{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/1390 <br>KARAR NO\t: 2020/393<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/11/2017<br>NUMARASI\t: 2015/1379 Esas- 2017/800 Karar<br>DAVA: Poliçe İptali-Tazminat-Kayıt Düzeltme (Sigorta Sözleşmesinden  Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2020<br>Davanın kabulüne hükmün davalı ... vekilince  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t <br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin yeni satın aldığı aracının trafik sigortasını yaptırmak ve hasarsızlık indiriminden faydalanmak için sigorta şirketine gittiğinde davalı ....’nin acentesi olan diğer davalı tarafından müvekkilinin kimlik numarası kullanılarak sahibi olmadığı bir araca trafik sigortası yapıldığını öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı taraftan hatanın düzeltilmesini ve mağduriyetinin giderilmesini istediğini, ancak davalı ....’nin bu konuda bir şey yapmadığını, davalılarca yapılan bu işlem nedeniyle müvekkilinin tramer poliçe uygulamasındaki tarife basamak kodunun değiştiğini ve  bunun da yeni yapılan sigorta poliçesinde hasarsızlık indiriminden yararlanamamasına neden olduğunu, müvekkilinin yeni poliçesi için 814,87-TL prim ödemek zorunda kaldığını, bu durumun gelecek senelere de sirayet edeceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 81,48-TL zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılarca yapılan sigorta poliçesinin iptali ile hükümsüzlüğüne, müvekkilinin tramer poliçe uygulama sisteminde 4 olarak görünen tarife basamak kodunun hatalı poliçenin düzenlendiği tarihi de kapsayacak şekilde 5 olarak düzeltilmesinin davalılarca sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21.04.2017 tarihli dilekçesinde, zarar tahsili ve basamak kodu düzeltme taleplerini ıslah ettiklerini, buna göre 200-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tramer poliçe uygulama sisteminde 4 olarak(şu an itibariyle 5) görünen tarife basamak kodunun poliçenin kesildiği tarihi de kapsayacak şekilde 6 olarak düzeltilmesini talep ettiklerini belirtmiştir. <br>CEVAP:Davalılar, yasal sürede  davaya cevap vermemişler, davalı .... vekili yasal süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde, davacı tarafça sözü edilen ihtarnamenin müvekkiline tebliğinden kısa bir süre sonra poliçenin iptal edildiğini, dolayısıyla bu yöndeki talebinin yersiz olduğunu, diğer iddialarının ise ilgili belgelerin celbinden sonra değerlendirilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesinde davacının  basamak kodunun 5. basamak olarak düzeltilmesinin talep edildiği, yargılama sırasında basamak kodunun kendiliğinden 5. basamak olduğu, ancak davalının hatalı işlemi olmasaydı davacının hüküm tarihindeki basamak kodunun 5. basamak değil 6. basamak olacağı, dolayısıyla davacının halen basamak kodundan dolayı mağdur durumda olduğu ve ıslah dilekçesinin dikkate alınması gerektiği, ayrıca davacının maddi zararının giderilmesinin gerektiği gerekçesiyle davacının sigorta bilgileri tarife basamak kodunun 6 olarak düzeltilmesine, davacının tazminat talebinin kabulü ile 81,48-TL nin dava tarihinden, 118,52-TL nin de ıslah tarihi olan 21/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:\tDavalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Müvekkilince hatalı sigorta poliçesinin davadan önce iptal edildiğini, dolayısıyla davacının indirim kullanmak istediği poliçe hangi sigorta şirketine ait ise basamak değerinin düzeltilmesi işleminin de o şirket tarafından yapılması gerektiğini,2-Davacının sonraki yıllarda ortaya çıkacak muhtemel zararlarının sigortalının hasarının olmaması ihtimali üzerinden değerlendirildiğini, oysa hasar alma ihtimalinin de dikkate alınması gerektiğini, 3-Sigorta Bilgi ve Gözetim ...inin cevabi yazılarında basamak düzeltme işleminin yapıldığının bildirildiğini, dolayısıyla verilen kararın hatalı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davacı adına sehven düzenlendiği ileri sürülen trafik sigorta poliçesinin iptali ile hükümsüzlüğünün tespiti, bu nedenle uğranılan zararın tazmini ve buna bağlı olarak tramer poliçe uygulama sistemindeki tarife basamak kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir. Dava tarihinde  yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına  hareket  eden  gerçek  veya  tüzel  kişiler  ile  tüketiciler  arasında  kurulan, eser,  taşıma,  simsarlık,  sigorta,  vekâlet,  bankacılık  ve  benzeri  sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde  de; tüketici  işlemleri  ile  tüketiciye  yönelik  uygulamalardan  doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli  olduğu  belirtilmiştir.Aynı Yasa'da görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulanmasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nın 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmış ve 6502 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinde yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.  Somut olaya döndüğümüzde davacı adına sehven düzenlendiği ileri sürülen poliçe işlemine konu aracın hususi otomobil olduğu, dosya kapsamında davacının tacir olduğuna dair bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sehven poliçe düzenlenmesi işleminin bir tüketici işlemi olduğu anlaşılmaktadır. O halde ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 10/10/2018 tarihli 2017/1841 E., 2018/6187 K. sayılı emsal kararı)Görev kamu düzenine ilişkin olup  istinaf konusu edilmemiş olsa da re’sen gözetilmesi gerekeceğinden, davalı ...Ş. vekilinin (esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin) istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün HMK 353(1)a-3 m. uyarınca kaldırılmasına ve davanın usulden reddine  dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2017 tarihli 2015/1379 Esas 2017/800  Karar sayılı hükmünün  HMK.'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA, Davanın, HMK.nun 114/1-c  bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince USULDEN REDDİNE, HMK. 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan Kocaeli Tüketici Mahkemesi'ne  gönderilmesine,Kararın  taraflara tebliğinden  itibaren 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesinden, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, davanın  açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,Harç, vekalet ücreti  ve yargı giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesineDavalı .... tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf  karar harcının talep halinde  davalıya  iadesine,Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliği işlemi tamamlanmak üzere, dosyanın  kararı veren  mahkemeye gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/04/2020<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"19fcf6496e09b7ec75e54f34226da972","SID":"10e92db10732423d"}}