{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA\t<br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2020/635 <br>KARAR NO\t: 2021/1005 <br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVA\t: Sözleşmenin İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 22/10/2020<br>BİRLEŞEN BURSA 1. ATMNİN 2021/104 ESAS, 2021/142KARAR SAYILI DOSYASI:<br>DAVACI\t:... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI\t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 29/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 30/11/2021<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 03/01/2022<br>Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA:<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin  ...  Tekstil Sanayi  ve  Dış Ticaret A.Ş. kurulduğu  1990  yılından  bu  yana  tekstil  sektöründe  faaliyet  gösteren, Bursa  ve  İstanbul'da  kurulu  tesislerinde  200'den  fazla  çalışanı  olan,  özellikle  kumaş  ve  giyim  sektöründe ihracata  ve global  perakende markalarına  yönelik üretim  yapan,  sektörünün  önde  gelen  sanayi  kuruluşlarından olduğunu, ( http://www.confettitextile.com/ ), müvekkilinin ile  davalı  taraf   arasında  imzalanan   26.12.2018  tarihli  sipariş  protokolü  başlıklı sözleşme  ile karşı  taraf   müvekkil şirkete  ait  tesiste   SCRUBBER  GAZ  YIKAMA   ÜNİTESİ  SİSTEMİ kurulması  işini  üstlendiğini, sözleşme  uyarınca  davalı  taraf; işin  detayı  ve  kapsamını    içeren  Ram Makinesi  Scrubber Filtre Sistemi Kurulum Teknik  Şartnamesi  ve  tüm  projede  yer öngörülen  ekipmanların  ilgili  tesisatın  mevzuata  uygun    olduğunu  taahhüt  ettiğini, emisyon  ölçümleri  1000 kb/m3 değerleri     ve altında olacağını taahhüt  ettiğini,  ( 3. Madde), su tankının 304  kalite paslanmaz  malzemeden      imal  edeceğini   taahhüt  ettiğini( 6.madde), ancak , söz  konusu  sözleşme  edimleri  davalı  tarafça  yerine  getirilmemiş olup; sistem  çalışırken, bu  hususların müvekkilince  davalı  firmaya  defalarca  bildirildiğini,  sisteme  davalı  firma  tarafından  ysöz  konusu sözleşmeye  aykırılıklar  ya da  ayıpları  giderilmediğini, bu  sebeple,   TMMOOB  Makine  Mühendisleri  Odası  Bursa  Şubesi'ne  müvekkile  ait  iş yerinde  bilirkişi  incelemesi yapılması  hususunda   başvuru  yapıldığını, müvekkile  ait  iş yerinde   28.01.2020  tarihinde   Makine  Mühendisi  Bilirkişi  ............  ve  Makine  Mühendisi  .....................  tarafından  yapılan  keşif  ve  incelemede;   filtre  sistemi   üretim  için    hazırlanmış   kumaş  prosesinde  çalıştırılmış   ve  uygun hava  akışının sağlanamadığı  ve  işletme    ortamına  duman  bastığı  görüldüğünü, daha önce yapılmış olan  emisyon  debi  ölçümleri ve  yapılan    hesaplamalarla   filtre  sistemine bağlanacak olan  2. Ram makinesinin çalıştırılması da  mümkün  olmadığını, Inter  Filtre  firmasının;  ...  Tekstil  San.  Ve  Dış  Tic. A.Ş.  Organize  San. Bölgesi  A.O.S.   Bulvarı  No:5  Bursa adresindeki fabrikasına  montajını  yaptığı ''scrubber   gaz  yıkama filtre\"  sisteminin  sipariş  protokolünde belirtilen  maddelere    uygun  olmadığı,  sağlıklı  üretim  şartlarının  yapılamadığı  ve  çevre  şartlarının    yerine  getirilip  devamlılığın  sağlanamadığının tespit edildiğini, gerek  keşide  edilen  ihtarnameler,  gerekse  karşı  taraf  firmaya yapılan  bildirimlerden  sonuç  alınamadığından,  Bursa   Adliyesi  Arabuluculuk  Bürosu'nun   2020/831 nolu arabuluculuk dosyası  ile yürütülen  arabuluculuk  görüşmelerinden de  sonuç alınamayıp, 01.07.2020  tarihli  Anlaşmazlık  Tutanağı  düzenlendiğinden  iş bu  davanın   açılması zorunluluğu  doğduğunu, davalı yanın sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimlerini sözleşme hükümlerine uygun olarak  yerine getirmediğini, ayıplı bir imalat yapıldığını, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında yapmış olduğu sistem  sözleşmede yer alan şartlara ve niteliklere haiz olmadığından, ayıplı eser niteliğinde olduğunu, bu  hususun  tespit  ve  bilirkişi  raporu  ile de sabit olduğunu, BK'nın 475/1 maddesine göre eserdeki ayıp iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ise iş sahibi sözleşmeden dönebileceğini, müvekkilinin açıklanan  eksiklikler  ve  ayıp  nedeniyle,  söz  konusu  seçimlik  haklarından,  475/1.  Fıkrada  yer  alan    sözleşmeden  dönme  hakkını  kullandığını,  bu  hususu gerek  ihtarname   gerekse  arabuluculuk  görüşmesi  aracılığı  ile  davalı  tarafa  usulüne  uygun  surette  bildirdiğini, müvekkilinin söz  konusu  sistemin  ayıplı  imalatından  ötürü,  bu  sistemi  kullanamamakta  olup,  ilgili  mevzuata  uygun  surette  faaliyetini  sürdürebilmek  için,  bu  sistemi  yeniden  kurdurmak  zorunda  kaldığını, bu  husus da  gözetildiğinde,  sözleşmeden  dönem  yönündeki  irade  ile  sistemin  sökülerek  iade  alınması  yönündeki  bildirimler de  hukuka  ve  hakkaniyete  aykırı bir  yön  bulunmadığını, davalı  taraf,  bozuk,   ayıplı  ve müvekkilimizce  işletmesinde   kullanılması  mümkün  olmayan  bir  sistemi,  adeta  oldu  bittiye  getirerek  müvekkiline  satma  ve  teslim  etme  amacında  olup,  kötü  niyetle  hareket  ettiğini,  menfi  zarar  uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarar olduğunu, başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olduğunu, menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşme hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkacağını, burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusu olduğunu, müvekkilinin bu  husustaki  tüm  zararının  dava  kapsamında   tespitini  ve  belirlenmesini talep ettiklerini, bu  kapsamda  sözleşmenin  sona  ermesine  ayıplı  imalatı  sebebiyle  neden  olan  davalı  tarafın  müvekkilinin bu  hususta  uğradığı  menfi  zararları da  gidermesi  gerektiğini, bu  hususta,  zararın  yargılama  sürecinde  belirlendiği  anda   arttırılması  kaydıyla 10.000  TL'lik  belirsiz  alacak  talebi  tazminat  davasına ve  talebine   konu  edildiğini, bu nedenlerle dava  konusu SCRUBBER  GAZ  YIKAMA   ÜNİTESİ  SİSTEMİ'nin  müvekkilimiz  tarafından  kabul  edilemeyecek  nitelikte  ayıplı  oluşu  gözetilerek  TBK'nun  475/1.  Maddesi  uyarınca  müvekkilimizin sözleşmeden  dönmesine  ve  sözleşmenin  hükümsüzlüğünün  tespitine, dava  konusu  sistemin  sözleşmeden  dönme  uyarınca,  masrafları  davalı  tarafa  ait  olacak  şekilde müvekkile  ait  fabrikadan  sökülerek  davalı  tarafça  iade  alınmasına, sözleşmeden  dönme  uyarınca   ve  sözleşmenin  geçersizliği  nedeniyle  müvekkilimizin  uğradığı  tüm  menfi  zararların  davalı  tarafça  tazminine,  yargılama  sürecinde  belirlenecek   zarar  miktarına  göre   arttırılmak  kaydıyla şimdilik  10.000 TL'lik  belirsiz  alacağın  davalıdan  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından yeni baca sisteminin kurulmasına ilişkin anlaşma yapıldığı beyan edildiğinden telafisi imkansız zararların önüne geçmek adına Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği ve Çevre Mühendisliği ana bilim dalı başkalığından istenecek bilirkişiler marifeti ile delil tespiti yapılamasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf ile davalı müvekkil şirketler arasında 26.12.2018 tarihli SCRUBBER GAZ YIKAMA ÜNİTESİ sistemi üretimi ve montaj işi için anlaşma yapıldığını, işbu sözleme ile kurulacak olan sistemin özellikleri ve elde edilecek sonuçlar açıklandığını, sözleşmeye göre 51.000 USD + KDV karşılığında 26.12.2018 - 21.03.2019 tarihleri arasında ( 60 gün) gaz yıkama ünitesi kurulacak ve sistemin çalıştırılması ile 1000 kb/m3 değeri ve altı sonuç elde edileceği karar altına alındığını, sözleşme kapmasında gaz yıkama ünitesi sonrasında sözleşme öncesi 26.11.2018 tarihinde yapılan test sonucuna göre 6502 kb/m3 koku biriminden 17.04.2019 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Ölçüm Laboratuvar sonuçları ile 400 kb/m3 birime düştüğünü, davacı şirkete 17.04.2019 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Ölçüm Laboratuvar sonuçları ile işin teslimi yapılmak istenmiş ancak şirket bu sonuçları kabul etmemiş ve sözleşme bedelini ödemekten imtina ettiğini, şirketin sözleşme bedelini ödemeden kaçınması ve müvekkilin şirketin mağdur olması nedeniyle uzlaşma yapılabilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığından onaylı bulunan ve bakanlık tarafından görevlendirilen Testmer firması tarafından 18.09.2019 tarihinde alınan numunelere göre yapılan ölçümlerde 567 kb/m3 ölçüm birimi olduğu tespit edilmiş ve bakanlık tarafından onaylandığını, ancak şirket buna rağmen müvekkil şirkete sözleşme bedelini ödemekten kaçındığını, sözleşme bedelinin ödenmemesi davacı şirketin hiçbir neticei kabul etmemesi nedeniyle sözleşme koşullarına göre yapılan iş karşılığında 20.01.2020 tarihinde 51.000,00 USD + KDV bedelli GIB2020000000004 no.lu fatura tanzim edilerek davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirket işbu fatura bedelini ödemekten imtina ettiğini ve davacı şirket Bursa 3. Noterliğini 29.01.2020 tarih ve 2210 yevmiye no.lu ihtarnamesi gönderildiğini ve 05.02.2020 tarihinde davacı aleyhinde Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2020/1851 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı şirket söz konusu takip borcuna da itiraz ettiğini ve Bursa 10. noterliği 25.02.2020 tarih ve 8210 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile tek taraflı yapmış olduğu tespit ile kurulan sistemin sözleşme kapsamına uygun olmadığını beyan ettiğini, davacı şirketin Bursa 10. noterliği 25.02.2020 tarih ve 8210 yevmiye no.lu ihtarnamesine karşı cevaben Bursa 3. Noterliğinin 03.03.2020 tarih ve 5622 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile tek taraflı yapılan ve alanında uzmanlığı bulunmayan bilirkişiler tarafından yapılan incelemenin geçerliğinin bulunmadığı ve müvekkil şirket tarafından kabul edilemeyeceği beyan edildiğini, davacı şirket müvekkil aleyhinde açmış olduğu işbu dava ile tamamen kötü niyetli olduğunu, zira Kokuya Sebep Olan Emisyonların Kontrolü Yönetmeliğinin 8. maddesine göre kurulan sistem ile 1000 KB/m3 koku biriminin altına düştüğü Çevre ve Şehircilik Bakanlığından onaylı bulunan ve bakanlıkça görevlendirilen Testmer firması tarafından 18.09.2019 tarihinde alınan numunelere göre yapılan ölçümlerde 567 kb/m3 olduğu tespit edildiğini, bu rapor ile davacı şirket faaliyetlerine devam ettiğini, davacı tarafından tek taraflı olarak bilirkişi raporunda; Belirtilen ram makinasına ait 2 adet 17.500 m3/h radyal salyangoz aspiratör bulunmaktadır. 17.500 x 2 = 35.000 m3/h 2008 pascal dır. Firmamız tarafından filtre sistemine uygulanan radyal salyangoz aspiratör bulunduğunu, 35.000 m3/h 2500 pascal dır. scrubber gaz arıtma sisteminin basınç kayıp hesaplamaları yapılarak mevcut fan kapasitelerinin üzerinde müvekkil şirket tarafından fan seçimi yapıldığını, raporda belirtilen maksimum sıcaklık 200 derece olarak tarafımızca tespit edilmiştir. Ekte sistem çalışırken alınan resimler mevcut olduğunu, sözleşmede belirtilen paslanmaz malzemenin kullanılması sistemin tamamı için verilmiş bir teklif olmadığını, paslanmaz malzeme kullanılması sadece su tanklar için verilmiştir. Su tanklarında kullanılacak 2 mm kalınlık paslanmaz malzeme yerine 4 mm kalınlıkta yüksek alışımlı galvaniz kaplamalı ve üzerine ayrıca epoksi elektrostatik boya işlemi yapıldığını, bu işlemin yapılması tamamen firmanın menfaati göz önünde bulundurulduğunu, söz konusu iş bu 4 mm'lik malzemenin kullanılması nedeniyle maliyet paslnamaza göre daha da yükselmiş olmasına rağmen fiyat farkı davacı tarafa yansıtılmadığını, bazı bölgelerde boyanın kalkması ve krozyon oluşması ram makinasının çalışması esnasında kumaş üzerindeki kimyasalların yol açması muhtemel olduğunu, raporda belirtilen yıkama nozulları sistemimizin tasarımı gereği kaynaklı olması gerektiğini, belirtilen tıkanmaların giderilmesi yada temizlenmesi için tahliye vanası kullanıldığını, TMMOB tarafından yönlendirilen bilirkişilere yanlış bilgiler verildiğini, vanaların sistem içersinde olması sebebiyle bilirkişiler temizleme ve boşaltma vanalarını göremediğini, raporda belirtilen aktif karbon filtre ünitesi ve ayrıca kullanılan radyal fanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığının talep etmiş olduğu 1000 kb değerlerine ulaşmak için kullanıldığını, sözleşme gereği Çevre ve Şehircilik bakanlığı tarafından gönderilen Testmer firmasının ve ayrıca 9 Eylül Üniversitesi tarafından alınan koku ölçüm raporları mevcut olduğunu, talep edilen 1000 kb değerinin altına düşürüldüğünü, bahsi geçen raporda 2. ram makinası ila 1. bağlanan ram makinanın aynı anda çalışmaması gerektiğini, PLC kontrol sistemi üzerinde belirtilen 1. ram 2. ram butonuna basılarak istenilen ram makinasının sistemimizle çalışması sağlanması grektiğini, firma talebi üzerine TMMOB tarafından gönderilen bilirkişilere firmanın verdiği ve yönlendirmeli yanlış ve eksik bilgilerden dolayı scrubber gaz arıtma sistemine 2 adet ram makinasının aynı anda çalışacağı düşünüldüğünü, sistemlerimizin mühendislik tasarımı, hesaplamaları ve projelendirilmesi firmamız tarafından yapılmakta olduğunu, hesaplamalar firmamızın kuralları gereği kopyalama ve izinsiz yapılmasına karşı dışarya verilmediğini, Scrubber Gaz Yıkama sisteminin çalışma sonucunda atık yağ olarak elde edildiğini, gerekli numuneler ve sistemin çalışma esnasında çekilmiş resimleri de mevcut olduğunu,  davacı tarafın TMMOB sunmuş olduğu bilirkişi talep formunda fabrikanın sistem öncesi 17.6 KW eneji ile çalıştığı sistem sonrası 58,2 KW kapasite enerji ihtiyacı duyduğu belirtilmiş ve üretim maliyetlerinin arttığı dile getirildiğini, bu husus bile davacının kötü niyetli hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, davacı şirket müvekkil firmaya bir kuruş dahi ödeme yapmadığını, hal böyle olunca \"zaten sistem ile maliyetler artıyor\" \"Bakanlık tarafından rapor aldık\", \"Ne gerek var bu sistem için bir bedel ödeyim\" mantığı ve düşüncesi içerisinde olduklarını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN BURSA 1. ATMNİN 2021/104 ESAS, 2021/142 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:<br>İDDİA VE SAVUNMA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı taraf ile davalı şirket arasında 26/12/2018 tarihli Scrubber Gaz Yıkama Ünitesi sistemi üretimi ve montaj işi için anlaşma yapıldığını, işbu sözleşme ile sistemin davalı şirkete kurulduğunu, davalı şirketin sözleşme bedelini ödemekten kaçındığını, sözleşme bedelinin ödenmemesi davacı şirketin hiçbir neticeyi kabul etmemesi nedeniyle sözleşme koşullarına göre yapılan işin karşılığında 20/01/2020 tarihinde 51.000 USD + KDV bedeli fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket fatura bedelini ödemekten imtina ettiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu edilen sistem üzerine makine ve çevre mühendisleri vasıtası ile inceleme yapılması ve üretilen montajı yapılan sistemin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığının tespitinin yaptırıldığını, davalı şirketin kötü niyetli olarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirket tarafından üretilen ve teslimi yapılan makinenin usulüne uygun olarak yapılarak üretildiğini ve çalışır durumda teslim edildiğini, bu nedenlerle davalı şirketin fatura ve icra takibine konu yersiz ve mesnetsiz itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Birleşen Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/104 esas sayılı dosyası, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Arabuluculuk  anlaşmazlık  tutanağı, ihtarnameler, sözleşmeler, tespit ve bilirkişi raporu, uzman görüşü, tanık beyanları,  yeni  baca  sistemi  konusunda yapılan  sözleşmeye   dair  kayıtlar,  güncel  emisyon ölçümleri, emsal rapor, emsal mahkeme kararları, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Asıl dava, taraflar arasında kurulan eser sözleşmesi kapsamında iş sahibinin yapılan işin ayıplı olması sebebiyle sözleşmenin feshi ile sözleşme konusu makinenin iadesi ve menfi zarar istemi, birleşen dosya yönünden dava, yüklenicinin eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli alacağına vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.<br>Dava konusu işin yapıldığı mahalde 1 çevre mühendisi, 1 makine mühendisi, 1 nitelikli hesap uzmanı, 1 SMMM bilirkişi, 1 tekstil mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak,  atanan SMMM bilirkiişsi tarafından tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak, rapor düzenlenmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.<br>Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle:  Davacı -karşı davalı ticari defterlerine göre davalının davacıya borçlu veya alacaklı olduğuna dair muhasebe kayıtlarının olmadığının görüldüğü,  Davalı -karşı davacı ticari defterlerine göre; davalı davacıdan 352.438,16 TL alacaklı olduğu görüldüğü, Sistemin protokol gereği emisyon değerlerini sağlamadığı, yüklenici davalı-karşı davacı tarafından seçilen fanın yetersiz olduğu, sistemin hangi teknik şartnameye göre ve hangi hesap yöntemiyle yapıldığının belirlenemediği, sistemin asıl amacını karşılamadığı bu durumun ise sistem çalıştırıldıktan sonra anlaşılabileceği nedeniyle, dava konusu sistemin gizli ayıplı olduğu,  Tesisin bu haliyle kullanılması durumunda ; Sistemin taraflar arasındaki sözleşmede ve sistemin teknik unsurlarından olması gereken asgari amaca hizmet etmesinin mümkün olmadığı, Davacı-karşı davalının menfi zararının hesaplanması için dosyada İkinci bir teklif olmaması nedeniyle heyetimizce kaçırılan fırsat açısından bir inceleme yapılamadığı,6- Sistemin kullanılabilmesi için fan gücünün ve debisinin artırılması gerektiği, mevcut sistemin hesap yöntemi dosya içerisinde görülemediğinden, kapasite hesabı yapılamadığı, bu nedenle ilave fan temini için tutar belirlenemediği gibi, kule boru çapları ve diğer malzeme ebatlarının da belirlenemediği, bu nedenle sistemin mevcut haliyle iyileştirme yapılarak da kullanılmasına yönelik bir hesaplama yapılmadığı,   Su deposunun 304 kalite malzemeden yapılması gerektiği, hesap yöntemi dosya içerisinde görülemediğinden tank kapasite hesabı yapılamadığı, bu nedenle 304 kalite Malzemeden su tankı yapılması tutarının belirlenemediği,  ... tekstil firmasının sistem kurulumu aşamasında üstlendiği işlerin toplam tutarının, 19.800,00.-TL olacağı, bu nedenle davacı-karşı davalının talep edebileceği Menfi zarar kalemlerinden bir tanesinin toplam miktarının 19.800,00.-TL olacağı,  Davalı- karşı davacı tarafından yapılan sistemin hesap yönteminin belirlenememesi nedeniyle, mevcut sistemde bulunan scrubber sulu sistem koku tutma ünitesi baca çapları ve filtrenin görevini yapması konusunda tereddütler olduğu, Davalı -karşı davacı tarafından kurulan sistemin hangi teknik verilere istinaden kurulduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, mevcut haliyle hesaplama yöntemi de belirlenemediği, sistemin fen ve sanata uygun olmadığı, taraflarca düzenlenen sözleşme ilişkisindeki amaca hizmet eder nitelik bulunmadığı bu sebeple de sökülmesinin uygun olacağı, sökülmesinin aşırı zarara yol açmayacağı mütalaa edilmiştir.<br>Davalı tarafın bilirkişi raporlarına karşı itirazları davacı vekilinin rapora karşı beyanları ve birleşen dosya ile asıl dosya ve Bursa 8. Sulh Huk. Mah. Alınan delil tespiti dosyasında değerlendirerek ek rapor aldırılmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.<br>Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu ek bilirkişi raporunda özetle: Davacı ticari defterlerine göre davalının davacıya borçlu veya alacaklı olduğuna dair muhasebe kayıtlarının olmadığının görüldüğünü, davalı ticari defterlerine göre; davalı davacıdan 352.438,16 TL alacaklı olduğu, sistemin protokol gereği emisyon değerlerini sağlamadığı, seçilen fanın yetersiz olduğu, hangi hesap yöntemiyle yapıldığının belirlenemediği, sistemin asıl amacını karşılamadığı, sistem çalıştırıldıktan sonra anlaşılabileceği nedeniyle, gizli ayıplı sayılabileceği, tesisin bu haliyle kullanılması amacına hizmet etmeyeceği, ikinci bir teklif olmaması nedeniyle kıyaslama yapılamadığı,  sistemin kullanılabilmesi için fan gücünün ve debisinin artırılması gerektiği, hesap yöntemi dosya içerisinde görülemediğinden, kapasite hesabı yapılamadığı, bu nedenle fan temini için tutar belirlenemediği gibi, kule boru çapları ve diğer malzeme ebatlarının da belirlenemediği su deposunun 304 kalite malzemeden yapılması gerektiği, hesap yöntemi dosya içerisinde görülemediğinden tank kapasite hesabı yapılamadığı, bu nedenle 304 kalite malzemeden su tankı yapılması tutarının belirlenemediği, ... tekstil firmasının sistem kurulumu aşamasında üstlendiği işlerin toplam tutarının, 19.800,00.-TL olacağı, kaybın 19.800,00.-TL olacağı, Hesap yönteminin belirlenememesi nedeniyle, mevcut sistemde bulunan scrubber sulu sistem koku tutma ünitesi baca çapları, filtrenin görevini yapması konusunda tereddütler olduğu,  Kimyasal gaz yıkama sistemi Scrubber olarak bilinen kimyasal ıslak absorpsiyon sistemi olduğunu, Scrubber sistemleri kirletici gazların (SO2, H2S, NH3, R-NH, H2S, R-SH, R-S-S-R, R-COH, R-CO-R, VOC) bazı kimyasal maddeler ile (kostik NaOH, sülfürik asit NaSO4, Sodyum hipoklorit NaOCI gibi) hazırlanan sulu çözeltiler içinde absorbe edilmesini sağlayan kulelerden oluşur. Bu kuleler prosesin gereğine göre dolgu yataklı (DYYÜ, dolgu yataklı yıkama ünitesi) yada sprey kuleler şeklinde olabileceği, scrubber tek kademeli yada çok kademeli olabileceği, Tek kademeli sistemler genelde basit asit gazları için tercih edildiğini, Çok kademeli sistemler ise birden fazla gazın arıtıldığı yüksek verimli sistemler olduğunu, H2S arıtılmasında iki kademeli uygulamalar ile yüksek verim ve tasarruf sağlanacağı,  Sistemin ana bileşenleri tank, dolgu malzemesi, solüsyon sirkülasyon sistemi, dağıtım sistemi, damla tutucu filtre olduğunu, Sistem seçilirken çalışma şartları ve kirleticilerin bilinmesi önemli olduğu, Toz ve partikül muhtevası ön filtre yada ventüri scrubber gibi eklemeler getirebileceği, Kimyasal sistemlerin avantajı kirleticilerin etkili şekilde giderilmesini sağlayacağı, bir çok gaz için 9699 dan fazla verim ile dizayn yapılabileceği, özellikle koku giderim uygulamalarındaki gibi hassas noktalarda etkili çözüm olacağını, eğer dikkatli dizayn yapılmaz ise amacına hizmet etmesi beklenemez, sistemin söküleceğinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.<br>Davalı tarafın koku  ölçümlerine, ana bacanın değerlerinin bacanın fan değerleri ile karıştırıldığına yönelik itirazları ve sistemin bakımsız olduğuna yönelik itirazlarının teknik yönden değerlendir ikinci ek rapor tanzimi talep edilmiştir. <br>Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu ikinci ek bilirkişi raporunda özetle: Kök ve ek raporlarda da detaylı olarak belirttiğimiz üzere Sistemdeki esas konu koku giderilmesi olduğu, İNTER HAVALANDIRMA END. BACA ÇEVRE TEK. VE FİLT. SİS. TESİSAT ISITMA SOĞUTMA MÜH. HİZ. SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ.'nin itirazları daha önce tarafımızca detaylı olarak cevaplandırılan hususlara ilişkin olduğundan kök ve ek raporumuzda her hangi bir değişiklik yapılmadığı mütalaa edilmiştir. <br>O halde toplanan delillerden somut olayda asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle sözleşmenin feshi ile yapılan makinenin iadesi, menfi zarar ve birleşen dosya yönünden ise iş bedeli alacağına vaki itirazın iptali  istemidir. <br>Taraflar arasında 26/12/2018 tarihli SCRUBBER GAZ YIKAMA ÜNİTESİ sistemi üretimi ve montaj işi yapılmasına dair sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin niteliği itibariyle eser sözleşmesi olup davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu sabittir. Uyuşmazlık, davalı yüklenicinin yapmış olduğu işin ayıplı olup olmadığı sözleşmeye göre edimini ifa edip etmediği, ayıbın derecesi, davacı iş sahibinin ayıp sebebiyle sözleşmeden dönme hakkını kullanıp kullanamayacağı ve sonucuna göre yapılan makinenin sökülerek iadesi, menfi zarar ve iş bedeli alacağı noktasında toplanmaktadır.<br>Diğer yandan eser sözleşmelerinde yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye teknik ve sanatsal kurallara ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle,davalı iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftir. Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren emek sarfıyla gerçekleştirdiği bir sonuçtur. Eser sözleşmelerinde; yüklenici sadakat ve özen borcu gereği eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek zorundadır. Yüklenicinin genel ihbar yükümlülüğü bu zorunluluktan kaynaklanır. Başka bir deyişle akdin gereği gibi ve zamanında ifasını tehlikeye sokan her hali yüklenici, iş sahibine derhal haber vermeye mecburdur (TBK 472). Yüklenici genel özen ve sadakat yükümünün gereği olarak kendisine teslim edilen malzemeyi muayene etmeli, eserin meydana gelmesine elverişli bulunmadığını öğrenir öğrenmez iş sahibine bildirmeli ve onun talimatına uygun şekilde hareket etmelidir. Sözleşmeyi imzalayan davalı yüklenici işinin ehli olup, kendisinden basiretli bir tacir gibi davranması beklenir. <br> Gerekli ihbarı  yapmayan  veya ihbarı yaptığı  halde iş sahibinin   talimatını beklemeyen  ve işe  devam ederek ayıplı  eser meydana getiren  yüklenici  iş sahibinin zararını TBK 112. madde uyarınca tazminle sorumludur.\tAnılan hükümler gereği yüklenicinin, iş sahiplerinin  yararına olacak şekilde ve ona  hiçbir zarar vermeden  eseri meydana getirmesi kuralı, yüklenicinin  hem sadakat hem de özen borcunu  kapsar. Kural olarak, yüklenicinin  basiretli  bir tacir gibi eseri fen ve sanat kurallarına uygun meydana getirmeyi üstlendiği  kabul edilir. Çünkü yüklenici  işinin ehli, iş sahibine  göre konusunda uzmandır.\tÖzen borcu, sözleşmenin her  safhasında  olan ve teslime kadar devam eden bir borçtur (   Y.15.HD. 2.7.2013 T, 2012/6860 – 2013/4281 sy.k). İmal sırasında  yüklenicinin özen borcunun yerine  getirilmemesi halin de iş sahibinin başvuracağı yollar TBK'nun 473. maddesinde gösterilmiş olup, eserin meydana getirilmesi  sırasında eserin yüklenicinin kusuru yönünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak  meydana getirildiğinin açıkça görülmesi  gerekir. Belirtilmelidir ki, eser sözleşmesi karşılıklı edimleri içeren bir iş görme sözleşmesidir. Buradaki yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmek, iş sahibinin karşı edimi ise, kendisine teslim edilen eser sebebiyle bedel (ücret) ödemektir. Eser yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren emek sarfı ile gerçekleştirdiği sonuçtur. Kuşkusuz iş sahibi ısmarladığı eserde belli niteliklerin bulunmasını arzu eder.  Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bundan dolayı,  teslim edilen eserin fen ve sanat kurallarına uygun iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması gerekir. Aksi halde, eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu ortaya çıkar.  <br> Eser sözleşmesi ilişkilerinde ayıp sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin ondan beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı niteliklerin bulunmaması veya olmaması gereken bozuklukların bulunması olarak ifade edilmektedir. Eserin ayıplı yapılmış olması sözleşmeye aykırılık teşkil eder. Ayıp açık ve gizli olabileceği maddi ve hukuki ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin tesliminden sonra makul süre içerisinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilebilecek ayıplardır. Gizli ayıplar ise basit bir kontrol ve muayene ile ortaya çıkmayıp kullanılmaya başlamasından sonra ortaya çıkan ayıplardır. Maddi ayıplar, açık veya gizli olsun; ortaya çıkan, gözle görülen ve duyu organları ile hissedilen ayıplardır. Bunun dışında gözle görülmeyen ancak yapılmamış olması nedeni ile karşı tarafça fark edilen ayıplarda bulunmaktadır.  Maddi ve hukuki ayıplar da açık ve gizli ayıplar gibi yükleniciye ihbarı gereken ayıplardır.<br>Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır.<br>Eserin ayıplı  olması halinde; iş sahibi, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunması şartıyla, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada bu hususu def'i olarak da ileri sürebilir. Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde; yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibinin o şeyi kabulden kaçınabileceği ve bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, yine aynı maddenin devamında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin kıymetinin noksanı nispetinde bedelden indirim veya eğer o işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi onarmaya mecbur edebileceği hüküm altına alınmıştır. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır.  Eser ayıplı olmakla birlikte, dürüstlük kuralı gereğince, iş sahibinin kabul etmesini engelleyecek nitelikte değil ise, iş sahibi eseri kabul etmek zorundadır ve bu durumda sözleşmeden dönme hakkının kullanılması  iş sahibinin sözleşmeden dönme anlamına gelen bedel iadesi isteminin kabulü iyiniyet kurallarına aykırıdır. Ancak, yüklenici de bu ayıpları gidermek yükümlülüğü altındadır. Sonuç olarak, eserin, iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması  ya da dürüstlük kuralına göre kendisinden kabulün beklenememesi durumunda iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde eser sahibine tanınan haklardan hangisini kullanabileceği, mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla eser üzerinde yaptıracağı inceleme   sonucu ayıbın derecesi belirlenmek suretiyle takdir olunur  (Y.15. HD'nin 16.4.2019 T, 2018/4472-2019/1813 sy k; Y.15. HD. Nin 25.5.2017 T, 2016/2206-2017/2255 sy.k;  1/11/2017  T,  2016/5082-2017/3762 sy.k.).<br>Yukarıdaki açıklamalardan somut olayda, davalı yüklenici tarafından yapılan işin niteliği itibariyle özel veya teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişiye başvurulması zorunlu olup taraflarca ibraz edilen sözleşme, belge, defter ve kayıtlar  ile yüklenici tarafından yapılan  Scrubber Gaz Yıkama Ünitesi sistemi üzerinde tarafların katılımı ile keşif icra edilmiş,  bilirkişi heyeti tarafından sistem çalıştırılarak inceleme yapılmış ve keşif sırasında yapılan ölçümler değerlendirilerek, düzenlenen bilirkişi heyetinin 26/04/2021 tarihli rapor ve itirazlar üzerine düzenlenen ek raporlarının  dosya kapsamı, somut olaya uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan bu raporlara itibar edilmiştir.<br>Davalı tarafından ikinci ek bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ekinde uzman mütalaası ibraz edilmiş ise de uzman mütalaasının sadece çevre mühendisi tarafından düzenlendiği, tekstil ve makine mühendisi bilirkişiden görüş alınmadığı, uzman mütalaa raporunda kumaş türü ve seçiminin elde edilecek emisyon seviyesini etkileyen önemli unsur olduğu belirtilmiş ise de taraflarca düzenlenen sözleşmede belirli bir kumaş cinsi yönünden sistemin kurulduğuna dair anlaşmanın yapılmadığı gibi tekstil sektöründe kumaş cinslerinin arz ve talebe göre değiştiğinden her cins kumaş yönünden koku ölçümlerinin yönetmelik hükümlerine göre sağlaması gerektiğinden bu görüşe itibar edilmemiştir. Yine uzman mütalaasında sistemin 2019 yılında kurulduğu, bakımsızlığı sebebiyle koku ölçümlerinin hatalı olduğu belirtilmiş ise de ölçüm yapılan filtrenin Hepa filtresi olduğu, Hepa Fitrelerinin partikül filtreleri olup hepa filtrelerinin yenilenmesi, bakımının yapılması ancak fandan partikül atmasına sebep olacağı, koku giderimini etkilemeyeceği, koku ölçümlerinde yeni bir değişiklik olmayacağından mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporlarına itibar edilerek, uzman mütalaasına itibar edilmemiştir.<br> Bu durumda davalı yüklenici tarafından imal edilerek montajı yapılan Scrubber Gaz Yıkama Ünitesine ilişkin sistemin, parçası olan su tankı ve ünitelerin paslanmaz malzemeden imal edilmesi gerektiği halde paslandığını ve  koku ölçüm değerlerinin, 1000 kb/m3 altında olmadığını belirterek ayıplı olduğu iddia edilmiştir.<br>Davacı tarafından Scrubber Gaz Yıkama Ünitesine ilişkin sistemin, parçası olan su tankı ve ünitelerin paslanmaz malzemeden imal edilmesi gerektiğine ilişkin ayıp iddiası yönünden, taraflar arasında imzalanan 26/12/2018 tarihli sözleşme ve sözleşmenin eki olan 2208 ile 2214 nolu teklif formları incelendiğinde, Scrubber Gaz Yıkama Ünitesinde , su tankının paslanmaz su tankı olarak ürün adı belirtildiği ve sözleşmede paslanmaz malzemeden yapılması, teklif formunda ise ürün 1 ve ürün 2 numaralı ürünün 1 numaralı ürün açıklamasında  DKP malzemeden imalat üzeri elektrostatik epoksi boya olarak belirtildiği ancak su tankı üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda ürünün imal edildiği, kullanım süresi itibariyle korozyona uğradığı, paslanmalar olduğundan su tankının ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Diğer yandan davacı tarafından koku ölçüm değerlerinin, 1000 kb/m3 altında olmadığına yönelik ayıp iddiası yönünden, imal ve montajı yapılan  Scrubber Gaz Yıkama Ünitesine ilişkin sistemin  Koku Oluşturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak koku ölçüm değerlerinin, 1000 kb/m3 altında olmasının sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı,  Scrubber Gaz Yıkama Ünitesine ilişkin sistemden beklenen amacın koku değerlerinin altında olması gerektiği halde yapılan keşif sırasındaki ölçümde koku değerinin 1000 KB/m3 üzerinde olduğu, teknik bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede, koku değerleri için yüklenici tarafından seçilen fanın özellikleri itibariyle yetersiz olduğu, sistemin kullanılabilmesi için fan gücü ve debisinin artırılması gerektiği, sistemin teknik hesaplama yönteminin belirlenemediğinden sistemin sökülmesinin uygun olduğu, eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olduğu ve eserden beklenen amacın gerçekleşmediğinden iş sahibinin ayıplı haliyle kabul edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olup beklenemeyeceğinden davacının  dönme hakkının kullanılmasında haklı olduğu anlaşılmakla sözleşmenin feshi ile sistemin sökülerek davalıya iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacının eserin ayıplı olması sebebiyle menfi zarar isteminin, davacı iş sahibinin ayıp sebebiyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek menfi zarar kapsamında;  sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından kaynaklanan zararları davalı taraftan talep edebilecektir. Bu itibarla bilirkişi heyete tarafından ticari defterler ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının sistemin kurulumu aşamasında üstlendiği işler sebebiyle 19.800 TL zararının olup bu miktarın davalıdan talep edebileceğinden taleple bağlı kalınarak 10.000 TL menfi zarar yönünden davanın kabulune karar vermek gerekmiştir.<br>Birleşen dava dosyası yönünden, davacı yüklenicinin imal ve montajının yaptığı Scrubber Gaz Yıkama Ünitesine ilişkin sistemin iş sahibi tarafından kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğundan sözleşmenin feshinde davalının haklı olduğu ve yapılan işin sökülerek iadesi sebebiyle iş bedeli alacağında haklı olmadığından itirazın iptali davasının sübut bulmadığından reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin  alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, likit olmadığı, bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdirdiğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Mahkememizin işbu asıl dava yönünden;<br>A-Davanın kabulü ile, taraflar arasında düzenlenen 26/12/2018 tarihli sipariş protokolü başlıklı SCRUBBER GAZ YIKAMA ÜNİTESİ kurulmasına dair sözleşmenin feshi ile davacıya ait fabrikaya kurulan sistemin sökülerek, davalıya iadesine, <br>B-10.000 TL menfi zararın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.149,41 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 4.787,36 TL'nin mahsubu ile bakiye 14.362,05 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan  bilirkişi gideri 4.800,00 TL, keşif harcı 419,90 TL, keşif araç ücreti 180,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 125,00 TL olmak üzere toplam 5.524,90 TL yargılama gideri ve 4.787,36 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.312,26 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 28.073,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan  arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,<br>7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>2-Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen Bursa 1. ATMnin 2021/104 Esas, 2021/142 Karar sayılı dosya yönünden;<br>1-A-Davanın subut bulmadığından reddine,<br>B-Davalı lehine kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30 TL nispi karar ve ilam harcının  peşin alınan 4.686,86 TL'den mahsubu ile bakiye 4.627,56 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde  bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 35.050,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, <br>6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan  arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,<br>7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı-birleşen dosya davalı vekilinin, davalı-birleşen dosya davacı vekilinin ve davalı  şirket yetkilisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  HMKnın 341. Ve  345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/11/2021    <br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br>                                              <br>   Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.<br>Aslının aynı olduğu tasdik olunur.<br>Katip ...<br>¸E-imzalıdır.    <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1aa562fabbd478c907416517c2402b71","SID":"1fc8919eb10db46e"}}