{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/768 <br>KARAR NO\t: 2019/1020<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/11/2017<br>NUMARASI\t: 2016/349 E - 2017/1275 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 14/06/2019<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirketlerden ... Tic. AŞ ve ...şirketlerinin oluşturduğu adi ortaklığının ödenmemiş elektrik borcunun tahsili amacıyla, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak  itiraz ettiğini beyanla ,itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu takibin borçlusunun  ... ve ... Yapı Ortak Girişimi olduğunu, hükmi şahsiyetinin bulunmadığını, bu nedenle geçersiz takip nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, takip talebinde borçlu olarak “...  ve ... Yapı Ortak Girişimi”nin gösterildiği, ortak girişim şeklinde bir ticari şirket türü bulunmadığı, adi ortaklığa karşı takip yaparken ortakların tamamının açık ünvanı belirtilerek takip yapılması gerektiği,  ancak takip talebinde bu şekilde belirtilmediğinden ,takip talebinin usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile itirazın iptali davasının , dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İcra dosyasındaki borçlu şirketlerin ünvanına ilişkin çelişkiyi gidermek amacıyla Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/349 Esas sayılı dosyası ile şikayet yoluna gidildiği, bunun üzerine mahkemenin şikayeti kabul ederek, talepleri doğrultusunda işlem yapılmasına,  yani icra dosyasında  sehven yazılan adi şirket ünvanının düzeltilerek şirketlerin ünvanının ayrı ayrı yazılmasına karar verildiği,bu  kararın davalı şirketler tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2017/1921 Esas ve 2017/2334 Karar sayılı kararı ile, davalı tarafların istinaf taleplerinin reddine karar verildiği,böylece  ilk derece mahkemesinin gerekçesinin aksine usulüne göre yapılmış bir icra takibi bulunduğunun kesinleştiği  , kaldı ki adi ortaklığı  oluşturan borçlu şirketlerin de takibin usulsüz olduğuna dair icra müdürlüğünde ve/veya icra mahkemesinde herhangi bir şikayetleri olmadığı gibi, her bir şirketin  icra dosyasına ayrı ayrı borca itirazlarını sunduğu beyan edilerek , kararın kaldırılması istenmiştir....nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme sonucunda; davacı- alacaklı vekili tarafından, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünde başlatılan  ilamsız icra takip dosyasında , takip talebinde borçlu olarak “.... Teknik Yapı Ortak Girişimi”nin gösterildiği, ortaklığı oluşturan şirketlere ödeme emrinin tebliği üzerine takibe itiraz dilekçesi sundukları, borca itiraz dilekçesinin borçlu ortaklık girişiminin vekili tarafından verildiği, alacaklı vekilince ,icra müdürlüğüne müracaatla, takip talebinde adi ortaklığı oluşturan şirketlerin ünvanlarının ayrı ayrı yazılmamasının maddi hata olduğu beyan edilerek , adi ortaklığı oluşturan  şirketlere ayrı ayrı ödeme emri tebliği yapılması talebinin ,icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine ,davacı tarafça şikayet yoluna başvurulduğu, Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/349 Esas sayılı dosyasında  30/05/2017 tarihinde  şikayet kabul edilerek, talep doğrultusunda işlem yapılmasına karar verildiği ,iş bu icra mahkemesi kararının  davalı şirketler tarafından istinaf yoluna götürülmesi  üzerine,  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2017/1921 Esas ve 2017/2334 Karar sayılı,21/12/2017 tarihli kararı ile, davalı tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine  karar verildiği görülmüştür.Somut olayda ,her ne kadar,ilk derece mahkemesince, istinaf konusu karar tarihi  itibarıyla  mevcut dosya kapsamı esas alınarak karar verilmiş ise de ,istinaf  dilekçesi kapsamı ve istinaf sebepleri ile ilgili olarak dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/349 Esas sayılı dosyasındaki  kesinleşmiş  karar dikkate alındığında ,artık icra takibinin usulsüz yapıldığından bahsedilemeyeceğinden, bu durumda mahkemece davanın esasına girilerek, yargılama yapılması gerekmekle, davacının bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırmasına,yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi  gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca karar kaldırılıp yeniden yargılama yapılmasını temin için dosyanın ilk derece mahkemesine  geri gönderilmesine Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar  kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/06/2019                  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69473cb8596d9d683e315ca69d433d45","SID":"be4109fc9f72819d"}}