{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2019/83 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/852<br><br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/05/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2019<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 01/10/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin sahibi olduğu ..... Teks.Gıd.Kırtsiye Turizm Nak. San.ve Tic Ltd.Şti.nin ..... nolu irsaliye ile vermiş olduğu malların karşılığı olan 338.380,00 TL ve %18 KDV si ise 60.908,40 TL ki toplam 399.288,40 TL fatura borcunu ödemediğini, kesilen faturadan kaynaklı davalı tarafın vergi iadesi yapıldığını, taraflarınca Bakırköy ....    İcra Dairesinin .... E.sayılı dosyasında yapılan icra takibine davalının kötüniyetli olarak itiraz ettiğini bildirerek davalının itirazının iptali ve takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalının cevap dilekçesi vermediği anlaşıldı.<br><br>DELİLLER<br>İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Siirt Ticaret ve Sanayi Odası yazı cevabı, Kurtalan Kaymakamlığı Malmüdürlüğü yazı cevabı, Bakırköy..... İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası, Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas, ....  Karar sayılı görevsizlik kararı ve tüm dosya kapsamı.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>İş bu dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amaçlı yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.<br>6100 sayılı HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114/1-d maddesindeki dava ehliyeti, fiil ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şeklidir. Fiil ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanun'un 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK md. 53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen  kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği  taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örn: Hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir. <br>Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuka  göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan  yararlanma  ehliyetine  sahip  olan,  taraf  ehliyetine  de  sahiptir.  Buna  göre  tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları  kullanma  ehliyetine  göre  belirlenir.  (HMK  md. 51)  Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, \"sıfat\" yerine \"husumet\" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi    veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden  nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının  bulunup  bulunmadığı  ile  ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının  yargılama  sonuna  kadar  devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet sıfatı yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı  tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara  alınması gerekli hukuki bir durumdur.<br>Somut uyuşmazlıkta; takip ve davanın dayanağı faturalarda dava dışı  .....  Teks.Gıd.Kırtsiye Turizm Nak. San.ve Tic Ltd.Şti.nin alacaklı olarak yer aldığı, davayı açan ...'ün bu şirketin yetkilisi olduğu, bu durumda dava açma yetkisinin şirket yetkilisi veya ortaklarına ait olmayıp şirkete ait olduğundan davacının aktif husumet ehliyeti yoktur. Bu nedenle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden  REDDİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 44,40-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 6.037,65-TL peşin harç ve icra veznesine yatırılan 2.499,54 TL peşin harç olmak üzere  toplam 8.537,19 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.492,79 TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, <br>6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,<br><br>Dair  davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/09/2019<br><br>Başkan ...<br> ¸E-imzalı<br>Üye ...<br> ¸E-imzalı<br>Üye ...<br> ¸E-imzalı<br>Katip ...<br> ¸E-imzalı<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"275cfb9e4f005cf55c78b1362efb02f1","SID":"cc5bc3127361c115"}}