yaptığını, davalı şirket yetkilileri tarafından 15.06.2022 tarihli gönderilen ihtara kadar uğranılan zarara ilişkin davalı şirkete <br>davacı tarafından hiçbir bildirim yapılmadığı gibi davacının bu iddialarının kabul edildiği bir durum da hiçbir zaman söz <br>konusu olmadığını, davacının Ocak 2022 - Şubat 2022 dönemlerinde davalı şirket sebebi ile zarara uğradığını iddia ettiğini, <br>davacı tarafından 27.02.2022 tarihinde gönderilen mail ile ocak 2022 dönemi teşvik rapor çalışması talep edildiğini, <br>davacıya ödemelerin yapılması konusunda gönderilen ihtar sonucunda davacı tarafından bir hafta içinde bu durum <br>düzeltilmediği ve müvekkil şirket ile hiçbir şekilde iletişime geçilmediği için sözleşme ilişkisi bu şartlar altında devam <br>ettirilmediğini, bu duruma davacının sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranmasının neden olduğunu, ocak 2022 ve şubat <br>2022 dönem bildirgeleri davacı tarafından yapıldığından ve bu bildirgeler davalı şirketin sözleşme ilişkisini sona erdirdiğini, dönemde davalı şirket tarafından yapılmadığından yersiz yararlanma iddialarının davalı şirket tarafından kabul <br>edilmesinin mümkün olmadığını, iddia edilen zararların tazmininden davalının sorumlu olmadığını, davacı tarafından iddia <br>edilen dönemlerdeki yersiz yararlanma iddiaları bu dönemde davalı şirket tarafından sözleşme ilişkisinin sonlandırıldığını ve bu çalışmalar davalı şirket tarafından gerçekleştirilmemiş olduğundan davacının uğradığını iddia ettiği zararların <br>tazmini konusunda davalı şirketin herhangi bir  sorumluluğu ve yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının bu süreçte <br>hiçbir şekilde davalı şirket yetkililerine bu zararlara ilişkin yazılı bir bildirim ve ihtar göndermediğini, davalı şirket yetkilileri <br>tarafından cari borçların ödenmesi konusunda davacı yetkilileri ile Haziran 2022 döneminde görüşmeler yapılarak <br>davacının cari borçlarını ödeyip ödemeyeceğini, ödeme yapılmaması durumunda sürecin yasal yollar ile takip edileceği <br>hususları davacıya bildirildiği ve bu bildirimlerin hemen ardından davacı tarafından Bursa 10. Noterligi'nin 15.06.2022 <br>tarih ve 21190 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı şirkete tebliğ edildiği, davacının zarara uğradığını iddia ettiğini, dönemlerde davalı şirkete zarar iddiaları hakkında hiçbir bildirim yapmaması ve bu dönemlerde hiçbir talepte<br>bulunmamasına karşın cari borç tutarları hakkında hukuki sürecin başlatılacağının bildirilmesi akabinde davacının birden <br>bire davalı şirket sebebi ile zarara uğradığını iddia eden içerikte ihtarname keşide etmesi hizmet bedellerini <br>ödememek için haklı bir neden oluşturma gayesinden ibaret olduğunu, Şubat 2022 döneminden sonra davacı iş yerinde <br>davalı şirketin bölge temsilcisi tarafından yerinde ziyaret gerçekleştirildiği ve 01.04.2022 tarihinde 10.000 TL, 23.05.2022 tarihinde 7.644,00 TL olmak üzere davacı tarafından kısmi ödeme yapıldığı, bu süreçte dahi  davacı yetkilileri <br>tarafından zarara uğradıkları yönünde bir iddia ileri sürülmediği ve davalı şirketten bir talepte bulunulmadığını, sadece <br>ödemelerin yapılması konusunda görüşmelerin sürdürüldüğü, davacının ocak ve şubat 2022 döneminde davalı şirket <br>sebebi ile zarara uğradığını iddia ettiği ancak bu doğrultuda sözleşmenin 5.1.4.maddesi uyarınca uğradığı zararları <br>borçlarından mahsup etme hakkı dahi olmasına rağmen neden kısmi ödeme yapmaya devam ettiği ve bu kısmi <br>ödemelerin yapıldığı dönemde dahi  uğradığını iddia ettiği zararlar hakkında davalı şirkete bilgi vermediğini, kısmi ödeme <br>yapılan bu dönemlerde borçların tamamen ödeneceği beyan edilirken yine gecikme yaşanması sonrasında davalı şirket <br>tarafından icra takibi sürecinin başlatılması gündeme geldiğinde davacı birdenbire zarar iddialarını ileri sürdüğü ve bu <br>durumu ödeme yapmamasına gerekçe olarak kullanmaya çalıştığını, mail dökümünde de görüleceği üzere bölge temsilcisi <br>...'un 01.04.2022 tarihinde davalı şirket yetkililerine gönderdiği mailde davacının 10.000 TL ödeme <br>yapacağını, haftasında da tüm borçlarını kapatacağı yönünde bilgilendirmesinin mevcut olduğunu, cevap dilekçesinde ve <br>ihtarname cevabında belirtilmiş olan  gerekçeler sebebi ile davacı tarafından iddia edilen 29.501,19 TL zarar iddiasının <br>kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından iddia edilen bu zararın hiçbir haklı ve geçerli dayanağı olmadığını, mail sonrasında davacı tarafından davalı şirkete herhangi bir geri dönüş yapılmaması ve akabinde ödeme yapılmaması <br>sebebi ile sözleşme ilişkisi devam ettirilmediğini, davacıya gönderilen ihtarname ile davacının ödememiş olduğu 36.050,94 <br>TL hizmet bedeli borcunun ihtarın tebliğini takip eden 3 (üç) gün içinde ödenmesi, aksi halde alacakların tahsili için hukuki  <br>sürecin başlatılacağı bildirilmişse de davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde hizmet bedeli borçlarının ödenmediğini, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek haksız ve hukuka dayanaktan <br>yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER, DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Bilirkişiler 03/04/2023 Tarihli Raporunda Özetle;Davacı şirketin Yevmiye defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel <br>Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, <br>davacı şirket defterlerine göre davacı şirketin davalı şirkete 14.075,64  TL borcunun bulunduğu, <br>davacı şirketin Ocak ve Şubat 2022 ayları için yararlanamadığı teşviklerin bulunmadığı, Ocak ve Şubat ayları <br>bildirimlerin teşvike tabi olmadığı,  davacı şirketin Şubat 2022 ayı bildiriminin geç yapıldığı, geç bildirim nedeniyle  02/2022 dönemi için döneminden <br>sonra 05.05.2022 Tarihinde verilen bildirge ile 5.004,00 TL idari para cezası kesildiği, <br>davalı danışan şirket tarafından bakiye alacağın tahsili için davalıya 28/02/2022  tarihine mail gönderdiği ve <br>17/06/2022 tarihli 16910 yevmiye numaralı ihtarname keşide ettiği, bu tarihten evvel herhangi bir ihtar vs. Gönderilmediği, davacı şirketin temerrüde düşürülmediği, sözleşmenin feshedilmediği, bu nedenle dava konusu yapılan <br>Ocak ve Şubat 2022 aylarına ilişkin zarardan sorumlu olduğu, ancak zararın 5.004,00 TL idari para cezasından ibaret <br>olduğu,  Ocak ve Şubat aylarına ilişkin yararlanılmayan herhangi bir teşvikin olmadığı, <br>yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir<br>Tüm dosya kapsamına göre;dava konusu uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında imzalanan 04.12.2020 tarihli “Bütünleşik Tasarruf Sistemleri Hizmet Sözleşmesi” kapsamında davalı tarafından Ocak ve Şubat aylarında hizmet verilmemesi sebebiyle SGK’ya ödenmek zorunda kalındığı iddia olunan 29.501,19 TL’nin davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı, davalı tarafından sözleşme şartlarına uygun şekilde ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmamışsa davalının hizmet yükümlülüğünün devam edip etmediği noktasına toplandığı görülmüştür. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, davacı şirketin Yevmiye defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel <br>Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, <br>davacı şirket defterlerine göre davacı şirketin davalı şirkete 14.075,64  TL borcunun bulunduğu, <br>davacı şirketin Ocak ve Şubat 2022 ayları için yararlanamadığı teşviklerin bulunmadığı, Ocak ve Şubat ayları <br>bildirimlerin teşvike tabi olmadığı,  davacı şirketin Şubat 2022 ayı bildiriminin geç yapıldığı, geç bildirim nedeniyle  02/2022 dönemi için döneminden <br>sonra 05.05.2022 Tarihinde verilen bildirge ile 5.004,00 TL idari para cezası kesildiği, davacının talep edebileceği zarar miktarı 5.004,00 TL idari para cezasından ibaret <br>olduğu, Ocak ve Şubat aylarına ilişkin yararlanılmayan herhangi bir teşvikin olmadığı, davalı danışan şirket tarafından bakiye alacağın tahsili için davalıya 28/02/2022  tarihine mail gönderdiği ve <br>17/06/2022 tarihli 16910 yevmiye numaralı ihtarname keşide ettiği, bu tarihten evvel herhangi bir ihtar vs. gönderilmediği, davacı şirketin temerrüde düşürülmediği, sözleşmenin feshedilmediği, bu nedenle dava konusu yapılan <br>Ocak ve Şubat 2022 aylarına ilişkin zarardan sorumlu olduğu, anlaşılmakla denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 5.004,00 TL’nin 15.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine  dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.<br>HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 5.004,00 TL’nin 15.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 341,82-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 503,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 161,99-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, <br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 5.004,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>5-Davacı tarafça yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 2.500,00-TL bilirkişi ücretleri, 89,50-TL tebligat masrafından oluşan toplam 2.670,02-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 453,90-TL'nin ve davacıdan başlangıçta alınan, 341,82-TL peşin harç olmak üzere toplam, 795,72-TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>6-6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranına göre 265,20-TL'sinin davalıdan, 1.294,80-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,<br>7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,\t            <br>Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize  iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf  kanun yolu açık olmak üzere taraf  vekillerinin yüzlerine karşı  açıkça okundu, usulen anlatıldı 16/05/2023<br><br>Katip ....<br>    ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>    ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61b3ae88c158d9f33b6cdb451ce15cac","SID":"0f26697291b1478b"}}