{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ      <br><br>ESAS NO\t: 2019/450 Esas<br>KARAR NO\t: 2020/53<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/08/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 04/02/2020<br><br> Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ...Belediyesine ait ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait havai hat demir direğine çarparak hasar verdiğini,  arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine  müteakip  hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik bedellerini kapsayan  hasar bedelinin 3.173,00 TL  olduğunu, hasar bedelinin 15 gün içerisinde ödemesi ihtar edildiği halde ihtara  davalı idarece herhangi bir cevap verilmediğini, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalıya ödeme emrinin tebliğ edildiğini ancak davalının \"ödeme emrinde borca konu faturaya ilişkin tesisat numarası, borca konu elektrik  faturasının belediyenin herhangi birimine ait  vb unsurların net bir şekilde gösterilmediği ve fatura aslının da kendilerine gönderilmediği \" gerekçesi ile takibin tamamına itiraz ettiği ve takibin durduğunu,  davalının borcunun  tamamına yönelik itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğundan, itirazın iptali ile takibin  devamına, davalının haksız  ve kötüniyeli itirazından dolayı takip tarihi itibarı ile itiraz edilen tutar üzerinden  % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça açılan davanın  hizmet kusuru sebebiyle meydana geldiği iddia edilen zararın tazminine yönelik olup idarelerin hizmet kusurlarından dolayı meydana gelecek maddi hasarlar tam yargı davalarının  konusu içerisine girdiği ve tam yargı  davalarının görülüp çözüme bağlandığı  mercinin İdare Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple davanın İdari Yargıda görülmesi gerektiğini, idarenin tazmin borcunun söz konusu olabilmesi için  zararın varlığının yeterli olmadığını, zararla idari eylem arasında illiyet bağının bulunmasının zorunlu olduğunu, idarenin tazmin  sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için mevcut  zararın idarenin eylem ve işleminden doğması,  zarar ile idarenin eylem veya işlemi arasında nedensellik bağının bulunmasının gerektiğini, dava konusu kazadaki zarar ile idarenin eylemi arasında nedensellik bağı bulunmadığını,  davacının icra inkar tazminatı talebinin de yasal dayanağı bulunmadığını, itirazlarının haklı nedenlere dayandığını,  davacının bu talebinin  reddi gerektiğini,  davanın öncelikle görev ve neticede esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine  karar verilmlesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı belediyeye ait aracın davacıya ait havai hat demir direğine çarparak zarar vermesi sonucu oluşan hasar bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinden kaynaklanmaktadır. <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... - ...E.K. sayılı 04/10/2016 tarihli karar ile \"Mahkememiz görevsiz olup görevli mahkeme İdare Mahkemesi olduğundan görev nedeniyle davanın usulden reddine.\" karar verilmiş olup, mahkememiz kararının davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulması neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2019/1777 - 2019/899 E.K. sayılı 17/06/2019 tarihli ilamı ile \" Tazminata konu olayın kamu kurumu olan davalının işleteni olduğu bir aracın davacıya ait havai hat demir direğine çarparak hasara uğramasına sebebiyet vermesi suretiyle gerçekleştiğine göre KTK'nın 3.maddesine uyan bir trafik kazasıdır. Davalı tarafından yürütülen bir hizmet nedeniyle zarar oluşmadığı gibi işletenin kamu kurumu olması da trafik kazasının hizmet kusuru olarak kabulü sonucunu doğurmayacaktır. Bu nedenle davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan gerekçeyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-A-6 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına\" karar verilmiştir. <br>6102 sayılı TTK'nun 4/1 maddesinde hangi davaların ticari dava olduğu belirtilmiştir. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine ait olması gerekmektedir.<br> Somut olaydaki dava konusu, 14/09/2013 tarihinde davalı belediyeye ait   bulunan ...plakalı aracın davacı şirkete ait havai hat demir direğine çarparak hasar vermesi nedeniyle doğan zararın davalıdan tahsili talebine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nun 4/1 sayılan hususlardan değildir. Öte yandan nispi ticari dava olabilmesi için de uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tacir olup, uyuşmazlık davacının ticari işletmesini ilgilendirse de davalı taraf kamu kurumu olup tacir olmadığından, bu yönüyle davalının ticari işletmesini ilgilendiren bu durum söz konusu olmadığından işbu dava nispi ticari dava niteliğinde değildir.<br>HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Mahkememiz davaya bakmakla görevsiz olup, bu dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi de mümkün olmamakla, davanın saptanan dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki biçimde  hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM \t   : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : <br>1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden Reddine,<br>2-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK Mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Yargılama masraflarına ilişkin kararın HMK 331/2. Maddesine göre yetkili ve görevli mahkemece nazara alınmasına,<br>4-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde  davanın açılmamış sayılması yönünde karar ittihazına,<br>Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/02/2020   <br><br>Katip <br>e-imza <br> <br> <br>Hakim <br>e-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7dc1829610481bbd4c6adc5bcf8995cc","SID":"db68c0e9802a5d85"}}