{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\tTürk Milleti Adına <br>\t\t\t\t\t\t\t\t        \" Karar\"<br><br>ESAS NO\t: 2019/848 <br>KARAR NO\t: 2021/763<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI \t: 1- ... - ... ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - <br>\t  Av. ... - <br>DAVALI \t:2- ... ELEKTK. İNŞ. İTH. İH. SAN. TİC. LTD ŞİRKETİ -  ...<br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/09/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 27/09/2021<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t:18/10/2021<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin müteahhitlik firması olarak faaliyet gösterdiğini, yaptığı binalarda satacağı dairelerde  kullanmak üzere davalı ... Ticaretten  ve diğer davalı tarafından üretilmiş, ... Door  marka 59 adet çelik kapı satın aldığını,  söz konusu 59 adet  çelik kapı ile  birlikte 60 adet de yangın  çıkış kapısı aldığını ve davalı ... Ticaret  ile kapıların montaj ve her türlü  işçiliği dahil  83.000,00.-TL  bedelle anlaştıklarını, bu bedelin  59.000,00.-TL'sini alınan  59 adet çelik kapı ve montajı için ödendiğini,  müvekkili daireleri satmaya başladıktan sonra  daire sakinlerinden  bazıları davacıyı arayarak  kapıları kaplamalarının söküldüğünü, kulplarının yerinden çıktığı yönünde şikayetlerde bulunulduğunu, davacı tarafça  dairelerdekic kapıları kontrole gittiğini ilk etapta  yaklaşık 5 adet kapının kaplamalarının  söküldüğünü ve başka bir takım gizli ayıplar oluştuğunu,bu durumu davalı ... Ticarete bildirdiğini, davalı  ... Ticaret  yetkilileri  sorunun üretici firmadan kaynaklandığını, en kısa zamanda kapıları yenileriyle değiştirileceğini söylediklerini, ayrıca üretici firma olan Altay .... Ltd.Şti ile de görüşüldüğünü ve her iki davalı da  zararını gidermediklerini, bunun üzerine 20/04/2016  tarihinde  ihtar göndererek  arızalı  olan kapıların yenileri ile değiştirilmesini aksi takdirde  yasal yollara başvurulacağını ihtar edidiğini, ihtar sonrasında davalı ... Ticaret  davacıya birkaç kaplama malzemesi gönderildiğini, ancak gönderilen kaplama malzemelerinin  ayıpları  gidermesi mümkün olmadığını, malzeme göndermesinde müvekkilinin zararının karşılanmadığını belirterek  ayıplı olan tüm kapıların tespit edilerek ayıplara ilişkin zararlarının bilirkişi incelemesi marifetiyle  hesaplatılmasını, söz konusu ayıplardan ötürü doğmuş olan zarara ilişkin tüm dava talep haklarının saklı kalmak kaydıyla  şimdilik  3.000,00.-TL'nin davalılardan alınarak  davacıya verilmesini talep  dava etmiştir. <br>Davalı ... Ticaret -... vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;59 adet  çelik kapı  60 adet yangın çıkış kapısı ve kapıların montaj işlerini kapsadığını iddia etmiş ise de, taraflar arasında montaj işlemlerinin  müvekkili tarafından   gerçekleştirileceği  konusunda anlaşma bulunmadığını, davacı şirket ile fatura karşılığında  almış olduğu kapıların montaj işlemlerini, müteahhit  firma olmaları  ve yeterli ekipmanları  olduğu gerekçesiyle  bizzat kendileri tarafından  yapılacağı  üzerine anlaştıklarını, irsaliye fatura tarihinde anlaşılacağı üzere  08/04/2013 tarihinde  teslim alınmış olan  kapılardaki  ayıpların Nisan 2014  tarihinde ortaya  çıktığı iddiası, kapıların  bir müddet  bekletildiğini gösterdiğini, kapıların uygun olmayan  koşullarda nemli ve rutubetli bir depo, saklamaya elverişli  olmayan koşullarda 8 ay  kadar bir süre bekletilmiş olması, imalatta ya da  satış esnasında  var olmayan  ancak davacının kendi kusuru ile meydana gelmiş  olan bozulmalar  olduğu bilirkişi incelemesi yapıldığında anlaşılacağını, müvekkilinin davacıya kaplama malzemesi gönderildiğini,  montaj  nedeniyle ya da montaj  öncesi kapıların bir süre depoda  bekletilmiş  olması nedeniyle meydana gelmesi muhtemel bozulmalar  göz önüne alınarak davacının mağduriyetini gidermeye yönelik olduğunu, müvekkili firma  davada bayii konumunda olduğunu, üretici firma olmadığını, müvekkilinin  montaj işlemlerini  üstlenmediğini,  ayıplı olduğu iddia edilen kapılarda dolayı müvekkilinin sorumluluğuna  başvurulamayacağını,  davaya konu mallar ayıplı olmayıp davacının ihmali sonucunda  kapılarda bozulmalar meydana geldiğini belirterek  davacının iddia ettiği   zararın montaj  ve saklamadan  kaynaklı bozulmalar  olması nedeniyle  açılan davanını reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...  Elk. İnş. İth. İh. San. Tic. Ltd.Şti dava dilekçesinin tebliğine rağmen  davaya cevap vermemiştir.<br>Yargılamaya konu uyuşmazlık, davalılar tarafından  üretilip satılan kapıların ayıplı olması iddiasıyla davacının davalılardan tazminat istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili dava dilekçesi ekinde sunduğu 29/04/2014 tarih 2014/7504  sayılı ihbar ile ayıplı kapıların değiştirilmesi için davalı ...  Ticaret'e ihtarname gönderdiğini belirtmiştir. Davacı vekiline bu ihtarın tebliğine ilişkin belge ve kayıt sunması için süre verilmiş ancak davacı vekili duruşmadaki beyanı ile de tebliğe ilişkin bir kaydın bulunmadığını bildirmiştir.   <br>Davacı vekili 20/06/2014 tarih 2014/7507 sayılı ihtarı da dava dilekçesi ekinde sunarak ayıplı kapıların değiştirilmesi için davalı ... Elekt. İnş. İth. İhr. San. Tic. Ltd.Şti 'ne ihtarname gönderdiği belirtmiştir. Davacı vekili bu ihtarın muhataba tebliğine ilişkin tebliğ evrakını dosyaya sunmuştur. <br>Mahkememizce 22/04/2015  tarihinde mahallinde keşif yapılarak  dosya konusunda uzman ..., İnşaat Mühendisi  ...'e tevdi edilerek,  aldırılan 09/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasındaki  uyuşmazlık satılan şeyde sonradan ortaya çıktığı iddia edilen  ayıplardan kaynaklandığını, bu bakımdan ilk  olarak açık ayıp  ve gizli ayıp  ayrımını  açıklamak gerektiğini, açık ayıp, mal  ya da hizmetlerde hemen  görülebileceğini,  fark edilebileceği  özürler,  bozukluklar,eksiklikler, defolar ve  kusurlar olduğunu,  diğer bir ifade ile tespit  edilmesi  için uzmanlık  gerektirecek  bir muayene tabi tutulması gerekmeyen, olağan bir muayene ile anlaşılabilecek ayıplar olduğunu,  gizli ayıp ise  mal ve hizmetler kullanım süresinde  veya uzman kişilerce  yapılan muayene neticesinde  ortaya çıkan  ayıplar olduğunu,  ancak bu ayıplar  yanlış  kullanımdan  değil, mal   ya da hizmetin  özelliğinden, kalitesizliğinden, standarda  aykırılığından, imalat ve üretim hatalarından  kaynaklanabilecek ayıplar olduğunu, malın ayıplı  olduğu teslim  sırasında açıkça belli  ise alıcı iki gün içinde durumu  satıcıya ihbar  etmesi gerektiğini, açıkça  belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra  sekiz gün içinde  incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda  malın ayıplı olduğu  ortaya çıkarsa ,haklarını  korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, somut olay açısından  olağan bir gözden geçirmesiyle  ortaya çıkarılamayacak bir ayıp  bulunması halinde  davalı tarafın  sorumluluğuna gidilebileceği   kanaatinde olduklarını.  Aksi halde davacının olağan  olarak yapması gereken muayene  ile söz konusu  ayıplar anlaşılabilecek  ise bu durumda  TTK'nın 23. Maddesinde  yer alan 2 ve 8  günlük sürelere uyulup uyulmadığına dikkate edilmesi gerektiğini, teknik incelemede somut  olaydaki  ayıpların imalat hatasından  kaynaklı  olağan muayene  ile anlaşılmasının mümkün olmayacağını,  bu bakımdan davalının  sorumluluğu gidilebileceğini, sonuç olarak; 6102 Sayılı  TTK'nın 23. Maddesine göre  BK 231 Hükmü gereğince, satılan  ayıbından  doğan her türlü  dava satıcının  ağır kusuru  istisna  olmak üzere  2 yıl  geçmekle zamanaşımına uğrayacağını,  olağan bir  gözden geçirmeyle ortaya  çıkarılamayacak bir ayıp  bulunması  halinde davalı tarafından  sorumluluğuna gidilebileceğini,  dava konusu ayıpların ,imalat hatasından meydana geldiği için  olağan muayene  ile saptanmasının mümkün olmadığını, toplam hasar onarım  tutarının 19.800,00.-TL olduğunu bildirmişlerdir<br>Davacı vekili ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sundukları anlaşıldı. Taraf vekillerinin itirazlarını da değerlendirmek üzere  dosya önceki bilirkişi heyeti olan   ..., İnşaat Mühendisi ...'e tevdi edilmiş aldırılan 12/11/2015 tarihli ek raporda özetle; davacı firmanın yetiklisi  ve taraf vekillerinin  hazır bulunması ile mahallinde tüm dairelere  ait kaplar teker teker incelendiği, hasarlı olarak olarak belirlenen kapı sayısında bir değişiklik yapılmadığını,  çelik kapı kasaların  üzerindeki kaplamalarda, imalat  hatasından dolayı kabarmalar ve soyulmalar olduğu, meydana gelen bu hasarlarını yerinde yapılmasının mümkün olmadığını, çelik kapı üzerindeki  kapı kanadı, menteşelerinden  çıkarıldıktan sonra kapı kasalarının sökülerek  aynı kaplama malzemesi ile kaplanarak  yenileri ile değiştirilmesi gerektiğini, kapı kasaları yenine takıldıktan sonra sökülmesi  gerektiğini, daire kapları için belirlenen hasar  bedellerinin içinde, kapı  kasa ve pervazlarındaki  hasarların  onarım bedelleri ile  kasaların  duvardan söküm  bedelleri,  duvarda meydana gelecek   duvar hasarı, sıva  tamiri ve duvar boyası  yapılması bedelleri de  bulunduğunu, bu durumda heyetçe belirlenen bu bedeller piyasa rayiçlerine uygun  olup her hangi bir fazlalık bulunmadığını,  diğer taraftan davacı vekiline teslim edilen kapılar davacı elinde 8 ayı  aşkın sürede saklanmaya uygun olmayan ortamlarda bekletildikten sonra montajının  yapıldığını, kapıların muhafaza şartlarından  dolayı kaplamalarda çatlama ve kalkmaların meydana geldiğini belirtmiş ise de, heyette yapılan incelemede   kapı kasa ve pervazlarından meydana gelen hasarların kapıların saklama koşullarından değil, kaplama malzemesinin, çelik kapı kasa ve pervazlarına montajının  usulün uygun  yapılmayarak  hatalı olarak yapılmasından kaynaklandığını ve hasarlı  kapı kasa ve pervazlarda imalat hatası olduğu bildirmişlerdir. <br>Davalı vekilinin bilirkişi ek raporuna karşı itiraz  dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır . <br>Davacı vekilinin 18/04/2016 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu ve gerekli harcı yatırdığı anlaşılmıştır. <br>Davacı vekili 07/02/2017 tarihli celsedeki imzalı beyanı ile, ... Ticarete gönderildiği belirtilen ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeye ulaşmadıklarını belirtmiştir. <br>Yine davalı vekilinin beyanları doğrultunuda ....Ltd ile aralarında bir bayilik sözleşmesi, garanti belgesi vs. Olmadığını, kendilerinin pazarlama faaliyetinde bulunduklarını belirtmiştir. <br>Yargılama konusu uyuşmazlık davacının davalılardan satın almış olduğu  kapılarda oluşan  ayıp nedeniyle tazminat istemine  ilişkindir. <br>Yapılan yargılamada toplanan ve deliller kısmında izah edien tüm deliller ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, Öncelikle davacının ... Ltd. Şirketine karşı talepleri değerlendirildiğinde, davacı ile davalı bu şirket arasında alım satıma yönelik bir ticari ilişki yoktur. Diğer davalı ... Ticaret vekilinin beyanları ile (14/12/2016 tarihli beyan dilekçesi) her iki davalı arasında bir bayilik sözleşmesi, dolayısı ile davalı şirketin garantör üretici olma sıfatı bulunmamaktadır. Davacı da bu kapsamda davalı ... Ltd. Şirketinden garantili ürün satın alan taraf değildir. Davaya konu kapılar yönünden davacının muhatabı ticari alım satımın tarafı olan ... Ticarettir. Bu nedenle davalı ... Ltd'nin davada taraf sıfatı yani pasif husumet ehliyeti bulunmadığıdan bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davacının ... Ticaret yönündeki isteminde ise, <br>TTK'nın 23/1-c maddesi düzenlemesine göre; \"malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya  ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanununun 223. Maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. <br>TBK'nın 223. Maddesi düzenlemesine göre ise, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bidirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi, bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılmayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edimiş sayılır. <br>Bu yasal düzenleme kapsamında dosyadaki veriler değerlendirildiğinde, davacının satım konusu mallardaki ayıbı öğrendiği, hatta bu yönde ... Ltd'ye ihtar gönderdiği belirlidir. Yine davacı vekili ... Ticarete de ayıbı bildirdiğini belirtmiş ise de dava dilekçesi ekindeki ihbarnamenin davalıya tebliğine ilişkin bir kaydı dosyaya sunamamıştır. Bu yönde davacı vekilinin duruşmada beyanı alınmış, davacı vekili ihtarın tebliğine ilişkin bir kayda ulaşamadıklarını belirtmiştir. Yani davacının kapılardaki ayıplara ilişkin olarak davalı ... Ticarete bir bildirimi olmadığı kabul edilmiştir. <br>Zira TTK'nın 18/3. Maddesi düzenlemesine göre tacirler arasındaki diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden ödnmeey ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla,telgrafla veya güvenli elektronik imza kulnılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Dolayısı ile davacının ... Ticarete karşı yaptığı bir ayıp ihbarının olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. <br>Davacı davaya konu kapılardaki ayıplar gizli ayıp olduğundan durumu hemen yani öğrendiğinde makul kabul edilebilecek bir sürede satıcı olan davalı ... Ticaret'e ayıbı bildirmekle yükümlüdür. Davacı yükümünü yerine getirmeyerek satılanı BK 223/son cümle gereğince bu ayıplı hali ile kabul etmiş sayılmıştır. Yani davacı öğrendiği ayıbı yasa gereğince davacı satıcıya bildirme yükümünü yerine getirmemiştir. Bu itibarla bu davalı aleyhine açılan davanın da reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan gerekçe ile  şekilde hüküm tesis edilmiştir.  \t<br>Mahkememizce verilen karar davacı vekilinin 20/03/2017 tarihli  başvurusu ile istinaf edilmiş, İstanbul  Bölge Adliye Mahkemesi 2017/3218 E. 2019/2507 K. Sayılı ilamı 15/11/2019 tarihli ve \" Mahkemece öncelikle davacının dava dışı kullanıcılar tarafından ayıbı öğrendiği tarihle   ilgili  tanık dahil delilleri  toplanmalı, akabinde ihtarnamelerin tebliğ belgeleri araştırılmalı ve buna göre TTK daki süreler değerlendirilip bir sonuca varılması gerekmekte iken sadece tebliğ belgesinin ibraz edilememesine dayalı olarak sonuca varılması incelemenin eksik yapıldığını göstermektedir.Açıklanan bu nedenle davacı yanın diğer istinaf gerekçeleri incelenmemiş ve taraf delillerinin ayıbın öğrenildiği tarih ve ihbar tarihi açısından toplanıp yeniden değerlendirme yapılması için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile kaldırılmıştır. <br>Yeniden mahkememiz esasına kaydedilen dava dosyasında yargılamaya devam edilmiş, dava konusu mahalde yeniden keşif yapılmış, keşif esnasında tanık beyanları alınmış, dosya konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişiden bilirkişi raporu temin edilmiştir. <br>11/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu çelik kapılarda ilk bilirkişi raporunun düzenleme tarihi  olan 20.05.2015 tarihinden 5 yıl  7 ay sonra tekrar yapılan incelemede çelik kapı üzerinde bulunan kaplamalarda imalat hatasından kaynaklanan hasarların aradan geçen süre içerisinde artarak devam ettiği  belirlenmiş ve yapılan değerlendirmede meydana gelen hasarın onarım tutarının dava tarihi piyasa rayiçleri ile KDV dahil 24.800,00 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. <br>Davacı vekili 29/03/2021 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiştir. <br>Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava; davacı tarafça davalı ... Ticaret'ten satın alınan, davalı ...'in üreticisi olduğu 59 adet çelik kapıda üretim hatası/ayıp olduğu iddiasına dayalı olarak talep edilen maddi tazminatın/zararın davalılardan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Mahkememizce İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 15/11/2019 tarih 2017/3218 Esas 2019/2507 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davalılara yapılan ihtarnamelerin tebliğine ilişkin gerekli araştırmalar yapılmış, mahallinde yeniden keşif icra edilerek ayıp ihbarı konusunda tanıklar dinlenilmiş olmakla birlikte bozma ilamı sonrasında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; çelik kapılar üzerinde bulunan kaplamalarda imalat hatasından kaynaklanan hasarların aradan geçen süre içerisinde artarak devam ettiğinin, meydana gelen hasarın onarım bedelinin 24.800,00 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar bilimsel, gerekçeli olarak açıklanmış, keşifte dinlenilen tanık beyanları dikkate alınarak ayıp bildirimine istinaden davalı ... ile iletişime geçildiğinin tespit edildiği, davacı vekilinin 29/09/2020 tarihli beyan dilekçesi dikkate alınarak davalı ...' e gönderilen ihtarnamenin barkod numarasını içeren posta alındısının tüm araştırmalara rağmen temin edilemediğinin belirtildiği, diğer davalı ...' e gönderilen ihtarnamenin ise yapılan araştırmalar sonucunda 25/06/2014 tarihinde şirkete tebliğ edildiğinin tespit edildiği , bozma ilamı sonrası tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte,yapılan tüm araştırmalara rağmen davalı ...'a çıkarılan ihtarnamenin hangi tarihte tebliğ edildiği tespit edilemediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmekle birlikte davacının, davalı ... Ticaret-... aleyhine açtığı davanın kabulüne, buna göre 24.800,00 TL nin ( 3.000,00 TL ‘sine dava tarihinden itibaren, 16.800,00 TL ‘sine bozma öncesi ıslah tarihi olan 04/04/2016 tarihinden itibaren, 5.000,00 TL sine bozma sonrası 29/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ) davalı ... Ticaret-... ‘den alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>Davanın davalı ... Elektrik  İnş. İth İh.. San. Tic. Ltd.Şti yönünden ise; her ne kadar davacı tarafça  davalı ... Elektrik  İnş. İth İh.. San. Tic. Ltd.Şti ye karşı dava açılmış ise de davacı ile işbu davalı arasında yapılmış bir satım sözleşmesinin dosyada mevcut olmadığı, davacının davaya konu edilen kapıları ... Ticaret-...'den satın aldığı dikkate alınarak davanın davalı ... yönünden pasif husumet nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal nitelikte İstanbul BAM 16. HD'nin 2017/4874 Esas 2020/1072 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak)<br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacının, davalı ... Elekt. İnş. İth İh.. San. Tic. Ltd.Şti aleyhine açtığı davanın pasif husumet nedeniyle REDDİNE,<br>2-Davacının, davalı ... Ticaret-... aleyhine açtığı davanın KABULÜNE, buna göre 24.800,00 TL nin ( 3.000,00 TL ‘sine dava tarihinden itibaren, 16.800,00 TL ‘sine bozma öncesi ıslah tarihi olan 04/04/2016 tarihinden itibaren, 5.000,00 TL sine bozma sonrası 29/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ) davalı ... Ticaret-... ‘den alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Alınması gerekli  1.694,09  TL harçtan peşin alınan  51,25 TL'nin ve toplam 424,16 TL ıslah harcının  mahsubu ile 1.269,93 TL nispi karar ve ilam harcının  davalı ... Ticaret-... ‘den alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 1.718 TL yargılama gideri ve  51,25 TL peşin harcın,  25,20 TL başvurma harcı, 286,91 TL  ve 86  TL  ıslah harcının, 3,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.171,16 TL'nin davalı ... Ticaret- ...'den alınarak davacıya verilmesine,  davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Ticaret- ...'den  alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine,<br>Dair davacı vekili, davalı ... Ticaret-... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/09/2021<br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır.         <br>  <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır.         <br>  <br>Yargılama Gideri:<br>750 TL bilirkişi ücreti <br>384,90 TL keşif harcı gideri <br>150 TL Keşif araç gideri <br>433,10 TL posta ve tebligat gideri <br>51,25 TL peşin harç <br>25,20 TL başvurma harcı <br>286,91 TL ıslah harcı <br>86 TL ıslah harcı <br>3,80 TL vekalet harcı<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"436476a5b959c75c46b166547bda8ea3","SID":"fcc6adaa3ac59f8b"}}