{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2021/22 Esas<br>KARAR NO:2022/142<br><br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:12/01/2021<br>KARAR TARİHİ:23/02/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t\t: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ...'nun işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalının ... plakalı araç ile 02/07/2018-27/08/2018 tarihleri arasında ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği, takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP\t: Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. <br>Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır. <br>Dava konusu ihtilaf; alacak nedeniyle yapılan takibe itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.<br>Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 7.249,93 TL üzerinden icra  takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin  durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.\" denilmekle, aynı yasanın 114/1-c maddesinde \"Mahkemenin görevli olması\" dava şartları arasında sayılmış, mahkeme tarafından görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen araştırılması gerekecektir. Öncelikle görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmemesine rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olarak düzenlenmiştir.<br>Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.<br>Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. <br> Yargıtay 11.H.D.' nin 06/03/2018 Tarih ve 2016/11515 E-2018/1718 K sayılı kararında da vurgulandığı gibi,  TTK'nin 12. Maddesine göre \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.\" hükmü yer almaktadır.<br>TTK'nun  11. maddesinde \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.”, aynı yasanın  15. maddesinde  de \"İster  gezici  olsun  ister  bir dükkânda veya bir  sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.\" düzenlemesi bulunmaktadır. <br>Somut olayda,  davalıya ait araç her ne kadar ticari sınıfta yer alsa da,  bunun tek başına davayı ticari dava haline getirmeyeceği, davalının İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan gelen kaydında mevcut gelirinin  belirlenen esnaf sınırında kaldığı, ticari işletme olmadığı ve davanın  mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla,  davaya görmekle genel mahkemelerin görevli olduğu mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından, davanın HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca görev dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M\t:<br>1-Davacının davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine,<br>2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK  MAHKEMESİ olduğuna,<br>3-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli  mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, <br>4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde görevli  mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine, <br>5-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda görevli  mahkemece karar verilmesine, <br>Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize  veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1  maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı   vekilinin  yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda  verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/02/2022<br><br>Katip ...<br> <br> <br> <br>Hakim ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7db464ab6892034d790be78e04a977d7","SID":"f23aedc542333a49"}}