{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/647 - 2021/1409<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/647 <br>KARAR NO\t: 2021/1409<br>KARAR TARİHİ\t: 29/11/2021<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/03/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS <br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. .<br>DAVALI\t: ...PETROL NAKLİYAT İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t  Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 29/11/2021<br>YAZIM TARİHİ                    : <br><br>Adana ....Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 18/03/2021 tarih ...  esas sayılı  arar  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ                                                               :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ... Petrol Nakliyat İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduklarını, davalının tek imza yetkilisi olduğunu, müdürlük yetkisini kötüye kullandığını, ... Petrol ltd. Şti'ne ait Çarkıpare Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazı müvekkilinden izin almadan ve bilgi vermeden kendisine devrettiğini, bu satış karşılığında şirket hesaplarına ne kadar para girdiğini bilmediğini, davalının şirkete verdiği zarar nedeniyle Adana .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayısına kayıtlı sorumluluk davasının açıldığını, davalının Genel Kurul yapmaya yanaşmadığını, mahkememizin ... E sayılı dosyasında verilen genel kurula çağrı kararı üzerine genel kurulun yapıldığını, ancak müdür seçilemediğini, şirketin organsız kaldığını, davalı şirket yetkilisi ...'ın şirkete ve müvekkilinin ailesine zarar vermeye  devam ettiğini belirterek, dava değerinin şimdilik 501.000,00 TL olarak gösterilmesine, ...'ın kötü niyeti ispat edildiğinden şirkete davacının ya da uygun görülecek üçüncü bir kişinin yönetim kayyımı olarak atanmasına, şirkete ait tüm taşınmazlar ve araçlar ile davalıya devredilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ayrıca şirket eski müdürü ...'ın adına kayıtlı tüm gayrimenkullerin 3.şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                 :<br>Davalı vekili, davacının şartları oluşmayan  yönetim kayyımı atanma ve tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, TTK M.636/3 kapsamında davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesini, yasal gerekçeden yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA  KARAR ÖZETİ                                            :<br>Yerel mahkemece verilen 18/03/2021 tarihli ara karar ile;\"davacının, şirkete yönetim kayyımı atanması, Sarıçam ilçesi Çarkıpare Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 3.kişilere devrinin önlenmesi, davalı şirket yetkilisi ...'ın adına kayıtlı tüm taşınmazların  devir ve temliklerinin önlenmesi yönündeki tedbir taleplerinin reddine,  TTK'nun 636/4 maddesinde; Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. Hükmü bulunmaktadır. Davanın niteliği, dayanılan sebepler gözetilerek  HMK'nın 389 vd.maddeleri ile TTK'nun 636/4 maddesi gereğince; davalı şirkete ait taşınmazlar ile araçların 3.kişilere devrinin tedbiren önlenmesi talebinin kabulüne, davacının şirket ortağı olduğu gözetilerek, takdiren 30.000,00 TL tutarında nakdi yada aynı miktarda kesin, şartsız ve süresiz teminat  mektubu karşılığında ... Petrol Ticaret Ltd. Şti.  adına kayıtlı taşınmazlar ile araçların, mahkememizin izni olmaksızın devrinin tedbiren önlenmesine\" şeklinde karar verilmiştir.   <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ    :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;  TTK 395/1 maddesinin ihlali ve TTK 630/... VE 630/3 maddelerindeki özensizlik ve şirket ortağını açıkça hakkını katmederek zarara uğratma filleri şirket müdürünün azli için yeterli hukuki nedenler olduğunu, müvekkili şirketin % 50 ortağı olarak aktif dava ehliyetine sahip olduğunu, 6102 sayılı  TTK 235/1  madde ve fıkrası uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde temsil yetkisinin bir ortağın başvurusu üzerine mahkemece kaldırılabileceğini,  dava dışı şirket müdürünün davalı şirkete ait müvekkilinin % 50 hissedarı olduğu ... ada ... parseldeki akaryakıt istasyonunu kendi mülkiyetine geçirdiği 3.şahıslara da devredebileceği ve onların da iyi niyet iddiasında bulunabilecekleri gibi , dava dışı müdürünün bu işlemlere sonucu şirketler dışına çıkardığı hisse bedelleriyle mal edindiği anlaşılan adına kayıtlı gayrimenkuller üzerine 3.şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını taleplerinin red edilmesinin usul ve yasaya  aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t            :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik olup, istinafa konu uyuşmazlık ise, şirkete tedbiren yönetim kayyumu atanması ve  davalı şirket müdürü adına kayıtlı taşınmazların 3.kişilere devir ve temlikinin tedbiren önlenmesi talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen 18/03/2021 tarihli ara karar ile davacının tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br> Davacının, davalı şirkete tedbiren kayyum atanması talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>6102 sayılı TTK’nda sermaye şirketlerinde yönetime dışarıdan müdahaleye, yani şirkete mahkemece yönetim kayyumu atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Sermaye şirketlerinde kayyım atanması ile ilgili olarak, TTK 'nda bulunan tek madde TTK nun 617. maddesinin üçüncü fıkrası ile yapılan yollama uyarınca 412. maddedir. Burada; genel kurula çağrının yapılması için kayyım atanabileceği düzenlenmiştir. TTK.nun,  636/... maddesi,  limited şirketlerde organ yokluğunu ve bunun sonuçlarını düzenlemiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasında fesih davası açıldığında mahkemenin gerekli  önlemleri alacağı belirtilmiştir. Bunlar arasında kayyım atanması olduğu da kuşkusuzdur. Diğer taraftan TTK'nun 1. Maddesi gereğince; Türk Ticaret Kanunu,Türk Medenî Kanunu'nun ayrılmaz bir parçasıdır. Türk Medeni Kanunu'nda kayyımlık, temsil kayyumu (TMK, m.426), yönetim kayyumu (TMK, m.427) ve isteğe bağlı (iradî) kayyım (TMK, m.428) olmak üzere üç türü düzenlenmiştir. TMK'nun 427/4. Maddesinde; Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağı belirtilmiştir. Ayrıca limited şirketlerde müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayılmıştır. (TTK'nun 616/1-b) <br>Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şirketlerin seçilmiş organları eliyle idaresi asıl olup, bir şirkete kayyum atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Somut olayda davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi mevcut delil durumu dikkate alındığında, HMK'nun 389. maddesi anlamında, davalı şirkete yönetim kayyumu atanmasını gerektirir bir durumun mevcut olduğu HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında yaklaşık olarak ispat edilemediğinden, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.<br>Davacı tarafın, dava dışı şirket müdürünün mal varlığı üzerine tebdir konulması talebine yönelik istinaf başvurusunun incelmesinde; <br>6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.<br> HMK'nun 389.maddesi gereğince, ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden,  dava dışı şirket müdürü ... adına kayıtlı taşınmazların, davanın konusunu oluşturmadığı, ... davanın tarafı da olmadığı, bu nedenle,   ... adına kayıtlı tüm taşınmazların  devir ve temliklerinin önlenmesi yönündeki tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bin yön görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> ...-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli istinaf karar harcının peşin yatırılmış olduğu anlaşıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından davalı  lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.   <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> ¸e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br> ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br><br> ¸e-imzalıdır<br> <br><br>Katip<br><br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5619cec0493cfae46ded72ace436e131","SID":"c4eccdff4552fa71"}}