{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2017/413 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2018/16<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 18/07/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 11/01/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı banka arasında yapılan kredi sözleşmeleri uyarınca müvekkile değişik zamanlarda ticari kredi/krediler kullandırıldığını, Müvekkil şirketin  yetkilerinin beyanına göre ticari kredi kullanımından sonra davalı banka tarafından müvekkil şirkete başkaca ticari ürünlerde tahsis edilmiş ve bunların kullanımı sağlanmıştır.(Teminat mektubu, KMH açılması ve benzeri.)Müvekkile kullandırılan bu krediler nedeni ile ... ili, ... İlçesi, Mah. ada, parsel de yer alan taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, Müvekkili  firma ... yılında ekonomik krize girdiğini, kredilerini önce geciktirerek öder iken bu gün itibari ile şirketin tüm mal varlığına ... Adliyesinde değişik icra dairelerinde yapılan birden çok icra takip dosyasından haciz konulduğunu,  tüm banka hesapları üzerinde haciz ve tedbirler uygulandığını, şirket fiili olarak çalışamaz hale geldiğini, müvekkili şirket yetkilisinin talebi üzerine davalı bankaya ait kredi kullanılan ... Şubesine şifahen başvurulduğunda müvekkil şirket ile şirket ortaklarının toplamda 6.455.000,00-TL bir borç yükü altında olduğu beyan edilmidiğini,müvekkili şirket yetkilisinin beyanlarına göre gecikmeli de olsa davalı bankaya kısmi ödemeler yapıldığını, kredi borç tutarının bu miktar olması mümkün olmadığını, yapılan kısmi ödemelerin kredi borcu aslına mahsup edilmek yerine fer’ilerine kaydırılması sureti ile hem müvekkilin borç aslının azalmasına engel olunarak borç aslının ve dolayısıyla da borç aslına işleyecek/işleyen faizi nedeni riski ve genel kredi borcunun iradesi dışında  artışına neden olduğunu, davalı bankaca bu yönde yapılan tüm işlemler hukuka ve yasaya aykırı  geçersiz olduğunu, <br>Müvekkili firma tarafından iş bu sözleşmelere binaen davalı banka lehine ... ili, ... İlçesi, ... Mah... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmdiğini, davalı banka tarafından taraflar arasında muarazalı olan kredi sözleşmesi ve borç bakiyesi neden ile iş bu taşınmaz üzerinde icra takibi yapılması ihtimali yüksek olduğunu,  Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre “…Taraflar arasında düzenlenen ipotek akit tablolarının incelenmesinde borçlunun bankaya karşı olan  tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere düzenledikleri yani kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmedikleri belirlenmiştir. Alacaklı salt bu ipotek akit tablolarına dayanarak borçlu hakkında ilamlı icra takibi yapamaz…” dendiğini, müvekkil şirketin davalı bankaya genel kredi sözleşmesi  ve sair kullanılan krediler nedeni ile 12/07/2017 tarihinde banka tarafından beyan ve talep olunan miktar kadar borçlu olmadığının tespitine,banka ile müvekkil arasındaki kredi aslı, işlemiş faizi ve ferileri yönünden muaraza bulunduğundan ve iş bu açılan dava ile birlikte davalı bankanın kötü niyetli icra takiplerinden koruma maksatlı müvekkil şirkete borcun muaccel hale gelmesi için hesap katı gönderilmemesi ve  üzerinde ipotek tesis edilen ... ili, ... İlçesi, ... Mah... ada, ... parsel sayılı taşınmaz hakkında icra takibi yapılmaması ve taşınmazın satılarak paraya çevrilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı Banka cevap dilekçesinde özetle,davacı şirketin  müvekkili bankadan krediler kullandığını,bu kredileri ödemediğini,  taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca  hesabın kat edildiğini, davacı tarafı kredilerin vadeleri hitamında hemen temerrüde düşürülmemiş  olmalarını  menfi tespit taleplerine dayanak olarak ileri sürdüğünü, temerrüt faizi cari faizin iki katı olduğunu, davacının borçlarını ödemediği döneme ilişkin olduğu dönem dikkate alındığında borçlarına temerrüt faizi işlememiş olması kendi yararlarına iken bunu dava nedeni olarak sürülmesi iy iniyetle bağdaşmadığını, davacının müvekkilinden kredi kullandığını, borçlarını ödemediğini, hali hazırda bu yönde bir arede sergilenmezken  kredi borcunun nedeni temerrüt faizi  yerine cari faiz üzerinden hasaplandığını sorgulayarak bu davacı açtığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın, İhtiyati tedbir taleplerinin reddi ile davacı tarafın tazminta mahkum edilmesini talep  etmiştir. <br>\tDavacı  vekili .../.../... tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında  imzalı beyanında, davanın  sulh protolü gereği konusuz kaldığını, bu yönde karar verilmesini talep ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı  tarafa yükletilmesini istediklerini beyan etmiştir. <br>Davacı vekili .../.../... tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında imzalı beyanında; tarafların  sulh olduklarını, sulh anlaşmasında davacının davadan feragat edeceği hususu kararlaştırıldığnı, davanın  konusuz kaldığını, aleyhimize vekalet ücretine taktir edilmememesinin talep ettiklerini beyan etmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; tarafların .../.../... tarihli protokol gereğince  uyuşmazlık konusu hakkında sulh oldukları anlaşıldığından HMK m. 315 gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın Sulh nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>2-İki taraf  lehine vekalet ücretine taktiren yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, <br>Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı\t11/01/2018<br><br>Katip ...<br> E İmza <br>  <br>Hakim ...<br>E İmza  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a97a45a1599306720af67e12d77c065","SID":"e2dfbdf56003d4db"}}