{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2019/47 <br>KARAR NO\t: 2019/96<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/01/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 24/01/2019<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 28/01/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %100 payına sahip  olduğunu, diğer davalıların da davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, müvekkili ile davalı yönetim kurulu üyeleri arasında ayrıca iş akti  bulunduğunu ve bu aktin müvekkilince feshedildiğini, bu nedenle davalıların yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdirilmesi bakımından yeni yönetim kurulu seçimi için davalı yöneticilerden defalarca talepte bulunulduğunu, ancak olumlu cevap alamadığını, bunun üzerine davalılara noter aracılığı ile genel kurulun toplantıya çağrılması için ihtarname gönderildiğini, yönetim kurulnun 45 günlük sürenin son günü taleplerine olumlu cevap verdiğini ve genel kurulu 11/01/2019 tarihinde toplantıya çağırdıklarını, buna ilişkin ilanın da TTSG'de ilan edildiğini, ancak davalı yönetim kurulu üyelerinin belirtilen toplantıya katılmadıkları için toplantının yapılmadığını, bilahare de toplantının başka tarihe ertelendiğinin kendilerine ihtarname ile bildirildiğini ileri sürerek TTK 411 ve 412. maddeleri gereğince dava dilekçesinde bildirilen gündem maddelerini görüşmek üzere davalı şirket genel kurulunu toplantıya çağırmak ve toplantı ile ilgili tüm iş ve işlemleri yapmak amacıyla kayyım atanmasına ve anılan hususlarda kayyıma yetki verilmesine, davalı yönetim kurulu üyelerinde bulunan şirkete ait defterlerin de eksiksiz olarak müvekkiline iade edilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Dava,  azınlığın olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılma isteğine ilişkindir.<br>Davacı şirketin, davalı şirkette %100 oranında pay sahibi olduğu ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.<br>Davacı vekili, TTK 411 ve 412. maddeleri gereğince dava dilekçesinde bildirilen gündem maddelerini görüşmek üzere davalı şirket genel kurulunu toplantıya çağrılması için kayyım atanmasını istemektedir.<br>Bilindiği üzere genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi, ister olağan isterse de olağanüstü genel kurul toplantısı söz konusu olsun yönetim kurulundadır. TTK 411. maddesi gereğince  azınlık pay sahiplerinin  yönetim kurulundan genel kurulu toplantıya çağrılmasını isteme hakları bulunmaktadır. TTK 411. maddesinde  toplantının niteliği belirtilmediğinden bu talebin her iki toplantı türü için de geçerli olduğu söylenebilir. Ancak dikkat edilirse azınlık pay sahiplerinin yönetim kurulu gibi genel kurulu doğrudan toplantıya çağırma yetkisi yoktur. Azınlığın yetkisi,yönetim kurulundan  genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep etme yetkisidir.<br>Nitekim  davalı şirketin tek ortağı olan davacı da TTK 411. maddesi gereğince yönetim kurulundan genel kurulu toplantıya çağrılmasını usulüne uygun talep etmiştir. Yönetim kurulu bu  talebe olumlu  yanıt vererek genel kurulu toplantıya çağırmış, ancak yönetim kurulunun  toplantıya katılmaması nedeniyle toplantının yapılamadığı  saptanmıştır. Bu nedene dayalı olarak davacı şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması isteği ile iş bu davayı açmıştır.<br>Davacı pay sahibinin, TTK 411. maddenin öngördüğü şekilde yönetim kurulundan genel kurulu toplantıya çağrılmasını talep ettiği ve görünürde davalı yönetim kurulu üyelerinin bu talebi kabul edip  çağrı yaptığı anlaşılmakta  ise de yönetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına katılmayarak toplantının yapılamamasına yol açtığından çağrı talebinin sürüncemede bırakıldığı sonucuna varılmıştır.<br>Her ne kadar davacı, davalı şirketin tek pay sahibi olarak TTK 416. maddesi gereğince çağrısız genel kurul yapma imkanına sahip ise de yönetim kurulunun tavrı ve gerekli bilgi ve belgeleri sunmaması, toplantıya katılmaması ihtimali bulunduğundan  çağrının mahkemenin atayacağı kayyım tarafından yapılmasını istemede hukuki yararı bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Diğer yandan davacı, davalı şirketin genel kurul toplantısı için gerekli ve davalı  yönetim kurulunda bulunan defter ve belgelerin müvekkiline iadesini de istemiştir. Davacının  iadesini istediği defter ve belgeler toplantının yapılması için gerekli ise de halen üzerinde  tasarruf yetkisi bulunan davalı yönetim kurulu üyelerinde bulunduğundan bu aşamada  talebin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan TTK 412. madde gereğince azınlık tarafından açılacak Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasına İzin Davalarında husumet davalı şirkete yöneltilmelidir. Bu davalarda davalı şirket yönetim kurulu üyeleri değil, şirketin kendisidir. Dolayısı ile yönetim kurulu üyeleri davalı gösterilerek açılan davanın sırf bu nedenle reddi gerekir. Eğer davalı olarak şirket yönetim kurulu üyeleri ile birlikte şirket de  davalı olarak gösterilmiş ise bu kez şirket yönetim kurulu üyeleri hakkındaki dava husumet nedeniyle usulden ret edilecektir. Ne var ki davacı aynı zamanda yönetim kurulu üyesi davalılar hakkında davalı şirkete ait defterlerin de teslimi talep ettiklerinden onlara da husumet yöneltilmesi yerinde görülmüştür.<br>TTK 412. maddesinin azlığın şirket genel kurulunu toplantıya çağrılması için kayyım atanması isteği ile açılan davaların zorunluluk bulunmadıkça dosya üzerinden karara bağlanmasını öngörmesi nedeniyle ve bu hususta bir zorunluluk bulunmadığı görüldüğünden talep dosya üzerinde incelenerek karara bağlanabileceği sonucuna varılmıştır.<br>Her ne kadar davacı, davalı şirkete ait ticari defterlerin iadesini talep etmiş ise de davalı yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının  devam ettiği ve defterler üzerinde tasarrufta bulunmaya yetkili bulunmaları, ancak bu yetkilerinin yaplacak genel kurulda alınacak karar ile sona erebileceği nedeniyle bu yöndeki talebin ise bu aşamada reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Hal böyle olunca aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ticaret Sicil Müdürlüğünün .... numarasına kayıtlı .... ANONİM ŞİRKETİ'nin aşağıda belirtilen gündem maddelerini görüşmek üzere  olağanüstü genel kurul toplantısına çağırmak ve genel kurul toplantısı için gerekli tüm iş ve işlemleri yapmak ve alınan kararı tescil ettirmek hususunda görevli ve yetkili olmak üzere TTK 412. maddesi gereğince Mali Müşavir .... 'nun KAYYIM  olarak atanmasına,<br>GÜNDEM MADDELERİ<br>1. Açılış ve Toplantı Başkanlığının oluşturulması,<br>2. Toplantı Başkanlığına toplantı tutanaklarını imza etme yetkisinin verilmesi,<br>3. Yeni Yönetim Kurulu üyelerinin seçimi,<br>4. Yönetim Kurulu üyelerinin işbu toplantıya kadar olan faaliyetleri ile ilgili sorumluluklarının değerlendirilmesi ve bu konuda yeni Yönetim Kurulu üyelerine yetki verilmesi,<br>5. Dilek, temenni ve kapanış.<br>B-Atanan kayyıma 5.000,00 TL ücret takdirine ve bu ücretin daha sonra davalı şirketten alınmak üzere  davacı tarafça  yatırılmasına,<br>C-Davacının davalı şirkete ait ticari defterlerin iadesi talebinin davalı yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının  devam etmesi ve defterler üzerinde tasarrufa yetkili bulunmaları nedeniyle bu aşamada reddine,<br>D-Alınması gereken 44,40 TL karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>E-Karar tarihine göre yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalı şirketen alınarak davacıya verilmesine,<br>F-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı ve 44,40 TL karar harcından oluşan   88,80 TL yargılama giderinin davalı şirketen alanarak davacıya verilmesine<br>G-Kullanılmayan gider avansı konusunda HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra karar verilmesine,<br>H-Kararın mevcut avans kullanılarak taraflara ve kayyıma tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kayyım atanmasına ilişkin hüküm yönünden TTK 412. maddesi gereğince kesin, defter iadesi talebi yönündeki hüküm yönünden istinaf kanun yolu açık olmak üzere   oy birliğiyle karar verildi. 24/01/2019<br><br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f921340e09ef4674b08a1ad420762d6","SID":"9a83448017fb2cfd"}}