{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br> 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2017/1104 <br>KARAR NO\t: 2018/789<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/07/2009<br>KARAR TARİHİ\t: 13/09/2018 <br> Mahkememizde taraflar arasında bozma üzerine görülen Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili verdiği 10/07/2009 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dünyanın en büyük ve önde gelen reklam ve ... şirketler grubu olan ... Grubunun Türkiye'deki iştiraki olduğunu, ...'nin faaliyet alının hazırlanmış olan reklamların yayınlanması amacıyla medya satın alınması, programlanması ve planlanması olarak tanımlanan medya alanı olduğunu, huzurdaki davanın konusunun, davalılar tarafından müvekkili ...'ye karşı haksız rekabetle ilgili olduğunu, Davalılardan... ve....A.Ş tarafından dava dışı ...'a karşı daha önceden girişilen ve haksız rekabete ilişkin olarak ... tarafından açılan İstanbul ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan bir haksız rekabet davası olduğunu, davalılar tarafından müvekkiline karşı girişilen haksız rekabetle bu dava arasında çok sıkı bir ilişki olduğunu, ... grubu ile husumeti olan ve aynı zamanda eski bir ... çalışanı olan ...'in şahsi nedenlerle garez duyduğu...  Grubunun hem reklamların yaratılması ve tasarlanması hemde medya satın alma ve planlama alanlarında müşterilerini ve işlerin ile geçirmek istediğini, sözü edilen ... no'lu davanın bu planın birinci ayağı olduğunu, ...'nin bünyesindeki kreatif alanın önemli bir kısmının ele geçirildiğini, huzurdaki davaya konu ...'nin mecra işlerinin ve müşterilerinin ele geçirilmesi eyleminin ise ...'in bu palanının ikinci ayağı olduğunu,... grubunun dünyanın en büyük iletişim hizmetleri grubundan biri olduğunu, bu grubun Türkiye'deki iştiraklerinin birinin müvekkili ..., diğer iştirakinin ise dava dışı ... olduğunu, bu iki şirketin... grubunun reklamcılık ve medya sektöründe reklamların yaratılması ve tasarlanması, medya, planlama ve satın alma hizmetlerinde iki ayağını oluşturduğunu, Davalılardan ...'in... şirketinin kurucusu hissedarı ve şirket müdürü olduğunu, kendisine verilen yetkiler sayesinde ...'un müşteri bilgileri de dahil her türlü gizli bilgisine vakıf olduğunu, be çerçevede müvekkili ... şirketinin de müşterileri, çalışanları ve işleri ile ilglii geniş bilgiye ve etkiye sahip olduğunu, 2003 yılında kendisi olmadan ...'ın bir hiç olduğunu iddia ederek astronomik ücret talep ettiğini, istekleri kabul edilmediği takdirde ...'ın elemanlarını ve müşterilerini götürmekle tehdit ettiğini, ...'in isteklerinin kabul edilmemesi ve şirketten ayrılma kararı vermesi üzerine ... grubuna karşı husumet beslemeye başladığını, daha... dan ayrılmadan dava dışı diğer... şirketi...'un müşterilerini ele geçirmek amacıyla,...E.sayılı davanın davalıları ile işbirliği yaparak ... şirketini kurduğunu, şirkte çalışanlarının önemli bir kısmını ve ... un müşterilerini ve gelirinin yaklaşık %40'ına denk gelen önemli bir kısmını yeni kurdukları ... şirketine geçirerek haksız kazanç elde ettiğini, ...'in ...'ya geçtikten sonra... gurubunun müvekkili ... vasıtası ile yürütülen medya satın alma ve palanlama işlerinin müşterilinin ve işlerini de eline geçirmek için çaba göstermeye başladığını, haksız rekabet eylemlerine girişildiğini, davalılardan ...'ın 2001 yılında ...'de işi başladığını, çalıştığı süre içinde şirket müdürü ve genel Müdürlük yaptığını, müvekkili şirketin en üst düzey yöneticisi olarak müvekkilinin müşterilerini, işlerin, çalışanlarını birçok ticari sır ve gizli bilgiye sahip olduğunu, 18/03/2008 tarihinde... ile ... iş sözleşmesinin karşılıklı olarak sona erdirilmesine ilişkin bir protokol imzaladıklarını,bu protokol ile ...'ın iş sözleşmesinin 30/06/2008 tarihi itibari sona ereceği hükme bağlandığını,  sözleşmede öngörülen,  sözleşmenin sona ermesinden itibaren 6 aylık rekabet etmeme yükümlülüğünün 2 aya indirilerek ...'a 31/08/2008 tarihine kadar rekabet etmeme yükümlüğü getirildiğini,  fakat ...'ın rekabet etmeme yükümlülüğü süresi içinde iken, Davalılardan ...ve dava dışı kişilerle diğer davalı ...Ş. (...)'ı 12/08/2008 tarihinde kurduklarını,... şirketinde pay sayısı itibari ile ...'in %62,98 ile ilk, ...'ın ise %33 ile ikinci büyük ortağı olduğu, ...'in aynı zamanda yönetim Kurulu başkanı, ...'ın ise yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, Davalılardan ... ve...'in müvekkili ...'nin çalışanlarının önemli bir kısmını ve büyük miktarda medaya planlama ve satın alma işi yaptıran önemli müşterilerini önce ... şirketine sonra da mecra işleri için kurdukları ... şirketine geçirdiklerini, ...'ın ...ile birlikte hareket ederek müvekkili ...'nin müşteri ve çalışanlarını götürmek amacıyla kurdukları ... şirketi kurulmadan önceki sıralarda müvekkili şirketten ayrılan çalışanların ...şirketi kurulana kadar ...bünyesinde çalıştırığıldığını, cereyan kurulur kurulmaz da ...'a geçirildiklerini, öte yandan ... tarafından kendisine emanet edilen gizli bilgi, ticari sırlar ve ...-... kullanılarak müvekkili şirketin önemli müşterilerinin ... kurulmadan önce ... şirketine daha sonra da ... Şirketine geçirildiğini belirten davacı vekili, Tüm bu konularda çok geniş bir biçimde açıklamalar yaparak, müvekkili şirketin davalıların haksız rekabeti ve ihlalleri sonucunda önemli miktarda gelir elde ettiği müşterilerini ve önemli işlerini kaybederek büyük miktarlarda zarara uğradığını, müvekkilinin en önemli müşterilerinden ... Bankası ve iştiraklerinin ve vs şirketlerin medya satın alma ve planlama hizmetleri için ...'ya oradan da...'a geçmesi sonucu Nisan 2008 tarihinden bu yana devam eden aylık bazda en az 222.000,00-TL civarında gelir kaybına uğradığını, tüm bu nedenlerden dolayı davanın haksız rekabet tekşil ettiğinin tespitini, haksız rekabet durumunun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan zararın müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekilinin  cevap dilekçesinde özetle;  davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davacının reklam sektörünün dünyada ve Türkiye'deki en büyük oyuncusunun kendisi olduğuna inandığını, müvekkillerinin reklam sektöründe uzun süredir çalışan ve son zamanlara kadar bu işi çeşitli reklam şirketlerinde maaş karşılığı yapan kişiler olduğunu, müvekkillerinin sektörde çok iyi tanındıklarını ve yetenekleri ile dikkat çektiklerini, bu özellikleri sebebiyle uzun süre davacı gruba ait şirketlerde yüksek ücretle istihdam edildiklerini, davacının önceki davada 5 milyon TL bu davada ise 1 milyon TL gibi astronomik tazminat taleplerini ileri sürerek bir yandan müvekkillerinin üzerinde büyük bir ekonomik baskı kurmakta, diğer yandan diğer çalışanlarına bu şekilde gözdağı vererek onların da kendisinden ayrılmasını ve ilerde kendisine rakip olmasını engellemeye çalıştığını, bu yüksek tazminat talebinin müvekkilinin üzerinde çok büyük bir ekonomik baskı oluşturduğunu, bu baskı nedeni ile uzun vadeli palanlar yapamadığını, davacının tamamen kötü niyetli olduğunu, amacının hak aramak değil bu yolu kötü niyetli kullanarak istediği haksız sonucu elde etmek olduğunu, bu dava ile davcı aynı sektörde kendisine rakip olan ve sektörün en iyi firmalarından olan müvekkillerini saf dışı etmeyi amaçladığını, davacının bu davayı esasında haksız rekabetin engellenmesini ve neticelerinin telafisini sağlamak için değil bir yandan serbest rekabeti ortadan kaldırarak kolay para kazanmak ve diğer yandan da kin ve öfke duyduğu müvekkillerinden intikam almak ve bezre şekilde hareket edebilecek diğer çalışanlarına gözdağı vermek için açtığını, İstanbul ... ATM de görülmekte olan dava konusu ihtilafların bu davada tekrar yargılama konusu yapılamayacağını, müvekkili ...in davacı şirket ile hukuki ve fiili hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, tek ortak yönlerinin ikisinin de reklam sektöründe faaliyette bulunan rakip kişiler olduğunu, davacının iddialarının aksine...'in davacının hiçbir gizli veya ticari bilgisine vakıf olmadığını, davacı şirketin kuruluşundan bir müddet sonra ...'in... şirketinden ayrıldığını, müvekkilinin davacı şirket ile bir ilişkisi olmadığını, müvekkili ...'ın davacı şirkette çeşitli kademelerde çalıştıktan sonra en son genel müdür olarak görev yapmakta iken davacı ile anlaşarak ve karşılıklı fesih protokolü imzalayarak 30/06/2008 tarihinde davacı şirketten ayrıldığını, müvekkillerinden ... A.Ş. ve ... A.Ş. 'nin davacı şirketle hukuki veya fiili hiçbir ilişkisi bulunmadığını, davacı ile tek ortak yönünün reklam sektöründe faaliyette bulunan rakip firmalar olduğunu, davalı müvekkillerinin kendi aralarındaki ilişkilerin ise müvekkili ... ve ...'ın diğer müvekkili ...A.Ş.'nin kurucusu ortakları ve yöneticileri olduğunu, müvekkili ...'nın ise diğer davalı müvekkilleri ile hiçbir organik veya hukuki ilişkisi bulunmadığını, haksız rekabet fiilleri ve ...'ın davacının müşterilerini ayarttığı, davacı şirkette çalıştığı sırada elde ettiği davacıya ait ticari sırları ifa ettiği ve diğer davalılarla kullandığı iddiası hakkında geniş bir biçimde açıklamalarda bulunarak, yine iş akdine aykırılık iddiasının bu davada dinlenemeyeceğini, ... şirketinin 12/08/2008 tarihinde kurulmuş olmasına rağmen faaliyetine 01/09/2008 tarihi itibari ile başladığını, Ağustos 2008 ayı içinde hiçbir ticari faaliyetinin olmadığını, bu dönemde ne davacıyla ne de başka bir firmayla rekabet etmesinin söz konusu olmayacağını, davacının iddia ettiği ettiği zararıyla müvekkillerinin eylemleri arasında hiç bir illiyet bağı olmadığını, davacının müşteri kaybetmesinin ticari hayatın olağan gelişmelerinden  olduğunu belirtmiş ve vs.  Açıklamarda bulunarak, haksız ve dayanaksız davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini ve davacıya idari para cezası verilmesini talep ettiği görüldü. <br><br>TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ve mahkememizce delillerin ibrazını müteakip, celbi gerekli deliller celp edilerek dosyamız arasına girmiştir. <br>Tarafların  tüm delilleri ilgili kayıtlar  celb edilmiştir.  Ticaret sicil kayıtları , hizmet sözleşmesi yazıları, şirket içi bir kısım yazışmalar, ticari defter ve dayanak belgeler  araştırılmıştır. Taraf şirketlerin  ticari defterlerini ve dayanak belgelerini, tüm dosya üzerinde bilirkişi  incelemesi yaptırılmıştır. <br>Davalı ...'ın davacı şirket  yönetimi içinde yaptığı bir kısım yazışmalar, sözleşme örneği ,diğer davalıların  işten ayrılış bildirimleri dosyada mevcuttur. ... şirketinin ticari  sicil dosyası  ilgili defterleri  incelenmiştir. Davalı ...  şirket ticari defterleri, sicil dosyası incelenmiştir. Davalı tarafın ticari sicil dosyası, ana sözleşme ilgili dosya, davalı ... davacı şirketle iş akti  örneği, fesih protokolu, Nisan 2008-Haziran 2009 bileşim medya araştırma raporu celb edilmiştir. Tanıklar dinlenmiştir.  İstanbul ... Asliye ticaret mahkemesinin  ...-...karar sayılı dosyası  incelenmiştir. Karar kesinleşmemiştir.<br>Bilirkşi Prof.Dr. ..., Prof.Dr. ..., Prof..Dr.... 16.3.2011 tarihli raporlarını  ibraz etmişlerdir.  Tarafların itirazları neticesinde  13.03.2012 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetine Mali müşavir...  iştiraki  ile  yeniden inceleme ile 27.03.2013 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. <br>Tanık ...- ...yeminli tarcüman ... vasıtası ile yine diğer tanıklar... , ...,...  dinlenmiştir.<br> Tanık... \"davacı firmanın gerekirse İngiltereden koordinasyonunu sağladığını davalı ...'in genel müdür yardımcısı sonra 2007 kasım 2008 haziran'a kadar genel müdür olarak çalıştığını ocakda şirketten ayrılma dilekçesini verip  şirkette haziran'a kadar çalıştığını bu dönemde şirket kuracağını söyleyip ... ile çalışacağını söylediğini, müşteri ...Bankasına yeni fiyat teklifini  yanında hesap bilen şirket alışanı ile  gitmesini söylediklerini, gidip gitmediğini bilmediğini , öneriyi iyi bir şekilde sunma imkanı  sunmadıklarını bildirdiğini\" beyan etmiştir. <br>Tanık... \" bilgisayar bölümünde çalıştığını, davalı ...'in müşter... Bankası ile ilgili 2007 ve 2008 ait bilgilerinin...şirketine gönderilmesini istediğini, kendisinin ticari sır endişesi ile durumu üstleri ile birlikte İngiltere'ye bildirdiğini ve bilgileri göndermediğini\" beyan etmiştir. <br>Tanık... \" ...bankası  genel müdür yardımcısı olduğunu reklam için önce ... çalıştıklarını orda çalışanlar ayrılıp ...'yı kurunca bu çalışanlardan memnun oldukları için reklam şirketini 2003 yılında değiştirdiklerini, ama medya  işini ...  ile devam ettiklerini, ... şirketi kurunca bu işi de ona verdiklerini, daha sonra ... şirketine verdiklerini, ...'nın ve ...'ın sahiplerinin aynı olduğunu\" beyan etmiştir.<br> Tanık ... \"davalı ...'in patronu olduğunu daha önce tem şirketinde ...bankası ile ilgilendiğini ...' de çalışırken iş aradığını söyleyip ...'a  geçtiğini, Nisan ayında ... şirketine geçtiğini, eyül sonunda... açılınca oraya geçtiğini\" beyan etmiştir.  <br>14.12.2005 tarihli ticaret sicil gazetesinden davacı... şirketine davalı ...'ın sorumlu müdür tayin edildiği ,11. ay 2007  tarihinde Genel Müdür olarak çalışmaya başladığı anlaşılmıştır. 18 Ağustos 2008 tarihli  ticaret sicil gazetesi ile davalı ... hizmetler anonim şirketi kurulduğu ilan edilmiştir. Şirket 12.08.2008 tarihinde kurulmuştur. ... şirketi  hisseleri ; %62.98 kurucu hisse davalı ... , %33 hisse davalı ..., %2 davalı ..., %2 ..., %0.02... olduğ, ... hariç hissedarların yönetim kurulu üyesi olup yönetim kurulu başkan vekili davalı ..., başkanın ise davalı ...  olduğu anlaşılmıştır. ... anonim şirketinin 18 aralık 2005 tarihli ticaret sicil gazetesi ile kurulduğu  tespit edilmiştir. <br> Davalı  ..., ...  (  28.3.2008 ), ... (  07.04.2008) , ... ( 04.04.2008 ) , ...'ın ( 03.08.2008) davacı...  şirketinde  çalışırken  isifa etmek  sureti ile  ( Davalı ... ile ayrılma protokolü yapılmıştır. )  ayrıldıkları çekişmesizdir.   <br>Reklam ve kreatif çalışma yapan  kardeş şirket davacı ... ve ... şirketinde çalışan ...  aynı alanda faaliyet  gösteren...  2005 yılında şirketine geçmiştir. Davacı şirket ... medya, iletişim, halkla ilişkiler,  reklamların hangi medya organında ne oranda ne şekilde yayınlanması ,reklam yayın  takibi gibi işlemler  yaptığı,  kardeş şirket Y.ve R. nin  faaliyetlerinin tamamlayıcı unsur gibi  bir  rol  üstlendiği  çekişmesizdir. Yeni kurulan davalı  ... şirketinin de  davacı  ...  şirketinin faaliyet alanında  görev üstlendiği,  ticaret sicil kayıtları  ve taraf kabulleri  ile çekişmesizdir. Bilirkişi raporları da bu tespiti   göstermektedir.<br>. Tanıklar  ..., ..., ... beyanları  ile... den  ayrılan çalışanlar  ...şirketinde çalışıp davalı  ... kurulunca bu şirkete geçmişlerdir. Tanık... ...Bankası  reklam işlerinin ... ile bütünlük içinde yürümesi  için  davalı TME den alınıp  ...'a  verdiğini  beyan etmiştir. <br>Davalı ...... şirketinde  ayrılmadan  önce şirket içi yazışmalarında (   27.2.2008   tarihli yazışmalar ) davalı \" ...'in ...Bankası genel müdürü  ile arasındaki  güçlü ve değişmez ilişkisi ...Serdar... gelirini maksimuma  çıkarmak istedi  ve bunu başarabilmek için ilişkilerini  kullandı...  ajanslarından üst düzey  kişiler ...almaya başlamış..\"  \" ... Serdar ...ile müşteri ilişkisinden dolayı. ...geri dönüşüm olmayacağını anladık...\"    beyanları  diğer  tanık beyanları  ve ticaret kayıtları ile uyumludur. Davalı ... ile ...şirketinde organik bağ ile  ortak  hareket  geliştirdikleri  anlaşılmaktadır. <br>Bilirkişiler  16.3.2011 tarihli raporlarında  ... şirket üst düzey çalışanı davalı ...'in rekabet yasağının 31.8.2008 tarihine kadar devam edeceği söleşmesine karşın, aynı alanda  faliyet gösteren davalı ... şirketini  12.8.2008 tarihinde kurulduğu , haksız rekabet sürecinde şirket kurulduğu, davacı şirket müşterisi  ...Bankası bilgilerinin  davalı ... şirketine aktarılmasını  istemesi ... şirketine kadar davacı şirketinden ayrılanların ...da çalışması, her iki şirket kurucuları  arasında  ortaklıklar bulunması gibi etkenlerden haksız rekabette  davalı şirketlerin  ortak rol üstlendiğini , ... çalışanı yönünden ayrıca Borçlar Kanunu 350 ve 351 maddelerine göre haksız rekabet davranışı yasağı ve tazminat yükümlülüğü  olduğunu, davalıların  eski   Türk  Ticaret Kanunu  57/7-8-10 madde bentlerinin ihlal edildiğinin  tespit edildiğini, davalı ... yönünden ise rekabet bulunduğu anlaşılamadığını , tazminat oranını hesaplayacak uzmanlıkları  olmadığını beyan etmişlerdir. <br>Bilirkişiler 13.3.2012  tarihli ek raporunda Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 7.10.2004 tarih 13172 / 9423 sayılı kararı ile \" ..müdürü  olduğu davalı şirket aracılığı ile daha önce öğrendiği  davacının müşteri  potansiyeli ve pazarlama  ağını  davalı şirkete  çekmeye çalışarak eski Türk Ticaret kanunu  57/ 8 anlamında haksız rekabette  bulunduğu...\" tespit edildiği kök rapordaki gibi eski TTK 57/7-8-10 bentleri gereği haksız rekabet varlığı olduğu kanaati oluştuğu , üst yönetici ...'in 28.3.2008 tarihli e postasında \" ...  ait data varsa  ve geri transfer etmek  zorundaysak ... ye değil ... transfer edelim . Yukarıdaki parametre içindeyse tazim açısından uygundur  \"  ibaresinin  mahkeme takdirene bıraktıklarını beyan etmişlerdir.<br>Taraflar arasında  var olan  ve taraflarca  varlığı ve içeriği  kabul edilen  e posta yazışmalarında  bilirkişi ve davalı tarafın  işaret ettiği ... mesajının  davalı ... mesajına cevap olduğu anlaşılmaktadır. davalı  ...  halen  ...  şirketi genel müdür  iken  müşteri bilgilerinin  (2007  ve 2008  yıllarına  ilişkin  veri ve kayıtları ) rakip  davalı ... firmasına aktarılmasını  istemiştir. Buna ilişikin  şirket içi  itiraz neticesi  üst yönetim uyarısı  ile davalı  ...'in  27.3.2008 tarihli e posta ile  durumu açıklama  gereği hissettiği anlaşılmaktadır. Bu  e - postada, davalı ...   ...bankası ile devam eden ticari ilişki ve ileride devam etmesi muhtemel ticari kazanca dayalı başka  ilişkiler nedeni  ile verilerin  aktarılmasının  gerekli olduğunu bildirmiştir.  ( e posta dökümü  ;\" ...Bankası bizim hala çalıştığımız müşterilerden biri Taahhüt... Bu yılın sonuna kadar devam edebilir.  nedeni  ...nın bu hizmeti sağlayacak  alt yapısının bulunmamasıdır. ...müşteriler arasında gelir sıralamasında... birinci grupta. ...Bankası kullanımını bu paketlere dahil edip havuz boyutunu arttırmaya çalışıyoruz .Alınan paketlerin yaklaşık % 50 si ... Bankasının, rakamsal veriler üzerindeki ekisi kolayca vazgeçilemez.\" )  üst yönetimi ikna yazısı gönderdiği anlaşılmaktadır. Üst yönetim de  ticari ilişki ile elde edilecek gelir için gerekli ise  verinin rakip firmaya değil müşteriye aktarılması  gerektiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. \" ve  geri  vermek zorundaysak ,yukarıdaki  parametre  içindeyse \" Taraflarca kabul edilen  e posta yazışmaları  anlaşıldığı, gibi davalı ...'in   davacı  şirketin  müşteri verilerinin  aktarılmamasının  maddi kayba sebep  olacağı ayrıca rakip  firma ...  o verileri kullanacak yapısının olmadığını , ... Bankasının  halen  davacı  firma ile çalışmaya devam edeceği yönünde  üst yönetimi ikna  mesajı sonrası  bu parametreler doğru ise veri aktarımının  o da  rakibe değil, müşteriye  yönelik yapılması  olabileceği  değerlendirilmiştir.  Ayrıca müşteri verileri  aktarılırken  sadece  o yıl içinde kullanılabilecek 2008  verisi değil 2007  verisininde aktarılması davalı ... tarafından  talep edildiği  anlaşılmaktadır. Bu  hususlar dikkate alındığında  davalı rekabet  çalışmasının  olduğu dönemde  ( rakip... şirket  kurma çalışması daha önceki 27.2.2008 tarihli  e- postalara yansımış ) doğrudan veri aktarımı için üst yönetime   ikna çabası  içinde  olduğu  tespit edilmiştir. Bu nedenle  verilen \" parametreye  yönelik \" onayın haksız  rekabet var olmadığına  ilişkin  delil  oluşturmadığı  kanaatine varılmıştır.  Tam  aksine üst yönetimin  aksi  inancını yerleştirmek  için  _ \" haksız rekabeti gizleme \"  çabası  olduğu  tespitine yönelik delil  olduğu anlaşılmaktadır. 27.3.2013  tarihli bilirkişi raporunda ise ticari defter ve dayanak belgelerde incelemesi  neticesinde haksız rekabetten dolayı  2.270.366.73 TL kardan yoksun kalındığı  tespit edilmiştir.<br>Bilirkişi   kök raporunda  davalı  ...  haksız rekabet bulunduğu anlaşılamamıştır. Tespitinde bulunmuştur. Bilirkişiler  davalı ... K.... ın haksız rekabet var  olmadığını   doğrudan  tespit etmemişlerdir. Tespit  \"anlaşılamadığı\" gerekçesi ile bildirmişlerdir.  Bilirkişiler   ek raporun da  delilin taktirini   mahkemeye bıraktıklarını  açıkca yer vermişlerdir. Hukuk Üsulu  Kanunu   266  ve devamı  maddeleri  gereğince hukuki mütalaa  ve değerlendirme ile delillerin  taraflar yönünden bütünü ile değerlendirme  hakime  bırakılmıştır. Bu  nedenle   bilirkişi  tespitleri  ile  dosya içindeki  delilleri  mahkemece  değerlendirilmesinin  çelişki  yaratmaması  nedeni  ile  tüm taraflar yönünden deliller   dosya içindeki maddi deliller ve bilirkişi  tespitleri ile uyumlu  değerlendirilmiştir. Yeniden bilirkişi  incelemesi  ihtiyacı duyulmamıştır. Bilirkişi tespiti ile  uyumlu delil  değerlendirilmesi  sonucunda davalı  ... ' in  haksız rekabet  gelişiminde  ve etkilemesinde  uygulanmasında  doğrudan sorumluluğu olduğu kanaatine  varılmıştır. Buna göre  davalı  ... 'ın  haksız rekabet  ihlaline ilişkin tespitler ; davalı ...  e- postalarında  ...  farika  ile bütünleşik çalışma yapacak yeni şirket çalışmaların ...tarafından  yapıldığı, ... Bankası yönetimi ile davalı ... yakınlığı sebebi  ile  ... yönetiminin Davacı  şirket yeni teklifin  kabul etmiyeceği  yönündeki ifadeleri.,  kurulan ...şirketi   çoğunluk hissesinin  davalı   ... tarafından  oluşturulması  , davacı  şirketten  ayrılan  ... ve diğer müşterilerle doğrudan çalıştığı  kabul  edilen çalışanların  ...  kuruluş sonrası ... şirketinde  çalışmaya devam etmesi  haksız rekabet  eyleminde  etkin sorumluluğun üstlenildiğinin gösterir   delilleridir. İstanbul ... Asliye Ticaret  mahkemesi ... sayılı dosyası davacı ... ve ... ile davalılar..., ..., ... arasında haksız rekabete ilişkindir. Dava  dava konusu olan ... ve ... şirketine yönelik yapıldığı öne sürülen rekabet ihlali ile ilgili olup 2004 öncesi döneme ait olduğu , dava konusu şirket yada  olayla  ilgisi olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle her iki dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı olmadığından bu dosya neticesinin beklenmesi  davayı sürümcemede bırakacağı anlaşılmıştır. Davalı  ...  davacı şirketin genel müdürü  pozisyonunda görev almıştır. Hizmet son  verilmesi protokolüne göre davacı  şirketten  işten  ayrılış tarihi  30 haziran 2008  tarihidir. Rekabet  yasağı ise  31.08.2008  tarihine kadar  devam   edecektir. Davalı  ... şirketinin  12.08.2008  tarihinde kurulup, 18.08.2008 tarihli ticaret sicilinde  kuruluş bildirilmiştir. Davacının  haksız rekabet  varlığından genel müdürü  ayrılıp , yeni şirket kurulduktan  sonra  öğrenmiş olduğu  anlaşılmaktadır. Rekabet varlığından  önceden  haberdar olduğuna  ilişkin  başkaca bir delil  bulunmamaktadır.  Buna göre davacının  haksızlığın  kanaatine vardığı  tarih yeni şirket  kurulumu  sonrası  tarihtir. Buna göre dava açıldığı tarih 10.07.2009 olması sebebi  ile TTK  62. maddesinde  öngörülen zamanaşımı  süresi dolmadan davanın  açıldığı  anlaşılmaktadır. Zamanaşımı  süresi haksız rekabet varlığının  öğrendiği  tarihten itibaren  geçerlidir. Davacı şirketin  davalı genel müdür  olarak  çalışırken  haksız rekabetin  bütün yönleri ile  haberdar olduğu  öne sürmek  hayatın olağan akışına  da  aykırıdır.  Davacı  3. Şirket kurulup  faaliyete geçtikten sonra  haksız rekabet  varlığından  haberdar  olduğu    anlaşılmaktadır.  <br>     TTK  54. Maddesi (eski TTK 56. Maddesi ) gereğince haksız rekabetin amacı, bütün katılanların menfaatine  dürüst ve bozulmamış rekabetin  sağlanmasıdır. Haksız rekabet ticari ahlak ve dürüst rekabet ekseninde bir koruma amaçlamaktadır. Rekabet olmadan da  haksız rekabet hali bulunabileceği gibi davacı ve davalı  olarak rakipler dışında bazı kişi ve teşekküller  öngörülmüştür. ( Ticari işletme hukuku, RehaPoroy, hamdi  yasaman s.311,Vedat kitapçılık 2012) Davacı niteliğini sahip olabilecekler mesleki itibarı, müşterileri, ticari faaliyetleri  veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören  veya tehlikeye karşılaşan kimseler olabileceği gibi daha geniş çapta kamusal nitelikteki  kurumlar bile olabilir. TTK 54 maddesi ile hakkın ihlali ile  tehlikesi ayırımı kaldırılmış aynı düzeyde dava hakkı  tanınmıştır. İki teşebbüsün  birbirleriyle  ticari rekabet içinde sayılabilmesi için  aynı veya benzer ihtiyaçları karşılayan aynı türde ürünü veya hizmet  üretmeleri ve böylelikle aynı tüketici kesimine hizmet etmeleri gerekmektedir. Davacı  ... ile cereyan şirketinin aynı kesime hitap ettiği ,  aynı biçimde ... şirketinin  reklam  işinde  aynı tüketici  kesimine  yönelik  hizmet  sağladığı  anlaşılmaktadır. Bunun dışında  davalı ...    ile ...şirketinin  cereyan ile organik  bağı  olduğu , haksız rekabet eylemlerinin  gerçekleşmesi  sağlamak için etkin biçimde ortak  çalıştıkları, bilirkişi tespitleri ve dosya içindeki delillerden anlaşılmıştır. ... den çıkartılan  işçiler  öncelikle... (...) şirketinde çalıştırılıp sonrası ... şirketine alınmış,  ... şirketi kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi  olarak ... şirketini  faaliyete  geçirmiş, davalı  ... yeni kurulacak... şirketi için eleman tedariki , davacı şirketin  müşterisi ...bankası elde edebilmek  için  şahsi  ilişkilerini de kullandığı  tespit edilmiştir. <br>6103 sayılı kanun 2/a maddesi gereğince eski TTK  uygulanması gerekmiştir. Eski TTK 57 maddesi yeni  TTK 55. maddesi ile benzer  düzenlenmiştir. Maddede yer alan madddeler  örnek niteliğinde sayılan maddelerdir. Yargıtay 11. Hukuk dairesi 2008/9072 esas 2010/591 karar sayılı  ilamda da bu husus  yer almıştır. \" hususiyle \"demek sureti ile örnekleyici olarak sayılmıştır. <br>Bilirkişi tespiti ile sosyal güvenlik kayıtları, tanık beyanları  ilgili sicil kayıtları ile davacı şirketinde çalışan  bir kısım çalışanların ( ..., ...,...,...)   işyerinden ayrılarak  davalı şirketinde çalışmasını  sağlayarak TTK 57/ 7 maddesi gereğince haksız rekabet  uygulandığı , işten  ayrılmasına sebep oldukları  çalışanların  özellikle davalı  ...'a  nakil yapılan .. bankası  işlemleri ile ilgilenen  kişiler olduğu tespit edilmiştir. Yardımcıları  üretim veya iş sırlarını ifşaya yöneltmek haksız rekabet bir örneğidir.( haksız rekabetten ve aldatıcı reklamlardan doğan  uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk. , Zeynep derya türmen, ekim 2011, beta ist S.33)  Davacı şirketinde çalışanların  istifa suretiyle ayrılması  sonrası af , kurulduktan  sonra hemen ... şirketinde çalışmaya başlamışlardır. Yeni kurulan şirkete müşteri ...gelerek ayrılan çalışınlarda müşteri... çalışanlarla doğrudan ilgilinen  kişilerdir. Bu şekilde müşteri...  ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırları doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı tespit edilmiştir.   <br>Bilirkişi tespiti ve kayıtlarla  davalı  ...'in haksız rekabet  dönemi içinde aynı  faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini  kurucusu  olduğu anlaşılmıştır. Davalı ...  genel müdür olarak çalıştığı kurumda  müşteri  ... nin  2007 yılı dönemi dahil reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları  rakip  ... şirketine aktarma  faaliyetine girdiği, daha sonradan ...nin  davalı  şirkete müşteri olarak  yönlendirilmesi  sağlandığı tespit edilmiştir. Bu işlemle ilgili davacı  şirket zarara uğradığı  tespit edilmiştir. Bu şekilde TTk 57/8-10  maddelerinin haksız şekilde ihlal edildiği  tespit edilmiştir. <br>Haksız rekabet için hüsnüniyet kaidelerine aykırı  çalışma tespiti gerekir. Bilirkişiler bu yönde tespitlerde bulunmuşlardır. Davacı şirket büyük müşterilerinden  olan ...bankası ile ilgili çalışanların  ayrılarak yeni şirkette çalışması yönlendirilmiş, ...şirketine yönelik faaliyet, davalı , o dönem şirket genel müdürü vasıtası ile ,diğer davalı ...  şahsi ilişkileri de  kullanılarak olumsuz etkilendirildiği  yönünde  ifadeler kullandığı tespit edilmiştir. 2007 ve 2008 dönemi ... bankası ile ilgili  veriler  aktarılmasına  gayret edilmiştir.  Nitekim... Bankası ve bir kısım müşterilerin davacı şirketten ayrılarak  davalı şirkete geçtiği tespit edilmiştir. Davacı  şirket müşteri kaybı  nedeni  ile  maddi kayba  uğradığı  ilgili kayıtlar incelemesi ile tespit edilmiştir. Haksız rekabete yönelik  yukarıda yazıldığı  gibi farklı tespitler yapılmakla  birlikte davalının yıl  içinde yeni şirket kurarak  davacı şirket müşterilerinin  bu şirkete kanalize  edilmesi ile doğrudan  kar ve gelir kaybına uğradığı  bilirkişi tespiti ile açıktır. <br>Davalıların  kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki  gelir kaydına sebep olduğu açıkca tespit edildiğinden tek tek  maddi olaylara yönelik gelir  kaybı  araştırılmamıştır. <br>Davalı  ...'in  işten ayrılırken  alınan ibraname ile  haksız rekabet halinin  devam edeceği açıkca kararlaştırılmıştır. Zeynep haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu bilirkişi tespitleri ile açıktır. Onun dışında iş ayrılış protokolünde  işte  genel müdür pozisyonu ile ilgili  olarak  ibra söz konusudur. Haksız rekabet eylemi ile  ilgili  ayrı bir  ibra söz konusu değildir. Haksız  rekabet eylemi  davacı şirket tarafından  rakip şirketin faaliyeti ile  haberdar olunduğu hayatın olağan akışı  gereğidir. <br>Bilirkişi  tespitleri ile haksız rekabet nedeni ile  davacı şirketin  maddi zarara  uğradığı tespit edilmiştir. Maddi zarar  miktarı da  bilirkişi raporunda  bildirilmiştir. Davacı  vekili son celse de  ıslah edeceğini bildirdi ise de ıslah beyanının yazılı olması   gerektiği dikkate alınarak , ek süre de  istenmemesi  sebebi ile  talep red  edilmiştir. Davalı  şahıslar tacir  vasfında değildir. Dava  ticari  ilişkiden kaynaklanmamaktadır. Bu  nedenle  faiz olarak yasal  faiz hükmedilmiştir. Faiz başlangıç tarihi  açık talep olmadığından dava tarihi olarak bildirilmiştir.  <br>Yargıtay 11. Hukuk  dairesinin 1988/5219 esas 1988/50008  sayılı kararı ile haksız rekabette haksız rekabet fiilinin tekrarlanması ile işlemeye devam ettiği , o tarihten geriye doğru 1 yıl süre  için tazminat istenebileceği karara  varılmıştır. Bilirkişiler tarafından  defterler ve belgeler üzerinde yapılan inceleme  ile  zarar tespit edilmiştir.<br>Haksız rekabetin varlığı yönünde karar oluşturulmuştur . Bu nedenle haksız rekabetin varlığına ilişkin tespiti içeren kısa kararın yayınlanması yönünde karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle TTk 61maddesi gereğince ilan kararı da  verilmiştir.<br>Haksız rekabetin gerçekleşecek tarafların ayrı şirket kurdukları tespit edilmiştir. Şirket kurulduktan sonra ticari faaliyetin devam ettiği anlaşılmakla ticari faaliyete  yönelik haksız rekabet varlığına ilişkin ayrıca iddia bulunmaması dikkate alınarak haksız  rekabetin ortadan kaldırılacak sonuç tespit edilememiştir.<br>Davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000.000,00-TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, haksız rekabetin varlığına ilişkin kısa hükmün ülke çapında yayımlanan tirajı 100 bini aşkın gazete de masrafı davalılardan alınarak ilanına, (hüküm kesinleşmesinden sonra) dava konusu haksız rekabete ilişkin sonuçları ortadan kaldıracak hukuki nitelik mevcut olmadığından buna ilişkin talebin reddine dair  hüküm taraf vekillerinin vaki temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/7689 esas, 2016/1732 karar sayılı ilamı ile; <br> Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılar vekilinin mahkemenin görevine ve zamanaşımına ilişen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.<br> Dava, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, haksız rekabet durumunun ortadan kaldırılması, önlenmesi, tazminat miktarının tespiti ile maddi tazminatın davalılardan tahsili ve hükmün ilanı istemine ilişkin olup, davalılardan ...’ın davacı şirketin eski genel müdürü olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu bağlamda bu dava, esas itibariyle anılan davalı yönünden şirket yöneticisi aleyhine açılan sorumluluk davası niteliğindedir. <br>    Dava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, limited şirket idarecilerinin mesuliyeti anonim şirketlerin bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir. Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister üçüncü kişi durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların yönetim kurulu üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır. TTK'nun anonim ortaklıklara ilişkin hükümlerine atıf, TTK'nun 341.maddesini de kapsar. Yani yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda bu yetki ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara yada verecekleri muvafakata bağlıdır.<br>   Buna göre, 342'nci maddesinde de müdürün kanuna, anasözleşme, veya işgörme koşullarını saptayan diğer yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemesi halinde yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları hükümler gereğince ortaklığa, pay sahiplerine ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olacağı ilkesi kabul edilmiştir. Ancak, T.T.K'nun 341 ve 342. maddeleri hükümlerine göre, böyle bir davanın açılabilmesi için ise genel kurulca davanın açılması yolunda karar alınması gerekmektedir. Davacı şirketin yirmiden az ortaklı olması ve denetçisinin bulunmaması halinde ise ortaklar genel kurulunun bu konuda vereceği karar veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karar yada verecekleri muvafakat ile bu davanın açılabilmesi mümkündür.<br>    O halde mahkemece, davacı tarafa münasip bir mehil verilmek suretiyle yukarıda açıklanan ön koşulun tamamlattırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.<br> Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı vekilinin ıslah istemi mahkemece yazlı gerekçe ile reddedilmiştir. <br>Oysa, HMK'nun 176 vd. maddelerin de düzenlenen ıslah, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı olup, HMK'nun 177'nci maddesi hükmünce ıslah yazılı yada sözlü olarak tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.Bu durumda mahkemece, davacı tarafın ıslah isteminin usule uygun olduğu kabul edilerek davasını ıslah etme olanağı sağlanmak gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçelerle bu istemin reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. <br>Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin esasa ilişen diğer tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine  gerek görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçesi ile bozularak dosyanın mahkememizin ... esasına kaydı yapılmış ve mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.<br>Mahkememizce davalı ... yönünden bozma ilamı doğrultusunda \"    Dava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, limited şirket idarecilerinin mesuliyeti anonim şirketlerin bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir. Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister üçüncü kişi durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların yönetim kurulu üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır. TTK'nun anonim ortaklıklara ilişkin hükümlerine atıf, TTK'nun 341.maddesini de kapsar. Yani yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda bu yetki ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara yada verecekleri muvafakata bağlıdır.<br>   Buna göre, 342'nci maddesinde de müdürün kanuna, anasözleşme, veya işgörme koşullarını saptayan diğer yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemesi halinde yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları hükümler gereğince ortaklığa, pay sahiplerine ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olacağı ilkesi kabul edilmiştir. Ancak, T.T.K'nun 341 ve 342. maddeleri hükümlerine göre, böyle bir davanın açılabilmesi için ise genel kurulca davanın açılması yolunda karar alınması gerekmektedir. Davacı şirketin yirmiden az ortaklı olması ve denetçisinin bulunmaması halinde ise ortaklar genel kurulunun bu konuda vereceği karar veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karar yada verecekleri muvafakat ile bu davanın açılabilmesi mümkündür\" şeklindeki bozma gerekçesine istinaden davacı tarafa genel kurulu kararı ibraz için süre verilmiş ve konuya ilişkin genel kurulu kararının ibraz edildiği görülmüştür. <br>Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 12/04/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000.000,00TL'lik talebini 1.270.366,73TL arttırarak 2.270.366,73TL olarak ıslah etmiştir.<br>Mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya mündericatından edinilen vicdani kanaat gereğince; Bozma ilamında nazara alınarak  davanın kabulü ile; davalıların davacı tarafın ticari sırlarına personeline ve müşteri çevresine yönelik eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önceki hükümdeki ''Dava konusu haksız rekabete ilişkin sonuçları ortadan kaldıracak hukuki nitelik olmadığından buna ilişkin talebin reddine'' dair hüküm bozma sebebi yapılmadığından bu konuda karar tesisine yer olmadığına, 2.270.366,73TL haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminatın 1.000.000,00TL'sine dava tarihi, bakiye kısmına 12.04.2018 ıslah tarihinden işleyecek yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kararın kesinleşmesine müteakip hükme ilişkin kısa kararın tirajı 100.000'i aşan bir gazetede gideri davalılardan alınarak ilanına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. <br>HÜKÜM:gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kabulü ile; davalıların davacı tarafın ticari sırlarına personeline ve müşteri çevresine yönelik eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, <br>Önceki hükümdeki ''Dava konusu haksız rekabete ilişkin sonuçları ortadan kaldıracak hukuki nitelik olmadığından buna ilişkin talebin reddine'' dair hüküm bozma sebebi yapılmadığından bu konuda karar tesisine yer olmadığına,<br>2-2.270.366,73TL haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminatın 1.000.000,00TL'sine dava tarihi, bakiye kısmına 12.04.2018 ıslah tarihinden işleyecek yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 155.088,80 TL. Karar harcından, peşin ve ıslahla yatırılan 35.200,00 TL.nin mahsubu ile, 119.888,80 TL.nin, tahsili gerekmektesede: (Bozmadan önce davalılar tarafından 54.810,00 TL. Karar harcı, Mahkememiz Veznesine yatırılmış olmakla) bakiye 65.078,80 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş bulunduğundan, yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.gereğince hesaplanan 84.255,49 TL. Vekalet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>5-Davcı tarafından peşin ve ıslahla yatırılan harçlar toplamı: 35.218,10 TL. İle, Yargılama gideri 2.609,00 TL.nin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>6-Davalılar giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>7-Kararın kesinleşmesine müteakip hükme ilişkin kısa kararın tirajı 100.000'i aşan bir gazetede gideri davalılardan alınarak ilanına,<br>8-Tarafların yatırdığı gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,<br>Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük kesin süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere  oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/09/2018     <br><br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20e7f3e100cf3114629333294173c714","SID":"a0c05add40524f60"}}