{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO \t: 2022/144 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/489 Karar <br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 11/05/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t : 26/05/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dosya borçlusu davalı arasında 01/09/2019  tarihli ticari ilişki sonucunda, müvekkilinin borçluya ürün ve hizmet tahsis ettiğini, bunun karşılığı olarak 26.312,00 TL tutarında fatura kesildiğini, borçlu tarafından ürünlerin teslim alındığını ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu faturayı borçluya tebliğ ettiğini, borçlunun faturanın tebliğine rağmen faturaya itiraz etmediğini, müvekkilinin alacağının tahsili için  noter aracılığı ile davalı şirkete ihtarname gönderdiğini, ancak ödeme  noktasında herhangi bir adım atılmadığını, alacağın tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile  icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının  tutumunun  borcu ödemekten kaçınmaya yönelik olduğunu bildirerek, borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına  karar verilmesini, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, dava harç ve masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirket ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticaretten kaynaklı borç doğduğunu, davacı tarafın ... irsaliye numarası ile 08/08/2019 tarih ve .... sıra numarası ile 20.280,00-TL tutarlı fatura düzenlediğini ve bu faturaya istinaden müvekkili şirketçe davacı tarafa ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeye rağmen davacı tarafın, kumaşların çalındığını, bu nedenle ödeme almalarına rağmen müvekkili şirkete kumaşları teslim edemeyeceklerini  belirttiklerini, bu konuda davacı tarafın, kumaşları çalan kişiden şikayetçi olduğunu, tanık olarak da  müvekkili şirket  yetkilisi ....'ı bildirdiklerini, devamında davacı tarafın  kumaşları teslim etmemesine rağmen bu sefer yine ... ve ... numaralı irsaliyelere istinaden 01/09/2019 tarih ve ... sıra numaralı 26.312,00 TL miktarlı fatura düzenlediklerini, davacının iddiasının aksine söz konusu fatura muhteviyatı ürünlerin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, her ne kadar davacı taraf bu hususta ödeme yapılması noktasında ihtarname gönderdiklerini beyan etmiş ise de, müvekkili şirketin kayıtlarında bahsi geçen ihtarnamenin yer almadığını, müvekkili davalı şirketin davacı tarafından kendilerine tebliğ edilen faturaların tamamını ödemekle, davacı  tarafın  icra takibinde ileri sürdüğü şekilde davacı yana herhangi bir borcunun da bulunmadığını, bu durumun tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını bildirerek, davacının davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin  davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.<br>Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.<br>Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından borçlu davalı şirket hakkında ilk önce 01/09/2019 tarih ... nolu 26.426,65-TL tutarlı faturaya dayalı olarak İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile toplam 28.305,70-TL alacağın tahsili için takibe girişildiği, borçlu davalı vekilinin 19/02/2020 tarihli dilekçesi ile yetkiye, asıl alacak, faiz miktar, oran ve talebi ile ferilerine itiraz ettiği ve 21/02/2020 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı davacı vekilinin talebi üzerine dosyanın Bakırköy .... İcra Dairesine gönderildiği ve ..... esas dosya numarasını aldığı, dosyada borçlu davalıya ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı ve borçlu tarafından dosyaya yapılan herhangi bir itirazın olmadığı görülmüştür.<br>İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.<br>Somut olay, yukarıda anlatılan tespit ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde;  Alacaklı vekilinin talebi üzerine takip dosyasının gönderildiği Bakırköy .... İcra Müdürlüğündeki takibin yeni bir takip olmayıp, yetkisiz İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünde başlatılan takibin devamı olduğu ve kural olarak yetkisiz icra müdürlüğünde yapılan işlemlerin geçerli olduğu, ancak yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılan takipte borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine itirazı yanında borca da itiraz ettiği, yetkili icra müdürlüğünde borçluya yeniden ödeme emri tebligatı yapılmasının zorunlu olduğu ve borçlunun yeni tebligatı aldığı tarihten itibaren yasal sürede yetkili icra müdürlüğünde de itirazda bulunması gerekeceği, daha önce yetkisiz icra müdürlüğünde yapmış olduğu borca itirazının geçerliliğini korumayacağı anlaşılmakla, davanın dinlenebilirliği açısından geçerli bir takip ve geçerli takibe yönelik yapılmış usulüne uygun bir itiraz bulunması davanın ön koşulu olup, açılan davada bu dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, <br>2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken alınması gereken 80,70-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin yatırılan 449,35-TL'den mahsubu ile kalan 368,65-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, <br>3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya  ödenmesine, <br>6-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, <br>7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı.11/05/2022 <br><br><br>Katip ...<br>¸ <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸ <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"503588a3b862840d3ce1140f9f9474d9","SID":"1cd85e328c849d44"}}