{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas - Karar No: 2022/870 Esas - 2022/698<br>\tT.C.<br>               Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ          <br>                                                                         \t\t\t KARAR<br>\t\t\t\t\t          TÜRK MİLLETİ ADINA <br>ESAS NO\t: 2022/870 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/698\t<br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/08/2022<br>KARAR TARİHİ: 12/08/2022<br>K.YAZIM TARİHİ  :  12/08/2022<br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>DAVA                                :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkil şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın üzerine Davalı ...' in ikamet ettiği evin balkon camının düşmesi üzerine maddi hazarlı kaza meydana geldiğinden bahisle şimdilik 500,00 TL araç değer kaybı bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>GEREKÇE                        :<br>Dava, araç değer kaybı bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. <br>Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 06/11/2018, tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas  davaları ise 2004  sayılı  İcra  ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna  karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. <br>Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için  ticari  iş  sayılan   bir  işin   diğeri   için  de   ticari   iş   sayılması,   davanın   niteliğini  ticari  hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava  haline  getirmez.<br>6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un  2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme   sıfatıyla   dava  açılması   halinde,   mahkemece  görevsizlik  kararı  verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret  Mahkemesi  sıfatıyla  görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.<br>Bu durumda, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.\t<br>Eldeki davada uyuşmazlık, temelinde haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin  olup,   davalı  tacir  değildir, ayrıca zorunlu mali sorumluluk sigortasına bağlı bir talep de sözkonusu değildir. Bu durumda ihtilafın TBK'da düzenlenen hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.<br>Tüm dosya kapsamı, yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay uygulamaları birlikte değerlendirilerek; taraflar arasındaki temel ihtilafın haksız fiilden kaynaklandığı,   davalının  tacir   olmadığı, zorunlu mali sorumluluk sigortasına bağlı bir talebin bulunmadığı 6102  sayılı  TTK'nın  4/1.  maddesi hükmünce  davayı  ticari  dava  saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmenin mümkün  olmadığı,  ihtilafın  genel   hükümler   çerçevesinde  Asliye  Hukuk  Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, görev hususunun davanın her aşamasında dikkate alınabileceği sonuç ve kanaatiyle göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,<br>2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk  Mahkemesine gönderilmesine, <br>3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, <br>4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere  karar verildi. 12/08/2022<br><br>Katip\t\t\t\t\t\tHakim <br>e-imza  \t\t\t\t\t\te-imza<br> <br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7baf93b0365390ec229ec3d5fc125e49","SID":"4a3c189b30e82876"}}