{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR  <br>ESAS NO\t: 2019/657 <br>KARAR NO\t: 2021/26<br><br><br>\t  Av. ... - ...<br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 01/10/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2021<br>K. YAZIM TARİHİ\t: 11/02/2021<br><br>Mahkememizde görülen kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili ... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verdiği dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin  davalı  kooperatife  122 numara ile ortak olduğunu, 27.03.2004 tarihinden bu yana aidatlarını düzenli şekilde ödediğini, bugüne kadar 144.300,00 TL ödeme  yapmasına rağmen  kooperatif tarafından ilave olarak 35.000,00 TL.  daha  aidat  ödenmesi  talebine  ilişkin  genel kurul tutanağından  farklı  içerik  ve miktarda  ihtarnameler gönderildiğini, 23.02.2019 tarihli genel kurulda “hisse başına her ortaktan  bir dahaki genel kurula kadar Şubat 2019 ayında 3.000,00 TL., Mart, Nisan, Mayıs ve  Haziran 2019 aylarında 10.000,00 TL, Temmuz  2019 da  ise  7.000,00 TL  olmak  üzere  50.000,00 TL aidat  alınması”  kararı  alındığını, ancak bu karardan farklı olarak yönetim kurulunca her bir üyeden farklı miktarlarda ve farklı zaman aralığında ödeme talep edildiğini, 12 ortaktan  ise  hiçbir ek  ödeme  talep  edilmeyerek imtiyazlı ortak  statüsü  kazandırıldığını, kooperatifin gönderdiği ihtarnamelere karşı  fiyat farkı istenemeyeceğini bildirdiklerini, aidat borcunun ödenmediği  gerekçesiyle müvekkilinin 15.08.2019 tarihli ve 134  nolu  yönetim  kurulu  kararıyla  ortaklıktan çıkarılma kararı verildiğini, 03.06.2019 tarihli 1. İhtarname ve 21.06.2019 tarihli 2. İhtarnamenin gönderildiği tarihlerde müvekkilinin aidat borcunun muaccel hale gelmediğini, ne kadarının aidat ne kadarının şerefiye borcu olduğunun anlaşılamaması  ve  buna ilişkin itirazlarına cevap verilmediği için müvekkilinin tereddüte  düştüğünü, davalı kooperatifin dava dışı .... arasında 10.08.2018 tarihinde inşaat yapım sözleşmesi ve 06.09.2018 tarihinde ek  sözleşme  imzalandığını, sözleşmeye göre 31.06.2019 tarihine kadar imalatların  tamamını yerine getirmekle mükellef olduğunu, herhangi fiyat farkı talep etmeyeceğini kabul ettiğini, birçok imalatı eksik bıraktığını ve temerrüde düştüğünü, buna rağmen kooperatifçe fiyat farkı ödenmesi için kooperatif üyelerinden aidat adı altında para toplanacağına ilişkin ihtarname gönderildiğini, Kooperatif ortağı ... tarafından Ankara Batı ... Sulh Hukuk mahkemesinde ... D. İş sayılı dosyasında delil tespiti istediğini, verilen bilirkişi kurulu raporunda sözleşmedeki işlerin bitirilmediğinin belirlendiğini, bu sebeple gönderilen ihtarların  haksız olduğunu belirterek  müvekkiline gönderilen 35.000,00 TL’lik aidat borcunun bulunmaması nedeniyle  kooperatifin 15.08.2019 tarihli 134 nolu yönetim kurulu kararı  ile aldığı  kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının iptaline  karar  verilmesini  talep  ve  dava  etmiştir.<br>CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Kooperatif adresinin Çankaya/Ankara olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Ankara mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davanın esas ve usul açısından hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın genel kurul kararlarına karşı yasal süresi içerisinde dava açmadığını, ödemeler dahil bütün genel kurul kararlarının kesinleştiğini, dolayısı  ile  tüm üyeleri ve yönetimi bağlayıcı bir nitelik kazandığını, davacı tarafın kooperatife  olan borcunu ödemek istemediğini, kooperatif yönetimine gönderdiği ihtarnamede borcunu ödemeyeceğini ve genel kurulca alınan ödemeye ilişkin kararını yönetim kurulundan talep ettiğini, yönetim kurulunun böyle bir yetkisinin bulunmadığını, davacı tarafın borcunu ödemesi gerektiğini, ödeme için bilgiye ve ihtarnameye ihtiyacı bulunmadığını, dava tarihi itibarıyla de borcunu ödemediğini, haklarını kullanırken iyi niyetli davranmadığını, müvekkilinin yasaya uygun bir şekilde davalı tarafa ihtarnameleri gönderdiğini  belirterek  davanın  reddini  istemiştir.<br>Ankara Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ... Esas, ... Karar sayılı ilam ile yetkisizlik kararı verilmiş ve dosya Mahkememize tevzi edilmiştir.<br>ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, bu yönlerde bir iddia ve itirazda bulunulmadığı gibi Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını belirtmişlerdir.<br>DELİLLER: Davacı vekili kooperatif genel kurul ve yönetim kurulu toplantıt utanağı, ihtarnameler, kooperatif ile dava dışı şirket arasında yapılan sözleşme-ek sözleşme ibraz  edilmiştir.<br>Mahkememizce ....İl Müdürlüğü’nden davalı kooperatife ait ana sözleşme, genel kurul ve yönetim kurulu toplantı tutanakları, hazirun cetvelleri ile davacı tarafından delil olarak dayanılan Ankara batı ...Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası getirtilmiştir.<br>Mahkememizce SMMM ve kooperatif uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Davanın  süresinde  açılıp  açılmadığı  hususunun Mahkemenin  takdirinde  olduğu, ortaklıktan ihraç kararına dayanak ihtarnamelerin  gerek şekil gerekse  de borç miktarı yönünden  geçersiz olması  nedeniyle  geçersiz  ihtarnamelere dayalı olarak  alınan  davacının  ortaklıktan ihracına dair  davalı  kooperatif yönetim kurulunun  15.08.2019 tarih  ve 134 nolu kararının ana sözleşmenin 14. maddesi hükmüne  aykırı olduğunun  düşünüldüğü belirtilmiştir. <br>MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, davalı kooperatifin davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. <br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, davalı kooperatif yönetim kurulu kararı-ana sözleşmesi ve diğer kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Davacının,  davalı  kooperatife  ortak olduğu, kooperatifin 23.02.2019 tarihli genel kurulunda aidatlar konusunda karar alındığı, kooperatif tarafından aidat borçlarının ödenmesi için davacıya iki ayrı ihtarname gönderildiği, sonrasında davacının belirlenen aidat borcunu ödemediği  gerekçesiyle davalı kooperatif 15.08.2019 tarihli ve 134  nolu  yönetim  kurulu  kararıyla  ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, davacı tarafından ise eldeki dava ile, ortaklıktan çıkarılma kararının haksız olduğu iddiası ile kararın iptalinin talep edildiği  anlaşılmaktadır.<br>Davalı  kooperatif  ise, davanın usul ve esas yönünden yerinde olmadığını, davacının aidat borçlarını ödemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.\t<br>Somut olayda; taraflar arasında, öncesinde davacının davalı kooperatif ortağı olduğu ve davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği hususlarında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; davanın süresinde olup olmadığı, davacının aidat borçlarını ödeyip ödemediği, ortaklıktan çıkarılma kararının usul ve esas açısından yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Mahkememizce alınan SMMM ve kooperatif uzmanı bilirkişiden oluşturulan heyet raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. <br>Alınan bilirkişi heyet raporu diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; Davalı Kooperatifin  23.02.2019 tarihli genel kurul gündeminin 5. maddesinde ; “…hisse başına her ortaktan  bir dahaki genel kurula kadar Şubat 2019 ayında 3.000,00 TL, Mart, Nisan, Mayıs ve  Haziran 2019 aylarında 10.000,00 TL, Temmuz  2019 da  ise  7.000,00 TL  olmak  üzere toplam  50.000,00 TL aidat  alınmasına”  oybirliğiyle karar verildiği, ayrıca aylık %2 gecikme cezası alınmasına oyçokluğuyla karar verildiği görülmüştür.<br>Davalı kooperatif tarafından davacıya taahhütlü mektupla gönderilen, 03.06.2019 tarihli 1. ihtarnamede, “31.05.2019 tarihine kadar ödenmesi gereken aidat 169.301,00 TL, 31.05.2019 tarihine kadar ödenen aidat 143.301,00 TL 31.05.2019 tarihi itibarıyla eksik ödenen aidat 26.000,00 TL , 31.05.2019 tarihi itibarıyla gecikme faizi (-) (ödeme günü hesaplanacaktır)  denilerek  borcun (26.000,00.TL.)   ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde kooperatif ortaklığından çıkarılacağının” ihtar edildiği, gönderinin 10.06.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. <br>Davalı kooperatif tarafından davacıya taahhütlü mektupla gönderilen, 21.06.2019 tarihli 2. İhtarnamede ise, “31.05.2019 tarihine kadar ödenmesi gereken aidat 178.301,00 TL, 31.05.2019 tarihine kadar ödenen aidat 143.301,00 TL, 31.05.2019 tarihi itibarıyla gecikme faizi (-) (ödeme günü hesaplanacaktır), 31.05.2019 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken aidat+gecikme zammı  35.000,00 TL ve 03 Haziran 2019 tarihinde 35.000,00 TL’nin 10 günlük süre içerisinde ödenmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle 35.000,00 TL borcun     ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde tamamen ödenmesi, aksi takdirde kooperatif ortaklığından çıkarılacağının” ihtar edildiği, gönderinin 24.06.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. <br>Davalı kooperatif  yönetim kurulunun 15.08.2019 tarih ve 134  no.lu kararıyla  gönderilen  ihtarlara rağmen hiçbir  ödeme yapmayan  davacı  ...’ın  ortaklıktan çıkarılmasına  karar verildiği, davalı kooperatif tarafından davacıya Ankara ... Noterliği’nden keşide edilen 15.08.2019 tarih ve 13893 yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve ihtarnamenin 21.08.2019  tarihinde davacıya tebliğ edildiği görülmüştür.<br>Davacının ihraç kararından sonra, 29.02.2020 tarihli genel kurul gündeminin 5. maddesinde “23.02.2019 tarihinde yapılan genel kurulda kabul edilen 50.000,00 TL aidattan  yönetim kurulunca alınmayan 15.000,00 TL  aidatın  bu yıl alınarak her ortaktan hisse başına 2020 Mart, Nisan, Mayıs aylarında 5.000,00TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL alınmasına  oybirliği  ile  karar  verildiği tespit edilmiştir. <br>Dava , ihraç  kararının  iptali  davası olmakla; Öncelikle  davanın  hak  düşürücü  süre  içerisinde açılıp  açılmadığı, eğer  dava  süresinde  açılmış  ise yasa  ve  ana sözleşmede  öngörülen  şekil  şartlarına  uyulup  uyulmadığı, şekli  şartlarına da uyulmuşsa ihtarlarda  istenilen  miktarda  borcun  bulunup  bulunmadığı hususlarının sırasıyla  incelenerek  sonucuna  göre  karar  verilmesi  gerekmektedir. <br>Süre yönünden yapılan değerlendirmede; 1163  sayılı  Kooperatifler  Yasası’nın  16.  maddesinin  3. ve  4.  fıkralarında ; “Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır./ Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.”  hükmü  düzenlenmiştir.<br>Davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesinde  de  benzer  bir  düzenleme  bulunmaktadır. <br>İhraç  kararının davacıya  21.08.2019  tarihinde  tebliğ  edildiği, eldeki davanın ise  01.10.2019  tarihinde ve yasal 3 aylık süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Şekil ve usul yönünden yapılan değerlendirmede; 1163  Sayılı  Kooperatifler  Yasasının  27.  maddesinde  “Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını ana sözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek  yükümlerini  yerine  getirmelerini  ister.  İlk  isteğe  uymayan  ve  ikinci  istemeden  sonra  da bir  ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, ana sözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez.”  hükmü  düzenlenmiştir. <br>Kooperatif ana sözleşmenin  14/1. maddesinin 2. bendinde “parasal  yükümlülüklerini  otuz  gün  geciktirmeleri  üzerine, yönetim  kurulunca  noter  aracılığı  ile  yapılacak  ihtarı  takip  eden  on  gün  içinde  bu  yükümlülüklerini  yerine  getirmeyenlere  yine  aynı  kurulca  ikinci  ihtar  yapılır. İkinci  ihtarı  takip  eden  otuz  gün  içerisinde  de  yükümlülüklerini  yerine getirmeyenler”’in  yönetim  kurulu  kararı  ile  ortaklıktan  çıkarılacağı  düzenlenmiştir. <br>Bu  noktada, ortak  borçlu  olduğunu  bilse  dahi; yasa  ve  ana  sözleşmenin  öngördüğü  ihtarların  (10  gün  süreli  ilk  ihtar  ve  1  ay  süreli  2.nci  ihtarın)  eksiksiz  olarak  yapılması  gerekir. Ana sözleşmede 2.nci ihtarname için 30 gün süreden bahsedilmiş ise de ana sözleşmenin yasaya aykırı olacağı düşünülemeyeceğinden  2. İhtarnamede 1 ay ödeme süresi verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, 2.nci ihtarname 30 gün çeken ayda tebliğ edilmiş ise 30 günlük süre ile 1 aylık süre aynı olacağından o zaman 30 gün süre verilmesinde bir aykırılık söz konusu olmayacaktır. <br>Bununla birlikte, ortaklara  gönderilecek  ihtarnamelerde; ortakların  geciktirmiş  olduğu  anapara (taksit)  miktarı, gecikilen  süre, geciken  ödemelere  uygulanacak  yaptırım (gecikme  faiz  oranı)  ve  istenecek  gecikme  faizi  miktarı; açık, anlaşılır  ve  kontrol  edilebilir  bir  şekilde  belirlenmesi  gereği  bulunmaktadır. Yargıtay  içtihatları  uyarınca  ihtarlarda  istenen  borcun  aynı  döneme  ait  olması  ve dolayısıyla  aynı rakamı içermesi gerekmektedir. Eğer rakam farklı ise örneğin bu arada işleyen gecikme faizi eklenmişse bunun da ihtarnamede açıklanması gerekmektedir. İhtarnamelerde, verilen  sürede  ödeme  yapılmaması  halinde  ihraç  yaptırımı  uygulanacağı  uyarısının  bulunması  gerekmektedir. İlk  ihtardan  sonra  ortak  kısmi  bir  ödeme  yapmış  ise  bunun  ikinci  ihtarda  belirtilmesi  ve  istenecek  miktardan  tenzil  edilmesi  gerekmektedir. Yargıtay  uygulamasına  göre, ihraç  prosedürüne ilişkin yasa ve ana sözleşmedeki düzenlemeler emredici nitelikte  bulunduğundan,  tarafların  bu  hususta  bir  itirazı  olmasa  dahi  re’sen  incelenmektedir.<br>Somut  olayda; 1.nci İhtarname  yönünden; Hesap kesim tarihinin belirtilmesi, borç miktarının belirtilmesi, 10 gün süre verilmesi ve ödeme yapılmaması halinde ihraç edileceği uyarısı taşıması nedeniyle bu yönlerden usulüne uygundur. Ancak; hesap ekstresi incelendiğinde; 01.04.2019 tarihi itibarıyla (10.000,00 TL Nisan ayı aidatı tahakkuk ettirilerek) 23.000,00 TL, 01.05.2019 tarihi itibarıyla (10.000,00 TL Mayıs ayı aidatı tahakkuk ettirilerek) 33.000,00 TL, 01.06.2019 tarihi itibarıyla (10.000,00 TL Haziran ayı aidatı tahakkuk ettirilerek) 43.000,00 TL borç tahakkuk  ettirilmiştir.  <br>Oysa,  23.02.2019 tarihli genel kurulda ; “…hisse başına her ortaktan  bir dahaki genel kurula kadar Şubat 2019 ayında 3.000,00 TL, Mart, Nisan, Mayıs ve  Haziran 2019 aylarında 10.000,00 TL, Temmuz  2019 da  ise  7.000,00 TL  olmak  üzere toplam  50.000,00 TL  aidat  alınmasına”  oybirliğiyle karar verilmiş, ancak  aidatların ayın kaçıncı günü ödeneceği yönünde bir karar verilmemiştir. Genel kurulca aidatların ayın kaçıncı günü ödeneceği yönünde karar  bulunmayan  hallerde her ayın aidatı, ilişkin bulunduğu ayın son günü muaccel olacaktır. <br>Bu durumda Nisan ayı aidatı 30 Nisan itibarıyla muaccel olacağından davacının 30.04.2019 tarihi itibarıyla aidat borcu 23.000,00 TL’dir. Ana sözleşme uyarınca ihtarnamede  istenecek borcun üzerinden 30 gün geçmesi gerektiğinden –ki Mayıs aidatı da 31 Mayısta muaccel olacaktır- 03.06.2019 tarihi itibarıyla gönderilen ihtarnamede en fazla 03.05.2019 tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş borç istenebileceğinden –ki somut olayda 30.04.2019  tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş aidat istenebileceğinden- 1.nci  ihtarnamede  en fazla  23.000,00 TL aidat borcu istenebilecektir. Ancak ihtarnamede 26.000,00 TL  istenmesi, üzerinden henüz 30 gün geçmemiş -ki muaccel de olmamıştır- fazladan  3.000,00 TL istenmesi  ihtarnameyi geçersiz kılmaktadır. <br>Ayrıca aradaki 3.000,00 TL’lik farkın faiz olmadığı da anlaşılmaktadır. Zira açıklamada faizin ödeme günü hesaplanacağı belirtilmiştir. <br>Diğer taraftan ihtarnamede işlemiş faizin de açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Faizin ödeme günü hesaplanacağının belirtilmesi belirsizlik yarattığından  bu yönden de ihtarname şekil/usul şartlarını taşımamaktadır.<br>2.nci İhtarname  yönünden; ilk ihtardan 10 gün sonra yapılması, hesap kesim tarihinin belirtilmesi, borç miktarının belirtilmesi, ödeme yapılmaması halinde ihraç edileceği uyarısı taşıması, her ne kadar 30 gün süre verilmiş ise de ihtarnamenin 24.06.2019 tarihinde tebliğ edilmesi, tebliğ edildiği Haziran ayının 30 gün çekmesi nedeniyle 30 günlük sürenin 1 aylık süreyle aynı olması nedeniyle  bu yönlerden bir aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; 1.nci ihtarnamede  istenilen borç ile 2.nci ihtarnamede istenilen borcun aynı olması, farklılık  olduğunda bunun izahının  da  yapılması  gerekmektedir. Her iki ihtarnamede  de  31.05.2019 tarihi itibarıyla borç bildirildiği halde ilk ihtarnamede 26.000,00 TL  bildirilmiş iken  yine aynı tarih itibarıyla  borç istenmesine rağmen  2.nci ihtarnamede  35.000,00 TL istenmesi  ve  talep  edilen  borcun  ilk ihtardan  farklı (fazla) olmasının  nedeninin açıklanmamış  olması  2.nci  ihtarnameyi  geçersiz kılmaktadır. <br>Yine  ihtarnamede  hem faizin ödeme günü hesaplanacağının belirtilmesi hem de aidat + gecikme faizi olarak 35.000,00.TL.  denilerek  tereddüt  oluşturulması  da  ihtarnameyi  geçersiz  kılmaktadır. <br>Böylece, ihtarnameler geçersiz olduğundan  davacı hakkında alınan ihraç kararının  ana sözleşmenin 14.  maddesi  hükümlerine  aykırı  olduğu  kanaatine  varılmıştır. <br>Esas yönünden yapılan değerlendirmede; İhtarnameler geçersiz olduğunda borç durumunun araştırılmasına lüzum bulunmamaktadır. <br>Ayrıca, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre, davacının 1.nci ihtarname tarihi itibarıyla 23.276,00 TL toplam borcunun bulunduğu belirlenmiştir. Ancak davalı kooperatifçe; 1.nci ihtarnamede 26.000,00 TL, 2.nci ihtarnamede 35.000,00 TL aidat borcu istenmiştir.\t <br>Davacı tarafça d. iş dosyasından alınan bilirkişi raporu ve yüklenici ile yapılan sözleşmeye göre borcun bulunmadığı iddia edilmiş ise de; Aidatların belirlenmesinin genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri arasında bulunması, genel kurul kararlarının iptal edilmediği sürece tüm ortakları  bağlayıcı nitelikte  bulunması, genel kurulca  kararlaştırılan aidatların avans niteliğinde olması, ihtarlarda istenilen borcun  dayanağının 23.02.2019 tarihli genel kurul  kararı  olması  ve  söz konusu genel kurul kararının  iptal edildiğine dair bir mahkeme kararına  rastlanmaması  nedeniyle  davacının genel kurulca kararlaştırılan aidatları ödemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. (Davacının  dava  aşamasında  bir  kısım  ödemeler yaptığı ve 30.10.2020 tarihi itibarıyla bakiye 22.500,00 TL borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.)\t\t<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Ortaklıktan ihraç kararına dayanak ihtarnamelerin,  gerek şekil gerekse  de borç miktarı yönünden  geçersiz olması  nedeniyle, geçersiz  ihtarnamelere dayalı olarak  alınan  davacının  ortaklıktan ihracına dair  davalı  kooperatif yönetim kurulunun  15.08.2019 tarih  ve 134 nolu kararının,  ana sözleşmenin 14. Maddesi hükmüne  aykırı olduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile, davalı kooperatif yönetim kurulunun 15/08/2019 tarih ve 134 sayılı, davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararının iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,<br>DAVANIN KABULÜ İLE,<br>Davalı kooperatif yönetim kurulunun 15/08/2019 tarih ve 134 sayılı, davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararının İPTALİNE,\t<br>Alınması gereken 59,30 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik 14,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,<br>Davacı tarafından peşin yatırılan 95,20 TL harç ve davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 3.711,00 TL yargılama giderinin  davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, <br>Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2021<br>\t<br>Başkan ...<br>  ¸[e-imza]<br>Üye ...<br>  ¸[e-imza]<br>Üye ...<br> ¸[e-imza] <br>Katip ...<br> ¸[e-imza] <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34e26a2f8e5312252e6265af3b922a41","SID":"b1b1c8e3924e2acd"}}