{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2020/635 Esas<br>KARAR NO:2023/260<br><br>DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:23/01/2020<br>KARAR TARİHİ:06/06/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı yanın talebi üzerinde ülkenin Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde \"ekspertiz\" hizmeti taleplerini genelde sözlü veya mal kanalıyla ileterek taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunu, bu bağlamda tarafların ekspertiz hizmeti verilmesi yönünde sözlü olarak anlaşıldığını ve aralarında ekspertiz hizmetinin verilmesine yönelik sözleşme ilişkisi kurulduğunu, akabinde davalı yanca müvekkili şirkete ekspertiz hizmeti vereceği yerlere ilişkin ihbar bildirmeye başlanmış ve bu bildirimlere istinaden müvekkilinin ekspertiz hizmeti vermek için ihbarı gelen yerlere kimi zaman şahsen ve yanında 3 çalışanı ile kimi zaman ise birden fazla çalışanını göndererek olay yerlerine intikal ettiğini, istenilen hizmetleri vermeye başlandığını, müvekkili şirketin ekspertiz hizmeti verdiği alanlar \"Motorlu Araç Sigortaları Dışındaki Sigortalarda Uygulanacak Asgari Ekspertiz Ücret Tarifesine İlişkin Genelge\" nin alt sınırının uygulanması için elverişli olmadığını, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmetin, o hizmeti verebilmek adına yapmış olduğu harcamaların dahil edilerek ilgili genelgenin 4 ve 5. Maddeleri uyarınca hesaplanarak ödenmesi gerektiğini, hesaplamaların ve işin niteliği gereği asgari ücretin yüzde kaç oranında artırılması gerektiğinin tespiti için bilirkişi incelemesine muhtaç bir durum bulunduğunu, bu sebeple belirsiz alacak davası olarak iş bu davanın ikame edildiğini, müvekkili şirketin davalı yana verdiği ekspertiz hizmetine yönelik yaptığı harcamalardan tespit edilen ulaşım, yemek, konaklama, tercüman masrafları gibi giderler 4 farklı ek şeklinde sunulduğunu, hizmet verilen bölge sıkı yönetimler ilan edilen alanlar olması sebebiyle faturalandırılmadığını, bu nedenle bilirkişi marifetiyle o dönemin emsal bedelleri üzerinden eksik kalan yemek, yol, konaklama giderlerinin hesaplanmasını, müvekkili şirketçe tespit edilen en az 242 dosya için davalının talebi üzerine dosya başı 118TL tapu takyidat masrafı yapıldığını, bu hizmetin verildiği açıkça anlaşıldığından karşı yanca bu bedellerinde ödenmediğini, bu bağlamda alacak kalemi olarak yapılan masrafın bu yönüyle de hesaplanarak avans faiziyle tahsiline karar verilmesini, bu sebeplerle haklı davanın kabulünü, fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla ve harca esas değer olmak üzere şimdilik toplam 8.000,00-TL ve 80.000,00TL'nin içerdiği her bir hasar raporunun karşı yana teslim tarihi olan düzenleme tarihinden itibaren işleyecek şekilde avans faizi uygulanmasını, mahkememiz aksi kanaatte ise dava tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, müvekkili şirketin verdiği ekspertiz hizmet bedelinin, hizmet verildiği yer ve şartlar ile işin niteliğinin göz önünde bulundurularak asgari ücret tarifesinden yüzde kaç oranında takdiren artırılması gerektiğinin tespit edilmesini, yargılama giderleri ve vekaletin karşı yan üzerine bırakılmasını vekalet talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... Hiz.Ltd.Şti. ile müvekkili şirket arasında ekspertiz hizmeti alımı ilişkisi kurulmuş olup; taraflar arasında bu konuda bir yazılı sözleşme bulunmadığını,  davacı sigorta eksperliği şirketi ile müvekkili şirket arasında 2016 Mayıs ve 2017 Şubat tarihleri arasında 251  adet eksperlik hizmeti alımı söz konusu olduğunu, bu 251 adet hizmet için davacı şirkete toplamda 498.326,00 TL ödeme yapıldığnı, bu ödenen tutarlar da zamanında davacı şirket onay ve mutabakatıyla kestiği faturalara  karşılık olarak ödendiğini, davacının talebine konu ekspertiz işleri için tüm ödemeleri yapılmış olup; iddia edildiği şekilde herhangi bir alacağı bulunmadığını,  davacı tarafın daha önce talep ettiği ücrete ilişkin müvekkiline  iletmiş olduğu bir hesaplama olduğu gözönüne alındığında, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını bu nedenle huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, 23.12.2019 tarihli e-mailde, verilen eksperlik hizmeti için ödenmesi gereken rakamın 1.500.000,00 TL iken müvekkili şirket tarafından 500.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu aradaki farkı talep ettiklerini, davacı tarafın alacağının belirlenebilir olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu,  belgesiz harcamalara ilişkin davacı şirket ne ödeme yaptığını bilemiyorsa bunu bilirkişilerin de hesaplayamacağının açık olduğunu, açılmaması gereken belirsiz alacak davası açılmış olduğundan, bu konudaki eksiklik de süre verilerek tamamlanamayacağından, dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, buradaki hukuki yararın, sonradan tamamlanacak nitelikte bir hukuki yarar olmadığını, koşulları bulunmadığı halde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğundan ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, davacı tarafın sunduğu delillerin hangi vakıayı kanıtladığını ve öne sürdükleri iddialarının hukuki dayanağını da açıklamakla yükümlü olduğunu, davacı tarafa verilen ekspertiz hizmetine ilişkin ücret ödemeleri, taraflar arasında yapılan mutabakat gereğince  kesilen tüm faturalar itibarı ile  tam ve eksiksiz olarak yapıldığını, açıkta kalan fatura edilmiş bir tutar bulunmadığını, nihai toplamda 498.326,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın yapılan tüm bu ödemelere ilişkin bugüne kadar herhangi bir itiraz veya ek talepte bulunulmadığını, haksız, mesnetsiz ve yersiz olarak açılan davanın reddini, sunulan nedenlerle, müvekkilinin ticari ikametgahı itibarı ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olup yetki itirazımızın kabulü ile dava dilekçesinin usulden reddini, belirsiz alacak davası açması şartları olmamasına ve davacı tarafından daha önce alacağın bildirilmiş olmasına rağmen, belirsiz alacak davası olarak açılmış davanın hukuki menfaat yokluğundan usulden reddini, haksız, mesnetsiz ve yersiz olarak açılan davanın  esastan reddini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:<br>... ... Limited Şirketine müzekkere yazılmış,   davalıya yapılan masraflara ilişkin her türlü kayıt ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. <br>       ... Sigorta A.ş., ... Sigorta A.ş., ... Sigorta A.ş.,... Sigorta A.ş. Sigorta şirketlerine müzekkere yazılmış, davacı tarafça yapılan masraf ödemelerini gösterir bilgi belgeler istenmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. <br>Bilirkişiler mali müşavir ..., sigorta uzmanı ..., sigorta uzmanı ... ve borçlar hukukçusu ... tarafından hazırlanan 18/03/2022 tarihli  bilirkişi kök raporu ve 07/11/2022 tarihli ek rapor dosyamız arasına  alınmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Mahkememizde görülmekte olan  dava; davacı tarafça verilen sigorta eksperliği hizmet bedelinin  davalı yanca eksik ödendiği iddiası ile alacaklı olup olmadığı istemine ilişkindir.<br>... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2020 tarih ...  sayılı yetkisizlik kararı ile  mahkememizin  yukarıda belirtilen esasına tevzi olduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkememizin 1 nolu celse ara kararı ile; tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde, iddia ve savunma doğrultusunda mali müşavir ..., sigorta uzmanı ..., sigorta uzmanı ... ve borçlar hukukçusu ... tarafından hazırlanan 18/03/2022 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. <br>Bilirkişiler  mali müşavir ..., sigorta uzmanı ..., sigorta uzmanı ... ve borçlar hukukçusu ... tarafından hazırlanan 18/03/2022  tarihli bilirkişi raporunda özetle; Bilirkişi Kurulumuzca  yapılan değerlendirmede ; davaya konu   Ekspertiz ücreti  alacağının sivil riziko tespiti  kaynaklı  olmayıp,  teröre bağlı rizikolardan kaynaklanmış  olduğu  ve teröre bağlı rizikolardan kaynaklı    mahallinde   bizzat  gidilerek ve  hasara  konu    kıymetler ve  riziko mahalli  görülmek  suretiyle   yapılan hasar   ekspertiz işlemleri için asgari seviye   dışında ekspertiz ücreti takdir <br>edilmesinin  sigortacılık  teamülüne  ve  Genelge  içeriğine  uygun olduğu  kanaatine Mahkemeye  ait  olmak üzere  ulaşılmıştır.Davalı sigorta şirketi   davacı  yana dosya başına ödeme yapılmadığı  hususunda  taraflar  arasında    uyuşmazlık bulunmamaktadır. Zira  her  iki  taraf  delilleri  arasında  bu  hususa  dair  bir   belge   ve  delil  sunulmamıştır. Rapor  içeriğinde  değinildiği  üzere  davacıya   davalı  Sigorta kuruluşunca  yapılmış  olan   ödemeler  (KDV dahil 17.02.2017 tarihinde 40.000,00 TL, 12.06.2017 tarihinde  200.000,00 TL, 09.08.2017 tarihinde 240.000,00 TL olmak üzere toplam 480.000,00 TL) olduğu  tespit  edilmiştir.  Taraflar  arasında  dava  tarihine   kadar  yapılmış    hasar  dosyası  görevlendirmesi   yine  <br>taraf  delilleri  ve  dosyada  yer  alan beyan ve  iddialar   kapsamında toplam 242 adet   olup davacı  bu  hususu   (davaya konu 30 ve dava dışı 212 dosya)   olarak  belirtmiş  ve    <br>sonradan  görevlendirme  yapılan 30  dosya  için eksperiz  ücreti  ödeme  taleplerinin bulunduğunu  bildirmiştir.  Davalı şirket tarafından hangi dosya için ne kadar ödendiği belirtilmediği  her  ne  kadar   davacı  yanca  iddia  olunmuş  ise de (480.000,00 TL/242 Dosya) 1.983,47 TL ödeme apıldığı kabulu  ile  dava konusunu oluşturan 30 dosya için   kendilerine   bu  esas   ile toplam 59.504,10 TL ödeme yapıldığının  Kabul  edilmesi  bilirkişi tarafından yapılan işin niteliğinden dolayı asgari ücret tarifesinin %100 artırılarak hesap edilmesi  gerektiği  belirtilmiştir.  <br>6100 sayılı HMK’nun 194. Maddesi; ‘’Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi <br>vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.’’ şeklinde  olup ,4721 sayılı Türk Medeni Kanun : “D. İspat kuralları I. İspat yükü Madde 6.-Kanunda aksine bir <br>hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. TMK mad.2-mad.3 göre kişinin haklarını elde ederken ve borçlarını verine getirirken dürüst davranmak ve iyi niyetle hareket etmek zorunda oldukları, bunun  Sigortacılık uygulamasında   ki  anlamının   durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen zarar  gören kişinin iyi niyet iddiasında bulunamayacağı ifade edilmiştir.  Buna  göre ;Çevre Şehircilik Bakanlığı  tarafından  Hakkari ilinde gerekli hasar/ziya  tepit  işlemlerinln ilgili  İdarelerce  verilen  görev  kapsamında  yapıldığı  ve  tespit  olunan  esaslar  üzerinden 5233  sayılı  Yasa  kapsamında   giderildiği,   buna   göre ...  Valiliği  bünyesinde  görev yapan ‘’ Zarar Tespit Komiyonu ‘’    marifreyiyle  79  gün  süren     sıkıyonetim ugulaması  kapsamında      süregelen terör     ve bunlara güvenlik  güçlerinln yerinde   müdahelesi     kapsamında  gerçekleşen olaylar tüm  tapu kayıt belgeleri  ve   malik isimleri ile  askı   marifetiyle    ilan olunduğu gözetilerek    30  dosya için dosya   başına  118.00 TL  tapu  gideri  talebi  Bilirkişi Kurulumuzca makul  bulunmadığından   bu  tutarlara ilişkin taleplerin   değerlendirilmesi mümkün olmamış, davacının  işbu  taleplerinin     yerindeliğinin    Mahkemeye   ait  olmak üzere gerekmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin eser ve vekalet sözleşmesinin unsurlarını taşıdığı nazara alındığında bu sözleşmelere ilişkin hükümlerin uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olduğu,  davacı  ekspertiz  kurulunca işin görüldüğü yerin terör bölgesi ve sıkı yönetim alanı olması dolayısı ile  ortam    itibariyle faturalandırılamayan konaklamalar ve <br>yemek masrafları   ile  bunlar dışında kalan faturalandırılamayan mecburi giderler  2016    yılı  itibariyle   takdiren  4,000,00  TL   nın  Nihai Takdir Sayın Mahkemeye  ait  olmak üzere uygun  olacağı  düşünülmüştür. Diğer  yandan davalı  Sigorta kuruluşunun  (   Toplam 498,326,00  TL  )    olmak  üzere   davaci  ekspertiz kuruluşuna ekspertiz ücreti+   yol  konaklama  vs  gideri 17,700,00 TL  + sair    ödemler  266,00  TL )  olmak üzere   ödeme  yaptığı    ödemeler  dışında   davaya  konu  edilen , 30  dosya için     davacı  yanın    alınan    yukarıda  detaylarına  yer verilen işbu sonrasında  ayrıca   faturası  sunulmuş    belge  bulunmadığından   2016  yılı      bölge  yaşanm şartlaru  dikkate  alınarak  takdiren  4.000,00  TL  ek  harcama  ve  masrafın  makul  olacağı  kanaatine    ulaşılmıştır. Bilirkişi Kurulumuzca davacı  yanca  özellikle  belgelendirilmediği  beyan  olunarak  talep  olunan   ancak    heyetimizce makul  bulunan işbu    4.000,00 TL tutar  dışında davacı  yanın 17,700,00 TL    ayrıca  bu  talep  kalemi   için    ödeme  aldığıda  gözetilerek  varsa   bakiye  talebi ile  ilgili  tutarın  Mahkemeye  ait  olmak üzere gerekmiştir. Motorlu Araç Sigortaları Dışındaki Sigortalarda Uygulanacak Asgari Ekspertiz Ücret Tarifesine ilişkin Genelge (2017/3) \" uyarınca, verilen hizmetteki işin özelliği gereği,   Davacı  yanın  ( ...  )  İsimli  sigortalılar  için Tarifeye göre ödenmesi gereken asgari ücret 2.913 TL'den az olmamak üzere takdiren ödenmesi gerekirken <br>şirketilerine ne 2.000 TL olarak ödendiği  iddiası kapsamında yapılan  değerlendirmede ; Mezkur  belgelerden ve  işbu  dosyalardan   başkaca       eksik     yapılmış   ödeme <br>ile ilgili  detaya Bilirkişi  kurulumuzca   dosya   mevcudunun  ve  taraf   delillerinin incelenmesi   neticesinde    ek bir    tespite ulaşılması  mümkün olmamıştır. Buna  göre , davacının 59.504,10 TL nın 30  dosya için  alındığı  varsayımından   hareketle (  raporların  çoğunun  konut  /bireysel  rizkolara  ait  olması-  bir  kaç  dilde  değil  sınai  olmayan  rizsklere  ait  olup,  ev  eşyası  ve  konut/taşınmaz   zararları için  sadece  türkçe  olarak  hazırlanması ,  tek  eksper  imzası  ile kaleme  alınması  vs  .. unsurlar ) gözteilerek bu  dosyalar  için  davacının kabulude   gözetilerek ödemenin  %  25 oranında  makul  seviyede    arttırılması ile 14,885,00 TL  nın   yine takdiren makul  olacağı  kanaatine  ulaşılmış  olup  bakiye  taleple  <br>ilgili   ıslah  tutarı  dikkate  alınarak davacının  hak  edebileeceği ek  ücretın takdiri yine  Mahkemeye aittir.Kanun’  un Ticarî işler  ‘’  başlıklı 3 . Maddesi bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticarî işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticarî işlerdendir.  ‘’  şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Kanun’un ‘’  Ücret isteme hakkı  ‘’ başlıklı 20. Maddesinde   Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticarî işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden <br>itibaren faize hak kazanır.  ‘’   denilmek  suretiyle tacirin  münasip bir ücret isteyebilme  hakkına işaret  edilmiştir.    6102 sayılı T.T.K. nın 3.maddesi hükmüne göre, aleyhe başvuru yapılan davalı sigorta şirketinin ve  sigortalı  işletmemizin tacir olması ve bunun yanında Sigorta Hukukuna  ve Mal sigortalarına dair  düzenlemelerin  T.T.K.nda  tanzim edilen hususlardan olması, sigorta sözleşmelerinden doğan hukuk davaların ticari davalardan sayılması ilkesi karşısında, 5335 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı yasanın 2. Maddesi gereğince  faiz  talebinin ticari temerrüt faizi  olarak kabulü yasaya uygun olup, alacak talebi bakımından davalı taraf dava öncesinde temerrüde düşürlmediğinden işlemiş faiz talebinin mümkün olmadığı <br>ancak  davalı şirket  hakkında  dava tarihinden itibaren ticari temerrüt  faizine  hükmedilmesi  gerektiği  kanaatine Mahkemeye  ait  olmak üzere  ulaşılmıştır.,\" yönünde mütalaada bulundukları anlaşılmıştır. Bilirkişiler  mali müşavir ..., sigorta uzmanı ..., sigorta uzmanı ... ve borçlar hukukçusu ... tarafından hazırlanan 07/11/2022  tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı  yanın terör bölgelerindeki psikolojik durumun  da göz önüne alınarak asgari ücret tarifesinin %100 artırılarak ödenmesi gerektiği,  isteği   Sayın Mahkemenin takdirine  <br>sunulmuştur. Talepleri karşılar nitelikte bir rapor alınabilmesi adına hukukçu olmayan bir sigorta eksperinin dosyaya bilirkişi olarak atanmasına karar verilmesi hususunun  Mahkemenin takdirinde olduğunu, bilirkişi  kurulumuzca  yapılan  Ek  Değerlendirmede  de  Kök raporda, “Davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde dava tarihi itibariyle taraflar arasında borç / alacak (sıfır) bakiyesi bulunmadığı  görülmüştür. Bu  aşamada  salt    şirket  kayıtları  esas  alınırsa Kök  raporda  yer  alan    (EK-1 Tablo )”ya  atıf  yapmakla  yetindiğimizin  bir  kez  daha <br>belirtilmesi  gerekmiştir. Mahkeme dosyasında mübrez  25.02.20220  tarihli Kök Bilirkişi Raporundan  sonrada   itirazlarını  haklı  gösterecek  maddi  delillerin    dosyaya  dilekçeleri  ekinde  sunulmadığı  görülmekle     belirtilen     müşterek  raporumuzda   değişiklik yapılmasını gerektirecek  bir  durumun    tespit  olunmadığını  beyanla    mevcut  kanaatimizi  koruduğumuz. Davacı  yanın  talep  ettiği  Bilirkişi  Heyet  değişikliği,  ve  taleplerinin  tamamının kabulünun  OHAL   bölgesi ve şatları  göztilerek    olduğu  gibi   kabulüne karar   verilmesini  aynı   gerekçelerle    6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 ile 6754 sayılı yasanın 3/(3).  Maddeleri uyarınca hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu,\" yönünde mütalaada bulundukları anlaşılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacının davasını HMK 180. Maddesi gereği tam ıslah ettiği buna göre davanın davalı şirket tarafından 2016 yılının mayıs ayı kapsamında gönderilen 30 tane ihbar bildirimi üzerine verilen ekspertiz hizmet bedelinin hesaplama yapılırken hizmet tarihinde bölgede yaşanan terör olayları nedeniyle terör rizikosundan hesaplanması gerektiğini bu nedenle asgari tarife üzerinden yapılan ücretlendirmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, bedelin eksik  ödendiğini ayrıca  masraflar (ulaşım, konaklama vb) ve tapu takyidat bedellerinin de ödenmediğini bu nedenle   toplam 130.000,00 TL'nin (eksik ödenen alacak, masraflar ve tapu takyidat bedellerinin)   davalıdan tahsilini istediği anlaşılmıştır. Davalı ise ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuş, eksik bir bedelin ödenmediğini davacının bir alacağının bulunmadığını, davacının tahakkuk ettirdiği faturaların eksiksiz ödendiğini bu kadar süre geçtikten sonra bu davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu iddia etmiştir. <br>Ekspertiz hizmeti yönünden yapılan değerlendirmede; davacının davalı sigorta şirketi yerine sahada ekspertiz hizmeti verdiği bu konuda taraflar arasında yazılı olmayan bir sözleşme olduğunun her iki tarafın da kabulünde olduğu görülmektedir. Davacı terör bölgesinde OHAL şartlarında hizmet verdiğini bu nedenle  asgari tarife üzerinden yapılan ücretlendirmenin hakkaniyete aykırı olduğunu iddia etmiştir. Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerce hazırlanan rapor incelendiğinde; davacının hizmet verdiği tarihte o bölgede terör olaylarından kaynaklanan OHAL olduğu, ödenen bedelin %25 oranında artırılabileceği kanaatine varıldığı görülmüştür. Dosyadaki delil durumuna göre davacının 30 adet ekspertiz hizmetini verdiğinin sabit olduğu, dönem şartları gereği zor şartlarda verilen hizmet için  davacının kendi olağan ekspertiz işlerindeki ücretlendirme skalalarının uygulanma imkanı olmadığı, asgari tarifeden ücretlendirme yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varıldığından davacının  bu yöndeki talebinin rapor doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.  <br>Tapu takyidat bedelleri yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafından hizmetin verildiği dönemde tapu belgelerinin askı marifetiyle ilan  edildiği bilirkişilerce tespit edilmiş olup aksine bir delilinin dosyaya yansımadığı davacının bu alacak kalemi için bedel ödediği  iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Masraflar yönünden yapılan değerlendirmede; davacı yanca hizmetin verildiği hususnda ihtilaf bulunmadığından  hizmet sırasında masraf yapıldığının sabit olduğu bu bedelin ise  alınan hukuki denetime elverişle bilirkişi raporu doğrultusunda 4000 TL olduğunun tespiti ile  kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>Zamanaşımı yönünden yapılan değerledirmede; davalı yanın asıl ve ıslahla açılan dava yönünden zamanaşımı itirazında bulunduğu ancak uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili istemi niteliğinde olup,  10 yıllık süre içerisinde TBK'nın 146.md.si gereğince genel zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşıldığından davalı yanın zamanaşımı itirazı esas alınmayarak hüküm kurma yoluna gidilmiştir. <br>Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;<br>1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; <br>4000 TL konaklama vs masraf giderleri ve 14.885,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 18.885,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 1.290,03 TL karar ve ilam harcının,  davacı tarafça peşin  yatırılan 1.366,20 TL harç ve  860,00 TL ıslah harcı toplamı 2.226,20 TL'den mahsubu ile  arta kalan 936,17 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.366,20 TL peşin harç ve 54,40 TL başvurma harcı ile 860 TL ıslah  harcı olmak üzere toplam  2.280,60 TL'den, davacıya iade edilen tutar olan 936,17 TL düşüldüğünde geriye kalan 1.344,43‬ TL'nin  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan  9.200 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan   17.667,25TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 2.868,80 TL ve yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre hesap edilen  416,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı tarafından yapılan 800 TL ve yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre hesap edilen  683,78 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-Devletçe karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre  hesaplanan 191,75TL'sinin davacı taraftan, bakiye 1.128,25TL'nin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,<br>9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2023<br><br>Katip ...\t\t\t\tHakim ...<br>e-imzalıdır                                         e-imzalıdır  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32859c1dee4d93af230dc688f6f24da2","SID":"9bfc4ad4f1b64235"}}