{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/684 <br>KARAR NO\t: 2019/833<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 14/12/2017<br>NUMARASI\t: 2017/870 E- 2017/1257K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 15/05/2019<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili birden fazla davalı hakkında verdiği  dava dilekçesinde, abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen  elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında  tahakkuk ettirilen ve  haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü  bedellerden, şimdilik her bir davalıdan  4.000,- TL'nin   faizi ile birlikte   tahsili ile davacıya  verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... hakkındaki dava tefrik ve yetkisizlik kararı ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmiştir.Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin  perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının  tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin  istenemeyeceğini beyanla, davanın reddini  talep  etmiştir.Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle  dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir.Sözkonusu kararı davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, 6446 sayılı yasada yapılan değişikliklerin geçmişe etkili olarak uygulanacak nitelikte olması usul ve yasaya, mer'i hukukumuza ve Anayasa'nın amir hükümlerine aykırı olduğu, yasal düzenleme ile ilgili Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi’nin 2016/137 Esas sayılı dosyasında halen devam ettiği, EPDK ya tüketicilere yapılacak elektrik satışlarında fiyatlandırmaya esas unsurları tespit etme  yetkinin  sınırsız bir fiyat belirleme yetkisi olmadığı, sözleşmedeki genel işlem koşullarına aykırı düzenlemelerin geçeriz olduğu ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu bedellerin 6719 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önceki mevzuata göre da alınması gerekli bedeller olduğunu, sözkonusu yasanın bu duruma sadece açıklık getirdiğini, müvekkili şirketin yasaya aykırı herhangi bir tahsilatı bulunmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kararın bu yönlerden hatalı olduğu  istinaf sebepleri olarak ileri sürmüş, kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım  bedellerinin  haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir....nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen   istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren  6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\" hükmü getirilerek,Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki  düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmünü, Geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır.\" hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere, 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası  Kanunu'nun 17. maddesine eklenen 10. bend  ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedeller konusunda, davanın açıldığı tarihteki içtihat durumundan farklı ve yeni bir düzenleme getirmiş; hem de, geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür.Anılan yasanın bazı maddelerinin Anayasaya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine  iptal başvuruları yapılmış ise de, mahkemenin,  Anayasanın m. 152,III; Any. Mah.Kuruluş Kn m. 28,IV c,2 gereğince, Anayasa Mahkemesine başvurunun esastan incelenmesini beklemeksizin, yürürlükteki 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 4.6.2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un hükümlerine göre somut olayı sonuçlandırılması hukuka aykırı bulunmamıştır. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesince 28/12/2017 tarihinde bu yasa ile ilgili muhtelif iptal başvurularının reddine karar verilmiş olup,dava konusu bedellerin maliyet unsuru olara davalı tarafça istenebilirliği hususu kesinleştiğinden ,davacının  bu yönlere ilişkin  istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalının istinaf taleplerinin incelenmesiyle,yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 gün, 2009/18-421 E., 2009/526 K. sayılı ilamında belirttiği üzere, \"Dava tarihinde davasında haklı olan davacının sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine masraf ve vekalet ücretine\" hükmedilmesi gerekir.Yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle dava konusuz kalmıştır. Bu sebeple  mahkemece \"dava  konusuz kaldığından  esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına\"  karar verilmesi ve HMK nun 331/1 maddesi uyarınca  dava tarihindeki haklılık durumu sebebiyle davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi usul ve hukuka aykırı olmadığı gibi , aynı  sebeplerle davalı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün olmadığından, davalı tarafın istinaf talebinin de yerinde olmadığı  anlaşılmakla ,her iki tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı ve davalı tarafın istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine,Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 44,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50 TL nin davacı ve davalıdan  ayrı ayrı alınarak Hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/05/2019<br>\t<br>        </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"406eb736be4669f963348880609effd6","SID":"772b279544892e95"}}