{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1470 <br>KARAR NO: 2021/300<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2017 <br>NUMARASI: 2016/181 Esas 2017/305 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/03/2021 <br>Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalının donatanı olduğu Ukrayna bayraklı  ... Imo nolu  \" ... \" gemisi için 05/11/2014 tarihinde yakıt talebinde bulunduğunu,  müvekkili tarafından 05/11/2014 tarihinde  İstanbul sularında gemiye 385  metrik ton yakıt ikmali yapılarak  sözkonusu yakıt için  03/11/2014 tarihli 112.770-usd  bedelli  ve 113.399,99-usd bedelli 2 adet fatura düzenlendiğini, ancak fatura bedellerinin vadesinde ödenmediğini, bu nedenle gemi hakkında ihtiyati haciz kararı alınması için  mahkemeye müracat edildiğini, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/62  Değişik iş sayılı ve 2016/53 kararı ile davalının donatanı olduğu  Greisfald isimli geminin ihtiyaten haczine karar verildiğini,  müvekkilinin  yakıt alacağının  TTK nın 1352. Maddesine göre  deniz alacağı,  TTK'nın 1320. Maddesine göre de  gemi alacağı hakkı verdiğini, ihtiyati haciz kararı alındıktan sonra İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden   davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini, donatanın acentesi olan ... A.Ş'nin sözkonusu yakıt tedarikine  aracılık ettiğini,  bu  nedenle davalı yanın  ...'a tebligat yapılamayacağına ilişkin iddialarının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların takibe itirazlarının iptali ile alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde;  takibe konu alacağın TTK nın 1246. maddesinde düzenlenen 1 yıllık  zamanaşımı süresine tabi olup, dava tarihi itibariyle bu   sürenin  dolduğunu, ödeme emrinin  usulsüzlüğünden dolayı icra takibine karşı şikayet yoluna gidildiğini, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/308 Esas Sayılı dosyasında görülen   davanın henüz sonuçlanmadığını, bu nedenle icra takibinin henüz kesinleşmediğini, davacının 05/11/2014 tarihinde vadesi dolan fatura alacağının bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 01/03/2016 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunarak takibe geçtiğini, müvekkili şirketin ... Ukrayna merkezli ... Şirketinin Türkiye acenteliğini yaptığını, TTK hükümlerine göre müvekkilinin acente olarak yalnızca donatanın Türkiye limanlarındaki işlemlerini gerçekleştirmek için yazışmalar yaptığını,  donatan adına borçlanma yükümlülüğünün bulunmadığını, acentelik kapsamında ... gemisine yakıt tedariki için Körfez Petro Kimya Gümrük Müdürlüğünden izin talep ettiğini, bu nedenle davacının acentelik ilişkisine dayanarak müvekkili şirketten yakıt bedeli talep etmesinin hukuken mümkün olamayacağını, kaldı ki söz konusu geminin yakıt tedarik işleminin ... tarafından yapıldığını, teyit belgesinde ve davacının tanzim ettiği faturalarda yakıtı alan firmanın ... firması olduğunun görüldüğünü, armatör ..., ... brokerden İstanbul'da yakıt istediğini, brokerinde bu yakıtı davacıdan temin ettiğini,davacının muhatabının ... firması olduğundan  alacağını bu firmadan talep etmesi gerektiğini savunarak davanın husumet, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ: Mahkemece; Yakıt tedariki yapılan ... IMO nolu ... isimli Ukrayna bayraklı geminin dosyada mübrez equasis kaydından geminin kayıtlı maliki ve ...,  işleteninin ise ... olduğu bu şirketlerin  adresinin aynı olması sebebiyle  aralarında  organik bağ bulunan  grup şirketler olduğu her iki davalı yönünden de  acente sıfatıyla dava açılan ... Deniz Taşımacılığı şirketinin geminin Türkiye'deki acentesi olduğunu  kabul ettiğinden, davalılara izafeten ... Deniz Taşımacılığına dava yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, 6102  sayılı TTK nın  1104. Maddesinde , gemi  bağlama limanı dışında bulunduğu sırada kaptanın  geminin donatılmasına  yakıt   ve kumanyasına ilişkin her türlü  işlem ve  tasarrufları  donatan  adına  yapmaya  yetkili olduğu düzenlendiği, somut olayda Ukrayna bayraklı gemi   İstanbulda  bulunduğu sırada yani  bağlama limanı dışında  iken gemi  kaptanı tarafından  yakıt ikmalinde  bulunulduğu  anlaşıldığından  TTK nın 1104. Maddesine göre sözkonusu yakıt bedelinden  dolayı açılan davada  gemi donatanı  ile  ... /  gemi işleteni olan  davalıların  husumet ehliyetinin bulunduğu, Davalılar vekili tarafından fatura alacağının TTK 1246.maddesinde düzenlenen bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, haciz ve takip tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu ileri sürülmüş ise de, TTK'nun 1246.maddesindeki zamanaşımı süresi gemi kira sözleşmeleri, zaman çarteri sözleşmeleri, navlun sözleşmeleri ile konişmentodan doğan alacaklar için  öngörülmüş  olduğundan yakıt satışından kaynaklanan fatura alacağı için bu sürenin uygulanamayacağı, uyuşmazlık konusu alacağın BK'nun 189.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle bu sürenin henüz dolmadığı, \tDavacının usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarında, ... adına tanzim edilen 03/11/2014 tarihli 113.399-usd bedelli ve 03/11/2014 tarihli ... seri nolu 122.770-usd bedelli faturalar karşılığı cari hesap bakiyesinin 235.936,62 -usd  olarak tespit edildiği, davacının gemiye  05/11/2014 tarihinde ... isimli ... ile ikmal ettiği yakıt  karşılığında 236.170 -usd  yakıt alacağının  doğduğu ,  ancak davacının ticari defterlerindeki cari hesap bakiyesinin 235.936,62-usd olarak tespit edildiği, ...  tarafından düzenlenen 03/11/2014 ve 05/11/2014 tarihli sipariş onayı (sares order confirmation) belgelerinin altında gemi mührü ve kaptan imzasının yer aldığı, bu durumda yakıt talebinin geminin kaptanı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, yine yakıt sağlama teyidi isimli belgenin de broker olarak hareket eden ... firması tarafından düzenlendiği, ... Deniz Taşımacılığı A.Ş'nin  geminin acentesi sıfatıyla tedarik edilecek yakıt için 03/11/2014 tarihinde gümrükten  onay talep ettiği,   yakıt ikmaline ilişkin belgede gemi mührü ve kaptan imzasının yer aldığı, bu şekilde   davacının  alacağının dayanağını oluşturan  yakıt  tedarikinin  sözkonusu  belgeler ile  ispatlandığı ,235.936,62 USD asıl alacak üzerinden itirazın kısmen iptaline,davalının  temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin reddine,  alacak belirli ve likit sayıldığından %20 oranı üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. 1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yakıt satımından önce imzalanan yakıt teyidinin “yazılı sözleşme” olduğu,müvekkilinin gemiye sattığı yakıtın 1 ay vadeli olduğunu, geminin yakıtının 05.11.2014 tarihinde teslim alındığının gemi kaptanının imza ve mührünün bulunduğu,yakıt borcunun 05.12.2014 tarihinde muaccel olduğunu, sözleşmede faiz oranının belirlendiğini,  takipte faiz istenemeyeceği şeklindeki tespitin TTK 1530.maddesine aykırı olduğunu,taraflar arasında bir sözleşme olmasa bile TTK 1530 maddesine göre faturalar üzerindeki faiz şartına süresinde itiraz etmeyen davalıların temerrüde düştüğünü,  faturaların üzerinde “vadesinde ödenmemesi halinde aylık %3,5 gecikme zammı uygulanır” yazılı olduğunu,235.936,62-usd asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibine işlemiş faiz uygulanacağını,aylık %3,5 gecikme zammı talebi reddedilecekse uygulanacak faizin kamu bankalarınca işlenen usd mevduat hesabına işlenen faiz oranı üzerinden işlemiş faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmün işlemiş faize ilişkin kısmının kaldırılmasına ve icra takibindeki faiz miktarı kadar düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; ... Ltd ile ... şirketleri hissedarlarının farklı olduğunu ve aralarında bağlantı bulunmadığını, ...’in armatör-kiracı-donatan olmadığı ve kendisine yurt dışı tebligat yapılması gerektiğini, bu yönüyle tebligata ilişkin hükümlerinin ihlal edildiği ve taraf teşkili sağlanmayarak savunma hakkının kullanılmasına imkan kalmadığını, zorunlu dava arkadaşlığı konusunda bir açıklamanın gerekçeli kararda yer almadığını, sipariş formundaki kaptan imzası/gemi mührü bulunmasının izin prosedürü olduğunu, hiçbir kaptanın yakıt siparişi verecek yetkisinin bulunmadığını, mahkemece kaptanın yetkisinin bu şekilde geniş değerlendirilmesinin denizcilik ve TTK hükümlerine uygun düşmediğini, müvekkillerine ticari defterlerini sunma şansı verilmediğini, faturanın ...’e kesildiğinin mahkemece de belirtildiğini, aynı faturanın 2 farklı kişiye kesilemeyeceğini, kararda ...’nin broker olarak değerlendirildiğini, fakat faturanın brokere kesilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekili dilekçesinde; takibin dayanağı yakıt alacağının bir deniz alacağı olduğunu ve 1246.madde gereği bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zamanaşımı süresi dolduktan sonra 01.03.2016 tarihinde tahsile girişildiğini, gerekçeli kararda özel zamanaşımı süresine tabi tutulduğu hususunun dikkate alınmadığını, dava konusu yakıt ikmalinde, faturaların ...tarafından ... adına düzenlendiğini, bu doğrultuda yakıt bedelinin, resmi yazışmaları acente vasıtasıyla armatörün talebini gerçekleştiren müvekkili şirketten değil, yakıtı satın alan bunkerden talep edilmesi gerektiğini, müvekkilinin acente olarak yalnızca donatanın Türkiye limanlarındaki işlemlerini gerçekleştirebilmesi için yazışmaları sağladığı,donatan adına herhangi bir  borç yükümlülüğü altına girmediğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; 2018/22 Esas-2018/1613 karar sayılı ve 13/12/2018 tarihli hüküm ile, ...'nin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması, sorumluluğun donatana ait olması, yöneticinin ancak gemi malikini temsilen işlemde bulunan kimse olması, ship management sözleşmesinin temsile yönelik bir acentelik sözleşmesi olması, ship managerin dava ile ilgisinin temsil düzeyinden ibaret olması, TTK 102 ve TBK 40.maddeler gereğince gemi maliki / donatan ...' yi temsil yetkisi bulunan diğer davalının  doğan borçtan sorumlu tutulamayacağından bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği, takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalı vekillerinin zamanaşımına yönelik savunmaları ve istinaf sebebleri yerinde görülmediği, bilirkişi incelemesine göre dava konusu yakıt faturaları ile uyumlu olarak davacı  ... isimli firmadan alacaklı bulunduğu, davacının ...'ye teslim ettiği yakıtın bedelinin ödenmediğinin sabit olduğu, davalı için kullanılan yakıtın alacağının devam ettiği tespit edildiğine göre davalının bu borcunu ödemesi gerektiği, davalı  ikinci kez ödeme iddiasında ise bunu dava dışı yakıt komisyoncusundan ayrıca tahsili talep etme imkanı bulunduğu, davalının  temerrüdü gerçekleşmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine, davalı  ... vekilinin istinaf sebebleri yerinde olup adı geçen davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden aleyhinde verilen hükmün kaldırılmasına, ... hakkında ki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı vekili tarafından davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. H.D.’nin  07/10/2020 tarihli 2019/914 esas-2020/3918 karar sayılı ilamı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen dahi olsa yerinde görülmemesi halinde karar tamamen ortadan kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında, gerekçesiyle birlikte, karar verilmesi ve bu şekilde aynı uyuşmazlığın çözümünü sağlayan icra edilebilir tek bir karar oluşturulması gerekirken, ilk derece mahkemesi kararı aleyhine yapılan istinaf başvurusunun bir davalı yönünden kabulü ile kararın kaldırılması, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı donatan ...'ye izafeten Acentesi ... Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. ...'nin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması, ship management sözleşmesinin temsile yönelik bir acentelik sözleşmesi olması,  dava ile ilgisinin temsil düzeyinden ibaret olması, TTK 102 ve TBK 40.maddeler gereğince gemi maliki / donatan ...' yi temsil yetkisi bulunan diğer davalının  doğan borçtan şahsen  sorumlu tutulamayacağından bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği, takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalı vekillerinin zamanaşımına yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmediği, bilirkişi incelemesine göre dava konusu yakıt faturaları ile uyumlu olarak davacı  ... isimli firmadan alacaklı bulunduğu, davacının gemiye teslim ettiği yakıtın bedelinin ödenmediğinin sabit olduğu, davalı için kullanılan yakıtın alacağının devam ettiği tespit edildiğine göre davalının bu borcunu ödemesi gerektiği, davalı  ikinci kez ödeme iddiasında ise bunu dava dışı yakıt komisyoncusundan ayrıca tahsili talep etme imkanı bulunduğu, davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin belge olmadığından davacı vekilinin işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Anlatılanlara göre,davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine, davalı  ... vekilinin istinaf sebebleri yerinde olup adı geçen davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden aleyhinde verilen hükmün kaldırılmasına, ... hakkında ki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı vekili tarafından davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.  Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği davanın davalı ...'YE İzafeten Acentesi hakkında açılan davanın kısmen kabulüne asıl alacak bakımından itirazın iptali ile takibin devamına ,fazla istemin reddine,davacı yararına  icra inkar tazminatına hükmedilmesine  ,davalı ...  hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-... Deniz Taşımacılığı A.Ş. hakkında açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmadığından istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE, 3-Davalı  ... IMO Numaralı, Ukrayna Bayraklı, \"...\" Gemisi Donatanı ...'ye  izafeten Acentesi ... Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 4-Davalı ... IMO Numaralı, Ukrayna Bayraklı,\"...\" Gemisi İşleteni ...'ye İzafeten Acentesi ... Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/181  Esas- 2017/305 Karar sayılı ve 11/10/2017 tarihli hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"A-Davanın kısmen kabulü ile davalı ... IMO Numaralı, Ukrayna Bayraklı, \"...\" Gemisi Donatanı ...'ye İzafeten Acentesi ... Deniz Taşımacılığı A.Ş.'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine vaki itirazının kısmen iptaline, 235.936,62 -usd alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi  gereğince faiz yürütülmek sureti ile davalı ... IMO Numaralı, Ukrayna Bayraklı, \"...\" Gemisi Donatanı ...'ye İzafeten Acentesi ... Deniz Taşımacılığı A.Ş.'den tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacak üzerinden taktiren %20  oranı üzerinden hesap edilen 136.701,68-TL icra inkar tazminatının  davalı  ... IMO Numaralı, Ukrayna Bayraklı, \"...\" Gemisi Donatanı ..'YE İzafeten Acentesi ... Deniz Taşımacılığı A.Ş.'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, B- Davalı ... IMO Numaralı, Ukrayna Bayraklı,\"...\" Gemisi İşleteni ...' hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine,\" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 47.024,07-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 12.528,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 34.495,20-TL'nin davalı Davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 12.558,07-TL peşin harcın davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan ve davalı hakkındaki dava reddedilen davalı için yapılan masraflar ayrık tutularak hesaplanan , 3.000-TL bilirkişi ücreti, 105--TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.105-TL yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan   1.956-TL yargı giderinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, kalan giderin davacı üzerinde  bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 11- TL posta pulu giderinin davanın red ve kabul oranına göre hesap edilen 4-TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile davalı Davalı ...'ne ödenmesine, Davacı vekili için takdir edilen 41.485,69-TL nispi vekalet ücretinin davalı Davalı ...'den alınarak  davacıya ödenmesine, Davalı ... vekili için takdir edilen 23.045,01-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, Davalı  ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2 maddesi uyarınca 2.180-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, ... tarafından ayrıca yapılmış yargı gideri bulunmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına, Davacıdan alınması gereken  59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL nin mahsubu ile bakiye 4,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı ...'den alınması gereken 47.024,07-TL istinaf  karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 11.756,02-TL'nin mahsubu ile bakiye 35.268,05 -TL'nin   davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davalı ... IMO Numaralı … vekili için takdir olunan 2.040-TL istinaf duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, \tHMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, HMK 356 gereği duruşmalı yapılan inceleme neticesinde davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1eba9ec7000e959200d5600a9c79b965","SID":"01882c8db9259028"}}