{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t                                        \t\t\t<br>ESAS NO\t: 2022/347 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/830<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 23/09/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 13/10/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Bankası Şubesi’nin TR…………………………IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ....  seri numaralı 50. 00,00 TL tutarındaki 15/05/2022 tarihli çekin zilyedi olduğunu, müvekkilinin zilyedi olduğu iş bu çekin kaybedildiğini, çekin kaybolduğunun fark edilmesinden sonra müvekkili tarafından şikâyette bulunulduğunu, muhatap bankaya gerekli talimatın verildiğini, çekin imha olduğu bilgisinin taraflarına ulaşmış olmasına rağmen 3. kişinin çeki bankaya ibraz tehlikesi halen devam  ettiğini, savcılığa ihbar başvurusu yapıldığını, bankaya da bildirildiğini, çekin üçüncü şahısların eline geçmesinin müvekkili açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğinden, çek bedelinin bankadan alınmaması için öncelikle ödeme yasağı konulmasını, devamında da adı geçen çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>İstem; 6102 sayılı TTK.nun 818/s maddesi delaletiyle 757 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. <br>Çekin iptali hususu TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla TTK'nın 757 ve 758. maddelerinde  düzenlenmiştir. <br>6102 Sayılı TTK' nın 757. maddesinde; \"(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.<br>(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir.\" <br>Aynı Kanunun 758. maddesinde; \"(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir.<br>(2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.\"<br>Yine aynı Kanunun 759. maddesinde; \"(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir.<br>(2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.<br>\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir.  <br>Her ne kadar davacı vekili mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği  çekin iptalini talep etmiş ise de;  dava dilekçesi ve Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Sayılı dosyası içerisinde mevcut çek suretinden açıkça anlaşıldığı üzere davacının iptali talep edilen   çekin  keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi olduğunun anlaşıldığı, davacının meşru hamil ( alacaklı ) sıfatının  bulunmadığı, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu, keşideci-hesap sahibinin ise çekin hak sahibi değil, borçlusu olduğu, keşideci  konumunda olan davacının çek iptalini isteyemeyeceği anlaşılmakla; davanın  usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı hesap sahibi-keşideci konumunda olduğundan dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle davanın USULDEN  REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı. 23/09/2022   <br><br>Katip ...<br>   ¸ <br> <br> <br>Hakim ...<br>    ¸<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e39ce90d4e6cf141d8ffd2ab7f30ef8","SID":"50b8e045e3981dac"}}