{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2020/1 Esas<br>KARAR NO:2022/22<br><br>DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:10/05/2019<br>KARAR TARİHİ:14/01/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA/<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalıları — ...'ın davacı şirket nezdinde adına düzenlenmiş ... - sayılı Sağlık Sigorta Poliçesi ” vadesi içinde 02.07.2015 tarihinde serebral anevrizma nedeniyle gerçekleşen tedavisi dolayısıyla 31.10.2016 tarihli 44,785,51TL tutarlı faturanın taraflarınca ödendiğini,  bu tutarın %50'sine tekabül eden kısmın 28.743,16 TL olduğunu , Sağlık Sigortası Genel Şartları 12. Maddesi uyarınca davalı sigorta kuruluşunca bu tutarın kendilerine ödenmesi gerekirken ödenmediğini, bu nedenle davalı yan hakkında T.C ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ..../... E sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz olunduğunu belirterek, davanın kabulü ile 31,529,67 TL tutarın 02.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yargıla giderleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>SAVUNMA/<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;  Usule ilişkin itirazları ile, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu, halen derdest bir icra takibi bulunmakla talebin reddi gerektiği,  davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Esasa ilişkin itirazları ile, davaya konu hastalığın şirketleri ile dava dışı sigortalı arasında aktedilmiş olan poliçe kapsamında olmadığını, şirketlerince adı geçen hasta için düzenlenmiş bir sağlık sigorta poliçesi bulunmadığını, sigortalının ilgili poliçe kapsamında kazanılmış bir hakkı bulunmadığından ilgili poliçenin primlerini yükseleceğini,  talebin şirketleri nezdinde var olan sağlık sigorta poliçesi limit sınırını aştığını, aynı poliçede birden fazla sigortacının aynı riske teminat verdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava dişi sigortalının bireysel sağlık sigortası koasüranslı nitelikte olduğundan tüm katılan şirketler arasında limitler oranında paylaşılması gerektiğini, özel şartlar yolu ile teminat dışında bırakılan haller dolayısıyla sorumluluklarına gidilemeyeceğini belirterek davaya konu sigorta poliçesi kapsamında haklarında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE/<br>Dava, çifte sağlık sigortası kapsamında ödenen tedavi gideri bedelinin %50'lik kısmının TTK 1466 maddesi ve Sağlık Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumluluk miktarınca rücuen tazmini istemine ilişkin alacak davasıdır.<br>Taraflar arasındaki ihtilaf,  Davacı şirket tarafından dava dışı sigortalı ... için yapılan tedavi ödemelerinin %50'lik kısmı olan 28.743,16 TL'si ile 2.786,51 TL tutarında işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.529,67 TL'nin Davalı ... Sigorta'dan istenebilir olup olmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.<br>Mahkememizce deliller toplanıp dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı-Tazminat Hesap Uzmanı ..., Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı ... ve Sigorta ve Hukuk Uzmanı ... tarafından hazırlanan 14.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tıbbi değerlendirmede; ... Sigorta A.Ş. ...’ın tedavisi için ,... Hastanesine 44.785,51 TL ve ...’a  12.700,80 TL olmak üzere ödediği toplam 57.486,31 TL tedavi giderinin %50’si 28.743,16 TL’yi davalı ... Sigorta AiŞ.’den talep ettiği,  tetkik ve tedavilerin incelenmesi; 18.06.2015 tarihinde ... ... Hastanesine yapılan Mr anjio,arkus aortografi ve  serebral arterigrafi selektif tetkikte,anteriör kominnikan arter lokalizasyonunda sağ karotis sistemden dolum gösteren 5x5 mm boyutlarında geniş boyunlu anevrizma saptandığı, şiddetli baş ağrısı yakınması ile dış merkezde nöroradyolojik incelemeler cerebral anjioda anteriör kominikan arter lokalizasyonunda kompleks irregüler konturlu sakküler anevrizma saptandığı, rekonstruktif endovasküler tedavi için ... ... ... hastanesine yönlendirildiği, Ruptüre olmamış serebral anevrizma tanısı ile 02.07.2015 tarihinde opere olduğu, alınan iki boyutlu üç boyutlu anjiogramlarda sağ anteriör kominikan arter lokalizasyonunda her iki anteriör serebral arterin sağ anteriör serebral arterden dolduğu ve gene her iki anteriör serebral arterin anevrizma boynundan çıktığı geniş tabanlı ileriderecede irregüler konturlu yaklaşık 8x1 mm’lik üzerinde 3 adet bebek anevrizması olan kompleks sakküler anevrizma saptanmış.Sol karotid anjiogramlarda sol karotid arterden sol anteriör serebral arter A1 segmentinin tamamen aplazik olduğu saptanmış.Her 2 anteriör serebral arter anteriör kominikan arter anevrizması boynundan doluş göstermekte olduğu, Anevrizma boynunda çift vasküler rekonstrüksiyon cihazı ile Y stentleme ile anevrizma içi kollebe ve ant komünikan kompleksinin rekonstrüksiyonu yapıldığı, (Anevrizma embolizasyonu) ... Prof.  Dr....’a Çekirge 01.07.2015 tarih-000911 nolu serbest meslek makbuzu ile anevrizma embolizasyonu operasyonu için 27.000,00 TL  ödediği, ... Sigorta A.Ş. 27.000,00 TL tutarındaki fatura için ...’a 27.07.2015 tarihinde 12.700,80 TL ödediği, ... Sigorta A.Ş. ... ... Hastanesine 01.10.2015 tarihinde ...’ın anteriör kominikan anevrizma için serebral anevrizma endovasküler tedavi için 01.10.2015 tarihinde 44.785,51 TL ödediği ve Cerebral arterdeki anevrizma rüptüre olmadığından yapılan tedavi acil değildir. Yapılan tetkikler sonucu saptanmış ve planlı olarak tedavi edilmiştir. Anevrizmanın rüptüre olup olmayacağı veya ne zaman rüptüre olacağı konusunda önceden herhangi bir öngörüde bulunmak mümkün değildir. Dosyadaki tıbbi bilgilere göre cerebral anevrizmanın sigorta yapıldığı 10.03.2010 tarihinden önceki döneme ait bir MR veya anjiografi tetkiki olmadığı için ne zaman meydana geldiği konusunda değerlendirme yapmak mümkün değildir. Yapılan tedaviler tibben uygundur ve tedavi giderleri tedavi olduğu kuruma göre kadri maruf olduğu, sigorta hukuku yönünden değerlendirme; davacı ...  ... Sağlık  ve ...  Sigorta A.Ş    tarafından 01.06.2015- 01.06.2015- vadeli ... Mutfak San Ve  TicA.Ş  işyeri  ... sigortalılarından ...      sayılı Sağlık Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış bulunan   dava dışı     sigortalı ...’  ’ın tedavisi için poliçe teminatı kapsamında yaptığı ödemeyi davalı  sigortacıdan  müşterek  sigortaya   ilişkin   TTK’ nda   yer  aldığı  ifade  olunan   düzenlemeler   kapsamında rücuen  talep ettiği,  uyuşmazlık konusu olup  31.10.2016 tarihinde   ödemesi gerçekleştiği  beyan olunan    hastalık  tarihinde  yürürlükte olan 6102  sayılı T.T.K nun  hükümlerinin  tatbiki  gerektiği  anlaşıldığı, uyuşmazlık konusu olayda    davacı   sigorta kuruluşu  tarafından tanzim olunan  poliçenin olay  tarihinde  geçerli olduğu hususunun   tespit  olunduğu, derdest  davada  dosya içerisinde bulunan   dava  dışı   sigortalı ...’     adına   düzenlenmiş    tedavi  giderlerine  ilişkin dökümanlar incelendiğinde; 23.06.2016 tarihli Özel ...  ...   Hastanesi’  nde   gerçekleştirilen tedaviler  karşılığı 44,785,51 TL   tutarlı  tedavi  giderlerinin yerindeliği, konusunda  taraflar  arasında   bir  uyuşmazlık  bulunmadığı  anlaşıldığı, buna   göre dava dışı   sigortalının      davacı şirket   nezdinde   geçerli poliçe  vadesi içinde geçirdiği  ‘’serebral  anevrizma ‘’ neticesi verilen tedavi hizmetlerinin tıbben yerinde ve gerekli tedavi uygulamaları olduğu, \tdavalı   sigorta  kuruluşu   davaya  verdiği  cevapta poliçelerin  ürün    planları  farklı  olduğundan    aynı  rizikolar   için yapılmış   sigorta  poliçeleri  olmadığını ,  ilgilipoliçe  kapsamında talebin     şirketleri   nezdinde  var  olan    sağlık  sigorta  poliçesi    limit  sınırını  aştığını,   aynı  poliçede    birden  fazla   sigortacının  aynı  riske  teminat  verdiğini,    kabul  anlamına  gelmemek  üzere    dava  dışı    sigortalının bireysel  sağlık  sigortası      koasüranslı  nitelikte  olduğundan  tüm      katılan  şirketler  arasında    limitler  oranında  paylaşılması   gerektiğini,   özel  şartlar  yolu  ile  teminat  dışında   bırakılan  haller  dolayısıyla  sorumluluklarına  gidilemeyeceğini    belirterek   haklarında  açılan  davanın reddine  karar   verilmesini istediği,  dava  dosyasında  yer  alan    davalı   ...  A.Ş  tarafından   ...- Acil Vakalar Sağlık Sigortası Ferdi Sağlık Sigorta Poliçesinin    numarasının ...  olduğu    10.0.201   başlangıç  tarihli poliçede    dava  dışı  sigortalı     02.03.1958  doğumlu  Yurdanur     Varlık için   standart  350.00  TL  primle  söz konusu      sigorta  kapsamına  alındığı ,   acil vakalar acil  cerrahi ve dahili yatış için yıllık   30.000.00  TL  poliçe  limiti  tanımlanmış  olduğu tespit  olunduğu, taraflar arasında münakit yürürlük Tarihi: 01.10.1990 olan Sağlık Sigortası Genel Şartları nın ‘’  A.l. Sigortanın Konusu  ‘’ başlığını taşıyan düzenlemesi uyarınca’’ İşbu sigorta, sigortalıların sigorta süresi içinde hastalanmaları ve/veya herhangi bir kaza sonucu yaralanmaları halinde tedavileri için gerekli masrafları ile varsa gündelik tazminatları, bu genel şartlarla varsa özel şartlar çerçevesinde, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder. ‘’  denildiği, T.T.K  ‘nda Sigorta mukavelesi 1401. maddede tanımlanmış olup  ‘’ Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin ... süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir.‘’şeklinde  belirtilmiştir. Sağlık sigortası teminatları  başlıklı   aynı Kanun Madde 1513  te   (1) Sağlık sigortası ile sigortacı;a) Hastalık sonucu gerekli hâle gelen ilaç dâhil, her türlü tıbbi bakım, gebelik ve doğum, hastalıkların erken tanısına yönelik, ayaktaki incelemeler de içinde olmak üzere, sözleşmede kararlaştırılan giderleri,-   b) Tedavinin tıbben yatarak yapılmasının gerekli olduğu durumlarda günlük hastane giderleri,   c) Sigortalının, hastalık sonucu çalışamaması nedeniyle elde edemediği kazançlar için kararlaştırılan günlük iş görememe parası,   d) Sigortalı, bakıma ihtiyaç duyar duruma geldiği takdirde, bakım nedeniyle doğan giderler veya kararlaştırılan gündelik bakım parası,için teminat verir.  (2) Teminat, aksi kararlaştırılmamışsa, birinci fıkradaki tutarların tümünü kapsar. ‘’ denildiği, 6102  sayılı T.T.K’ nün 1401 . maddesi uyarınca sigorta sözleşmelerinin zorunlu unsurlarından olan Sigorta Genel Şartlarının tasdikine 5684 sayılı Sigortacılık   kanun’  nu Kanunu’ nun11 . maddesi uyarınca T.C Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı  (SDDK) yetkili kılınmıştır.Buna göre Sigorta Genel Şartlarının oluşturulması, yayını ve gerek görülmesi  halinde yapılacak değişiklikler konusunda   adı  geçen  kurumun yetkili olduğuna  işaret  edilmiştir. Sigorta Genel Şartları, Poliçe üzerinde açıkça ifade edilmiş, teminatın kapsamı, ek sözleşme ile teminata ilave edilebilecek haller, teminat dışında kalan zararlar, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını içeren koşullar olup,ilgili mevzuatta  üzere Genel şartların yanı sıra özel şartlarında akitler arasında hükümlerini doğuracağı   ve  tazminat   ödeme  ve/veya  rücu  aşamasında  dikkate  alınması    gerekeceği  anlaşıldığı, genel şartlar tasdike tabi olmasına rağmen Kanunun emredici düzenlemesine göre Özel Şartlar tarafların serbest iradesiyle kararlaştırıldığı için tasdike tabi   olmadığından Sigortacının üstüne aldığı rizikoların poliçede  tanımlanmış  olması   halinde   ilgili   giderlerin  talep  konusu  olabileceği, taraflar arasında münakit  SağlıkSigortası Genel Şartlarının Özel Şartlar ‘’  başlıklı ‘’Madde 17- Poliçelere, bu genel şartlara ve varsa bunlara ilişkin klozlara aykırı düşmeyen özel şartlar konulabilir. ’’hükmünü havi  olacağı  anlaşılmıştır.Davacısigorta  kuruluşu  ilgili    sigorta poliçesi   kapsamında  geçerli   Özel ve  Genel Şartların  tanımlanması  açısından delilleriarasında     dava  dosyasına   sunmamış  olup  , bu  aşamada      dava  dosyasına  ibrazı  hususunun mahkememizce değerlendirilebileceği, bilirkişi kurulunca     incelenen  Ek  Sertifika  Örneklerinin  tetkikinden poliçe   vadesi içinde   gerçekleşen  ‘’ Acil Vakalar  ‘’  kapsamında  teminat  tanımlandığı  belli  olmuş  bu  tanıma   giren  cerrahi  ve  dahili     yatışlar halinde    yıllık   ödeme  tutarının  limitsiz    ve  sigortacının  sorumluluğunun %  100  olduğu  tespit  edildiği, Dünya Sağlık Örgütü tarafından acil durum olarak tanımlanan hastalık ve/veya kaza halinde, ihtiyacınız olan acil tedavi masraflarını karşılamak   üzere  nispeten   düşük   primlerle   ve  sadece 30.0000.00   TL  limit  tanımlanılarak  yapılmış  ( AVS)   Sigorta  poliçesinin yaşanabilecek ani durumlarda    kuvertür  sağladığı  ,   diğer  bir  ifade  ile   sigortalının  sadece acil durum tedavileri ile ilgili hayati tehlikeyi atlatması (stabil hale gelmesi) süresince  yapılacak  olan masraflar  için  poliçede  gösterilen  limit  dahilinde  tedavi   teminatı  verilmiş  olduğu tespit  edildiği, Dünyaya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından tanımlanmış olan ve “Acil Durum” olarak değerlendirilen haller:(Suda boğulma-Trafik kazası-Terör, sabotaj, kurşunlama, bıçaklama, kavga vb,Tecavüz-Yüksekten düşme-Ciddi iş kazaları, uzuv kopmaları-Elektrik çarpması-Donma, soğuk çarpması-Isı çarpması-Ciddi yanıklar-Ciddi göz yaralanmaları-Zehirlenmeler-Anafilaktik şok-Omurga ve alt – üst ekstremite kırıkları-Kalp krizi, hipertansiyon krizleri-Akut solunum problemleri-Şuur kaybına neden olan her türlü organik kusur-Ani felçler-Ciddi genel durum bozukluğu-Yüksek ateş (39.5°C ve üzeri)-Diabetik ve üremik koma-Genel durum bozukluğunun eşlik ettiği dializ hastalığı-Akut batın-Akut masif kanamalar-Menenjit (beyni saran zarların iltihabı)-Renal kolik )  olarak  tanımlanmış  olup,   dava  dışı  sigortalının bir  süreden bu  yana  devam  eden  ciddi  baş   ağrıları  sonrasında      müracat  ettiği Özel ...  ...   Hastanesi’  nde   gerçekleştirilen   tedaviyi  bu   kapsamda  saymak   mümkün  olmadığı, buna karşın davacı  ... Sağlık  ve ...  Sigorta A.Ş   tarafından   düzenlenerek    dosyaya  ibraz  edilmiş  olan    poliçede   ...      sigortalıları  arasında  yer  alan ... için ...   Sağlık Sigorta  Poliçesinde sigortacının  Sağlık Sigortası Genel Şartları  kapsamında Sağlık Bakanlığı’nca ruhsat verilmiş her tür özel veya resmi sağlık kuruluşunda gerekli olan tedavi giderleri   teminat  altına  aldığı, davacı sigorta şirketi  tarafından  davalı ...  A.Ş ‘ne   gönderilen  rucü   talebi ile davalı  şirket  nezdinde    tanzim  olunmuş    poliçeye  kapsamında ...   Hastanesi’nde     gerçekleşen tedavi karşılığı   ödenen    sağlık  gideri faturanın  %   50  si  olan   tutarın  iadesi talep  olunmuş  ise de  davalı  yanca sigortalıları ...  için sağlanan himayenin sınırlarının tesbitinin Özel Şartların sağladığı himayenin kapsamı dikkate alınarak   yapılması  gerektiği, Hastalık ve sağlık sigortasına uygulanacak diğer hükümler’’başlıklı  kanun’  un  1519/2. Maddesinde ‘’  Sigortalının uğradığı hastalık, ilaç ve tedavi giderleri için harcama yapılması gibi gerçek zararların sigortacı tarafından karşılanması öngörülen sağlık sigortalarında ise, genel hükümlerin  sağlık sigortası hakkında da uygulanacağı  hususu   hüküm altına  alınmıştır.6102  sayılı Kanun’  un ‘’ Koruyucu hükümler ‘’   başlıklı 1520. Maddesinin  (2)   bendinde 1519 uncu madde hükümlerine aykırı sözleşme şartlarının  geçersiz  olduğu, dolayısıyla  somut  uyuşmazlığa  konu  olayda   davacı  ve  davalı  sigorta  şirketleri  arasında ‘’Müşterek Sigorta’’ başlıklı 1466. Maddesi ’’ nde   yapılan  tanımlamada  yer  alan (1)Bir menfaat birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmişse, yapılan birden çok sigorta sözleşmesinin hepsi, ancak sigorta olunan menfaatin değerine kadar geçerli sayılır. Bu takdirde sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olur.   (2)Sözleşmelere göre sigortacılar müteselsilen sorumlu oldukları takdirde, sigortalı, uğradığı zarardan fazla bir para isteyemeyeceği gibi, sigortacılardan her biri yalnız kendi sözleşmesine göre ödemekle yükümlü olduğu bedele kadar sorumlu olur. Bu hâlde ödemede bulunan sigortacının diğer sigortacılara karşı haiz olduğu rücu hakkı, sigortacıların sigortalıya sözleşme hükümlerine göre ödemek zorunda oldukları bedeller oranındadır.’’   şeklindeki   hükmün  raporun  içeriğinde yer  verilen ilgili  poliçelerin  sağladığı   farklı  kuvertür  yapıları nedeniyle   uygulanmasının  söz  konusu  olamayacağının belirlendiği, davalı  yanca  her  ne  kadar riziko/  operasyon   tarihini  kapsayacak şekilde  tanzim olunan ilgili   Sağlık Sigortası Poliçesi ‘’  sigortalıda   bünyeye    ve     kaltımsal   özelliklere  bağlı  olarak İleri yaş (40 yaş sonrası),Sigara kullanımı: ve Ateroskleroz (damar sertliği)vs  sebeplerle   oluşan arteriyel kan damarlarındaki genişleme ve balonlaşma sonrası meydana gelen zayıflık sonucu olan serebrovasküler bir bozukluğun bilirkişi  heyetince yapılan  değerlendirmesinde  acil  vaka    kapsamında sayılması mümkün olmadığı, buna göre sigorta şirketinin halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için  geçerli bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortalının sözleşmeye dayalı olarak  sigortalısına poliçe kapsamı dahilinde bir tazminat ödemesi yapmış olması    ve  sigortacının dava hakkının mevcut olması  ‘’ koşullarının bir arada gerçekleşmesi   gerektiği  hususları   dikkate  alınarak   yapılan  değerlendirmede ;Hastalık ve kaza giderleri için zarar giderim ilkesi temel olduğundan ardıllık ( Halefiyet ) uygulanabileceği yönündedir (Bozer, A., Sigorta Hukuku s. 109, Ulaş, L, age., s. 12). tehlike gerçekleştikten ve istem hakkı bir kere doğduktan sonra sigortalının giderim hakkını kısmen veya tamamen sigortacıya devredebileceği savunulmaktadır (Karayalçın, Y. Mesuliyet ve Sigorta Hukuku Bakımından Başlıca İşletme Kazaları, ..., 1960 s. 48). Yargıtay 11. HD. 16.02.1995 gün 1994/7663-1995/1254 sayılı kararıyla yargısal alanda da sigortacının hastalık sigortası nedeniyle ardıllığı kabul edilmiştir. Olayda sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre çözüm getirilmesi gerektiği,  bu kapsamda  davacı sigortacının sigortalı   zarar  görene yapılmış   tedavi  giderleri harcamalarını  davalı  yandan   uyuşmazlık   konusu  poliçe kapsamında ‘’   kaldığı  hususunun ispat  olunmamış   olması   nedeniyle  ... Sigorta A.Ş   den talep edilemeyeceğinden, sonuç olarak tıbbi yönden; Cerebral arterdeki anevrizma rüptüre olmadığından yapılan tedavinin acil olmadığını, dosyadaki tıbbi bilgilere göre sigorta yapıldığı 10.03.2010 tarihinden önceki döneme ait bir MR. veya anjiografi tetkiki olmadığı için cerebral anevrizmanın ne zaman meydana geldiği hakkında değerlendirme yapılamayacağı,  yapılan tedavilerin tbben uygun olduğu ve 44.785,51 TL tedavi giderinin tedavi olduğu kuruma göre kadri maruf olduğunu, sigorta hukuku yönünden; sigortalısı ...'ın davacı şirket nezdinde adına düzenlenmiş ... sayılı ... Sağlık Sigorta Poliçesi ” nin vadesi içinde oluşan tedavi giderinin davalı sigortacı yanca teminat altına alınmış bir halden meydana geldiğinin davacı tarafça ispatı olunmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamından bilirkişi heyeti raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmakla dava dışı sigortalı ...'a ait 09/01/2015 ile 09/01/2016 yılları arasında geçerli Acil Vakalar Sağlık Sigortası Ferdi Sağlık Sigorta Poliçesinin ve Acil Vakalar Sağlık Sigortalısı Ferdi Sertifikasının dosyada mübrez olduğu ve bilirkişi heyeti raporunda da bu hususun değerlendirildiği görülmekle, ayrıca davacı vekilinin Dava dışı sigortalı ...'a ait 09/01/2015 ile 09/01/2016 yılları arasında geçerli Acil Vakalar Sağlık Sigortası Ferdi Sağlık Sigorta Poliçesinin imzalı nüshasının istenmesine yönelik talebinin dosyadaki belgeler dikkate alınarak davaya herhangi bir katkı sağlamayacağı görülmüş olmakla, davacı yanın ek rapor alınması talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş olup, bilirkişi heyet raporunda yer alan tıbbi yönden yapılan değerlendirmeye itibar edilerek; Cerebral arterdeki anevrizma rüptüre olmadığından yapılan tedavinin acil olmadığının kabulü gerekmiş, dosyadaki tıbbi bilgilere göre sigorta yapıldığı 10.03.2010 tarihinden önceki döneme ait bir MR. veya anjiografi tetkiki olmadığı için cerebral anevrizmanın ne zaman meydana geldiği hakkında değerlendirme yapılamayacağı,  yapılan tedavilerin tıbben uygun olduğu ve 44.785,51 TL tedavi giderinin tedavi olduğu kuruma göre kadri maruf olduğu, sigorta hukuku yönünden ise; sigortalısı ...'ın davacı şirket nezdinde adına düzenlenmiş ... sayılı ... Sağlık Sigorta Poliçesi ” nin vadesi içinde oluşan tedavi giderinin davalı sigortacı yanca teminat altına alınmış bir halden meydana geldiğinin davacı tarafça ispatı olunmadığı anlaşıldığından ve davalı sigorta şirketi nezdinde dava dışı ...'ın acil vakalar dışında bireysel sağlık sigorta poliçesi bulunmadığından davalı sigorta şirketinin talep olunan tedavi giderinden sorumlu olmadığı kanaati ile davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>1-)Davanın REDDİNE,<br>2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 538,45 TL harçtan mahsubu ile bakiye 457,75 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,<br>3-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.100,00  TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>4-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,<br>5-)Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  üzerinde bırakılmasına, <br>6-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,<br>Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/01/2022<br><br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır  <br><br><br>Harç/ Masraf Dökümü<br>Peşin Harç\t:  538,45 TL<br>Karar Harcı\t:  80,70 TL<br>Noksan Harç\t:  457,75  TL<br>Davacı Gider Avansı<br>Yatırılan Avans : 3.031,40 TL<br>Davalı Gider Avansı<br>Yatırılan Avans : 00,00 TL<br>Yargılama Gideri Detayları<br>Bilirkişi Ücreti : 1.800,00  TL<br>Posta Giderleri :  325,10 TL<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"506e705d0fb65b97071f6f33bc86371e","SID":"23249b9e16a6a0b5"}}