{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2021/303 Esas<br>KARAR NO: 2022/10<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/05/2021<br>KARAR TARİHİ: 11/01/2022<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     : <br> DAVA                                                            <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun --- adresinde --- tarihinde davacı ------ kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiğini ve --- düzenlendiğini ve enerjinin  kesildiğini,   kesilen elektriğin mühür fekki yapılarak açıldığı ---- dönemi arasında  elektrik tüketimi  yapıldığını, sayaç değeri ile yapılan hesaplamada --- kaçak ----- faturasının tahakkuk ettirildiğini, davalının kendisine tahakkuk eden bedeli son ödeme gününe rağmen ödemediğini,  bunun üzerine davalı/borçlu hakkında, ilgili ----istinaden tahakkuk eden bedellerin tahsili amacıyla ------ sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi yapılmış, davalı/borçlu tarafından  takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu , yapılan arabulculuk görüşmelerinde de bir sonuç alınamadığını beyanla;  davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> SAVUNMA                           <br>  Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir. <br> İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.<br>İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.<br>İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.<br>b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.<br> Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış ---- yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.<br>c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde  borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.<br> İtirazın iptali istemine konu,  ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu,  ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu   tarafından ---- tarihli itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği,  itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği  huzurdaki davanın  yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Mahkemece  yapılan yargılama sırasında taraflarca  gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. <br>Bilirkişi tarafından alınan raporda ,\" Davacı kurumun davalı şirket ile ---- bulunmasına rağmen usulsüz kaçak olarak elektrik kullandığı, davalı şirket hakkında ---- kaçak elektrik kullanım tutanağının davacı kurum personeli tarafından kayıt altına alındığı ve bu kayıtlarda davalı firma çalışanının imzasının bulunduğu , --- kaçak kullanım tutanağına istinaden faturalanan asıl alacak miktarının --- olduğu, --- göre takip tarihi itibari ile işleyen faiz miktarının ----- rapor sunulmuştur.<br>Davacı personelleri tarafından ---- tarihinde kaçak elektrik tutanağı tanzim edilmiştir. Buna göre davalının ------abonesiz kaçak elektrik kullandığı sabit görülmüştür. <br>Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafından ------ ait kaçak elektrik kullanımı sebebi ile tahahhuk ettirilen elektrik faturasının ödenmediği, bilirkişi raporu ile de davalının kaçak elektrik kullandığı görülmüştür. Bilirkişi tarafından yapılan  teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir. Bu nedenle  davanın  kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.<br>İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve  işin  çabuk  bitirilmesine  engel  olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Eldeki davada alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi ile  davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davanın KABULÜNE,<br>1-Davalının ---- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına, <br>2- İcra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>3-Karar harcı 362,96 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 90,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 272,21‬-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 90,75 TL peşin nispi harc olmak üzere toplam  150,05 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine  <br>5-Davacı tarafından yapılan 108,50 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 808,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  <br>7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 5.100,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,<br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ,davalı tarafın yokluğunda kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/01/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6317bfe29b1e516c76c0426579736e90","SID":"2b558d36ea5f8393"}}