{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2022/2710 <br>KARAR NO: 2023/2071<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2022<br>NUMARASI: 2020/591 E - 2022/434 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 04/07/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Limited Şirketi arasında Elektrik Satış Sözleşmesi akdedildiğini, zamanla davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin sözleşmeden kaynaklanan borçlarını müvekkiline ödemekte gecikmeye ve dahi ödememeye başladığını, müvekkili şirket yetkililerince defalarca kere ihtar edilmesine rağmen davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin bayilikten kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı  ... Limited Şirketi muaccel borcunu ödemekten imtina ettiğini ve bu sebeple muaccel  8.984,10-TL alacağın tahsili amacıyla aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı ... Ticaret Limited Şirketi'de icra takibinde konu  borca ve borcun tüm fer’ilerine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın iptali için öncelikli olarak 01 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Ticari Uyuşmazlıklarda dava şartı olarak yer alan arabuluculuk kurumuna  başvuru yapıldığını, anlaşmama yönünde son tutanak tutulduğunu, açıklanan sebeplerle; davalı ... Limited Şirketi'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu itirazının  iptali ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, takip tarihi itibariyle 8.984,10-TL alacak için takibin devamına, borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilamsız icra takibinde herhangi bir fatura kaydı numarası belirtmeksizin 8.984,10-TL asıl alacak açıklamalı miktarı müvekkilinden talep ettiğini,  ödeme emrinin tebliği üzerine, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa borcu olmaması sebebiyle itiraz ettiğini, davacı tarafça taraflar arası abonelik ilişkisini ispatlayan veya şartları ortaya koyan herhangi bir sözleşme ibraz edilmediğini, bu bağlamda faiz konusundaki talebin dayanağının belli olmadığını, icra takip dosyasına yapılan itirazın haklı olduğunu, dava konusu ödenmeyen enerji bedeli olarak açıkça belirtildiğini, müvekkilinin davacı şirkete kullanmış olduğu enerji için herhangi bir borcu olmadığını, elektrik firmasının tek taraflı ve keyfi uygulamasıyla tanzim ettiği veya edeceği faturalarla alacak talebinde bulunamayacağını, hizmetin sağlanmış olduğunun ispat yükünün davacı şirket de olduğunu,  alacaklı olduğunu iddia eden şirketin, sözleşme ibrazından kaçınılmakta olduğunu, müvekkili şirket yetkilisince imzalanmamış sözleşmeye dayalı alacak talebine itiraz etmekte olduklarını, dava dilekçesinde alacağın varlığının hangi yıl veya aya, hangi sözleşme maddesine dayalı olduğunun bildirilmediğini, yapılan icra takibinde keza bu yönde herhangi bir dayanak belge sunulmadığını, davacı şirketin cari kayıtlarında alacak bulunduğu belirtilmiş ise de alacağın gerçekte var olmayan, haksız şekilde düzenlenen faturalara dayalı olduğu  ve tahsil edilmeye çalışıldığının aşikar olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, davacı şirketin aleyhine İcra İflas Kanunu 67/2 maddesi kapsamında %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul  ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 7.271,78-TL asıl alacak, 724,15-TL gecikme zammı, 130,35-TL KDV olmak üzere toplam 8.126,28-TL alacağa  yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen miktarlar üzerinden   takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan asıl alacağın %20'si (1.454,35-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki hususlar tekrar edilerek, davanın itirazın iptali davası olup, icra takibinde belirtilmeyen bir faturanın teslimine dayalı alacak iddiasının  ispata  muhtaç olduğu, müvekkili  şirket defter kayıtlarına göre, davacıya herhangi bir borç bulunmadığı,  alacaklı olduğunu iddia eden tarafın müvekkilini önceden ihtarname ile temerrüde düşürmediği, alacağın yargılamayı gerektirdiği, icra dosyasına bu yönde yapılan itirazın haklı olduğu,  bu yönüyle de inkar tazminatına hükmolunmaması  gerektiği, bu yönü ile de  yerel mahkemenin kararının hatalı olduğu, davacı tarafça taraflar arası abonelik ilişkisini ispatlayan veya şartları ortaya koyan herhangi bir sözleşme ibraz edilmediği, bu bağlamda faiz konusundaki talebin dayanağının belli olmadığı müvekkilinin  davacı tarafa  kullanmış olduğu enerji için herhangi bir borcu bulunmadığı, bu hususun  kayıtlar tetkik edildiğinde ortaya çıkacağını, müvekkili  şirket yetkilisince imzalanmamış sözleşmeye dayalı alacak talebine itiraz ettiklerini  beyan etmelerine  rağmen imza incelemesi yapılmadığı, dava dilekçesinde alacağın varlığının hangi yıl veya aya, hangi sözleşme maddesine dayalı olduğunun bildirilmediği, yapılan icra takibinde keza bu yönde herhangi bir dayanak belge sunulmadığı , davacının dilekçesindeki hususların tek taraflı beyandan ibaret olduğu, iddiayı ispatlar mahiyette olmadığı  ancak iddiasını ispatlar ise müvekkilinin temerrüt halinden bahsedilebileceği, bu sebeplerle  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali   talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E.  Sayılı icra dosyasında ; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 8.984,10-TL cari hesap alacağı ve 14,40-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 8.998,50-TL borcun ödenmesi amacıyla   icra takibi başlatılmış,   davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;  davacı ile davalı arasında 30.11.2016 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığı, buna göre davacı şirketin  02.09.2019 son ödeme tarihli, 420,62 TL, Şubat'2019 dönemine ilişkin 25.03.2019 son ödeme tarihli 3.406,45 TL, Haziran'2019 dönemine ilişkin 29.07.2019 son ödeme tarihli 1.130,09 TL, Mart 2019 dönemine ilişkin 25.04.2019 son ödeme tarihli 1.879,55 TL, Nisan 2019 dönemine ilişkin 1157,75 TL, Mayıs 2019 dönemine ilişkin 989,65-TL bedelli 6 adet elektrik faturalarını tanzim ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılamada alınan  Mali Müşavir Bilirkişi ve Elektrik Mühendisi Bilirkişi  raporunda , davacı ve davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, dolayısıyla yasal defterlerin davacı ve davalı lehine delil olarak kullanılabileceğini, davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinden anlaşılacağı üzere davalı ile ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı tarafın yasal defterlerine göre;davacı yanın cari hesaba konu ettiği faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi (12.10.2019) itibariyle davacının davalı yandan 8.894,10 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Cari hesaba konu faturaların davacı tarafından davalı yana GİB partalından gönderilmiş olduğu görülmüş olup, davalıya tebliğine ilişkin zarf ID'lerinin mevcut olduğu, Davalının ticari defterlerine göre; davalının takip tarihi (12.10.2019) itibariyle davacı yandan 9.818.96 TL cari hesap  bakiye alacaklı olduğu, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen  6 adet 8.984,11- TL tutarlı faturanın davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı yanın takibe konu cari hesap alacağına ilişkin faturaların da bunlar olduğu, davacı ile davalı arasında 30.11.2016 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığı, buna göre davacı şirketin  02.09.2019 son ödeme tarihli, 420,62 TL, Şubat 2019 dönemine ilişkin 25.03.2019 son ödeme tarihli 3.406,45 TL, Haziran'2019 dönemine ilişkin 29.07.2019 son ödeme tarihli 1.130,09 TL, Mart 2019 dönemine ilişkin 25.04.2019 son ödeme tarihli 1.879,55 TL, Nisan'2019 dönemine ilişkin 1157,75 TL, Mayıs'2019 dönemine ilişkin 989,65-TL bedelli 6 adet elektrik faturalarını tanzim ettiği, tanzim edilen elektrik faturaların davalının abonelik dönemine ait olduğu, söz konusu sözleşmede davalı şirket adına ...'in imzası ve davalı şirketin kaşelerinin bulunduğu, davalının fatura bedellerini ödediğine dair belge ibraz etmediği,  davalı, serbest tüketici olduğundan indirimli elektrik enerjisi satın alabilmek için tedarik şirketi olan davacı ile ... tesisat numaralı Ticarethane tipi abonelik için %18 indirimli ikili anlaşma yaptığı, İkili anlaşma, serbest tüketici ile tedarik şirketi arasında elektrik enerjisi alınıp satılmasına dair yapılan ticari bir anlaşma olduğundan elektrik piyasasına ilişkin kanun, yönetmelik, tebliğ, lisans, genelge ve kurul kararlarına aykırı hükümlere yer verilemeyeceğinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde hüküm altına alındığı, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği faturaların son ödeme tarihlerinden itibaren gecikme zammı uygulanacağından temerrütün dosya kapsamında oluştuğu, sözleşmenin 3,7. maddesinde “son ödeme tarihinin geçirilmesi halinde faturadaki bedele, mevzuatta belirtilen azami oran üzerinden gecikme zammı uygulanacaktır.”  hükmü uyarınca Mevzuatta, zamanında ödenmeyen borçlar için gecikme zammı, 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre son ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar birikmiş gecikme zammı  hesaplaması  yapıldığı, buna göre davacı şirketin takip tarihi itibariyle alacağının, Fatura alacağı 7.271,78- TL, Gecikme zammı 724,15-TL, Zammın KDV'si 130,35-TL olmak üzere toplam 8.12,28-TL olacağı  şeklinde  görüş bildirilmiştir. İtiraz üzerine alınan  ek raporunda, davalı  dava konusu fatura bedellerini ödediğine ilişkin makbuz veya dekont ibraz etmediği,  davalının itirazlarında kök rapordaki teknik görüşleri değiştirecek her hangi bir husus olmadığı  beyanı ile önceki rapordaki görüşler tekrar edilmiştir. Taraf şirketler arasında 31/12/2016 tarihinde sözleşme imzalandığı, takip konusu faturaların 2019 yılına ait olduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davalının başka şirketten elektrik aldığı savunması da bulunmadığına göre,sözleşmedeki imzaya yönelik itiraz ve istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporu dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir olmakla hükme esas alınmasında hukuka aykırılık  görülmemiştir.Davalının ticari defterlerine göre; davalının takip tarihi (12.10.2019) itibariyle davacı yandan 9.818.96 TL cari hesan bakiye alacaklı olduğu tesbiti yapılmış ise de, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı omadığı,  davalı tarafın takip konusu faturaları ödediği ispatlanamadığından, faturaların son ödeme tarihleri itibarıyla temerrüt sözkonusu olduğundan,davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 555,11 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  138,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 416,34 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/07/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e6bc45d7b848e9959a5ba8b19636c4f","SID":"db0590bef5fdcbae"}}