{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2016/650 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/1055<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 15/03/2016 <br>KARAR TARİHİ\t: 29/11/2018<br>Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı  vekili dava dilekçesi ile   davalılardan ...'ın  ... Ltd. Şti'nin ve bu şirketten önce aynı yerde faaliyet gösteren diğer  bir sıkım firmaların sahibi ve yetkilisi olduğunu,  davacının  26 yıl süre ile çalışmış bulunduğunu, kardeşinin geçirdiği ağır bir hastalık nedeniyle 20.000 TL kadar paraya ihtiyacı olduğunu,  davalı ...'dan  kendisine yardımcı olması istediğini, bu talep üzerine davalının istenilen paranın  ödenebilmesi için bankadan kredi alması gerektiğini, kredi alabilmek için de davacı ...'ın bir senet imzalayarak şirkete vermesi gerektiğini, bu senedi teminat olarak göstererek bankadan kredi çekebileceğini söylediğini,  davacının ağır derecede hasta olan kardeşine yardımcı olabilmek için ihtiyaç duyduğu krediye alacağı ümidiyle  kendisine uzatılan boş senet kağıdı üzerine kendi el yazısıyla adını ve adresini yazarak imzaladığını ve boş senedin kağıdını patronuna teslim ettiğini, ancak davalı ...'ın daha sonraki günlerde bankadan kredi çekilemediğini,  davacının ticari işletmesi olmadığı için banka tarafından kendisine kredi açılamadığını,   bu nedenle  kendisine  yardımcı olamayacağını, davacının imzaladığı belgeyi imha ettiğini söylediğini,  davacının patronunun bu sözüne güvenerek imzaladığı belge üzerinde durma ihtiyacını duymadığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasından icra takibi başlatılan ve bu dosyaya sunulan 25.12.2014 tanzim ve 25.06.2015 ödeme tarihli 155.000 TL bedelindeki kambiyo senedi  alacaklı görülen davalı ... ile davacı arasında  hiçbir akrabalık , yakınlık , dostluk , alışveriş  söz konusu olmadığını beyanla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ....E sayılı dosyası ile takibe konulan 25.12.2014 tanzim 25.06.2015  vade tarihli 155.000 TL bedelli senetten dolayı borçlu  olmadığının tespitine,  tarafından icra baskısı altında ödenmiş bulunan 48.885,55 TL'nin  ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen  tahsili ile ,   müvekkiline ödendiğini,  davalı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminatına mahkum edilmesine, 50.000 TL manevi tazminatın, aleyhine yapılan icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalı ...'ın  cevap dilekçesi ile   davaya konu senedi de kardeşi ...'a olan borçlu nedeniyle ...'ın kendi rızasıyla verdiğini,  bunu kendisine ...'ın bizzat söylediğini, bu senedin şahsıyla hiçbir ilgisinin olmadığını,  davacı ve kardeşinin kendisine söylediklerine göre davacının bu senedi kendi rızasıyla imzalayarak  kardeşi ...'a verdiğini, zaten dava dilekçesinde bu senedi kendi rızasıyla vermiş olduğunu kabul ettiğini  beyanla davanın reddini  savunmuştur. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile  müvekkilinin 1997 yılında  da ... ilçesi .... Mah. ... pafta .. parselde yapmış oldukları bir inşaatta da giriş kat daireyi o tarihte müvekkilinin yanında çalışmakta olan davacıya sattığını,   tapu devri sırasında ve sonrasında davacının müvekkiline para ödemediğini, borçlandığını,  davacının müvekkilinin yanında çalıştığı dönem boyunca da  müvekkilinden çok defalar  borç adı altında paralar aldığını, müvekkilinin davacı adına hastane, tedavi masrafı ve sair ihtiyaçları için toplamda ciddi meblağları bulunan harcamalar yaptığını, dava konusu senedin de davacının müvekkiline olan borçları karşılığında  davacı tarafından düzenlenerek müvekkiline verildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>Dava İİK'nun 72. Maddesine istinaden açılmış Menfi  Tespit davasıdır. <br>Dava konusu uyuşmazlık bononun davacı tarafından boş olarak verilip verilmediği, davalı tarafından gerçeğe aykırı doldurulup doldurulmadığı, davacının davalıdan gayrimenkul alımı nedeniyle borcuna karşılık olarak söz konusu bononun verilip verilmediği, davacının davalı tarafa borçlu olup olmadığı, borçlu ise borç miktarının ne kadar olduğu, istirdat ve manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının istirdatını talep edebileceği bir bedel var ise bu bedelin ne kadar olduğu  hususlarındarır. <br>Küçükçekmece ... AHM'nin 01.03.2016  tarih ...  E- ...Karar sayılı görevsizlik kararı sonucu dosya mahkememize tevzi edilmiştir.<br>İstanbul .... İcra Müdürlüğünün...  E sayılı dosya suretinin tetkikinden  dava konusu bono nedeniyle davalı alacaklı  ...  tarafından  davacı borçlu hakkında 155.000,00 TL bono, 3.974,79  TL işlemiş faiz , 465,00 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 159.439,79 TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davacının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br>4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. <br>Yasanın 8. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.<br>5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde iş mahkemelerinin görevi, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi” olarak belirlenmiş olmakla, işçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık her ne kadar icra takibine konu edilmiş bonodan dolayı menfi tespit istemine dayanmaktaysa da davacı taraf, davalılardan ...'ın sahibi olduğu şirkette çalıştığını, şirket yetkilisi ...'a ihtiyacı için borç para istemesi üzerine bu paranın kredi çekilerek kendisine ödenebileceği söylenerek kredinin teminatı olarak gösterilmek üzere kendisine boş senet imzalatılarak alındığını, daha sonra kredi çekilemediğini ve senedin yırtılarak atıldığını kendisine söylendiğini, kendisinin işçilik alacakları için açtığı dava ve yaptığı takip nedeniyle bu senedin davalılar tarafından doldurularak aleyhine icraya konulduğunu iddia ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu senedin işçi - işveren ilişkisi kapsamında düzenlendiği iddiası bulunmaktadır. Bu iddianın iş mahkemesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle mahkememizce görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli iş mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince  davanın dava şartı yokluğundan reddine,<br>2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy İş  Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,<br>3- 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,  <br>Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu  açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı .<br> 29/11/2018  <br><br>Katip ...<br> E-imzalı <br> <br> <br>Hakim ...<br> E-imzalı <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c1046d70d8414707fa22e1836fa017f","SID":"3bb4bc568fd3e081"}}