{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ   <br><br>ESAS NO\t: 2022/112  <br>KARAR NO\t: 2023/92 <br><br>DAVA\t: Markanın Hükümsüzlüğü<br>DAVA TARİHİ\t: 22/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 27/04/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ  \t: 04/05/2023<br><br>Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin Çin Halk Cumhuriyeti'nde mukim olup başta temizlik aletleri olmak üzere akıllı  elektrikli aletlerin üretimi, pazarlaması ve satışını yaptığını, müvekkil ürettiği ve piyasaya  sunduğu tüm ürünleri üzerinde, ticaret unvanında da yer alan \"...\" markasının ilk harfi olan ...  logo olarak kullanıldığını, markanın 50'den fazla ülkede satış yaptığını, tüketiciler tarafından tanındığını, markanın 2019 - 2020 yılları başında Türkiye pazarına girdiğini, markasını 7. sınıf malları tescil ettirmek için Türk Patent'e başvurduğunu ancak başvurusunun ...  başvuru tarihli ...  numaralı şirket adına ... ve .... sınıflara dahil mal ve hizmetlerde tescilli marka nedeni ile 6769 sayılı SMK nun 5/1-ç hükmü uyarınca reddedildiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin kadim ve  gerçek hak sahibi olduğu \"...\", \"...\" markası ve dahi ticaret unvanının çekirdek  unsuru \"...\" ile benzer olan karıştırılma ihtimali bulunan davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin uzun yıllardan beri kendi markasını kullandığını, marka tescilini daha sonradan gerçekleştirdiğini, davacı markasının sınırlı ürünü ifade etmekteyken müvekkilinin markasının çeşitli sınıf ve ürünleri ifade ettiğini, daha kapsayıcı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin iç piyasada ticaretini yaptığı ürün ve ürünlerin davacının ürünleri ile herhangi bir benzerliği bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :<br>Dava, davalı adına tescilli  ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.<br>Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı      markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. <br>6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.<br>Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 02/03/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak, www.... alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının 11.12.2020 tarihinde ilk olarak tescil ettirildiği tespit edilmiş olup ... detaylı sorgu  sonucunda şirket unvanına yer verilmediğini, alan adı sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edildiğini, https:/... “...” ibareli ürünlerin tanıtım ve satışının  yapıldığını, https://... adresli web sitesinin tüm alt sayfalarında şirket  unvanına yer verilmediğini, alan adının aitlik konusunda bir bulguya ulaşılamadığını,   Türkiye pazarında “...” ibareli ürünlerin satışının yapıldığına ilişkin davacı ...  sunmuş olduğu linkler üzerinde yapılan incelemede “... ibareli ürünlerin ... , ... , ... , ... tarihlerinde Türkiye’de satışa sunulduğu ve satışının yapıldığı ve satın aldığını belirten  kullanıcıların yorumları şeklinde bulgulara ulaşıldığını, “...” ibareli ürünlerin Türkiye dahilinde satışa konu edildiği en erken tarih olarak 22.08.2020 tarihi tespit  edildiğini, dava konusu “...” markasının davalı marka tescil başvuru tarihi olan 12.11.2020 tarihi  öncesi Türkiye pazarında yeni yer edinmeye başladığını, Türkiye’de ve yurtdışında kullanılmakla ayırt edicilik kazanmaya başladığının söylenebileceğini, dava konusu marka bakımından gerçek hak sahibinin davacı olduğunu ve davalının kötüniyetli olarak değerlendirilebileceğini bildirmiştir. Bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu ve  yeterli görüldüğü gibi, davalının iddiaları hukuki mahiyette olup, mahkemece değerlendirildiğinden yeniden rapor ya da ek rapor talebi yerinde görülmemiştir. <br>Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına yurt dışında davalının tescil başvurusundan önce tescilli olan markanın davalının tescil başvurusundan önce Türkiye pazarında ciddi olarak kullanıldığı, buna göre SMK 6/3 maddesi anlamında gerçek hak sahibinin davacı olduğu, markanın kelime unsurunun Türkçe bir karşılığının bulunmadığı, şekil unsurunun daha baskın olduğu, davalının bu şekil ve ibareyi tesadüfen seçmesinin mümkün olmadığı, bu şekilde ki eyleminin SMK 6/9 maddesi anlamında kötü niyetli tescil olarak değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulü ile markanın tescilli olduğu bütün sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>1-Davacının davasının kabulüne, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, <br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 179,90 TL ilam harcından, 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile, 99,20 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan 161,40 TL dava ilk masrafı, 107,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.268,40 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, <br>6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, <br><br>Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.27/04/2023<br><br><br>Katip ...<br>✍e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>✍e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"175cea647979c703574bbee27b5f1798","SID":"a70ccedb192bcf82"}}