{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2020/169 <br>KARAR NO\t: 2020/172<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 21/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 24/02/2020<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 10/03/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA: <br>Davacı vekili Bakırköy nöbetçi  Asliye Ticaret  Mahkemesine vermiş olduğu 21/02/2020 harçlandırma tarihli  dava dilekçesinde; Müvekkili firma tekstil işi ile uğraşmakta olup tekstil ham madde ve malzeme ürünleri aldığını, bu noktada mal çektiği tedarikçilerine zaman zaman çek keşide etmek suretiyle ödeme yaptığını, müvekkili firmanın  , alacaklı olan \"....Tekstil ....  Ve .... .\" adına keşide ettiği çeki  alacaklı geldiğinde vermek üzere evraklarının içine koyduğunu, daha sonra alacaklı geldiğinde ve çek verilmek istendiğinde evrakların içerisinde olmadığı görüldüğünü, çekin bulunamadığını ,kaybolduğunu ,kaybolan çekin müvekkili şirket tarafından keşide edildiğini ve vadesinin henüz gelmediğini, çekin vadesi geldiğinde karşılığının bankadan tahsil edilmesi imkanı bulunduğunu, kaybolan çekin bankadan tahsil edilmesini engellemek ve müvekkilinin ve çeki keşide eden müvekkilinin müşterilerinin zarar görmemesi için tedbir amaçlı olarak ödeme yasağı konulmasını da içeren çekin iptali için iş bu davanın açıldığını, öncelikle müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğramasının önlenmesi bakımından dava konusu çek üzerine teminatsız olarak yada uygun bir teminat mukabilinde ödeme yasağı kararı verilmesini, kararın ilgili bankaya bildirilmesini, dava konusu çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER ve GEREKÇE:<br>Dava,kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir.<br>Kıymetli evrak ile tacirlere ait diğer defter ve belgelerin iptali konusunda Türk Ticaret Kanununda  çeşitli düzenlemeler öngörülmüştür.<br> TTK'nun 818 inci maddesi yollaması ile aynı yasanın 680 inci madde uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması hâlinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup böyle bir çek için TTK'nun 757,758,759 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı sadece hamile aittir. Böyle bir iddiaya sahip keşideci yani imzasını içeren  fakat kaybettiği çekin bedelinin kendisinden istenmesi hâlinde aynı kanunun 792 inci maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmak hakkına sahiptir. Çek iptali davası ile amaçlanan hamilin belgesi olarak borçludan çek bedel tahsil hakkı sağlamaktır. Keşidecinin böyle bir alacağı da söz konusu değildir. Çek keşidecisi bu hâli ile ancak rızası dışında elinden çıktığını söylediği çek bedeli kendisinden talep edildiğinde veya çekin kimde olduğunu öğrendiğinde TTK'nun 790-792 inci maddeleri uyarınca çeki elinde bulunduran kişiyi hasım gösterip davasını açmak ve mahkemeden o aşamadan sonra tedbirleri istemek hakkına sahiptir.<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacının keşide ettiği çekin zayi olduğundan bahisle dava açtığını beyan etmiş olup hasımsız açılan bu davada HMK'nun 320/1 maddesi göz önüne alınıp toplanması gereken  delil söz konusu olmadığından duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda keşidecinin zayi nedeniyle iptal davası açmada hukuki menfaatinin bulunmadığı kabul edilerek davanın usulden reddine karar  verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın HMK'nun 114/1-h maddesinde düzenlenen davacının hukukî yararının bulunmaması sebebiyle aynı kanunun 115/2.maddesi uyarınca USULDEN  REDDİNE ,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan ¨155,00 yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,<br>5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun  341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile  kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye  vereceği cevap dilekçesi ile  iki hafta  içerisinde  İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 24/02/2020<br><br>Kâtip ....<br> ☪e-imzalıdır.☪<br> <br> <br>Hâkim ....<br> ☪e-imzalıdır.☪<br><br><br>\"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b4d440307a587246554ba8a03e94077","SID":"91d7dfecb0ee70a2"}}