{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2016/456 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/151<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 07/04/2016<br>KARAR TARİHİ: 14/02/2019<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   Davalı şirketin 01-25 Mart tarihleri arası yapmış / yapmakta olduğu kampanya nedeniyle ortaya çıkan haksız rekabet fiilinin tespiti ve men’ini, müvekkil şirket nezdinde söz konusu haksız ve mesnetsiz olarak yürütülen kampanya nedeniyle ortaya çıkan - fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla -  tarafımızca davalı tarafa gönderilen ihtarname tarihi olan ----- 'dan itibaren işletilecek temerrüt faiziyle birlikte şimdilik --------TL maddi zarar ve TBK md.58 gereğince -----TL manevi tazminatın davalı şirketçe tazmini taleplerini içerdiğini, müvekkili şirket --- yıllardan beri optik sektöründe faaliyette olan----------- ortaklığında - yılında kurulmuş olan, ---------- adresinde bulunan, toplamda---- şube ve-- optik mağazasına hizmet veren, ---- genelinde faaliyet gösteren, kontakt lens ve solüsyonları pazarında toptancı olarak faaliyette bulunan bir sermaye şirketidir. Davalı şirket ise yabancı sermaye ortaklığı şeklinde kurulmuş olan ve kontakt lens ve solüsyonlarını ithalat/tedarik eden bir şirket olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında uzun yıllardan beri süregelen, her yılın başında karşılıklı kabul ve icap ile yenilenen fiyat matrisi görünümlü bir sözleşme mevcut olduğunu, bu sözleşmede, müvekkil şirketin bir önceki yılın son çeyrek dönemindeki net alımı baz alınarak, söz konusu sözleşmede karşılığına denk gelen fiyat barem aralığındaki malın birim fiyatına göre alım – satım yapıldığını,  davalı şirket yine söz konusu son çeyrek dönemdeki net alımı taban alarak %5 ile %20 arası değişen ----- altında birtakım ticari yardımlarda bulunduğunu,  diğer şirket ve bireysel faaliyet gösteren optik mağazalarına da uygulandığını, davalı şirket, müvekkil şirketin---- yılının son çeyrek dönemki alımının ------TL altında gerçekleşmesinden bahisle, - fiyatlandırma matrisinde bu barem aralığına göre ürünlerde birim fiyat belirleneceğini ---- tarihli e-mail ile bildirdiğini, bunun üzerine, ---- birim fiyatı --------birim fiyatı ise ----TL şeklinde olduğunu, ayrıca adı geçen e-mailde pazarlama desteği olarak en az net -----TL alım yapan müşterilere ilave olarak ilgili çeyrekteki alım tutarlarının %5’i oranında pazarlama desteği sunulacağını ve bu desteğin bir müşteri için maksimum -----TL olacağını bildirdiğini,  davalı şirketçe ----tarihli e-mailler ile (art arda gönderilmiştir) ---------- ürünlerinde kampanya olduğunu bildirildiğini, ------ alım fiyatı 36.-TL ve tek seferde en az-------- alımlarında aynı adet ------------ adlı ürünü de bedelsiz verileceğini, söz konusu kampanyadan müşterilerin en fazla ---kutu ----- ile sınırlı tutulacağını da ayrıca belirttiğini, ------kutu sınırlaması ile firma tarafından yapılan kampanya dizaynı, optik mağazalara yapılacak olan satışı firmanın kendi lehine çevirdiği bir silah haline dönüştüğünü, örnek ---- volümlü ve bünyesinde --- fazla üyesi bulunan ----------- ile yapılan görüşmede üyelerinin bu kampanyadan alım yapmasının avantajlarından bahsedip ---kutudan fazla almak istemeleri halinde kendi bünyelerindeki birkaç optiğin münferit olarak yada birleşerek bu adetleri arttırabileceği sonrasında da bu ürünleri kooperatife vererek diğer üyelerin fayda sağlayabilecekleri yönünde telkin ve yol göstermesi 2011 yılından beri müvekkilim ile çalışan müşterisi ile ticari ilişkisini zedelendiğini, 2.400 kutu ile sınırlandırılan müvekkili şirketin geçmiş yıllardaki toplam alımlarına bakıldığında  yapılanın ticari olarak engelleme olduğunu çok daha net ifade edileceğini, davalı şirketin kendi verilerine ve diğer optiklerden edindikleri bilgilere göre 2016 yılında net alımı oldukça yüksek olmasına rağmen davalı şirketin en fazla zammı müvekkil şirkete yapmış olması da ayrı bir vaka olduğunu, davalı şirket, bir yandan bütün şirketlere ----şekilde uygulanacağını, fiyat matrisi görünümlü sözleşmeye bağlı kalarak ticari faaliyette bulunduğunu iddia etmekte ancak öte yandan eşit davranma yükümlülüğünü ve ticari ayrımcılık yapma yasağını ve diğer kanuni yükümlülüklerini hiçe sayarak müvekkil şirkete en fazla zammı ve bunun üzerine bir de söz konusu kampanya ile kontakt lens ve solüsyonları pazarında ------genelinde depo/toptancılık ve perakende satışı en fazla yapan şirketlerden biri olan müvekkil şirketi Pazar dışına itmeye çalıştığını, davalı şirket söz konusu sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle haksız rekabette bulunarak ticaretin temelini oluşturan etik kurallar yok saymış ve böylelikle fırsat eşitliğini ihlal etmiş ve ettiğini, davalı şirketçe yürütülen kampanya nezdinde, optik işletmecileri gözünde müvekkil şirketin ticari saygınlığı, ekonomik itibarı zedelenmiş ve zedelendiğini,  TBK md.58 gereğince müvekkil şirket lehine-----TL’den az olmamak üzere manevi tazminat istemimiz zaruri olduğunu, ancak bu şekilde davalı şirketin esasında pazarda tek satıcı olmak gayesiyle müvekkil şirketi karaladığı, müvekkil şirketin ticari örf ve adetlerine uygun ve müşterilerini kandırmayacak şekilde satışta bulunduğu gerçeği biraz olsun ispatlanmış olacağını, TTK md.55/a-1,2,6,7,8/b-1/f ‘de sayılan fiiller nedeniyle davalı şirketçe yürütülen kampanyanın haksız rekabet fiilini oluşturduğunun ve bu nedenle TTK md.56/1-a gereğince söz konusu kampanyanın haksız olduğunun tespitini, TTK md.56/1-b gereğince söz konusu kampanyanın haksız rekabeti oluşturmasından bahisle bu kampanyanın bir an önce engellenmesini / men’ini, bu bağlamda haksız rekabetin ref'ini ve men'ini ve bu konuda İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilerek önlenmesini, TTK md.56/1-d gereğince söz konusu haksız rekabet fiilini oluşturan kampanya nedeniyle bu kampanyanın başlangıç tarihi olan 01.03.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müvekkil şirkette meydana gelen fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000.-TL maddi zararın davalı şirketçe tazminini, TTK md.56/1-e gereğince gerekli şartlar oluştuğundan davalı şirketin haksız rekabet fiilinden ötürü müvekkile söz konusu kampanyanın başlangıç tarihi olan 01.03.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle şimdilik fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 100.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş,  bu  talebini  duruşmada tekrar etmiştir. <br>Taraflara tebligat  yapılarak taraf teşkili  sağlanmıştır. <br>Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle; davacının haksız rekabet olarak gördüğü, kampanyalar ile getirilen azami alım sınırı, kampanyali ürünlerin stoklarla sınırlı olması nedeniyle kampanyalardan olabildiğince fazla müşterinin yararlanması amaçlı olduğunu, davacı, -----------tarihleri arasında müvekkil şirket tarafından yapılan kampanyaların, kampanya konusu ürünler ile ilgili olarak kampanya kapsamında - yani kampanyaların avantajlarına tabi olarak satın alınabilecek ürünlerin miktarına - azami bir alım sınırı getirmesinin kendi aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettiğini, buna gerekçe olarak ise  --- yılında -------alımı yapmışken ilgili Kampanya'da aynı ürün ile ilgili olarak 2.400 kutu alma sınırına tabi tutulmasının;   2015 yılında 80.568 kutu -------- alımı yapmışken ilgili Kampanya'da aynı ürün ile ilgili olarak 10.000 kutu lens alma sınırına tabi tutulmasının ticari faaliyetini olumsuz etkilediği hususunu ileri sürüldüğünü, kampanyalar, müşterilerin ticaretin olağan akışı içerisinde yaptığı alımları etkilemeyen, bir yan teklif mahiyetinde olduğunu, genel olarak alımlara konan bir sınırlama söz konusu olmadığını, kampanya'nın avantajlarına tabi olarak satın alınabilecek ürünlerin miktarına getirilen bir sınırlama olduğunu, ilaveten kampanyalar'ın şartları, müvekkil şirket tarafından tüm müşterilere-konumları ve kategorileri önem arz etmeksizin - eşit şekilde uygulandığını, kampanya kapsamında kampanyalı ürünlerin -----stoklan ile sınırlı olduğundan, kampanya  kapsamında;---- Kampanyası: En fazla 2.400 adet ---------- alan müşterilere aynı adette ----------- bedelsiz olarak verildiğini,------- Kampanyası: En fazla 10.000 adet -----alan müşterilere de aynı adette ------ bedelsiz olarak verildiğini, kampanyaların sadece 25 gün süre ile geçerli olduğunu, müvekkil şirketin bütün kampanyalarındaki kriteri müşterinin müvekkil şirketten alım miktar, üzerinde olduğunu ve kampanya kapsamındaki alım miktarlarına ulaşan bütün müşterilere ayrım gözetmeksizin uygulandığını, kampanyalar müşteriye özel ticari uygulamalar olmadığını, kampanyalara ilişkin hacim kriterleri müşterilerin alım hacimlerinin belirli oranları temelinde belirlenmediğini, genel olarak değişik baremlere dağılmış olan tüm müşteriler kampanyalardan yararlanabildiğini, kampanya süreleri genel olarak 1-2 aylık sürelerle sınırlı tutulduğunu,ilaveten kampanya bilgilendirmelerinin müşterilere yapıldığı e-posta duyurularında da belirtildiği üzere, bu kampanyaların temel gerekçesi, kampanyalı  ürünlerin müşterilerin raflarında yer almasını ve müşterilere satışını kolaylaştırmasını sağladığını, bu nedenle, kampanyalar hiçbir şekilde müşteri segmentasyonu içermediğini, aslen, böyle bir alım sınırlamasının arkasındaki mantık, tüm -----müşterilerine, stoklarla sınırlı olan bu kampanyalar'dan faydalanma imkânını sağlanmakta olduğunu, davacının, fiyatlandırma matriksine ilişkin beyanları hatalı bulunduğunu,  zira bu matriks, davacının iddia ettiği gibi zorunlu asgari alım miktarr öngörmediğini,  bu matriksin kendisi, müvekkil şirketin tüm müşterilerini eşit şartlara tabı tuttuğunu gösterdiğini, ------ fıyatlandırma matriksi, müşterilerin ciro baremlerine göre belirlenen ıskonto oranlarından oluştuğunu, Iskontolar ve buna bağlı müşteri ürün fiyatları üçer aylık dönemler için belirlenmekte ve geçerli olduğunu,  --------------------müşterilerin her çeyrek dönemde hangi ciro baremine dâhil olacağı ve dolayısıyla ürünlerde hangi ıskontoları alacağı müşterinin bir önceki çeyrek (üç aylık) dönemde gerçekleştirdikleri toplam net alım cirosuna göre belirlendiğini, geçmiş dönemdeki alımlara bağlı olan bu kriter, belirli miktarda alım yapılması yönünde herhangi bir yükümlülük altına girilmesinin söz konusu olmadığını açıkça gösterdiğini, beş ve üzeri perakende mağazası olan müşterilerde, ciro baremi ıskontosu üzerine eklenen bir ıskonto bulunmadığını  ve ürün fiyatları bu iki ıskontonun birleşmesi ile belirlendiğini, müşterinin toplam net alım cirosunun ilgili çeyrek sonunda bir üst ciro baremine ulaşması durumunda, müşterinin fiyatları bir sonraki çeyrek için yeni bareme göre tanımlandığını, bir çeyrekteki alımları, bulunduğu baremin alt sınırını karşılamayan müşterilerin fiyatları ise, bir sonraki çeyrekte alım tutarının denk geldiği barem fiyatlarına getirildiğini, müşterinin toplam net alım cirosunun ilgili çeyrek sonunda üst ciro baremlerinde gerçekleşmesi durumunda, müvekkil şirket müşteriye geriye dönük olarak ciro baremleri arasındaki ıskonto oran, farkından doğan fiyat farkını ödememektedir (Diğer bir deyişle daha düşük ahm yapılması dolayısıyla bir yaptınm uygulanması gibi bir durum söz konusu değildir) Tersi durumda, yani müşterilerin ciro baremi düşmesi durumunda müvekkil şirket müşterilerden geriye dönük ciro baremleri arasmdaki ıskonto oranı farkından doğan fiyat farkını talep etmemektedir (Diğer bir deyişle daha yüksek ahm yapılması dolayısıyla odul olarak, fiyatlarda geriye dönük olarak bir iyileştirme yapılması gibi bir durum söz konusu olduğunu, müvekkil şirket, global politikaları da gereği, hiçbir müşteriye özel ticari koşullar, indirim ve avantajlar sağlamamaktadır ve aynı özelliklere, alım hacmine sahip müşterilere eşit şartlar sunduğuru, davacının, müvekkil şirke, tarafından dikte edilen ve ulaşması zorunlu kılman bir alım hedefi bulunmadığını,  ciro baremleri müşterinin alması gerektiği bir miktarı da göstermediğini, hatta baremler alım miktarı bile içermediğini,  sadece Türk Lirası cinsinden bir ciro aralığı gösterdiğini, ki bu da müşterinin karşılamak zorunda olduğu bir rakam olmadığını, sadece ıskonto oranlarının belirlenmesi için kullanılan bir aralık olduğunu, anlaşılan odur ki davacı, sahip olduğu ıskonto oranını korumak adına kedine bir alım hedefi koyduğunu ve bu hedefi tutturmayı kendi icin bir zorunluluk haline getirdiğini,  müvekkil şirketin dikte ettiğini, HMK'nın 200. maddesi gereğince, değeri 2.500 TL'yi geçen bir tazminat talebinin senetle ispatı gerektiğini, davada talep olunan tazminat meblağın göz önüne alındığını, dava konusu kampanya'nın meşruluğu, salt bir hukuki değerlendirme ile ortaya çıkacağını,  iddia olunan zararın boyutu, ancak ve ancak yazılı delil ile ispat olunacağını, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere davacının haksız ve mesnetsiz ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı tanığı ------------beyanında özetle; kendisinin  -------- yaklaşık 20 yıldır  sahibi olduğunu, şirketin kontak  lens  ve gözlük  işi  ile  uğraştığını, davacı ile  son 5 yıldır, davalı  ile  ise  son 10  yıldır ticari ilişkisi bulunduğunu, taraflardan ticari  ilişki çerçevesinde  kontak  lens  aldığını,  almış  olduğu  ürünler içiresinde  bire bir  ürünlerde bulunduğunu, zaman  zaman  taraflardan  aldığı  ürünlerin  kampanyalar  ve fiyatları itibari  ile  makul olan  tercih  ettiğini, iki  tarafın  kampanyalı  fiyatları  farklı  zamanlarda tercih  edilebir  olduğunu, 2016 yılı ve  2017 yılı  başında davalı  şirket,  davacı şirketin  sattığı  ürünleri  daha  ucuza  sattığını  belirterek pazarlamaya çalıştığını, ikisinin sunduğu ürün de aynı olduğunu, birbirlerinin mallarını kötülemelerinin bulunmadığını, davalı  davacının  satmış  olduğu  ---- fiyatlarını  daha  uygun  fiyata  vereceğini  söylediğini, Airoptiks markalı  ürün  taraflar  arasında  itilafa  konu  olan  ürünlerden  biri olduğunu, davalı  tarafça  belirli  bir adedin alınması halinde  fiyatlarda  değişiklik  yapılacağı  noktasında  teklifte  bulunduğunu,  daha  sonra  bu  şartı  kaldırarak  fiyatları  normal  bir  düzeyin  altına  inmek  sureti  ile  satışa  sunduklarını,  Alkonun  satış  elemanı  verilen  fiyatların  abartılı  olduğunu, malların  daha  ucuza  alınması  gerektiğini  belirttiğini, kendisinin bilgim  ve görgüsünün  bundan  ibaret  olduğunu, davacı vekilini  talebi  doğrultusunda  tanık beyanında;  davacı  şirketin  ticari   hacmı  çok büyük olduğunu,  açık  ara  farklı davalı şirketin  en  büyük  alıcısı olduğunu,  davacı şirket çalışanlarının kendisinin iş  yerime  gelerek  davacı şirketin  sattığı  ürünleri  aşırı  pahalı  sattıklarını söyleyerek  malları  kendilerinden  almalarını  istediklerini, ancak  malları  kötülemek  gibi bir  söylemlerinin bulunmadığını,  davalı şirket  tarafından kendisinin iş yerine  gelerek belli  bir  miktarda   ürün  alındığında  iskonta   yapılacağı  teklifi  verildiğini,  miktar  olarak   çok  daha fazla  alınması  halinde  aynı  iskontanın  yapılacağı  teklifi  davacı tarafa da  teklif  edildiğini beyan etmiştir. <br>Davacı tanığı ------------ beyanında özetle;kendisinin optik  sektöründe ---- Kooperatifi  yönetim  kurulu  başkanı  olarak  görev yaptığını,   kooperatif ortaklarımıza  kontak  lens  tedariki  yaptıklarını, kendisinin son 5 yıldır  bu  tedariki  --------  tedarik ettiklerini, ----ılının  Şubat  ayında davalı ... ile görüştüklerini, davalı firma yetkilisi-----------kooperatife geldiğini, çalışma  şartlarını  sunduğunu,  davacı ------daha  iyi olduğunu,  ----yılının sonuna  kadar  ----- Alkon ürünlerini %18 iskonta ile satarken ----ılından itibaren iskontasız satmaya başladığını, davalı  şirket  yetkilisinin  teklifi 3  aylık  dönemde -----TL lik  mal  alındığı  takdirde toplamda  %25 iskonta  alacağımızı teklif ettiğini, ------böyle bir iskonta vermediklerini ve davacı şirketten böyle  bir  indirim  alamayacağını  belirttiklerini, bu  teklifi yönetim  kurulumuza  ilettiklerini  ve ------ yılı  Mart  ayınadn  itibaren  davalı  şirket  ile çalışmaya başladıklarını, davalı yetkilileri ve çalışanlarınca davacı şirketin kötülendiğine  dair  bir  duyum olmadığını, davacı vekilinin talebi  üzerine tanık beyanında;  davacı davalının  en  büyük   alıcısı olduğunu,  davacının  ticari  hacmi  çok  büyük olduğunu, kontak  lens  alımı  konusunda  ---en  büyüğü olduğunu beyan etmiştir.<br>Davacı tanığı ------beyanında özetle; kendisinin gözlük  konusunda  parekende  işi yapan  mağazada  işletmecisi olduğunu, her  iki  firma  ile de  ticari  ilişkisinin  bulunduğunu, -----firması ile çok uzun  yıllardır  ticaret  yaptığını, davalı  ile  ilişkisinin 8 ay öncesinde başladığını,  ikisinden de  kontak  lens  ve solisyonları  aldığını,  ------------ve diğer  tüm  ürünler  konusunda  davalı  şirket yetkilisi  8 ay  öncesinde  kendisine ulaşarak çok özel  istkontalar  yapacağını belirttiğini, güzel bir teklif  olduğu  için  kabul ettiklerini, davalı çalışanı  yanlızca indirimlere  ilişkin  bilgi verdiğini, davacı şirkete ilişkin  her  hangi bir kötü  söylemi  olmadığını  beyan  etmiş, davacı vekilinin talebi doğrultusunda tanık  beyanında;  davalı şirket çalışanı teklif  sunduğunda tedarikçi firma olmaları sebebi ile  daha uygun  teklifte  bulunacaklarını  belirttiklerini, bunun  dışında davacı şirketi kötülemediklerini, davacı şirket davalının  en büyük  alıcısı olduğunu, davacı şirketin  büyüklüğünü  tam  olarak  bilmemekle  birlikte ------  bir numara  olduğunu  düşündüğünü beyan etmiştir. \t<br>Davalı tanığı ------- beyanında özetle: kendisinin esasen tıp doktoru olduğunu, yaklaşık 25 yıldır ilaç  sektörü  olmak üzere davalı şirket bünyesinde göz sağlığı bölümünde yönetici  olarak çalıştığını, davacı şirket yaklaşık 8 yıldır davalı  şirketten kontak lens  satın aldığını, almış  olduğu  bu  malları  gözlükçülere sattığını,  bu  ticari ilişki halen  devam  ettiğini, taraf  şirketlerin halen  ticari  ilişkilerini  devem  ettiğini, her  hangi bir  sorun söz konusu  olmadığını, davanın  davacıya  karalama ve kötülemeside söz konusu olmadığını, taraflarca yürütülen kampanyalarda da bir sorun olmadığını,taraf vekillerinin talebi doğrultusunda tanık beyanında; davacı şirketin davalı şirketin en  büyük alıcısı olduğunu, her  hangi  bir sınırlama  olmaksızın  eskisi  gibi   ticari  ilişki  devam  ettiğini, davalı sşiketin 2016 yılı  ve  2017 yılı  için  davacı  şirkete  yönelik  düzenlemiş olduğu iskontalarda her hangi  bir anlaşmazlık  olmadığını, kendisinin müşterilerin özel  iskonta uyguladıklarını, ciro  baremli düzenlemiş olduğumuz  iskontaları  herkes  için  uyguladıklarını, --------- ürününde  kısa dönemli sınırlı iskontalı satış kampanyası  düzenlediklerini, kampanyalarının herkes için geçerli olduğunu, stokdan tek kişinin faydalanmaması için maksimum alım kotası  koyduklarını beyan etmiştir. <br>Davalı tanığı -------- beyanında özetle; kendisinin 2013 yılında  buyana  davalı şirket bünyesinde  müdür olarak  görev yaptığını,  davacı şirketin müşterisi olduğunu, aynı zamanda rakibi olduğunu, davacı şirketin kontak  lens  ve solisyonlarını  satın aldığını ve bunları gözlükçülere sattığını, şirketimizin uygulamış olduğu standart kampanyalar herkes  için aynı şartlarda olduğunu, kişiye özel bir  kampanya olmadığını,  çalıştığı şirketin  davacı şirkete  karalaması şirketin  çalışma  prensipleri  açısından  olması  mümkün  olmadığını, taraf vekillerinin talebi üzerine tanık  beyanında; kendilerinden en çok  ürünü  davacı şirketin satın aldığını, davacı şirket davalı şirketin en büyük alıcısı olduğunu,  bu  konuda  ticari  hacim  olarak  davacı şirketin -----  bir  numarası  olduğunu, ----- üründe kısa dönemli belli stoklarla sınırılı iskontalı satış kampanyası  düzenlediğini, herrkes için geçerli olduğunu, bu stokdan tek kişinin faydalanmaması için maksimum alım kotası  koyduklarını, kampanyalarının rekabet hukukuna uygun olarak  gerçekleştiğini beyan  etmiştir. \t             <br>Davalı tanığı ----------beyanında özetle; kendisinin şirket  bünyesinde 11 yıldır özel müşteriler ile  ilgilenmek sureti  ile  çalıştıklarını, davacı  şirketin  önemli bir  müşterisi olduğunu, uzun yıllardır davacı şirket ile kendisinin ilgilendiğini, davacı şirketin kendisinden kontaklens ve  solüsyonları  satın aldığını, davacının en büyük  müşterisi olduğunu, davacı şirket  ile  ticari  ilişkimiz  halen  devam  ettiğini, çalıştığı şirketin  davacı şirketin  karalaması  veya  kötülemesi olmadığını,  iskontalarımız  bütün  müşterileri için  önceden belirlenen şartlar ile eşit olarak  uyguladığını, kişiye özel olmadığnı, kontaklense  önem veren  optikler, yıllık  ortalama  satış  miktarı 200-300 adet olduğunu, iyibir satıcı dükkan  ise  1000 adedin  altına  düşmediğini beyan etmiş, davalı  vekilini  tabi üzerine  tanık beyanında; Airoptiks üründe kısa dönemli  belli  stoklarla  sınırılı iskontalı  satış  kampanyası  düzenlediğini, bu kampanyalardan herkes için geçerli olduğunu, bu stokdan tek kişinin faydalanmaması için maksimum alım kotası koyduklarını, kampanyalarının rekabet  hukukuna  uygun  olarak  gerçekleştiğini beyan etmiştir. <br>Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri  ilgili yerlerden  getirtilerek dosya içine alınmıştır.<br>Dosya tüm  delillerin  ibrazından  sonra  konusunda  uzman  teknik  bilirkişiye  tevdi  edilmiş,  teknik  bilirkişi  ayrıntılı  raporunu  ibraz  etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE \t:Dava,haksız rekabetin tespit ve meni ile haksız rekabet nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı yasa TTK 54/2 gereğince ''tedarik edenle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen dürüstlük kuralına aykırı davranışlardan doğan ticari uygulamaların'' haksız rekabet teşkil edeceği belirtilmiştir.<br>Davalı şirketin 15/02/2016 tarihinde davacıya gönderdiği yazıda, davacının 2015 yılı 4.çeyrek net alımı aralığına göre 22/02/2016 tarihi itibari ile ---------- adlı ürünü 36.72 TL  birim fiyatı ile temin edebileceğini bildirdiği ve davacının bu fiyat  üzerinden 90.113 kutu ürünü davalıdan satın aldığı, davacı şirketin kontak lens ve solüsyonları pazarında toptancı sıfatı ile davalı şirketin ise 2016 yılına değin ithalatçı-tedarikçi şirket olarak hareket ettiği, davalı şirketin ülkemizdeki en büyük ticari hacimli alıcısının davacı şirket olduğu, davalı şirketin-------- pazarında toptancısı sıfatı ile hareket eden davacı şirkete ürünleri  fiyat matrisi görünümlü sözleşme çerçevesinde sattığı ve bu satımdan sonra -------tarihinde ------------- adlı ürün ile ilgili kampanya gerçekleştirdiği, bu kampanyanın 1-25 mart tarihleri arasında yapılacak alımlarda  geçerli olacağını duyurduğu, pazarlama desteği ile davacıya satılan  ürünün fiyatının  -----TL ye kadar düşebileceği   ayrıca piyasa değeri 14,9 TL olan ----------- adli ürünün bedelsiz verileceğinin belirtildiği, bu şekilde davanın tarafları arasında evvelden beri bulunan ticari uygulamanın davalı tarafından bir yana bırakıldığı ve davalının bu kampanyasının başlangıç tarihinin davacının ürünleri satın almasının hemen sonrası davacı müşterilerine de yönelik olarak gerçekleştiği, davacıdan evvelde ürün satın alan davacı müşterilerinin bu kampanya ile davalıya yöneleceği, davacının da ürünleri davalıdan alış maliyeti nazara alındığında müşterilerini koruyamacağının belirgin olduğu, bu nedenle söz konusu kampanya ile  fiyat matrisi görünümlü sözleşme çervesinde ürün alan davacının zora girdiği  ve maddi zarara uğradığı bu durumunda evvelde  basiretli şekilde hareket etmekle yükümlü bulunan davalı tacir tarafından bilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı haksız rekabet hükümlerine bu kapsamda bakıldığında TTK 54/2 gereğince ''tedarik edenle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen dürüstlük kuralına aykırı davranışlardan doğan ticari uygulamaların'' haksız rekabet teşkil edeceği belirtilmiştir.<br> Davalı tedarikçinin, 2016 yılına değin ------piyasasında toptancı sıfatı da bulunan davacıya,  90.113 kutu  ürünü,  kampanya konusu edileceği yönünde her hangi bir bildirim gerçekleştirmeden  2015 yılı 4.çeyrek alımına göre sattığı, bilahare ürünün davacıya satılan  fiyatının altında bir fiyatla davacının hakim olduğu piyasada kampanya düzenlenerek satışa sunulduğu ve kampanya dahilinde satışının gerçekleştirmeye başlamasının, davacının tedarik ettiği elindeki ürünleri piyasaya zarar etmeden sürülmesinin engellemesi durumu yaratacağı, bu durumu da davalı şirketin öngördüğü ve buna rağmen mezkur kampanyayı gerçekleştirmesi nedenleri ile düzenlenen mezkur kampanyanın,6102 sayılı yasa TTK 54/2 gereğince haksız rekabet teşkil edeceği anlaşılmıştır. <br>Nitekim dinlenilen tanıklar: Davacı  şirketin  ticari   hacminin  çok büyük olduğunu ve açık ara farklı davalı şirketin ------- en büyük alıcısı olduğunu, davalı şirket çalışanlarının 2016 yılı başlarında davacı şirketin sattığı ürünleri daha ucuza  sattığını evvelinde ürünleri davacıdan satın aldıklarını,davalının piyasa girmesi sonrası çalışanları tarafından da bu durumunun açıkça zikredildiğini ve davalı ürünlerini davalı çalışanlarının kendilerinden daha ucuza alabileceklerini belirterek pazarlamaya çalıştığını,bu kapsamda davalı çalışanlarının kendilerinin  iş  yerine  geldiğini,  davacı şirketin  sattığı  ürünleri  aşırı  pahalı  sattıklarını,  malları  kendilerinden(davalıdan)  almalarını  istediklerini açıkça beyan etmişlerdir.<br>Tüm bu nedenlerle davalını---------- kampanyası değerlendirildiğinde, kampanyanın TTK 54/2 gereğince haksız rekabet teşkil ettiği,bilir kişi tarafından davalının haksiz rekabet teşkil eden kampanyası nedeni ile davacının ----- TL maddi  zarara uğradığı rapor edilmiş ve davacı tarafından tazmini talep edilen maddi tazminat tutarın  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere -----TL bulunuşu nedeni ile davacının maddi tazminat talebinin TTK 56/1-d gereğince kabulüne ve dava tarihi itibari ile kampanyanın devam edişi nedeni ile TTK 56/1-b gereğince  haksız rekabetin menine karar verilmiştir.<br>Ayrıca, somut uyuşmazlığa konu haksız eylemin(haksız rekabet teşkil eden kampanyanın) başlangıç tarihinin 01/03/2016 olduğu nazara alınarak  faizin başlanğıç tarihi olarak bu tarih benimsenmiştir.<br>Nihai olarak davalı haksız rekabet teşkil eden eyleminin ise davacının  piyasada itibar kaybına neden oluşu, tarafların tacir  bulunuşu, olayın oluş şekli, paranın alım gücü, manevi tazminatın ne bir tam ceza ne bir tazminat oluşu, davalının kusurunun ağırlık oranı, davacının zararı ve manevi tazminatın kendine özgü bir yaptırım bulunması yönleri dikkate alınarak TTK 56/1 e ve TBK 58 gereğince 10.000,00 TL  manevi tazminat takdir edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm ittihaz olunmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davanın KISMEN KABULÜNE, <br>2-)Davalı tarafından gerçekleştirilen --------- kampanyasının  TTK 56/2 maddesi kapsamında HAKSIZ REKABET OLUŞTUĞUNUN TESPİTİNE ve haksız rekabetin MEN'İNE<br>3-)------TL maddi tazminatın  01/03/2016 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine<br>4-)------TL manevi tazminatın 01/03/2016 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine<br>5-)Karar tarihinde alınması gerekli 4.098,60 TL harcın  davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.561,63 TL harçtan  mahsubu ile bakiye 1.536,97 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>6-)Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.155,75 TL yargılama giderinin  davanın kabul oranına göre belirlenen 462,30 TL sini ve  davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.561,63 TL harç gideri toplamı 3.023,93 TL nin  davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, <br>7-)Davacı taraf maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 5850 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-)Davacı taraf manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.10 daki esaslara göre belirlenen 2725 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-)Davalı  tarafından  yapılan 32,25 TL yargılama giderinin davanın red  oranına göre belirlenen 19,35 TL nin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, <br>9-)Davalı taraf manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki 10' daki esaslara göre  belirlenen 2725  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>10-)Dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre  içinde  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2019        <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7944964f9f77d59459587fe22b85b3d5","SID":"ba3ec6d482c02e8c"}}