{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     <br>                   <br>\t   T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         24.HUKUK DAİRESİ      <br><br><br>ESAS NO\t: 2021/566 <br>KARAR NO\t: 2022/1403<br><br><br>\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t\tK A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/325 E., 2021/159 K.<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: ALACAK-ADİ ORTAKLIĞIN FESHİ VE TASFİYESİ<br>İSTİNAF TALEBİNDE <br>BULUNAN\t: TARAF VEKİLLERİ <br>KARAR TARİHİ\t: 23/11/2022<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t: 24/11/2022<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların aralarında ... parseller üzerinde inşaat yapılması hususunda adi ortaklık kurduklarını, davacının bu ortaklığa 1.050.000,00 TL tutarında katkı yaptığını, ancak davalı ortağın ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ortaklık konusu dairelerin davalı tarafından 3. şahıslara satıldığını, ancak elde edilen kârdan davacıya payına düşen bölümün verilmediğini, davalı ortak tarafından sadece 500.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  şimdilik 300.000,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile aralarında adi ortaklık kurulmadığını, sadece davacı ile ortak bir taşınmaz satın alındığını, davacının taşınmazdaki hissesini davacıya satıp devrettiğini, davacının bu taşınmaz üzerinde inşaat yaptığını, davacının alacak talep ettiği inşaatların davalı tarafından yapılıp bitirildiğini, bu nedenle davacının herhangi bir hakkının bulunmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:Mahkemece, davanın kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, bu kapsamda 244.167,48 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna gidilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf talebinde, dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporları arasında fahiş fark bulunduğunu, tasfiye alacağı olması nedeni ile hesaplama yapılırken taşınmazların hükme en yakın tarihteki değerlerinin esas alınması gerektiğini, tasfiye hesabında mahsubu yapılan taşınmazın davacıya devredilmediğini, KDV ve Kurumlar vergisi hesaplarının farazi olarak yapıldığını, tasfiye heyeti raporlarının objektif,  hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili ise istinaf dilekçesinde, taraflar arasındaki adi ortaklığın inşaatlar yapılmadan önce 15/07/2016 tarihinde son bulduğunu, taraflar arasında yapılan anlaşma neticesinde 11 nolu iş yerinin davacıya devredildiğini, ayrıca davacıya 500.000,00 TL ödendiğini, davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacağının kalmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak talebine ilişkindir.<br>\tHer ne kadar taraflar arasında yazılı bir adi ortaklık sözleşmesi bulunmamakta ve davalı tarafından da ortaklık ilişkisinin inkârı yoluna gidilmişse de; dosyada mevcut taraflar ve dava dışı arsa sahipleri ile yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri, ortaklığı başlama ve bitiş tarihlerini gösteren Vergi Dairesi yazısı ve  09/02/2016 tarihli tutanak kapsamından  taraflar arasında adi ortaklığın bulunduğu  sabittir.<br>\tDavacı tarafça adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi talep edildiğinden TBK'nun 639 ve devamı maddeleri uyarınca adi ortaklığın tasfiyesinin gerçekleştirilmesi gerekecektir.<br>\tYargılama sırasında dosyaya kazandırılan 16/12/2020 tarihli ek raporda; \"Bağımsız bölümlerin satış bedellerinin tespiti için önce emsal değer tespiti yapılmış, sonra ÜFE oranına endekslenerek dava tarihindeki değeri bulunmuş, bulunan değere göre piyasa fiyatı belli edilmiş ve tüm bağımsız bölümleri için satış bedellerinin tespiti yapılmış olup, adi ortaklığın mal varlığı satılmış, tespit edilen değerlere göre 552.922,31 TL vergi sonrası kâr kaldığını, adi ortaklığın davacı şirketten 32.293,73 TL alacağı bulunduğunu, adi ortaklığın tasfiyesi sonucu, davacı ortağın tasfiye sonucu alacak miktarının 244.167,41 TL olacağı\" belirtilmiştir.<br>\tTasfiye heyeti raporunun, hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br><br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 80,70 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 876,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Alınması gereken 16.679,08 TL harçtan peşin alınan 4.169,77 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 12.509,31 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına, <br>5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere,  23/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>               Başkan<br>                ...<br>            e-imzalıdır<br><br>              Üye<br>            ...<br>        e-imzalıdır<br><br>        Üye <br>      ...<br>    e-imzalıdır<br><br>    Katip<br>   ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br>  İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7872147e6fab19371afec498db29cbf9","SID":"a61f4f841952027d"}}