{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2019/66 <br>KARAR NO\t: 2019/58<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/07/2017 <br>NUMARASI\t: 2017/3234 D.İş.- 2017/3234 D.iş.Karar\t\t<br>DAVANIN KONUSU: Güç Kaybı Tazminatı(Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 04/10/2019<br>Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu/İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;  <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ve davacının sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 05/09/2015 tarihinde karıştığı kaza sonucunda, motosiklet sürücüsü davacının yaralandığını, meslekte kazanma gücünden kaybetme oranının en az %33,2 olduğunun tespit edildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşulu ile 40.050,00 TL sakatlık tazminatının davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazaya karıyan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacnın maluliyet oranının, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları gereğince \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulları Raporları hakkındaki Yönetmelik\" hükümlerine göre alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosi ve %1,8 teknik faiz alınarak yapılması gerektiğini, davacının faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, \"başvurunun kabulü ile, 82.056,00 TL sakatlık tazminatının 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya verilmesine karar vermiş, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti, davalı tarafın itirazının kısmen kabulüne,\"başvurunun kabulü ile 82.056,00 TL sakatlık tazminatının 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine\" karar vermiştir. Bu karara karşı  davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçenin 29/07/2015 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle olayda 01/06/2015 tarihli Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları'nın uygulanması gerektiğini, bu Genel Şartlar gereğince de maluliyet oranının \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulları Raporları hakkındaki Yönetmelik\" hükümlerine göre alınması gerektiğini, karara dayanak  yapılan raporun bu Yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu hususlar dikkate alınarak bir hesaplama yapılması halinde müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığının tespit edileceğini, dolayısıyla kararın bu yönlerden usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava; trafik kazasından kaynaklanan güç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.  Dosya kapsamından, 05/09/2015 tarihinde, davalı nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ...  plakalı aracın karıştığı kaza sonucu ... plakalı motosiklet sürücüsü davacının yaralandığı, .... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü olan davacının bu yaralanma nedeniyle güç kaybı tazminatı isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Maluliyete ilişkin alınacak raporların olay tarihlerine göre; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ila 31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ile 31.05.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta; karara dayanak olarak yapılan Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 11/07/2016 tarihli raporu, \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Sosyal Güvenlik Kurumu Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" dikkate alınarak hazırlanmıştır. Oysa ki, kazaya  karışan aracın poliçesi 29/07/2015 tarihinde düzenlendiğinden ve kaza da 05/09/2015 tarihinde gerçekleştiğinden, davacıya ait maluliyet raporunun \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik\" hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğinden, karar bu yönden usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.Yine, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre güç kaybı tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir. Oysa ki soyut uyuşmazlıkta, karara dayanak yapılan aktüerya raporunda PMF Yaşam Tablosu dikkate alınmıştır. Karar bu yönüyle de usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Bu durumda yapılması gereken davacının maluliyetinin \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik\" hükümlerine göre tespit edilmesi ve tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yapılmasıdır. Bu bağlamda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına,  dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonuna iadesi için Mahkemesine gönderilmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; yukarıda esas ve karar numarası yazılı İtiraz Hakem Heyeti kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2-Dosyanın yeniden değerlendirme yapılıp karar verilmesi için Sigorta Tahkim Komisyonuna iade edilmek üzere Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-6728 sayılı Yasa'nın 36. maddesi  ile değişik  492 sayılı Harçlar  Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarifenin A) Mahkeme Harçları başlıklı bölümünün III- Karar ve ilam harcı başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendi gereğince  harç alınmasına yer olmadığına,4-Peşin alınan karar harcının İlk Derece Mahkemesince  istinaf talep edene iadesine,5-İstinaf başvurusu için davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin, Sigorta Tahkim Komisyonunca verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,7- İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın iadesine, 8-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca, istinaf sonucuna göre ... A.Ş. tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan, .../ Ankara Şubesinin 17/08/2017 tarih ve ... numaralı 116.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalı  ... A.Ş. 'ye iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 04/10/2019<br><br>KARŞI OY  Dava ve uyuşmazlık  trafik kazasından kaynaklanan güç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.01/06/2015 tarihli ZMSS Genel Şartları, 6704 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Somut uyuşmazlıkta kaza tarihi 05/09/2015'dir. Bu durumda, kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan ZMSS Genel Şartları'nın uygulanması mümkün değildir. Başka bir deyişle, davalı tarafın istinaf başvurusundaki iddia ve itirazları yerinde değildir.Bu bağlamda,  Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanısında olduğumdan, Sayın Çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fa51fcd39f595ad3aee051610e00e39","SID":"45c2fff749fc3070"}}