{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2019/288 <br>KARAR NO\t: 2019/317<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2018/590 E<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2019<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurumca müvekkil firmanın işyerinde  kurulu .... nolu abonelik ile ilgili 07.06.2018  tarihli ve ...  seri nolu  zabıt gereğince tesisata  müdahale yapıldığı  gerekçesiyle  gece saat 01:00’de gizli tutulan maddi gerçeğe aykırı tutanağa dayalı olarak  tahakkuk ettirilen 62.286,10  TL kaçak elektrik ve 158670,20 TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplamda 220.956,30 TL borcun, tutanak öncesi ve sonrası ortalama tüketim değerleri karşılaştırıldığında usulsüz ve kaçak veya eksik tüketim olmadığı ve davalı şirket elemanların tek taraflı gizli ve yönetmeliğe aykırı tuttukları tutanak gereğince tahakkuk edilen borcun, tamamı oranında borçlu olmadığının tespitine, öncelikle teminatsız olarak veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında firmanın ticari faaliyetine devam edebilmesi için dava konusu faturalara dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin, dava sonucuna kadar durdurulması şeklinde ihtiyatı tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.  İlk derece mahkemesince 19.06.2018 tarihli ara karar ile  davacı yerinin iş yeri niteliğinde olduğu, elektrik ile faaliyetlerini sürdürdüğü, davalının elektrik temin eden kuruluş sıfatında olduğu ve başka yerden  elektrik temininin zor olduğu, kesintinin ileride telafisi güç sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle HMK 389. maddesi koşulları da gözetilerek faturaların toplam değerinin %15'i (33.143,445 TL) tutarında teminat yatırılması koşuluyla, davacı adına tahakkuk ettirilen ... tahakkuk nolu 12/06/2018  son ödeme tarihli 158.670,20 TL tutarlı fatura, ... tahakkuk nolu 12/06/2018 son ödeme tarihli 62.286,10 TL tutarlı faturalardan dolayı davacı abonenin elektriğinin dava sonuna kadar kesilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalının ihtiyati tedbir kararına itirazı üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonunda itirazın reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda özet olarak; davacının haklılığı konusunda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, cevap dilekçesine ekledikleri görüntülerle kaçak elektrik kullanımının sabit olduğunu, davaya konu kaçak zaptından sonra dahi yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanımına devam edildiğinin tespit edildiğini, verilen tedbir kararının kanunun açık hükümlerine aykırı olduğunu, dava neticesini temine yönelik tedbir kararı verilemeyeceğini, tedbir kararının hukuken  tarafların hak ve menfaatlerini dengelemesi gerektiğini, verilen kararla davacının kötü niyeti ve haksız iddialarının ödüllendirilmiş olduğunu ileri sürerek, itirazlarının kabulüyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık, davacı şirket hakkında davalı tarafından tahakkuk ettirilen 62.286,10 TL kaçak elektrik ve  158.670,20 TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplamda  220.956,30  TL borcun tamamından borçlu olunmadığının tespiti ve enerjinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararın verilmesi talebine ilişkindir.   Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. \"Dosya kapsamından, işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı  davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra  alacağın miktarına göre davalı  şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira  davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenebilecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi de zorlaşabileceği gibi, tamamen  imkansız hale de gelebilecektir.Bu itibarla; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının ara karara yönelik, tedbire itirazın reddine dair ara karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 44,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50 TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/03/2019<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09d641e77ad21a2b2a1dd9eaabb3dacc","SID":"c245a21b9b2dbda0"}}