{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2019/205 Esas<br>KARAR NO\t: 2020/605<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/09/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 24/11/2020<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     : <br> DAVA                                                            <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın, ---- arasındaki  sözleşme gereği  - malın --  adreslerden alınıp ------ İle anlaştığını,  davalı firma tarafında verilecek  hizmete ilişkin  olarak düzenlenen  ---- Bedelli  fatura  bedelini hizmet sunulmadan önce  peşin olarak müvekkil şirket tarafından  davalı şirkete ödendiğini,  taşınacak malları --- tarihinde davalıya  teslim ettiğini, davalının bu ürünleri  teslim adresi olan ------- yola çıkarmadığını ve müvekkil şirket yetkililerini çeşitli bahanelerle oyaladıklarını, bu malları --- tarafından işletilen  antrepoya boşaltıldığının müvekkile bildirildiğini, müvekkil şirketin bu ürünleri  başka bir firmaya taşıtmak üzere --- işletilen  antrepodan teslim aldığını ve ürünleri yeniden --- sevki için  dava dışı ----  taşıma bedeli ödediğini, davalı firmadan alacağın tahsili amacı ile ---- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını  davalının itiraz etmesi üzerine  takibin durdurulduğunu beyanla, davanın kabulü ile itirazın iptaline, haksız itiraz nedeni ile davalı aleyhine %20'en aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br> SAVUNMA                           <br>Davalı yan kendisine usulüne uygun olarak yapılan tebliğe rağmen, davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir. <br> İNCELEME VE GEREKÇE:  Dava hukuki niteliği itibariyle,-----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir<br>İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.<br>İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.<br>b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.<br> Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.<br>c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde  borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.<br> İtirazın iptali istemine konu, ---- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; --- tarihinde davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu,  ödeme emrinin borçluya --tarihinde tebliğ edildiği; borçlu firma   tarafından ---  tarihli itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği,  itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği  huzurdaki davanın ---- tarihinde ve yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Mahkemece  yapılan yargılama sırasında taraflarca  gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. <br>Bilirkişi tarafından alınan raporda ,\" davacı yanın --- yılına ait ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğunu, defterlerin  usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalı yan ile arasında  ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı şirket tarafından  davalıya  - tarihinde - fatura  numarasıyla --- tutarında  iade faturasının düzenlendiği, davalının iade faturasına istinaden  davacıya para iadesinin yapıldığına dair herhangi bir dekont veya makbuza rastlanmadığı, davacı --- ticari defterleri nezdinde  davalı----- alacaklı olduğu \" şeklinde rapor sunulmuştur.<br>Dosya içerisinde yer alan taşıma hizmetinin gerçekleştirilmeyerek taşımaya konu malların davalı şirket çalışanı tarafından-- bulunan dava dışı  antrepoya teslim edildiğine dair ---- tarihli tutanakta teslim eden olarak imzası bulunan ---- davalı şirket çalışanı olup olmadığı, imzanın şirket çalışanına ait olup olmadığı hususunda davalı şirket ve şirket yetkilisine isticvaba ilişkin davetiye tebliğ edildiği ancak isticvabın yapılacağı duruşmada hazır bulunmadığı dolayısıyla tutanakta yer alan imzaların davalı şirket çalışanına ait olduğu ve davalının taşıma hizmetini yerine getirmediği ve hizmet için ödenen bedeli davacıya iade etmediği kanaati ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.<br>Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK. 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır. <br>Takibe kadar işlemiş faize yönelik davalı itirazının haklı olduğu değerlendirilerek takibe kadar işlemiş faiz tutarı bakımından davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve  işin  çabuk  bitirilmesine  engel  olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin  kabulüne karar verilmiştir.<br> 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A -11. maddesinde “Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.” denilmiştir. Davalı ----- geçerli bir mazeret bildirmeden ilk toplantıya katılmadığı arabulucuk belgelerinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir.<br> HÜKÜM   : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davanın KISMEN KABULÜ İLE,<br>1-Davalının ----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali  ile, takibin ----asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine,<br>2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Karar harcı 1.582,33 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan  279,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.302,41  TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 279,92 TL peşin nispi harc olmak üzere toplam  324,32 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine  <br>5-Davacı tarafından yapılan 225,50  TL tebligat ve müzekkere gideri, 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.025,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, <br>6-Davalı tarafından yapılan  Yargılama gideri bulunmadığından  bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen  4.080,00 TL  nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde   Davacı  tarafa iadesine,<br>9-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,<br>Dair; davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/11/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6613be6c5523544861d669cf4ccc1f13","SID":"ea5046947b9cdf3a"}}