{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br>BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET<br>  MAHKEMESİ KARARIDIR<br><br>ESAS NO\t: 2019/386 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/716<br><br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 25/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 03/07/2019<br>K.YAZIM TARİHİ\t: 05/07/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...Ürünleri San ve Tic A.Ş'den alacağına mahsuben  .... bank ...  şubesi keşidecisi ...İnş ve...Hzmt. Ltd Şti olan 31.05.2019 keşide tarihli ....  çek seri nolu 50.000 TL bedelli çekin kaybolduğunu, tüm aramalara rağmen bulunamadığını, bu sebeple öncelikle ödemeden men kararı verilerek çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Dava, hukukî niteliği itibariyle TTK'nun 651 inci maddesinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi sebebi ile iptali istemine ilişkindir. <br>6102 sayılı TTK'nın 651'nci maddesinin ikinci fıkrası\"Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.\"şeklinde olup kıymetli evrakın iptali davasını ancak yetkili hamilin açabileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka  göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Buna göre tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. (HMK 51) Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden  nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının  bulunup  bulunmadığı  ile  ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının  yargılama  sonuna  kadar  devam etmesi zorunludur.Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir.<br>Somut olayda; Davacının dava konusu Müvekkilinin ...Ürünleri San ve Tic A.Ş'den alacağına mahsuben ....bank .....  şubesi keşidecisi ...İnş ve .... Hzmt. Ltd Şti olan 31.05.2019 keşide tarihli .... çek seri nolu 50.000 TL bedelli çekin kaybolması sebebiyle davayı açtığı çekin ciro silsilesi içerisinde yer alıp yer almadığı belli olmayan ...Ürünleri San ve Tic A.Ş tarafından verilme olduğu iddia edilen çek çıkış bordrosu fotokopisinin dosyaya sunulduğu, bu evrakın davacının meşru hamil olduğuna ilişkin yeterli delil olamayacağı gözetilerek davacıya meşru hamil olduğunu gösterir delillerini sunması için 2 haftalık kesin süre verildiği, tensip zaptının davacıya 11.06.2019 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği,  yasal süre içerisinde davacının meşru hamilliğine ilişkin belgelerini sunmadığı görülmüştür. Davacının yetkili hamil olmaması sebebiyle aktif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, <br>2-Karar tarihinde  yürürlükte   bulunan  Harçlar Tarifesi  gereğince alınması  gereken 44,40 TL  peşin  harcın  davacı tarafından  peşin yatırıldığından bu konuda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 141,00- TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde  davacıya İADESİNE,<br>Dair, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun  341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile  kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye  vereceği cevap dilekçesi ile  iki hafta  içerisinde  İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 03/07/2019<br><br>Katip ... <br> <br> <br>Hakim ...<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fc59a301afecd2b0105e336fd9b73a1","SID":"1c034bc98c892bf1"}}