{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ \t\t\t\t\t                            <br><br>ESAS NO\t: 2019/304 <br>KARAR NO\t: 2019/520<br><br>DAVA\t: MENFİ TESPİT <br>DAVA TARİHİ\t: 22/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 24/05/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... 28 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu senetlerin asıl borçlusunun  ... Ltd Şti7nin rehin ile temin edilmiş 20 adet tır alımı için imzalanan 19/06/2015 tarihli sözleşmenin yanında asıl borçludan teminat alınan senetler olduğunu, müvekkilleri ve diğer kefiller müteselsil kefil ibaresi dışında bir ibare bulunmadan bu senetleri de aynı kefil olma iradesi ile imzaladıklarını, ayrıca bir kambiyo seneti düzenlendiğini düşünmediklerini, buna rağmen kefaletleri yine de kefaletlerinin tartışmalı olduğunu hukuken sorumluluklarını ortadan kaldıracak hukuki eksiklikler  bulunduğunu, kefalet bir sözleşme olarak hazırlanmadığı için kefillerin sorumlulu oldukları azami miktar ile kefalet tarihinin belli olmadığını, ayrıca müteselsil kefil veya kefalet türünde müvekkillerinin el yazısı olmadığını, bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, ayrıca söz konusu teminat senetlerinin verildiği 19/06/2015 tarihli kredili rehin sözleşmesinin aslı borçlu ile davalıya temlik veren ... AŞ arasında 24/02/2016 tarihli borç tasfiye protokoli ile borcun vade ve miktarlarının değiştirilip yeni bir ödeme planı düzenlendiğini, ancak imzalanan bu prokotolde müvekkililleri davacıların imzaları bulunmadığını bu nedenle borçtan sorumlu olmalarının mümkün olmadığını beyan ederek öncekille ... 28 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında yapılan takibin ihtiyati tedbiren durdurulmasını, akabinde kefalete ilişkin şekil şartlarının bulunmaması sebebiyle davanın dayanağı kefaletin keçersizliğinin tespitine, yapılan icra takibinin usul ve yasaya uykarı olduğundan ve ödeme planı değişerek borç tasfiye edilip yenilendiğinden ve yeni protokolde müvekkilleri davacıların imza ve kefaletleri bulunmadığından takibin iptaline ve İİK amir hükmüne göre %20  icra inkar tazminatına hükmedilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Delillerin Değerlendirilmesi:<br>Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; Hernekadar davacı taraf mahkememizde Menfi tespit Davası açmış ise de, Davacı tarafın davasının açıldığı tarih itibariyle 6102  Sayılı kanunun 5.md/A bendinin yürürlükte bulunduğu, 6102 Sayılı Kanunun 5.md/A bendinin aynen 'Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.' şeklinde düzenlendiği, Mahkememizde açılan davanın bir miktar paranın ödenmesinin önlenmesine yönelik Menfi Tespit Davası niteliğinde olduğu, kanun maddesinin dava şartı niteliğinde bulunduğu, dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna ilişkin belge ibraz edilmediği gibi dava dilekçesinin içeriğinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunun belirtilmediği, dava şartı noksanlığının yargılama sırasında giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla  davacı tarafın davasının dava şartı noksanlığı nedeniyle  6100 Sayılı Kanunun 115.md/2 uyarınca Usulden reddi yönünde aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-)Davacı tarafın davasının açıldığı tarih itibariyle 6102  Sayılı kanunun 5.md/A bendinin yürürlükte bulunduğu, 6102 Sayılı Kanunun 5.md/A bendinin aynen 'Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.' şeklinde düzenlendiği, kanun maddesinin dava şartı niteliğinde bulunduğu, dava dilekçesinin içeriğinden dava konusunun para borcunun bulunmadığı iddiasına yönelik olduğu ve dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna ilişkin belge ibraz edilmediği gibi dava dilekçesinin içeriğinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunun belirtilmediği, dava şartı noksanlığının yargılama sırasında giderilmesinin  mümkün olmadığı anlaşılmakla  davacı tarafın davasının dava şartı noksanlığı nedeniyle  6100 Sayılı Kanunun 115.md/2 uyarınca USULDEN REDDİNE;<br>2-)Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan  44.40.TL. Karar ve İlam harcının  mahsubu ile bakiye harcın kararın kesinleşmesi ile birlikte talep halinde davacı tarafa iadesine;<br>3-)Davacı yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısımının  iadesine,<br>4-)Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına;<br>6100 Sayılı HMK.' nın 345./1Maddesi uyarınca ilgililere kararın tebliğinden itibaren 2 hafta  içinde mahkememize vereceği bir dilekçe ile İSTİNAF  YOLU açık olmak üzere  oy birliği ile verilen karar alenen okunup usulen tefhim kılındı. 24/05/2019<br><br><br>Başkan<br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1702c763ee54b8e601e883e6b43fb605","SID":"0b3794bb4fc247b1"}}