{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)<br>DOSYA NO\t: 2021/518  Esas<br>KARAR NO\t: 2022/992<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/05/2019<br>NUMARASI\t\t: 2016/281 Esas-2019/486 Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2022<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/11/2022<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan  İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili;  taraflar arasındaki ticari ilişkinden kaynaklanan borcun bakiyesinin ödenmemesi nedeniyle cari hesaba dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t\t\t\t\tDavalı vekili;  taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında satın alınacak malzeme bedeli olarak davalıya KDV dahil 160.000,00 USD ödenmiş olmasına rağmen, malzemelerin 2015/Eylül ayında eksik ve hatalı olarak teslim edildiğini, böylelikle davacının edimini geç, hatalı ve eksik ifa ettiğini, yine davacının aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak bedele KDV ilave ettiğini, temerrüdün oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece; Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ayrı ayrı yaptırılan bilirkişi raporları kapsamına göre, taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olarak yılbaşı açılış ve yılsonu kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, defterlerin TTK ve VUK belirlenmiş olan usul ve esaslara göre tutulmuş olması nedeniyle taraflar lehine delil niteliği taşımakta olduğu, davacı yanca, davalı yana düzenlenen 10.06.2015 tarihli ve 51109 nolu (2.001,29 USD ÖTV ve 10.567,88 USD KDV'li) ve 10.06.2015 tarihli ve 51111-51116 seri nolu (2.620,06 USD ÖTV ve 33.032,69 USD KDV'li) faturaların ihraç kayıtlı olarak düzenlenmiş olduğu, bu faturalar nedeniyle tahakkuk eden ÖTV ve KDV tutarı nedeniyle davalı cari hesabına borç yazılmamış olduğu, davacının takibe konu ettiği tutarlar içinde anılan faturalar nedeniyle tahakkuk eden ÖTV ve KDV'nin yer almadığı, davacının takibe konu ettiği tutarın cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacak tutarı olduğu, 10.06.2015 tarihli 51117-51119 nolu (13.103,46USD KDV'li) ve 10.06.2015 tarihli 51110 nolu 587,73USD KDV'li) 2 faturanın ise ihraç kayıtlı teslime ilişkin olarak düzenlenmediği, bu faturaların üzerinde fatura içeriği mal tesliminin ihraç kayıtlı olduğuna yönelik herhangi bir ibarenin bulunmadığı, bu faturaların davacı ve davalının defter kayıtlarına KDV dahil tutar üzerinden borç/alacak olarak kaydedilmiş olduğu, ihraç kaydı ile teslime ilişkin olarak düzenlenmeyen bu faturaların KDV'sinin davacı yanca talep edilmesinin 3065 sayılı Kanuna ve hukuki duruma uygun düştüğü, davacı şirket defter kaydına göre davacı şirket, davalı şirketten takip tarihi itibariyle (15.394,93 USD karşılığı) 54.106.-TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirket defter kaydına göre ise davalı şirket davacı şirkete takip tarihi itibariyle (15.394,93 USD karşılığı) 54.106.-TL borçlu gözüktüğü, takip tarihi itibariyle davacı şirket davalı şirketten takibe konu edilen tutar kadar alacaklı olması nedeniyle, davalının takibe  itirazında haklı olmadığı açıkça anlaşıldığından davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiş, davacı taraf davalı şirketi takipten önce temerrüde düşürmemiş olduğundan davacı alacağına takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği belirtilerek davanın dava dilekçesinde yapılan talep üzerinden  kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; anlaşma gereği davalı şirketin gerekli malzemeler ve soğuk oda kurulumu için 160.000 USD ödeyeceğini, iş bedelinin ödendiğini, ancak malzemelerin bir kısmının ayıplı geldiğini, bir kısmının hiç gelmediğini, ürünlerin tamamının ihraç kayıtlı olarak satıldığını, müvekkilin KDV-ÖTV ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının cevaba cevap dilekçesinde ürünlerin tesliminde geciktiğini kabul ettiğini, ürünlerin müvekkil tarafından Azerbaycan'a gönderildiğini, ihracat kayıtlı fatura konusu ürünlerin doğrudan Azerbaycan'a gönderildiğini, diğerlerinin ise davalıya teslim edildiğini ve davalı tarafından gönderildiğini, davacının da tüm faturaların ihracat kayıtlı olması gerektiğini dava dilekçesinde kabul ettiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, ithalat ihracat kayıtlarının da geç teslimi ortaya koyduğunu, bu kayıtlarda hangi ürünlerin teslim edildiği, hangilerinin teslim edilmediğinin belli olduğunu, hükme esas alınan 3. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;                       <br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2--Davalı yönünden alınması gereken  3.133,86 TL harçtan peşin alınan toplam 784,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.349,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafça  yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların  yatıran taraflara iadesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"014e9ce9b0be139b524b0b02e65b9939","SID":"227f24c1900835b0"}}