{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/3171 <br>KARAR NO\t: 2022/2636<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2022/668 DERDEST <br>KARAR TARİHİ\t: 09/09/2022 <br><br>DAVA\t: İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatının İptali  <br>KARAR TARİHİ                  : 21/12/2022<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 21/12/2022<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;<br><br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... Belediye Başkanlığı tarafından 25/08/2008 tarihinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verildiğini, davalı ... 'nin müvekkiline gönderdiği 13/05/2022 tarihli yazı ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının davacının ... Şubesinin şube ve vergi kaydının kapatılması ruhsat adresinde faaliyete devam edilmemesi ve ruhsat adresinde ... Şirketinin faaliyet göstermesi sebebi ile geçerliliğini yitirdiğinden bahisle ruhsatın iptal edildiğini bildirdiğini, ruhsat iptali işleminin hukuka aykırı olduğunu, davacının 07/06/2021 tarihli 10343 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla ...  Şubesini yeniden açtığını, aynı tarihte Ticaret Sicil Odasına kaydını yaptırdığını, 13/05/2022 günlü işlem tarihi itibari ile müvekkili şirketin ...  Şubesinin faal olduğunu, yapılan işlemlerin iş yeri açma ve çalışma ruhsatları hakkındaki yönetmelik hükümlerine uymadığını iddia ederek davalı ...  nin 13/05/2022 tarihli işleminin durdurulmasını, davacının 25/05/2008 tarihli iş yeri açma ve çalışma ruhsatının geçerliliğinin dava neticesine kadar devamına, ihtiyati tedbir hükmünde olmak üzere karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ruhsat adresinde herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davacı şirketin bu sebeple zarar göreceği iddialarının asılsız olduğunu, ruhsat adresinde ... Şirketi faaliyetine devam etmediği gibi, ruhsat adresinde ruhsatsız şekilde ...  Şirketi adında başkaca bir şirket faaliyet gösterdiğini, bu hususlara ilişkin müvekkil ... 'nden talep edilen işlem dosyasında delillerinin mevcut olduğunu, dava dışı ... Şirketi'nin ruhsat adresinde faaliyet gösterip göstermediğine ilişkin Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından da Mahkemece araştırma yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu işlem usul ve yasaya uygun olduğundan öncelikle haksız tedbir kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Davacı vekilinin ihtiyati  tedbir talebinin  teminat karşılığında kabulü ile; mahkemece takdir edilen  50.000,00 TL teminatın mahkeme  veznesine yatırılması veya aynı bedelde kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkemeye  sunulması halinde, davalı ... 'nin davacı hakkındaki iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin13/05/2022 tarihli işleminin ihtiyati tedbir yoluyla yürütmesinin durdurulmasına ve 25/08/2008 tarihli davacıya ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının geçerliliğinin dava neticesine kadar devamına, teminat yatırıldığında davalı şirkete müzekkere   yazılarak tedbir kararının  gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Davalı itirazı üzerine 12/09/2022 tarihli ara karar ile \" dava dilekçesine ekli deliller ve sonradan dosyaya kazandırılan ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacı bakımından yaklaşık ispat şartının oluştuğu, yargılama sonucuna kadar böyle bir tedbirin verilmemesi halinde davacının ticari faaliyetleri kapsamında önemli bir zarara uğrayacağının aşikar olduğu gibi dava konusu işlemin durdurulmaması halinde davalının herhangi bir zarara uğramasının mümkün bulunmadığı, buna rağmen yargılama sonucunda verilecek kararın niteliğine göre HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen teminat şartının davacı tarafından yerine getirildiği, bu itibarla mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının yasaya ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından\" gerekçesi ile  itirazın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Manisa Asliye Ticarel Mahkemesi'nin 2022/668 Esas sayılı dosyasının 09/09/2022 tarihli celsesinde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazlarının  reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, Manisa Asliye Ticarct Mahkemesi'nin 2022/668Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin talebi üzerine ... 'nin davacı hakkındaki işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptaline ilişkin 13/05/2022 tarihli işleminin ihtiyati tedbir yoluyla yürütmesinin durdurulmasına ve 25/08/2008 tarihli davacıya ait işyeri açma ve çalışma ruhsatının geçerliğinin dava neticesine kadar devamına şeklindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, verilen ihtiyati tedbir kararı sebebi ile müvekkilin uğrayacağı zarara ilişkin tüm dava ve talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... 'nin istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesini ve iddialarını kabul etmediklerini, davalı, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/668 E. Sayılı dosyasının 09.09.2022 tarihli celsesinde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılması gerekçesiyle yapmış olduğu  istinaf başvurusunun reddine, istinaf kanun yoluna başvurma giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesin istemiştir. <br><br>G E R E K Ç E:<br><br>Uyuşmazlık, ihtiyati tedbire itirazın reddinden  kaynaklanmaktadır. <br>İDM'nce 08/07/2022 tarihli kararı ile  ihtiyati tedbirin kabulüne  karar verilmiş ,  itiraz üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonucunda itirazın  reddine  karar verilmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince re'sen gözetilecekler dışında istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede;<br> 6100 sayılı HMK'nun \"  İhtiyati Tedbir Kararına Karşı İtiraz\" başlıklı 394 maddesi 1. Fıkra gereğince ;  Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. <br>2.Fıkraya göre ;  İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./42. md)<br>4.Fıkraya göre;  İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.<br>5.fıkra gereğince;  İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.<br>6100 sayılı HMK'nın   7251 S.K./34. Maddesi ile değişik 341/1. Fıkra (b) bendine göre ; İlk derece mahkemelerinin ;  İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. <br> Somut olaya gelince;<br>İDM'nce 08/07/2022 tarihin tensiben verilen ve gerekçeli karara bağlanan ihtiyati tedbir kararı 13/07/2022 tarihinde  davalıya tebliğ edilmiştir.<br>Her kadar 6100 sayılı HMK'nun  394/2.Fıkraya göre ;  İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilecekleri hüküm altına alınmışsa da taraflar ihtiyati tedbirden tebliğ ile birlikte haberdar olmuşlardır.<br>Davalı 13/07/2022   tarihindeki tebliğ ile  ihtiyati tedbir ara kararıyla kendileri dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararını öğrenmişlerdir. Davalı  03/08/2022  tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbire itiraz etmiş ve kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\t 6100 sayılı HMK'nın 103. maddesine göre ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici koruma kararlarının adli tatilde görülebileceği dolayısıyla HMK 104. maddesinin mevcut istemde uygulama imkanının bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>Bu hali ile  davalı  ihtiyati  tedbirden tebliğ tarihi olan13/07/2022 tarihinde haberdar olduğuna göre 1 haftalık itiraz süresi dolduktan sonra 03/08/2022  tarihinde itiraz ettiğinden İDM'nce itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi yerine  esastan incelenerek reddine karar verilmiş olması yerinde değil ise de,  sonuç olarak itirazın reddi kararı yerinde olduğundan davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği  kabul edilmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve  davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M      : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 21/12/2022  tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 394 . Maddesi (5.) bendi  ve 362. Maddesi ( 1- f )bendi  gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b59d31df56d97011c73d40fb8f15cfd","SID":"1d6a74ab99bd319b"}}