{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t:2019/415 <br>KARAR NO:2021/68 <br><br>DAVA:Sözleşmeden Kaynaklanan Satış Bedelinden İndirim-Tazminat<br>DAVA TARİHİ:08/08/2017<br>KARAR TARİHİ:10/02/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan  Sözleşmeden Kaynaklanan Satış Bedelinden İndirim- Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin tasfiye aşamasına geçmesinden sonra ihale usulü ile üzerinde  hak sahibi olduğu marka ve domainlerini satışa çıkardığını ve ihalenin davacı üzerinde kaldığını, sözleşmeye konu tüm vip indirim markalarının davacı tarafından satın alındığını, ancak sözleşme görüşmeleri sırasında davalı tarafından açıklanması gereken markanın ihalede müvekkiline daha düşük teklif veren rakip işletme (...) tarafından bir işbirliği sözleşmesi altında kullanıldığına ilişkin esaslı durumun müvekkilinden gizlendiği ve yanlış-aldatıcı şekilde bilgilendirildiğini, müvekkilinin zarara uğratıldığını,sözleşme konusu markaların her türlü takyidat ve kısıtlamadan ari olarak ayıpsız olarak devri borcunu ihlal ettiğini, müvekkilinin TBK'nun 227.maddesinde yer alan seçimlik haklarından ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkını kullanarak bu davayı açmak zorunda kaldığını, satış bedelinden tenzil edilmesi gereken bedelin HMK 150. maddesi kapsamında bu aşamada 10.000 TL'sinin işleyecek ticari faizi  ile  birlikte  davalıdan  tahsiline, davalının  tasfiye konusu olan tüm malvarlıkları üzerine devir ve temliki engel ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Sözleşme öncesi ve sözleşme müzakereleri aşamasında markalara ve alan adlarına ilişkin herhangi bir esaslı unsurun davacı taraftan gizlenmediğini, görüşmelerin açık ve dürüst bir şekilde yapıldığını, sözleşmede yer alan bütün marka ve alan adlarının mülkiyetinin davacı tarafa her türlü takyidattan ari, tam mülkiyetinin geçmiş olması nedeniyle sözleşme bedelinde indirim yapılmasını gerektirecek herhangi bir sebep bulunmadığını, davanın esastan reddini, müvekkili ile dava dışı ... arasında markaların kullanımına ilişkin bir sözleşme olmadığını, sadece ürün tedarik sözleşmesi imzalandığını, ayrıca davaya konu uyuşmazlığın iki tacir arasında akdedilen bir alım satım sözleşmesinden kaynaklandığından davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın görev yönünden reddine karar verilmesini beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dava; Davalı şirketin tasfiye aşamasına geçmesinden sonra ihale usulü ile üzerinde  hak sahibi olduğu marka ve domainlerini satışa çıkardığı, ihalenin davacı üzerinde kaldığı, sözleşmeye konu tüm vip indirim markalarının davacı tarafından satın alındığı, ancak sözleşme görüşmeleri sırasında davalı tarafından açıklanması gereken markanın ihalede  daha düşük teklif veren rakip işletme (...) tarafından bir işbirliği sözleşmesi altında kullanıldığına ilişkin esaslı durumun davacı şirketten gizlendiği, davacının yanlış ve aldatıcı şekilde bilgilendirilmesi neticesinde zarara uğratıldığı,sözleşme konusu markaların her türlü takyidat ve kısıtlamadan ari ayıpsız olarak devri borcunun davalı tarafından ihlal edildiği,  TBK'nun 227.maddesinde yer alan seçimlik haklarından ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkının kullanıldığı iddia edilerek satış bedelinden tenzil edilmesi gereken bedelin HMK 150. md. kapsamında şimdilik 10.000 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.<br>Davacı vekili 03/02/2021 tarihli dilekçesinde; Müvekkili ... ile davalı  arasında görülmekte  olan davada, müvekkilinin  tüm taleplerinden kendi hür iradesiyle feragat ettiğini, bu durumu davadan feragat dilekçesi ile Mahkemeye sunduklarını ve dilekçenin davalı tarafa tebliğini talep etmiştir.  <br>HMK'nun 309/2. maddesi gereği feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin  muvafakatine bağlı olmadığından, feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. \t<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>FERAGAT NEDENİ İLE DAVANIN REDDİNE,  <br>1-59,30 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 111,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,<br>2-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca  5.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>3-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine, <br>Dair tarafların/vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren  2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu  açık olmak üzere  karar verildi. 10/02/2021          <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır \t<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır \t <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70b539165f1cbd22269f054fe8e98f0d","SID":"14e15e48f2963f3e"}}